İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Efendi-Ma’kûlzâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 63 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

[180] Merzifonludur. Ulemâdan el-Hâc Ahmed Efendi bin sâbıku’t-terceme İbrâhim Efendi bin Ma’kûl Mehmed Efendi mahdûmudur. Amasya’da Hacı Âkif ve Lâz İbrâhim Efendilerden tahsîl-i ulûm edib Merzifon’da ders-i âm oldu.

Orada ilmen temeyyüz ederek Sultâniyye-i Merzifon müderrisi ve mükerreren müftü olduğu hâlde 1200’de vefât etdi. el-Mecmû‘da mezkûr olduğu üzere âlim, fakîh, kâni’, mûsâlli idi. Gâyet sâde-dil olduğundan her söze inanır, her yalanı doğru sanırdı.

İstanbul’dan yeni gelen bezle-gûlardan biri kendisine Süleymaniye Câmi-i şerîfini ta’rîf ederken beyaz merdivenlerini peynirden, minber ve mihrâbının dondurma baldan yapıldığını söyledikde inanıp “İstanbul’da karın doyurması kolaydır!” demiş.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Merzifonludur. Âlimlerden Hacı Ahmed Efendi'nin, eski tercüman İbrahim Efendi'nin, Ma'kul Mehmed Efendi oğlunun oğludur. Amasya'da Hacı Âkif ile Laz İbrahim Efendilerden ilim öğrenip Merzifon'da herkese açık ders verdi.

Orada ilimde öne çıkarak Merzifon Sultaniye Medresesi müderrisi ve birçok kez müftü oldu; 1200'de [1785-86] öldü. el-Mecmû' adlı eserde anıldığı üzere âlim, fıkıh bilgini, kanaatkâr ve namaz kılan biriydi. Son derece saf yürekli olduğundan her söze inanır, her yalanı doğru sanırdı.

İstanbul'dan yeni gelen şakacılardan biri, ona Süleymaniye Camii'ni anlatırken beyaz merdivenlerinin peynirden, minberi ile mihrabının dondurma baldan yapıldığını söyleyince inanmış ve "İstanbul'da karın doyurmak kolaymış!" demiş.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • sâbıku't-terceme: eski tercüman, eskiden tercümanlık yapmış
  • tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
  • ders-i âm: herkese açık ders okutma yetkisi
  • temeyyüz: öne çıkma
  • kâni': kanaatkâr, az ile yetinen
  • mûsâlli: namaz kılan, ibadetine düşkün
  • sâde-dil: saf, iyi niyetli, kolay aldanan
  • bezle-gû: şakacı, nükte yapan
  • ta'rîf: tanıtma, anlatma

Merzifon Sultaniye Medresesi

Merzifon'daki Sultaniye Medresesi, bugün Çelebi Mehmed Medresesi adıyla da anılır. Kitabesine göre inşasına I. Mehmed'in emriyle 1414'te başlanmış, 1417'de Ali oğlu Umur Bey tarafından tamamlanmıştır; mimarı Ebubekir bin Muhammed bin Hamza'dır. Başka bir derlemede yapım yılı 1415 olarak geçer. Medrese 1418-1419'da Emin Onur oğlu Ali Bey tarafından onarılmıştır. İlk müderrisi Feridüddin Mehmed Çelebi'dir. Giriş kapısının üstündeki saat kulesini Amasya mutasarrıfı Ziya Paşa 1866'da yaptırmıştır. Yapı bugün ayaktadır. Ma'kulzâde'nin müderrisliğine dair başka bir kaynak bulunamadı.

Süleymaniye Fıkrası

Hüsameddin'in aktardığı Süleymaniye hikâyesi, âlimin saf yürekliliğini göstermek için anlatılmış bir fıkradır. Yazar kişilerin ilim ve ibadet yönünün yanında huylarını da kaydeder. Fıkra başka bir kaynakta bulunamadı.

Ma'kul Mehmed Efendi ile İbrahim Efendi'nin kimlikleri başka kaynaklarda doğrulanamadı. "el-Mecmû'" adlı eserin hangi eser olduğu da belirlenemedi.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 63–63. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Kitaplar

6. Cilt içindekiler