İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Paşa-Kayalı Paşazâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 74–75 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya a’yânından el-Hâc Mehmed Ağa bin İbrâhim Bey bin Sâlih Bey bin Kaya Ali Paşa mahdûmudur. 1211’de Nizâm-ı Cedîd neferâtını kayda mahsûs Amasya mahkemesi siciline kaydedilen gençlerden olup İstanbul’a sevk edilerek Nizâm-ı Cedîd Ocağında terbiye-i askeriyye gördü.

Îrâd-ı cedîd defterdârı Amasyalızâde Hacı İbrâhim Efendi’nin sâye-i ikbâlinde sırasıyla terfi’ edilerek yüzbaşı [216] olmuşdu. 1222 rebiülevvelindeki hâ’ilede ihtifâya mecbûr olup ammizâdesi Kayalı Paşazâde Kâşif Ömer Ağa yanında kaldı. Ba’dehû Amasya’ya gelip amcası el-Hâc Sâlih Ağa’nın yardımıyla ticârete sülûk etdi.

1224’de gönüllü asker olup Rus harbine gitdi. Orada kendisini tanıtıp başbuğ olarak harb etdi. Ba’dehû Benderlizâde İbrâhim Paşa’nın dâ’iresinde bir müddet silahdâr olarak hizmet etdi.

1241’de Nizâm-ı Cedîd Ocağının ihdâsında binbaşı olarak kayd ve kabûl edildi. 1242’de mîr-alây olup Rus harbine iştirâk etdi. 1248’de Bağdâd alayı kumandanı olarak Irak’a gitdi. 1254’de orada mîr-livâ olup on yıldan ziyâde Arabistân ordusu erkânından olduğu hâlde 1264’de vefât etdi. Şeci’, sâdık idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya ileri gelenlerinden el-Hâc Mehmed Ağa bin İbrâhim Bey bin Sâlih Bey bin Kaya Ali Paşa'nın oğludur. 1211 [1796-97] yılında Nizâm-ı Cedîd askerlerinin kaydı için ayrılmış Amasya mahkemesi siciline yazılan gençlerden biriydi; İstanbul'a gönderilerek Nizâm-ı Cedîd Ocağı'nda askerî eğitim gördü.

İrâd-ı Cedîd defterdarı Amasyalızâde Hacı İbrâhim Efendi'nin himayesi sayesinde sırasıyla terfi ederek yüzbaşı olmuştu. 1222 [1807] yılı Rebîülevvel ayındaki felakette saklanmak zorunda kaldı ve amcazadesi Kayalı Paşazâde Kâşif Ömer Ağa'nın yanında kaldı. Daha sonra Amasya'ya gelip amcası el-Hâc Sâlih Ağa'nın yardımıyla ticarete atıldı.

1224 [1809-10] yılında gönüllü asker olarak Rus savaşına gitti. Orada kendini gösterip başbuğ olarak savaştı. Ardından bir süre Benderlizâde İbrâhim Paşa'nın maiyetinde silahdar olarak hizmet etti.

1241 [1826] yılında Nizâm-ı Cedîd Ocağı yeniden kurulurken binbaşı olarak kaydedilip kabul edildi. 1242 [1826-27] yılında miralay olarak Rus savaşına katıldı. 1248 [1832-33] yılında Bağdat alayının kumandanı olarak Irak'a gitti. 1254 [1838-39] yılında orada mirliva oldu ve on yıldan fazla Arabistan ordusunun önde gelen subayları arasında bulunduğu hâlde 1264 [1847-48] yılında öldü. Cesur ve sadık bir kimseydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • a'yân: bir şehrin ileri gelenleri
  • mahdûm: oğul
  • neferât: erler, askerler
  • terbiye-i askeriyye: askerî eğitim
  • sâye-i ikbâl: bir büyüğün yükselişinin gölgesi, himayesi
  • hâ'ile: felaket, korkunç olay
  • ihtifâ: saklanma
  • ammizâde: amcaoğlu
  • sülûk etmek: bir yola girmek, bir işe başlamak
  • başbuğ: bir birliğin başı, komutanı
  • dâ'ire: bir paşanın maiyeti, hizmetindeki kadro
  • ihdâs: yeniden kurma, oluşturma
  • mîr-alây: alay komutanı, albay
  • mîr-livâ: tuğgeneral rütbesi
  • erkân: önde gelenler
  • şeci': yiğit, cesur

Nizâm-ı Cedîd ve Amasya'dan Asker Yazımı

Nizâm-ı Cedîd, III. Selim'in 1792'den itibaren başlattığı yenilenme döneminin ve bu dönemde kurulan Avrupa usulü eğitimli ordunun adıdır. Giderlerini karşılamak için İrâd-ı Cedîd adıyla ayrı bir hazine oluşturulmuş, kısa sürede mevcudu on iki bine ulaşan yeni ordunun taşrada da kurulmasına girişilmişti. Yeni askerler İstanbul'da Levend Çiftliği ve Üsküdar'daki (Selimiye) kışlalarda eğitiliyordu. Yücel Özkaya'nın yayımladığı belgelere göre İrâd-ı Cedîd defterdarı Hacı İbrâhim Efendi, askerlerin taşradan nasıl toplanacağını, nasıl sevk edileceğini ve İstanbul'da nasıl bir muamele göreceklerini anlatan bir tezkere hazırlayıp padişaha sunmuştu. Aynı belgelerde Amasya'nın da bu teşkilatlanmada anıldığı görülür: Levend Çiftliği ocağının asker sayısını artırmak için Çapanoğlu (Cebbarzâde) Süleyman Bey'e, her bölüğü yüz neferden oluşan on iki bölüklük bir orta kurması amacıyla Amasya verilmişti.

Hüsameddin'in, İbrâhim Paşa'nın 1211 [1796-97] yılında Amasya mahkemesinin bu iş için tutulan siciline yazıldığını söylemesi, bu asker toplama düzeninin taşradaki işleyişine dair somut bir örnektir. Kayıt, Amasya şer'iyye sicillerinde Nizâm-ı Cedîd için ayrı bir defter tutulmuş olabileceğini de düşündürür; bu sicil başka kaynaklarda doğrulanamamıştır.

Hamisinin Ölümü ve 1807 Felaketi

Metinde adı geçen Hacı İbrâhim Efendi, Nizâm-ı Cedîd'in önde gelen adamlarındandı. Sadaret mektupçuluğu, rikâb-ı hümâyun kethüdalığı, başmuhasebecilik, saray kethüdalığı, hububat ve bahriye nazırlığı görevlerinde bulunmuş, 1212 [1798] yılında İrâd-ı Cedîd defterdarı olmuş, Muharrem 1220 [1805] yılında bu görevden alınmıştı. Hüsameddin ona "Amasyalızâde" der; okuduğumuz kaynaklarda ise onun Amasya ile bağına dair bir bilgi geçmez.

Hüsameddin'in "1222 Rebîülevvelindeki felaket" diye andığı olay, Kabakçı Mustafa isyanıdır. Boğaz kalelerindeki yamakların başlattığı ayaklanma kısa sürede İstanbul'a yayıldı; isyancılar Nizâm-ı Cedîd ricalinden on bir kişinin adının yazılı olduğu bir listeyi padişaha göndererek bunların idamını istediler. Listenin ikinci sırasında "Bahriye Nazırı Hacı İbrâhim Efendi" vardı. III. Selim istenen adamları feda etti, Nizâm-ı Cedîd'i kaldırmayı kabul etti, fakat kendisi de tahttan indirildi ve 21 Rebîülevvel 1222 [29 Mayıs 1807] günü IV. Mustafa tahta çıkarıldı. Bir görgü tanığının mektubuna göre Hacı İbrâhim Efendi tersaneden bir kayığa binerek kaçmaya çalışmış, ertesi gün yalısında yakalanmış, Beyazıt'a kadar yaya ve hakaretle götürülmüş, "Bundan öte gidecek hâlim yok" dediği yerde parçalanarak öldürülmüştür.

Bu bilgiler Hüsameddin'in anlattığı ayrıntıyı açıklar. Nizâm-ı Cedîd'in genç bir yüzbaşısı olan, üstelik yükselişini öldürülen bu devlet adamına borçlu bulunan Kayalı İbrâhim'in saklanmaktan başka çaresi yoktu. Amcazadesinin yanına sığınması ve ardından Amasya'ya dönüp ticarete başlaması, Nizâm-ı Cedîd'le birlikte askerlik yolunun da kapandığını gösterir.

"Nizâm-ı Cedîd'in Yeniden Kurulması" ve Asâkir-i Mansûre

Hüsameddin, İbrâhim Paşa'nın 1241 [1826] yılında "Nizâm-ı Cedîd Ocağı'nın ihdasında" binbaşı olarak kaydedildiğini yazar. 1826'da kurulan yeni ordunun resmî adı aslında Nizâm-ı Cedîd değildir. II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırdıktan sonra Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adıyla yeni bir ordu kurmuş, ordunun başına serasker unvanlı bir kumandan getirmiş, eski Ağakapısı'nın adını Bâb-ı Seraskerî yapmıştı. İlk mevcudu on iki bin olan bu ordu taburlara ve bölüklere ayrılmış, üç taburdan bir alay, iki alaydan bir livâ oluşturulmuştu. Hüsameddin'in ifadesi, yeni orduyu III. Selim'in yarım kalan Nizâm-ı Cedîd'inin devamı gibi gören bir bakışı yansıtır. İbrâhim Paşa'nın hayatı da bu sürekliliği kendi şahsında taşır: III. Selim'in ordusunda yetişen subay, yirmi yıl sonra II. Mahmud'un ordusunda binbaşı olarak yeniden göreve dönmüştür.

Bağdat ve Arabistan Ordusu

İbrâhim Paşa'nın son yılları Irak'ta geçmiştir. Hüsameddin onun 1248 [1832-33] yılında Bağdat alayının kumandanı olarak gittiğini, 1254 [1838-39] yılında mirliva olduğunu ve on yılı aşkın bir süre "Arabistan ordusu" içinde bulunduğunu söyler. Osmanlı kara kuvvetleri Sultan Abdülmecid döneminde ordulara ayrılmış, Abdülaziz döneminde ise merkezleri İstanbul, Şumnu, Manastır, Erzurum, Şam, Bağdat ve Yemen olan yedi orduya bölünmüştü; bunlar arasında Bağdat merkezli ordunun adı "Arabistan ordusu" idi. Hüsameddin'in kullandığı ad, bu sonraki adlandırmayla uyuşur.

Soy zincirinin başındaki Kaya Ali Paşa, amcazadesi Kâşif Ömer Ağa ve İbrâhim Paşa'nın yanında silahdarlık yaptığı Benderlizâde İbrâhim Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. İbrâhim Paşa'nın kendisi de, Hüsameddin dışında okuduğumuz kaynaklarda anılmaz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 74–75. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.