Kal’alıdır. Harşena kal’ası ahâlisinden Ali’nin oğludur. Amasya’da Caniklizâde el-Hâc Mehmed Efendi’den ahz-ı ulûm edib Yukarı Kal’a’da kâin Bey Câmii vâ’izi, sonra oradaki Şeyh Baha’eddîn Tekkesi şeyhi oldu. Tûl-i müddet orada va’z u irşâd ile iştigâl ederek 1275’de vefât etdi. Âlim, kâmil, müteşerri’ bir zât idi. Mahdûmları Abdulkâdir, Hüseyin, [219] Mustafa Efendiler orada zâviyyedâr olmuşlardır.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
İbrâhim Efendi-Yukarı Kal’a Şeyhi
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 75 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU
Günümüz Türkçesiyle
Kalelidir. Harşena kalesi halkından Ali'nin oğludur. Amasya'da Caniklizâde el-Hâc Mehmed Efendi'den ilim alıp Yukarı Kale'de bulunan Bey Camii'nin vaizi, sonra oradaki Şeyh Bahâeddîn Tekkesi'nin şeyhi oldu. Uzun süre orada vaaz ve irşad ile (halkı doğru yola çağırmakla) meşgul olarak 1275 [1858-59] yılında öldü. Âlim, olgun, şeriata bağlı bir zattı. Oğulları Abdülkâdir, Hüseyin ve Mustafa efendiler orada zaviyedar olmuşlardır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ahâlî: halk, oturanlar
- ahz-ı ulûm: ilim alma
- vâ'iz: camide vaaz veren görevli
- tûl-i müddet: uzun süre
- irşâd: doğru yolu gösterme
- kâmil: olgun, yetkin
- müteşerri': şeriata bağlı, dinin hükümlerine titizlikle uyan
- zâviyyedâr: zaviyenin yöneticisi, şeyhi
Harşena Kalesi ve Yukarı Kale
Amasya Kalesi, şehrin kuzeyini kaplayan Harşena Dağı üzerinde kuruludur ve bu yüzden Harşena Kalesi adıyla da anılır. Persler, Romalılar, Pontuslular ve Bizanslılar döneminde defalarca saldırıya uğrayıp yeniden yapılan kale, 1075'te Türklerin Amasya'yı almasından sonra önemli bir onarım görmüş, XVIII. yüzyıla kadar kullanılmış, bu yüzyıldan sonra askerî önemini yitirmiştir. Yeşilırmak kıyısına kadar inen sekiz savunma kademesi vardır. Kale içinde sarnıçlar, su depoları, Osmanlı dönemine ait hamam kalıntıları ve kayaya oyulmuş Pontus kral mezarları bulunur. Kale üç bölümden oluşur: ırmak kıyısındaki İçeri Şehir (bugünkü Hatuniye Mahallesi), Kızlar Sarayı ve en üstteki Yukarı Kale.
İbrâhim Efendi'nin hayatı bu en üst bölümde geçmiştir. Hüsameddin onu "Kaleli" diye tanıtır ve babasını Harşena kalesi halkından sayar. Demek ki XIX. yüzyılın ortalarında Yukarı Kale'de hâlâ yerleşik bir topluluk yaşıyordu. Bunu arşiv kayıtları da doğrular: Selim Özcan'ın yayımladığı 1256 [1840] tarihli Amasya nüfus defterinde "Yukarı Kale" adıyla, tamamı Müslüman 13 haneli bir mahalle yer alır. Dört yıl sonra tutulan 1260-1261 [1844-45] temettuat defterlerinde ise bu mahalle görünmez. Özcan, temettuat sayımında eksik görünen mahallelerin defterlerinin arşivde başka tasniflere karışmış olabileceğini belirtir. Küçük ve dağınık bir kale mahallesi olduğu anlaşılan bu yerleşmenin camisi, tekkesi ve vaizi bulunması, mahallenin kendi içinde bir dinî hayatı olduğunu gösterir.
Kaledeki Cami Kalıntısı
Harşena Kalesi ve Kızlar Sarayı'nda yıllardır süren arkeolojik kazılar, 2019 yılında kale içinde bir cami kalıntısını ortaya çıkardı. Kazı başkanı Doç. Dr. Emine Dönmez, yapının yaklaşık yedi yüz yıllık olduğunu, Osmanlıların Amasya'yı topraklarına kattıkları dönemde Yıldırım Bayezid'in kalede yaptırdığı cami olduğunu düşündüklerini söylemiş; Evliya Çelebi'nin bir Yıldırım Bayezid camisinden söz ettiğini, Hüseyin Hüsameddin'in de bu alanda Yıldırım Bayezid Camii'nin kalıntılarından bahsettiğini hatırlatmıştır. Bulunan çok sayıda çivi ve ahşap parçadan hareketle caminin kare planlı olduğu, kuzeybatısında ahşap ya da ahşap direkli bir minaresi bulunduğu düşünülmektedir. Dönmez, caminin hemen karşısında bir zaviye olabileceğini, daha ileride mutfak ve depo gibi müştemilata ait bulgular bulunduğunu da belirtmiştir.
Hüsameddin'in bu maddede andığı "Yukarı Kale'deki Bey Camii" ile kazıda bulunan caminin aynı yapı olup olmadığı kesin değildir. "Bey" adının Yıldırım Bayezid'e işaret etmesi mümkündür, ancak bu bir tahmindir. Aynı şekilde kazıcıların caminin karşısında bulunduğunu düşündükleri zaviyenin, İbrâhim Efendi'nin şeyhlik yaptığı Şeyh Bahâeddîn Tekkesi olup olmadığı da doğrulanamamıştır. Eğer öyleyse, Hüsameddin'in kaydı kazı alanındaki iki yapının XIX. yüzyılda hâlâ kullanıldığını ve bir ailenin elinde kuşaktan kuşağa geçtiğini gösteren nadir bir belge olur.
Şeyh Bahâeddîn Tekkesi
Hüsameddin'e göre İbrâhim Efendi'den sonra oğulları Abdülkâdir, Hüseyin ve Mustafa efendiler sırayla bu tekkenin zaviyedarı olmuştur. Tekkenin adını aldığı Şeyh Bahâeddîn'in kim olduğu, hangi tarikata bağlı bulunduğu ve tekkenin ne zaman kurulduğu hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. İbrâhim Efendi'nin hocası Caniklizâde el-Hâc Mehmed Efendi, bu cildin komşu maddelerinde de pek çok âlimin hocası olarak anılır; XIX. yüzyılın ilk yarısında Amasya'da çok sayıda öğrenci yetiştirdiği anlaşılmaktadır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 75–75. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Selim Özcan, "H.1256 (1840) Tarihli Amasya Nüfus Defteri ile H.1260-1261 (1844-1845) Tarihli Amasya Temettuat Defterlerinin Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi", Studies of the Ottoman Domain, 6/11 (2016). https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/268330
Resmî kaynaklar
- "Amasya Kalesi", T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Portalı. https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/amasya/gezilecekyer/amasya-kales
Kitaplar
- "Amasya'da 700 Yıllık Osmanlı Camisi Bulundu", Arkeofili, 2 Eylül 2019. https://arkeofili.com/amasyada-700-yillik-osmanli-camisi-bulundu/
Diğer kaynaklar
- "Amasya Kalesi'nde Bayezid döneminden kalma cami kalıntısı bulundu", TRT Haber, 2019. https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/amasya-kalesinde-bayezid-doneminden-kalma-cami-kalintisi-bulundu-429338.html
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.
Scan the QR code to read this page.