İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Efendi-Hicâbî Dâmâdı el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 72 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Ziyarelidir. Ziyareli Müftüzâ de el-Hâc Ahmed Efendi’nin mahdûmu olup Amasya’da fâzıl-ı meşhûr Şeyhzâde es-Seyyid el-Hâc Abdullah Vecîh Efendi’den ahz-ı ulûm edib Ziyâre Keçioğlu Câmi-i Şerîfi imâmı ve es-Seyyid eş-Şeyh Abdulbâkî Hicâbî Efendi’nin dâmâdı oldu.

Şeyh-i müşârün-ileyhin halîfesi olduğundan 1238’de vefâtı üzerine Hicâbî Tekkesi şeyhi ve Keçioğlu Câmii vâ’izi oldu. Va’z u irşâd ve imâmetle halka hidemât-ı dîniyye îfâ ederek 1253 senesi hilâlinde vefât etdi. Meşâhîr-i sülehâdan, âlim, halûk, müteşerri’ bir zât idi. [210]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Ziyarelidir. Ziyareli Müftüzâde Hacı Ahmed Efendi'nin oğludur. Amasya'da ünlü âlim Şeyhzâde Seyyid Hacı Abdullah Vecîh Efendi'den ilim öğrenerek Ziyare'deki Keçioğlu Camii'nin imamı ve Seyyid Şeyh Abdülbâki Hicâbî Efendi'nin damadı oldu.

Adı geçen şeyhin halifesi olduğu için, şeyh 1238 [1822-23] yılında ölünce Hicâbî Tekkesi'nin şeyhi ve Keçioğlu Camii'nin vaizi oldu. Vaaz, irşat ve imamlıkla halka dinî hizmetler görerek 1253 yılının ilk günlerinde [Nisan 1837] öldü. Tanınmış salih kişilerden, bilgili, güzel ahlaklı, dinin emirlerine sıkı sıkıya bağlı bir zattı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • fâzıl-ı meşhûr: tanınmış, erdemli âlim
  • ahz-ı ulûm: ilim öğrenme
  • dâmâd: güvey, kızla evlenen
  • şeyh-i müşârün-ileyh: adı geçen şeyh
  • halîfe: şeyhin yerine geçmeye ve irşada yetkili kıldığı müridi
  • va'z u irşâd: vaaz verme ve doğru yolu gösterme
  • hidemât-ı dîniyye: dinî hizmetler
  • sülehâ: salih, dindar kişiler
  • halûk: güzel ahlaklı, yumuşak huylu
  • müteşerri': şeriatın hükümlerine sıkı bağlı

Hicâbî Tekkesi'nin İkinci Şeyhi

İbrâhim Efendi, Ziyaret beldesinin (eski adıyla Ziyare) en tanınmış manevi şahsiyeti Abdülbâki Hicâbî Efendi'nin damadı ve postunun vârisidir. Hicâbî Efendi, Kırım Bahçesaray'dan gelmiş, Amasya'da Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi'den okuduktan sonra Nakşibendîliğin Müceddidî koluna bağlı Turhallı Şeyh Mustafa Efendi'ye intisap etmiş bir âlimdir. Ziyaret'e yerleştikten sonra 1212 [1797] yılında Keçioğlu Camii'nin yanına bir tekke yaptırmış, camiyi de onartmıştır. Cami bu tarihten sonra "Hicâbî Baba Camii" diye anılmaya başlamıştır.

Bugünkü kaynaklar, Hüsameddin'in verdiği bilgiyi doğrular ve tamamlar: Hicâbî Efendi'nin ölümünden sonra yerine halifesi ve damadı Seyyid Şeyh İbrâhim Zühdî Efendi geçmiş, onun ölümüyle birlikte tekke mektebe çevrilerek tekke olma niteliğini yitirmiştir. Yani maddedeki İbrâhim Efendi, kimi kaynaklarda "Zühdî" adıyla anılır ve Hicâbî Tekkesi'nin ikinci ve son şeyhidir. Hüsameddin'in Hicâbî maddesinde de üç meşhur halifenin ilki olarak "dâmâdı Ziyâreli eş-Şeyh İbrâhim Efendi" sayılır ve onun şeyhinin yanında gömülü olduğu belirtilir. Kimi kaynaklar Hicâbî'nin ikinci bir halifesi olarak Dağıstanlı Şeyh Hacı Yâsin Efendi'nin adını da verir.

Türbe ve Cami Bugün

Hicâbî Baba Camii ve türbesi bugün Ziyaret beldesinde ayaktadır. Türbede Hicâbî Efendi ile birlikte dört erkek mezarı bulunduğu, sonradan bir kadının da buraya gömüldüğü kaydedilir; Hüsameddin'e göre İbrâhim Efendi de şeyhinin yanında gömülüdür. Türbe ziyarete açıktır ve Ziyaret halkının sık sık uğradığı bir yerdir. Yöre halkı Hicâbî'yi "Gül Baba" diye de anar; yerel anlatıya göre beldenin "Ziyere" olan eski adının "Ziyaret"e dönüşmesi de bu türbe yüzündendir. Hicâbî'nin adının, şeyhinin onun utangaçlığı ("hicap") için söylediği bir sözden geldiğine dair bir menkıbe de anlatılır.

Hüsameddin, İbrâhim Efendi'nin ölümünü 1253 yılının başına koyar. Kayınpederinin ölüm tarihi olarak verdiği 1238 yılı ise bugünkü kaynaklarla uyuşur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 72–72. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, "Hicâbî Abdulbâkî Efendi-Şeyh-i Nakşibendî" maddesi, 8. Cilt, s. 568–570.

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler