İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Efendi-Hicâbîzâde es-Seyyid el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 75 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Ziyare’de medfûn es-Seyyid Abdulbâkî Hicâbî Efendizâde Hâfız es-Seyyid Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. [217]

Caniklizâde el-Hâc Mehmed ve Sipâhî Ömer Efendilerden ahz-ı ulûm ederek mücâz ve ders-i âm oldu. 1247’de Lâdik’de Hızır Paşa Medresesi müderrisi olup orada ikâmet etdi. Tedrîs ü va’z ile iştigâl ederek 1270 hudûdunda vefât etdi. Ulemâdan, sâlih bir kimse idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Ziyare'de gömülü es-Seyyid Abdülbâkî Hicâbî Efendi'nin oğlu Hâfız es-Seyyid Mehmed Efendi'nin oğludur.

Caniklizâde el-Hâc Mehmed Efendi ile Sipâhî Ömer Efendi'den ilim alarak icazet aldı ve ders-i âm (medresede ders okutmaya yetkili müderris) oldu. 1247 [1831-32] yılında Lâdik'teki Hızır Paşa Medresesi'ne müderris olup oraya yerleşti. Ders okutmak ve vaaz etmekle meşgul olarak 1270 [1853-54] dolaylarında öldü. Âlimlerden, salih bir kimseydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • medfûn: gömülü
  • Efendizâde: efendinin oğlu
  • ahz-ı ulûm: ilim alma, okuma
  • mücâz: icazet almış, ders vermeye izinli
  • ders-i âm: halka açık ders okutmaya yetkili müderris
  • tedrîs ü va'z: ders okutma ve vaaz etme
  • iştigâl: bir işle uğraşma
  • hudûdunda: dolaylarında, sularında

Dedesi Hicâbî Abdülbâkî Efendi (Gül Baba)

İbrâhim Efendi'nin dedesi Hicâbî Abdülbâkî Efendi, Amasya yöresinde "Gül Baba" adıyla tanınan bir Nakşibendî şeyhi ve tekke şairidir. Kırım'ın Bahçesaray şehrinde doğmuş, doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kırım'ın Ruslar tarafından işgal edilmesi üzerine 1774 yılında Amasya'ya göç etmiştir; dedesinin Amasyalı olmasının bu tercihte etkili olduğu düşünülür. Amasya'da şehrin tanınmış âlimlerinden Ürgüplü Ahmed Efendi'den okuyup icazet almış, ardından Nakşibendiyye'nin Müceddidiyye koluna mensup Turhallı Şeyh Mustafa Efendi'ye bağlanmış ve onun yanında manevî eğitimini tamamlamıştır.

Şeyhlik makamına geçtikten sonra Amasya yakınlarındaki Ziyaret kasabasında irşada başlamış, 1797'de Keçioğlu Camii'nin yanına "Hicâbî Tekkesi" diye bilinen tekkeyi yaptırmış, camiyi de onarmıştır; cami o tarihten sonra Hicâbî Baba Camii adıyla anılmıştır. 1238 [1822] yılında Ziyaret'te ölmüş ve caminin bitişiğindeki türbeye gömülmüştür. Kasabanın eski adı Ziyere'dir; Hüsameddin'in metninde "Ziyare" diye geçen yer burasıdır. Türbe bugün de ziyaret edilmekte, özellikle hacca gidecek kasaba halkı yola çıkmadan önce toplu olarak türbeyi ziyaret etmektedir. Türbede beş sanduka bulunur.

Hicâbî'nin aile çevresine dair bilgiler azdır. Türbedeki sandukalardan birinin "es-Seyyid Müderris Hâfız Mehmed Efendi" adlı oğluna ait olduğu anlaşılmaktadır. Hüsameddin'in İbrâhim Efendi'nin babası olarak andığı Hâfız es-Seyyid Mehmed Efendi bu kişidir. Böylece bu madde, türbe kitabelerinden çıkarılan bilgiyi bir kuşak daha ileri taşır: Gül Baba'nın oğlu müderris Hâfız Mehmed Efendi, onun oğlu da Lâdik'te müderrislik yapan İbrâhim Efendi'dir. Gül Baba'nın damadı İbrâhim Zühdî Efendi ile bu maddenin konusu olan torunu İbrâhim Efendi'nin adları birbirine benzese de ikisi ayrı kişilerdir.

Lâdik'teki Hızır Paşa Medresesi

Hızır Paşa, Amasya'da medrese yaptıran Yörgüç Paşa'nın kardeşidir. 870 [1465] yılında Amasya'da üç vakıf kurmuş, bir medrese ve bir cami yaptırmış, bunların ihtiyaçları için çeşitli kadrolar oluşturmuş, kardeşinin medresesindeki müderris, muid ve öğrencilere de ek ödeme yapılmasını şart koşmuştur. Muhammet Okudan'ın arşiv belgelerine dayanan çalışması, Hızır Paşa vakıflarının Cumhuriyet dönemine kadar varlığını sürdürdüğünü ortaya koyar.

Lâdik'te de Hızır Paşa'nın adını taşıyan bir medrese vardı. Sadi Bayram'ın aktardığı kayda göre kasabanın Bahşi Mahallesi'ndeki dokuz odalı ahşap medreseyi Hızır Paşa yaptırmıştı ve medresenin vakıfları bulunuyordu. Vakıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarında "Hızır Paşa Medresesi Vakfı" Amasya Muhasebesi'ne bağlı olarak geçer. Aynı kasabada XVIII. yüzyılın başında Lâdikli Şeyhülislâm Mehmed Efendi'nin yaptırdığı on iki odalı bir medrese de bulunuyordu. İbrâhim Efendi'nin 1247 [1831-32] yılından ölümüne kadar yirmi yılı aşkın bir süre ders okuttuğu yer, Bahşi Mahallesi'ndeki bu ahşap medresedir. Medresenin bugüne ulaşıp ulaşmadığına dair bir bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 75–75. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.