Amasyalıdır. Dârüssaâde ağası hasekîlerinden Mütevellîzâde el-Hâc Mehmed Ağa bin el-Hâc Hasan Ağa bin el-Hâc Ali Ağa mahdûmudur. Sultân Abdülhamid Hân-ı Evvel devrinde Enderûn-ı Hümâyûn’a çırağ edildi. [274]
Orada tahsîl ve terbiye görüp Dârüssaâde ağası Hâfız İsa Ağa’ya intisâb-ı tâmmı olduğundan l230’da Kaftânî-i şehriyârî ve l233 senesi saferinde mabeyncilik inzimâmiyle hazîne-i hümâyun kethüdâsı ve zilka’desinin on altısında silâhdâr-ı şehriyârî oldu.
l238 senesi saferinin yirmi beşinde meşhûr Mehmed Said Hâlet Efendi’nin Bursa’ya ve oradan Konya’ya i’zâm ve i’dâmında adamlarından olduğu Sultân Mahmûd-ı Sânî’nin gözdesi ve Hâlet Efendi’nin casûsu olan Giritli Berber Ali Ağa tarafından ihbâr ve siâye edilerek rebîülevvelinin on birinci günü azil ve Ali Ağa’nın def’aten silâhdâr nasbedildiğine fevkalâde merâk etdiğinden birkaç gün mürûrunda vefât etdi.
Âkil, maârif-âşinâ, müdebbir olup beş yıl kadar mevki’ini muhâfaza etdiği halde Berber Ali Ağa’nın siâyesi yüzünden ikbâl ve hayâta vedâ etdi. Üsküdar’da Seyyid Ahmed deresinde medfûndur.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Dârüssaâde ağasının hasekîlerinden Mütevellîzâde el-Hâc Mehmed Ağa'nın oğludur; Mehmed Ağa, el-Hâc Hasan Ağa'nın oğlu, o da el-Hâc Ali Ağa'nın oğludur. Sultan I. Abdülhamid Han döneminde Enderûn-ı Hümâyun'a çırak olarak alındı.
Orada eğitim ve terbiye gördü. Dârüssaâde ağası Hâfız İsa Ağa'ya tam bir bağlılıkla bağlandığından 1230'da [1814-15] padişah kaftanı payesini (kaftânî-i şehriyârî) aldı; 1233 senesi safer ayında [1817-18] mabeyncilik de eklenerek hazine-i hümâyun kethüdası, zilkadenin on altısında da padişahın silahdarı oldu.
1238 senesi safer ayının yirmi beşinde [1822], ünlü Mehmed Said Hâlet Efendi'nin Bursa'ya ve oradan Konya'ya sürülmesinde ve öldürülmesinde adamlarından olduğu, II. Mahmud'un gözdesi ve Hâlet Efendi'nin casusu olan Giritli Berber Ali Ağa tarafından ihbar edilip çekiştirilerek rebîülevvelin on birinci günü görevden alındı. Ali Ağa'nın birdenbire silahdar atandığını duyunca çok tasalandığından birkaç gün sonra öldü.
Akıllı, ilme ve eğitime değer veren, tedbirli biriydi. Beş yıl kadar makamını koruduğu hâlde Berber Ali Ağa'nın koğuculuğu yüzünden talihine ve hayata veda etti. Üsküdar'da Seyyid Ahmed deresinde gömülüdür.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- Dârüssaâde ağası: Harem ağalarının başı
- hasekî: bu bağlamda, bir ağanın yakın maiyetinden olan kişi (bağlamdan çıkarılan anlam)
- Enderûn-ı Hümâyun: padişah sarayının iç hizmet ve eğitim teşkilatı
- çırağ edilmek: saraya çırak olarak alınmak
- intisâb-ı tâm: tam bir bağlılıkla bağlanma
- kaftânî-i şehriyârî: padişah kaftanı payesi (kesin anlamı doğrulanamadı)
- mabeyncilik: padişah ile dışarısı arasındaki hizmet
- hazine-i hümâyun kethüdâsı: padişah hazinesinin yöneticisi
- silâhdâr: padişahın silahını taşıyan saray ağası
- i'zâm ve i'dâm: gönderilme (sürgün) ve idam edilme
- siâye: koğuculuk, ihbar
- def'aten: birdenbire
- maârif-âşinâ: ilim ve irfanı bilen, ona değer veren
- müdebbir: tedbirli, işini bilen
Hâlet Efendi ve Olayın Arka Planı
Metindeki Hâlet Efendi, II. Mahmud döneminin etkili devlet adamıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi onu 1760-1822 yılları arasında yaşamış biri olarak gösterir. Uzun süre görevde kalan Hâlet Efendi, padişah üzerindeki nüfuzunu artırmış, tayin ve azillerde büyük rol oynamıştır. Hasmı Mehmed Said Galib Paşa'nın etkisiyle önce Bursa'ya, ardından Konya'ya sürüldü; kısa süre sonra padişahın emriyle koru-yı hümâyun ağası Ârif Ağa tarafından öldürüldü. Ansiklopedi bu olayı Safer 1238 / Kasım 1822 olarak verir. Cesedi Konya'da gömüldü, kesik başı İstanbul'a getirildi ve bütün malına devletçe el konuldu.
Hüsameddin'in verdiği "1238 saferinin yirmi beşi" tarihi, ansiklopedinin gösterdiği ölüm ayıyla (Safer 1238) uyuşur. Metindeki görevden alınma tarihi olan "rebîülevvelin on birinci günü" ise Hâlet'in ölümünden sonraki aya düşer; yani Hüsameddin'in anlatımında silahdarın azli, Hâlet'in öldürülmesinin ardından gelir. Kimi kaynaklarda Hâlet'in ölümü 1823 olarak da geçer; TDV'nin 1822'si Hüsameddin'in 1238'iyle örtüşmektedir.
Silâhdâr İlyâs Ağa, Hâfız İsa Ağa, Giritli Berber Ali Ağa ve Hâlet Efendi ile bağlantısı hakkında, bakılan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Metindeki anlatım, Berber Ali Ağa'nın Hâlet Efendi'nin casusu olduğu ve onu ihbar ettiği iddiası dâhil, yalnızca Hüsameddin'e dayanmaktadır; doğrulanamadı. Hâlet'in padişah katında nüfuz sahibi olması ve tayin ve azillerde rol oynaması, böyle bir saray rekabetinin mümkün olduğunu gösterir; ancak bu kaynaklar adı geçen kişileri anmaz.
Aile Bağı
İlyâs Ağa'nın babası Mütevellîzâde el-Hâc Mehmed Ağa'dır. Önceki maddede (293) anılan Mütevellîzâde İlyâs Ağa'nın babası el-Hâc Ali Ağa ise aynı dedeye, el-Hâc Hasan Ağa'ya bağlanır. İki şecere birlikte okunduğunda iki İlyâs Ağa'nın amcaoğlu olduğu anlaşılır; bu, metinde yazmayan, adların karşılaştırılmasından çıkan bir sonuçtur. Bir kişi Amasya'da cami vakfının mütevellisi olarak yerinde kalmış, diğeri sarayda yükselmiştir.
Metindeki saray unvanlarının sırası ve süreleri, Hüsameddin'in anlatımına dayanır: Abdülhamid Han devrinde [1774-89] Enderûn'a girmesi, 1230'da kaftan, 1233'te hazine kethüdâlığı ve silahdarlık. Silahdar olarak beş yıl kadar görevde kalması, 1233'ten 1238'e kadar geçen süreyle uyumludur.
Kaynakça