Amasyalıdır. Eşrâfdan İskender Çelebi bin Hızır Çelebi bin Seydî Ali Çelebi bin el-Hâc İlyâs Çelebi bin Receb Çelebi bin [94] Hasan Bey bin Emîr Celâleddîn Habil bin Ahî Tâyî İbrâhim Bey’in mahdûmudur. Bakiyye-i nesebi İbrâhim Bey’in tercemesinde geçti.
Pederinin vefâtında ağır zeâmetle kayrıldı. Amasya eşrâfı arasında hayli iştihâr edib Darbhâne emîni ba’dehû mukâtaât emîni oldu. 1016’da Amasya’da Kızlar Sarayı tamir edildikde sarây-ı mezkûr muhâfızı olarak orada yıllarca oturdu. Ba’dehû vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. İleri gelenlerden İskender Çelebi'nin oğludur; İskender Çelebi, Hızır Çelebi'nin oğlu, o Seydî Ali Çelebi'nin oğlu, o Hacı İlyâs Çelebi'nin oğlu, o Receb Çelebi'nin oğlu, o Hasan Bey'in oğlu, o Emîr Celâleddîn Habil'in oğlu, o da Ahî Tâyî İbrâhim Bey'in oğludur. Soyunun geri kalanı İbrâhim Bey'in biyografisinde geçti.
Babasının ölümü üzerine büyük bir zeametle kayrıldı. Amasya ileri gelenleri arasında hayli ün kazanıp darphane emini, sonra mukâtaât emini oldu. 1016'da [1607-08] Amasya'da Kızlar Sarayı onarıldığında adı geçen sarayın muhafızı olarak yıllarca orada oturdu. Sonra öldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- eşrâf: bir yerin saygın, ileri gelen aileleri
- bakiyye-i neseb: soyun geri kalan kısmı
- zeâmet: yüksek gelirli askerî dirlik
- iştihâr: ün kazanma, tanınma
- Darbhâne emini: devlet adına para basılan darphanenin yöneticisi
- mukâtaât emini: devletin kira ya da iltizam yoluyla işlettirdiği gelir kalemlerinin (mukâtaaların) yöneticisi
- sarây-ı mezkûr: adı geçen saray
- muhâfız: koruyucu, bekçi
Emin Olmak Ne Demekti
Osmanlılar'da emin, devlet adına belli bir işi üstlenen ve karşılığında ücret alan görevliydi; kâr ya da zarar riski taşımaz, yalnızca kendisine verilen işin sorumluluğunu üstlenirdi. Emanetle yönetilen kurumlar arasında matbah, arpa, darphane gibi birimler sayılır. Eminin devletin mukâtaa ve iltizam düzeniyle bağı sıkıydı: devlet bir gelir kaynağını (mukâtaa) üç yıllık bir süre için mültezime ihale edebilir, mültezim çıkmazsa gelir emin eliyle yönetilirdi. Darphaneler de çoğu zaman bu yolla işletilirdi.
Amasya, Osmanlı'da erken dönemde para basılan şehirlerdendir: Yıldırım Bayezid'in oğulları zamanında Bursa, Edirne, Serez ve Ayasuluk ile birlikte Amasya'da da para basıldığı bilinir. Amasya darphanesinin XVII. yüzyıldaki durumu hakkında bakılan kaynakta ayrıntı yoktur; bu nedenle İsfendiyâr Çelebi'nin görev yaptığı darphanenin burası olduğu varsayılabilir ama doğrulanamadı.
Kızlar Sarayı
Amasya Kalesi, kentin kuzeyinde Harşena Dağı üzerindedir ve yukarıdan aşağıya Harşena Kalesi (Yukarı Kale), Kızlar Sarayı (kale terası) ve Aşağı Kale olmak üzere üç bölümden oluşur. Kızlar Sarayı, bu terasta yer alan ve dışı taş, içi tuğla ve ahşap olan yapıdır. 2009'da başlayan arkeolojik kazılarda Yukarı Kale ile Kızlar Sarayı'nda dört ayrı döneme ait mimari kalıntılar bulunmuş; buluntular arasında I. Selim dönemine ait bir gümüş sikke de vardır. Hüsameddin'in bildirdiği 1016 [1607-08] tamiri, kazı sonuçlarında ayrıca doğrulanmış bir tarih olarak geçmez.
Dikkat Edilecek Noktalar
Soy zinciri Ahî Tâyî İbrâhim Bey'e kadar uzanır; İbrâhim Bey'in biyografisi bu maddede verilmez, Hüsameddin okuru oraya yollar. İsfendiyâr Çelebi'nin doğum ve ölüm tarihleri bilinmez; 1016 tamir tarihi, hayatının hangi döneminde olduğunu gösteren tek tarihtir.
Kaynakça