İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İskender Bey-Abdullah Paşazâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 294 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Sofular Mahallesi’nde câmii ve medresesi olan Abdullah Paşa bin el-Hâc Sinan Bey’in mahdûmudur. Büyük birâderi Abdüsselam Bey’in vefâtından sonra ortanca [98] birâderi Abdülkerîm Beyle kendisine isâbet eden pederinin emlâk ve arazisini câmi-i mezkûr ve medrese mesâlihine 907’de vakf etmişlerdir.

Ba’dehû sâhib-i terceme bu vakfın idâresine me’mûr ve mütevellî olup Amasya a’yânından oldu. 931’de vefât etdi. Mahdûmu Abdülkerîm Bey vakf-ı mezkûra mütevellî oldu. Diğer mahdûmu Ali Bey Mîrlivâ iken 927’de Rodos harbinde şehîden vefât etdi. Diğer mahdûmu Veli Bey’dir.¹⁰⁹

Dipnotlar

  • 109 Abdülkerîm, Veli Beylerin evlâdı Amasya’da teselsül etdi. Abdülkerîm Beyzâde Mehmed Bey’in oğulları Abdi, Mustafa Beylerdir. Veli Beyzâde Hüseyin Bey’in mahdûmu da Hacı Abdülkerîm Paşa’dır.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Sofular Mahallesi'nde camisi ve medresesi bulunan Hacı Sinan Bey'in oğlu Abdullah Paşa'nın oğludur. Büyük kardeşi Abdüsselam Bey'in ölümünden sonra, ortanca kardeşi Abdülkerîm Bey'le birlikte, kendilerine düşen babalarının mülk ve arazisini adı geçen caminin ve medresenin işleri için 907'de [1501-02] vakfettiler.

Sonra bu kişi vakfın idaresine görevlendirilip mütevelli oldu ve Amasya ileri gelenlerinden oldu. 931'de [1524-25] öldü. Oğlu Abdülkerîm Bey, adı geçen vakfa mütevelli oldu. Öteki oğlu Ali Bey, mîrlivâ (sancak beyi) iken 927'de [1520-21] Rodos Savaşı'nda şehit olarak öldü. Öteki oğlu Veli Bey'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • birâder: kardeş
  • isâbet eden: payına düşen
  • emlâk ve arazi: mülkler ve topraklar
  • mesâlih: işler, ihtiyaçlar
  • vakf etmek: bir malı, gelirini hayır işlerine ayırmak üzere bağışlamak
  • sâhib-i terceme: biyografisi yazılan kişi
  • mütevellî: vakfın yöneticisi
  • a'yân: bir yerin ileri gelenleri
  • mîrlivâ: sancak beyi
  • şehîden vefât: şehit olarak ölme

Sofular Camii ve Medresesi

Hüsameddin'in sözünü ettiği yapı bugün Amasya'da Dârülhadis Camii, Abdullah Paşa Camii ya da Sofular Camii adlarıyla anılır. II. Bayezid dönemi ileri gelenlerinden Beylerbeyi Hacısinanbeyzâde Abdullah Paşa (ö. 896/1490-91) tarafından cami ve dârülhadis olarak yaptırılmıştır. Vakfiyesini 907'de [1501-02] oğlu Defterdar Abdülkerîm Bey düzenlemiştir; aynı Abdülkerîm Bey yapının doğusuna 1505'te bir dârülkurrâ eklemiş, bu bölüm günümüze ulaşmamıştır. Osmanlı devri boyunca ünlü muhaddisler burada ders vermiş, yapı bugün yalnızca cami olarak kullanılmaktadır ve iyi durumdadır.

Yapı, kuzeydeki sokağa göre yüksekte, iki set üzerine kurulmuştur. Moloz taş duvarlar üç sıra tuğla hatılla pekiştirilmiş, köşeler kesme taşla güçlendirilmiştir. Kapının üstünde yapıyı yaptıranın adını ve tarihini veren Arapça bir kitabe bulunur. Kapıdan girilen kapalı avlunun doğusunda ve batısında ikişer dârülhadis hücresi, güneyinde ise aynı zamanda dershane olarak kullanılan, kubbeyle örtülü harim yer alır. Kuzeydoğu köşesinde tuğla örgülü, silindir gövdeli bir minare yükselir. Yapı, kapalı avlulu medreselerle zaviyeli camileri birleştiren tasarımıyla Osmanlı mimarisinde benzeri olmayan bir örnek sayılır.

Hüsameddin'le Bugünkü Bilginin Karşılaştırılması

Hüsameddin, caminin ve medresenin sahibini Abdullah Paşa olarak verir ve 907 tarihli vakfı onun oğullarına, yani Abdülkerîm Bey'le maddenin konusu olan kardeşe bağlar. Bugünkü bilgi de aynı yılı verir ama vakfiyeyi yalnızca Abdülkerîm Bey'e atfeder ve Abdullah Paşa'nın 896'da [1490-91] öldüğünü belirtir; yani vakıf işlemi babanın ölümünden yaklaşık on bir yıl sonradır. Bu, Hüsameddin'in anlattığıyla çelişmez: babanın mülkü oğullara kalmış, oğullar da vakfetmiştir. Hüsameddin'in "mütevelli oldu" dediği görev, vakfiyeyi düzenleyen Abdülkerîm Bey'in kaynaktaki "defterdar" unvanıyla birlikte düşünülebilir. Maddenin başlığındaki "İskender Bey" adı ise metinde geçmez; bugünkü kaynakta da bu ad bulunmaz.

Soyun Amasya'da Devamı

Kitabın dipnotunda şu bilgi verilir: Abdülkerîm ve Veli Beylerin çocukları Amasya'da sürüp gitmiştir. Abdülkerîm Beyzâde Mehmed Bey'in oğulları Abdî ve Mustafa Beylerdir; Veli Beyzâde Hüseyin Bey'in oğlu da Hacı Abdülkerîm Paşa'dır. Bu soy bilgisi Hüsameddin'e dayanır ve başka bir kaynakta doğrulanamadı.

Rodos Seferi

Ali Bey'in öldüğü yer olan Rodos, Kanûnî Sultan Süleyman'ın 21 Receb 928'de (16 Haziran 1522) çıktığı sefer sonucunda 1 Safer 929'da (20 Aralık 1522) fethedilmiştir. Hüsameddin ise Ali Bey'in 927'de öldüğünü yazar. 927 yılı, kaynaklarda sefer için verilen tarihten önce kalır; bu farkın nedeni, bakılan kaynaklarda doğrulanamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 294–294. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

7. Cilt içindekiler