İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsfendiyâr Bey-Bektemuroğlu

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 292 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Çaldıran harbinde 920’de şehîden vefât eden Seydî Ali Bey bin Hasan Bey bin Mûsâ Bey bin İmâdeddîn Süleyman Bey bin İvaz Bey bin Baytemur Bey’in mahdûmudur.

Birâderleri Şücâ’, Hasan, Kemâl Beyler pederlerinin hayâtında zeâmetle taltîf edilmişlerdi. Ba’dehû muhârebelerde hizmeti ve yararlığı görülüp ümerâdan oldu. 967 hudûdunda vefât etdi. Mahdûmu Lahsâ ve Basra Beylerbeyi Ali Paşa’dır. Bunun mahdûmu Hüseyin Paşa Basra ricâlindendir. Diğer mahdûmları Hasan, Hüseyin Çelebilerdir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Çaldıran Savaşı'nda 920'de [1514] şehit olan Seydî Ali Bey'in oğludur; Seydî Ali Bey, Hasan Bey'in oğlu, o Mûsâ Bey'in oğlu, o İmâdeddîn Süleyman Bey'in oğlu, o İvaz Bey'in oğlu, o da Baytemur Bey'in oğludur.

Kardeşleri Şücâ', Hasan ve Kemâl Beyler, babalarının sağlığında zeametle ödüllendirilmişlerdi. Sonra savaşlardaki hizmeti ve yararlılığı görülerek beylerden oldu. 967 sıralarında [1559-60] öldü. Oğlu, Lahsâ ve Basra Beylerbeyi Ali Paşa'dır. Bunun oğlu Hüseyin Paşa, Basra'nın ileri gelenlerindendir. Öteki oğulları Hasan ve Hüseyin Çelebi'lerdir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • şehîden vefât: şehit olarak ölme
  • zeâmet: yüksek gelirli askerî dirlik, büyük tımar
  • taltîf: ödüllendirme, lütufla kayırma
  • yararlık: savaşta gösterilen yararlılık, cesaret
  • ümerâ: beyler, üst düzey komutanlar
  • hudûd: sıra, sınır; "967 hudûdunda" yaklaşık 967 yılında demektir
  • beylerbeyi: eyalet valisi
  • ricâl: ileri gelenler

Çaldıran Savaşı

Seydî Ali Bey'in öldüğü savaş, Yavuz Sultan Selim ile Safevî Hükümdarı Şah İsmâil arasında 23 Ağustos 1514'te Çaldıran ovasında yapılan meydan muharebesidir. Osmanlı ordusu Sivas üzerinden ilerlemiş, sayıca birbirine yakın iki ordu karşılaşmış, muharebe Şah İsmâil'in süvarilerinin saldırısıyla başlamış ve Osmanlı topçusunun etkisiyle Osmanlıların kesin galibiyetiyle sonuçlanmıştır. Her iki taraftan çok sayıda asker ölmüş; Osmanlılar'dan Rumeli beylerbeyi ile on sancak beyi hayatını kaybetmiştir. Savaştan sonra Yavuz Selim, Amasya'da bulunduğu sırada Şah İsmâil'in elçilik heyetini kabul etmemiştir. Seydî Ali Bey'in bu on sancak beyi arasında olup olmadığı, bakılan kaynaklarda doğrulanamadı.

Lahsâ ve Basra Beylerbeyi Ali Paşa

Lahsâ, Basra Körfezi kıyısında bir vaha bölgesidir. Portekiz tehlikesi baş gösterince Osmanlılar bölgeyi 1547'de ele geçirip Basra beylerbeyiliğine bağladılar; Lahsâ muhtemelen 1553'ten sonra ayrı bir beylerbeyilik oldu. Beylerbeyiliğe önceleri Bağdat ve Suriye'de valilik yapmış kişiler getirilirdi. Hüsameddin'in "Lahsâ ve Basra Beylerbeyi Ali Paşa" dediği kişinin adını incelediğimiz kaynakta bulamadık. Tarih bakımından bir çelişki yoktur: Lahsâ'nın Osmanlı yönetimine girişi 1547'dir ve Hüsameddin'e göre babanın öldüğü 967 [1559-60] yılı bu görev dönemiyle çakışabilir.

Dikkat Edilecek Noktalar

Baytemur'dan başlayan soy zincirini ve "Bektemuroğlu" adını doğrulayacak başka bir kaynağa rastlanmadı. Metindeki "967 hudûdunda" ifadesi, yazarın ölüm yılından emin olmadığını gösterir. Maddenin başlığındaki İsfendiyâr Bey'in kendisi hakkında da başka kaynaklarda kayıt bulunamadı; bu nedenle Hüsameddin'in aktardıkları, bu kişi için tek bilgi kaynağıdır.

Kaynakça

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 292–292. amasya.bel.tr

7. Cilt içindekiler