Amasyalıdır. Saraçlar şeyhi Sûnullah Halvetî ahfâdından ve kudâtdan Abdülcelîl Çelebi bin Mehmed Çelebi bin Pîr Sûnullah Halvetî mahdûmudur. Amasya‘da tahsîl-i maârif edib Sultân Bâyezîd-i Sânînin Amasya’da tevellüd eden şehzâdesi Sultân Şehinşâh’a intisâb etdi.
İbtidâ şehzâde ile Manisa’ya gidip Dîvân Kâtibi oldu. 896’da şehzâde Konya vâlisi oldukda [93] beraber gidip sonra Nişâncı oldu. 917’de şehzâdenin vefâtında muallimi Hayreddîn Hızır Efendi ile beraber Amasya‘ya gelip tekâüd vazîfesi aldı. Ba’dehû vefât etdi. Maârif-âşinâ, mümtezîc bir zât idi. Mahdûmu Dârâ Çelebi’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Saraçlar şeyhi Sûnullah Halvetî'nin torunlarından ve kadılardan olan Abdülcelîl Çelebi'nin, onun da Mehmed Çelebi'nin, onun da Pîr Sûnullah Halvetî'nin oğludur. Amasya'da öğrenim görüp II. Bayezid'in Amasya'da doğan şehzadesi Sultan Şehinşah'a bağlandı.
Önce şehzadeyle Manisa'ya gidip Dîvân Kâtibi oldu. 896'da [1490-91] şehzade Konya valisi olunca birlikte gitti, sonra Nişancı oldu. 917'de [1511-12] şehzadenin ölümü üzerine hocası Hayreddîn Hızır Efendi ile birlikte Amasya'ya gelip emekli maaşı aldı. Daha sonra öldü. Bilgiye değer veren, uyumlu bir zattı. Oğlu Dârâ Çelebi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ahfâd: torunlar, soyun devamı olan kuşaklar
- kudât: kadılar
- tahsîl-i maârif: ilim öğrenme
- intisâb: bir kimseye ya da bir yola bağlanma
- Dîvân Kâtibi: şehzadenin divanında yazı işlerine bakan görevli
- Nişancı: fermanlara ve yazılara padişah ya da şehzade adına nişan (tuğra) çeken yazı işleri görevlisi
- tekâüd vazîfesi: emekli maaşı
- maârif-âşinâ: bilgiye, ilme yakın olan
- mümtezîc: kaynaşmış, uyumlu
Saraçlar Pîri Sun'ullah Halvetî
İsfendiyâr Çelebi'nin soyunun dayandığı Sun'ullah Halvetî, Amasya'daki Halvetî çevresinin tanınmış isimlerindendir. Pîrler semtinde 815'te [1412-13] Ankara beylerbeyi Yâkub Paşa'nın yaptırdığı Halvetî tekkesinde şeyhlik sırasının sayıldığı kayıtta "Saraçlar Pîri Sun'ullah Halvetî", Pîr Celâleddin Abdurrahman Çelebi'den sonra anılır. Tekke halk arasında Çilehâne Tekkesi diye de bilinir. Hüsameddin tekkenin Yâkub Paşa Konağı'nın içinde bulunduğunu söyler.
Şehzade Şehinşah
Bu biyografide dikkat çeken nokta, İsfendiyâr Çelebi'nin bağlandığı şehzadenin Amasya'da doğmuş olmasıdır. Şehinşah 1470'te Amasya'da dünyaya gelmiş, babası şehzade Bayezid, annesi Hüsnüşah Hatun'dur. Kimi kaynaklara göre 1480'de Menteşe'ye gönderilmiş, ertesi yıl Manisa'ya geçmiş, 1483'te kardeşi Abdullah'ın ölümü üzerine Konya'ya, 1485'te ise Karaman'a atanmıştır. Hüsameddin'in "896'da Konya valisi oldukta" demesi bu sıralamayla tam örtüşmez: 896 yılı 1490-91'e denk gelir, kaynaklarda Konya'ya geçiş daha erken bir tarihle verilir. Bu fark, tarihin kitapta yanlış yazılmasından da, kaynakların Şehinşah'ın görev yerlerini farklı sıralamasından da kaynaklanıyor olabilir; hangisi olduğu belirlenemedi.
Şehinşah, 2 Temmuz 1511'de Konya'da kırk bir yaşında öldü. Ölümünün nasıl gerçekleştiği kesin değildir: bir görüşe göre babası II. Bayezid'in emriyle öldürülmüş, bir başkasına göre intihar etmiş, yaygın kanaate göre ise Şehzade Ahmed ile Hadım Ali Paşa'nın tertibiyle öldürülmüştür. Cenazesi Bursa'da Muradiye Külliyesi'ne gömüldü. Hüsameddin'in "917'de şehzadenin vefâtı" tarihi, kaynaklardaki 1511 ile uyuşur. Hüsameddin'in İsfendiyâr Çelebi'nin hocası olarak andığı Hayreddîn Hızır Efendi'ye, incelediğimiz kaynaklarda rastlanmadı; orada şehzadenin hocaları olarak Hadım Yakup Paşa ve Sinan Bey anılır.
Dikkat Edilecek Noktalar
İsfendiyâr Çelebi'nin oğlu Dârâ Çelebi hakkında ve kendisinin Nişancılık görevi hakkında başka kaynaklarda bilgi bulunamadı.
Kaynakça