Varaylıdır. Zünnunâbâd kazası dâhilinde Varay kasabası kurbinde Şeyhler köyünden Ali Kethüdâ’nın oğludur. Gençliğinde İstanbul’a gidip Enderûn Sarayı’nda Bostancılar Ocağına girdi. [177]
Orada ta’lîm ve terbiye görüp tefeyyüz ederek Haseki oldu. Hayli müddet Hasekilikle devr-i hidemât edib Bostancıbaşı Gümüşlü el-Hâc Mehmed Ağa’nın 1187’de azli üzerine ma’zûlen Hicâz’a gidip avdetde vatanına geldi.
Şeyhler köyünde güzel bir câmi-i şerîf yaptırıp 1195’de evkâfını tanzîm ederek 1197 senesi evâilinde vefât etdi. Câmii bahçesinde medfûndur. Kerîm, hânedân, fukarâ-perver bir sâhib-i hayır idi.
Günümüz Türkçesiyle
Varaylıdır. Zünnunâbâd kazası sınırları içinde, Varay kasabası yakınındaki Şeyhler köyünden Ali Kethüdâ'nın oğludur. Gençliğinde İstanbul'a gidip Enderun Sarayı'nda Bostancılar Ocağı'na girdi.
Orada eğitim ve terbiye görüp ilerleyerek haseki oldu. Epeyce bir süre hasekilikle hizmet ettikten sonra Bostancıbaşı Gümüşlü Hacı Mehmed Ağa'nın 1187'de [1773-74] görevden alınması üzerine kendisi de azledilmiş olarak Hicaz'a gidip dönüşünde vatanına geldi.
Şeyhler köyünde güzel bir cami yaptırıp 1195'te [1781] vakıflarını düzenleyerek 1197 senesi başlarında [1782-83] vefat etti. Cami bahçesinde gömülüdür. Cömert, soylu ve yoksulları koruyan bir hayır sahibiydi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kethüdâ: kâhya, bir büyüğün işlerini yürüten görevli
- Enderun: sarayın iç hizmet bölümü
- Bostancılar Ocağı: saray bahçelerine, kayıklara ve saray güvenliğine bakan askerî-hizmet teşkilâtı
- tefeyyüz: ilerleme, yararlanıp yetişme
- haseki: bostancıların ileri gelen bir sınıfına mensup, padişaha yakın görevli
- devr-i hidemât: hizmet dönemini yürütme
- ma'zûlen: görevden alınmış olarak
- evkâf: vakıflar
- tanzîm: düzenleme
- fukarâ-perver: yoksulları koruyan
- sâhib-i hayır: hayır sahibi
Bostancı Hasekileri
Bostancı Ocağı, Topkapı Sarayı'nın dış hizmetlilerindendi; görevleri saraya ait bağ ve bahçelerle padişaha mahsus kayıklarda çalışmaktı. Ocağın yöneticisi bostancıbaşıydı. İstanbul'un özellikle Boğaziçi ve Adalar tarafındaki asayişten sorumluydu; padişahın kayığının dümenini tutar ve genellikle saray içinde olmak üzere idam cezalarını infaz ederdi. Bostancılar yalnız İstanbul'da değil, Bursa, Gelibolu ve hatta Amasya gibi padişahlara ait bağ ve bostanların bulunduğu yerlerde de bulunurdu.
Haseki, bostancıların ileri gelen bir sınıfıydı. 18. yüzyılda mevcutları 300 kadardı; yakaları, kemerleri ve ellerindeki asalarla öteki bostancılardan ayırt edilirlerdi. Yeni haseki olan bostancıya asâsı törenle verilir, o da kendi eliyle kurban keserdi. Hasekilerden altmış kadarı padişahın maiyetinde bulunur, bir yere giderken ona eşlik ederdi. Hüsameddin'in İsmâil Ağa için verdiği "uzun süre haseki olarak hizmet etti" bilgisi, onun bu sınıftan olduğunu gösterir. Zünnunâbâd, Varay ve Şeyhler köyü kaynaklarda bulunamadı; Bostancıbaşı Gümüşlü Hacı Mehmed Ağa'ya dair de başka kayda rastlanmadı.
Şeyhler Köyü Camii
İsmâil Ağa'nın yaptırdığı cami ve vakıfları hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Caminin bugün ayakta olup olmadığı doğrulanamadı.
Kaynakça