Amasyalıdır. Receb Mahallesi a’yânından ve esbak Amasya kethüdâyeri iken 1099’da vefât eden Kurşunlu Ali Ağa ahfâdından Amasya serdârı el-Hâc Ali Ağa bin Haseki Mehmed Ağa bin İsmâil Ağa bin Kurşunlu Ali Ağa’nın oğludur. Altıncı demekle meşhûr idi.
Pederinin hayâtında yeniçeri olup Rus muhârebelerinde ibrâz-ı liyâkatla 1218’de Amasya serdârı, 1224’de serdengeçtiler ağası olarak Rus harbine gitdi. Yine ibrâz-ı şecâat ederek Turnacıbaşılık rütbesiyle taltîf edildi.
1227’de Amasyalı Hacı Bakî oğlu Halil Hamîd Ağa’nın Yeniçeri Ağalığında İstanbul’da ağa kapısına yerleşip kesb-i kıdem ederek kethüdâyeri, 1236’da Zağarcıbaşı, 1237 senesi cumâdelûlâsı selhinde kul kethüdâsı ve şevvâlinin yedisinde yeniçeri ağası oldu. [197]
Üç aydan ziyâdece ağalık edib 1238 senesi muharreminin yirmi üçüncü günü azledildi. Kadıköyü’nde sahîlhânesinde mukîm olup 1241 senesi şevvâlinde Bâb-ı Âlî’den kendisine Seraskerlik arz olunmuşdu.
Sultân Mahmûd-ı sânî bu arzı kabûl etmediğinden başka Yeniçeri Ocağının ilgâsı akîbinde Kütahya’ya nefyedilip orada 1242 senesi rebiülâhirinde i’dâm edildi. Pek cesûr, zâbit, muktedîr bir zât idi. İktidârı Sultân Mahmûd’u ürküttü.
Mahdûmlarından Ali Ağa Ocak ağalarından olup pederinin nefyi esnâsında maktûlen vefât etdi. Diğer oğlu Mahmûd Ağa Üsküdar’da bir müddet ihtifâ ederek sonra gece kaçıp Amasya‘ya can atdı. Afv-ı umûmîde meydana çıktı. Bunun oğlu Ali Ağa’dır. Bunun oğlu İsmâil Ağa İstanbul’da yakın vakitlere kadar ber-hayât idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Receb Mahallesi ayanından ve eski Amasya kethüdâyeri iken 1099'da [1687-88] vefat eden Kurşunlu Ali Ağa'nın torunlarından, Amasya serdarı Hacı Ali Ağa'nın oğludur; Hacı Ali Ağa, Haseki Mehmed Ağa oğlu İsmail Ağa oğlu Kurşunlu Ali Ağa'nın soyundandır. "Altıncı" lakabıyla tanınırdı.
Babasının hayatında yeniçeri olup Rus savaşlarında yeteneğini göstererek 1218'de [1803-04] Amasya serdarı, 1224'te [1809-10] serdengeçtiler ağası olarak Rus savaşına gitti. Yine cesaret göstererek turnacıbaşılık rütbesiyle ödüllendirildi.
1227'de [1812-13] Amasyalı Hacı Bakî oğlu Halil Hamîd Ağa'nın yeniçeri ağalığı sırasında İstanbul'da ağa kapısına yerleşip kıdem kazanarak kethüdâyeri, 1236'da [1820-21] zağarcıbaşı, 1237 yılı Cemaziyelevvel ayının sonunda [1822] kul kethüdası ve Şevval'in yedisinde yeniçeri ağası oldu.
Üç aydan fazla ağalık yapıp 1238 yılı Muharrem'inin yirmi üçüncü günü [1822] azledildi. Kadıköyü'ndeki sahilhanesinde oturup 1241 yılı Şevval ayında [1826] Bâb-ı Âlî'den kendisine seraskerlik teklif olundu.
Sultan II. Mahmud bu teklifi kabul etmedi; Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması üzerine de Kütahya'ya sürülüp orada 1242 yılı Rebiülâhir ayında [1826] idam edildi. Çok yürekli, subay vasıflı, yetenekli bir kimseydi. Gücü Sultan Mahmud'u ürküttü.
Oğullarından Ali Ağa ocak ağalarındandı ve babasının sürgünü sırasında öldürülerek vefat etti. Diğer oğlu Mahmud Ağa Üsküdar'da bir süre saklanıp sonra geceleyin kaçarak Amasya'ya koştu. Genel affta ortaya çıktı. Bunun oğlu Ali Ağa'dır. Bunun oğlu İsmail Ağa İstanbul'da yakın zamanlara kadar hayattaydı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kethüdâyeri: kethüdanın yerine bakan, kethüdâ yardımcısı
- serdâr: komutan; metinde Amasya'daki yeniçerilerin yerel başı
- serdengeçtiler ağası: serdengeçtilerin başı
- turnacıbaşı: yeniçeri ocağının altı büyük ağasından biri
- zağarcıbaşı: yeniçeri ocağında zağar (av köpeği) bakıcılarının başı
- kul kethüdâsı: yeniçeri ağasının yardımcısı ve vekili
- seraskerlik: ordu başkomutanlığı
- nefy: sürgün
- i'dâm: idam
- selh: ayın sonu
- ihtifâ: gizlenme
Ocak Rütbeleri
Kurşunluoğlu İsmail Ağa'nın adım adım çıktığı merdiven, yeniçeri ocağının kendi düzenine uyar. Turnacıbaşı, ocağın altı büyük ağasından en küçüğüdür; hasekibaşının üstünde, saksoncubaşının altındadır ve asıl görevi padişahla birlikte sürek avlarına katılmaktır. Zağarcıbaşı, ocağın 64. ortasını oluşturan zağarcıların başıdır ve sıralamada kul kethüdasının altındadır. Kul kethüdası ise yeniçeri ağasının yardımcısı, gerektiğinde vekilidir; ocak içinden yetiştiğinden dışarıdan getirilen ağaya usul ve kuralları öğretir. 17. yüzyılın ikinci yarısından sonra kul kethüdâları doğrudan yeniçeri ağası yapılmıştır. Hüsameddin'in sıraladığı zağarcıbaşılıktan kul kethüdalığına, oradan ağalığa geçiş bu düzenle uyuşur.
Ağalıktan İdama
II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak amacıyla Ağa Hüseyin'i 1823'te önce kul kethüdâlığına, ardından yeniçeri ağalığına getirmiştir. Ağa Hüseyin Paşa, yenilik düşmanı ocak ileri gelenlerini bahanelerle ortadan kaldırmış veya uzaklaştırmıştır. Ocak 15 Haziran 1826'da ayaklandığında kışlalar top ateşine tutulmuş, Yeniçeri Ocağı kaldırılmıştır. Hüsameddin'in 1241 Şevval'inde [1826] Bâb-ı Âlî'nin İsmail Ağa'ya seraskerlik teklif ettiğini yazması, kaynaklarda doğrulanamamıştır; aynı yıl yeni kurulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'nin seraskerliğine getirilen kişi Ağa Hüseyin Paşa'dır. İsmail Ağa'nın Kütahya'daki sonuna ve ailesine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 323–323. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar