İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Ağa-Sakaoğlu

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 313–314 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya serdârı Sakaoğlu İbrâhim Ağa’nın mahdûmudur. On sekizinci bölükde mukayyed yeniçeri olduğundan on sekiz demekle meşhûr olarak Purut muhârebesinde yararlık gösterdiğinden alemdâr oldu.

1127’de Mora harbine me’mûren gidip şecâati [164] sâyesinde kendisini tanıttı. Ba’dehû 1134’de İran harbine gidip yararlıkları görüldüğünden avdetinde Amasya serdârı oldu. 1141’de serdâr olarak İran harbine tekrar gidip Yeniçeri ağası Şâhin Mehmed Paşa’ya kendisini sevdirdi.

1143’de müşârün-ileyhin maiyyetinde İstanbul’a gidip ocak çorbacılarından oldu. 1145’de ocakda çavuşbaşı, 1149’da muhzır ağası, ba’dehû zağarcıbaşı ve 1151 senesi rebîülevvelinde kul kethüdâsı oldu.

Sadr-ı a’zam Zanalızâde es-Seyyid el-Hâc Ahmed Paşa’nın zamân-ı sadâretinde iştihâr edib Yeniçeri ağası Hasan Paşa’nın teveccühünü kazandı. 1156 senesi şa’bânında Hasan Paşa sadrâzam oldukda Yeniçeri ağası oldu.

Ancak dokuz ay kadar devam eden ağalığında ocak erkânını kendisinden memnûn edebilmiş ise de ömrü vefâ etmediğinden 1157 senesi cumâdelûlâsında vefât eyledi. Üsküdar’da medfûndur. Âkil, mukdim, [165] şecî’ idi. Mahdûmları Mehmed, Mustafa Beylerdir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya serdarı Sakaoğlu İbrahim Ağa'nın oğludur. Yeniçeri ocağının on sekizinci bölüğüne kayıtlı olduğundan "On Sekiz" diye ün yaptı; Prut Muharebesi'nde yararlık gösterdiği için alemdar (sancaktar) oldu.

1127'de [1715-16] görevli olarak Mora savaşına gitti ve cesareti sayesinde kendini tanıttı. Sonra 1134'te [1721-22] İran savaşına gitti; yararlıkları görüldüğünden dönüşünde Amasya serdarı oldu. 1141'de [1728-29] serdar olarak İran savaşına yeniden gidip Yeniçeri ağası Şahin Mehmed Paşa'ya kendini sevdirdi.

1143'te [1730-31] adı geçenle birlikte İstanbul'a gidip ocağın çorbacılarından oldu. 1145'te [1732-33] ocakta çavuşbaşı, 1149'da [1736-37] muhzır ağası, ardından zağarcıbaşı ve 1151 yılı Rebiülevvel ayında [1738] kul kethüdası oldu.

Sadrazam Zanalızâde Seyyid Hacı Ahmed Paşa'nın sadareti sırasında ün yaptı ve Yeniçeri ağası Hasan Paşa'nın teveccühünü kazandı. 1156 yılı Şaban ayında [1743] Hasan Paşa sadrazam olunca Yeniçeri ağası oldu.

Ancak dokuz ay kadar süren ağalığında ocak ileri gelenlerini kendinden memnun edebildiyse de ömrü yetmedi; 1157 yılı Cemaziyelevvel ayında [1744] vefat etti. Üsküdar'da gömülüdür. Akıllı, atılgan ve cesur biriydi. Oğulları Mehmed ve Mustafa Beylerdir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • serdâr: komutan; burada Amasya'daki yeniçeri birliklerinin başı olarak anlaşılır
  • mukayyed: kayıtlı
  • alemdâr: sancaktar, bayrağı taşıyan görevli
  • me'mûren: görevli olarak
  • şecâat: cesaret
  • çorbacı: yeniçeri bölüğünün (orta) komutanı
  • çavuşbaşı: ocaktaki çavuşların başı
  • muhzır ağa: yeniçeri ocağının üst kademe ağalarından biri
  • zağarcıbaşı: av köpeklerine bakan zağarcı bölüğünün başı
  • kul kethüdâsı: yeniçeri ağasından sonra gelen en üst ağa
  • teveccüh: ilgi ve sevgi gösterme
  • mukdim: atılgan
  • şecî': cesur

Ocaktaki Rütbe Basamakları

Hüsameddin, Sakaoğlu İsmail Ağa'nın yükselişini 1145 ile 1151 arasında şu sırayla verir: çavuşbaşı, muhzır ağası, zağarcıbaşı, kul kethüdası; sonra Yeniçeri ağalığı. Yeniçeri Ocağı üzerine yazılan ansiklopedi maddesinde üst kademedeki ağaların "katar ağaları" diye anıldığı ve aralarında muhzır ağa, zağarcıbaşı ve kul kethüdasının yer aldığı yazılıdır. Zağarcıbaşı, yeniçeri ağası divanının doğal üyesi olup zaman zaman merkezde ağaya vekâlet eder, terfi ettiğinde ocak içinde kethüda olur, bazen doğrudan yeniçeri ağalığına da yükselirdi. Kul kethüdalığı, ocağın ağadan sonra gelen en üst makamlarındandı. Hüsameddin'in verdiği sıra bu yapıya uyar.

Hasan Paşa ve Tarihlerin Uyuşması

Metinde adı geçen Yeniçeri ağası, sonra sadrazam olan Seyyid Hasan Paşa'dır. Kendisi Reşadiye'ye bağlı Kabalı köyünde doğmuş, yeniçeri ocağında yükselmiş, kul kethüdası olarak İran seferine katılmış, 7 Temmuz 1738'de (19 Rebiülevvel 1151) Yeniçeri ağası olmuş ve 4 Şaban 1156'da (23 Eylül 1743) sadrazamlığa getirilmiştir. Hüsameddin'in "1156 şa'bânında Hasan Paşa sadrâzam oldukda" demesi bu tarihle uyuşur. Hasan Paşa, 21 Receb 1159'da (9 Ağustos 1746) görevden alınmış ve Rodos'a sürülmüştür. Sakaoğlu İsmail Ağa'nın kul kethüdası olduğu Rebiülevvel 1151, Hasan Paşa'nın Yeniçeri ağalığına getirildiği aya denk gelir. Metin, bu iki görev değişikliği arasında bir ilişki olup olmadığını söylemez.

İsmail Ağa'nın dokuz aylık ağalığı, Şaban 1156'dan Cemaziyelevvel 1157'ye kadar olan süreye uyar. Hasan Paşa'nın sadrazamlığı ise üç yılı aşkın sürmüş ve 1746'da sona ermiştir.

Doğrulanamayanlar

Sakaoğlu İsmail Ağa'nın Yeniçeri ağaları arasında anıldığı bir liste ya da kayıt okunan kaynaklarda bulunamadı. Baba Sakaoğlu İbrahim Ağa, Yeniçeri ağası Şahin Mehmed Paşa ve Üsküdar'daki mezarı hakkında da bilgiye rastlanmadı; metinde sadrazam diye anılan Zanalızâde Hacı Ahmed Paşa'nın görev tarihleri de doğrulanamadı. "On sekiz" lakabının sebebi (on sekizinci bölük) metindeki bilgiye dayanır, başka kaynakta karşılığı bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 313–314. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.