Amasyalıdır. Gökmedrese Mahallesi ahâlîsinden Mehmed bin [158] Hasan oğludur. Genç iken Enderûn Sarayı’na girip Helvahâne-i Hâssa’ya çırağ edildi. Orada tâ’lim ve terbiye edilerek tefeyyüz edib Helvacılar kethüdâsı oldu.
Fakat Helvacıbaşı İbrâhim Ağa’yı gücendirdiğinden onun şikâyetiyle 1115’de cülûs vak’asını müteâkıb sipâhilik timârı verilerek Amasya‘ya gönderildi. Amasya a’yânından Müezzinbaşızâde el-Hâc Abdî Ağa’ya dâmâd olup 1122’de Rusya harbine gitdi.
Purut Muhârebesi’nde yararlığı görüldüğünden terakkîyâta mazhar olarak birkaç defa Amasya kethüdâyeri, 1127’de Zile ve 1129’da Tokat voyvadası ve Amasya beytü’l-mâl emîni oldu. 1131’de bade’l-azl Amasya’ya gelip 1132’de meclis-i a’yân a’zâsı oldu.
1135’de Merzifon voyvadası, 1139’da baş a’yân olup Amasya sancâğı idâresini kabzasına aldı. Sabık baş a’yân ve mütesellim Gürcüzâde el-Hâc İbrâhim Beyle araları açıldı. 1141’de bütün Sivas eyâleti cizyedârı oldu. [159]
1141 senesi gurre-i şevvâlinde Amasya Sancağı mütesellimi olup Gürcüzâde Hacı İbrâhim Beyle Yeğenzâde Osmân Bey’in muârazâtına ma’rûz kaldığından 1142 senesi saferinde bir takım şikâyetler üzerine ma’zûl ve Yeğenzâde Osmân Bey mütesellim oldu.
Bundan dolayı şu a’yân ile araları fevkalâde açılıp müdhiş ve kanlı bir münâzaa çıktı. Bu nizâın halli için Anadolu vâlisi Köprülüzâde Abdullah Paşa Amasya‘ya gelip tahkîkâta başladı.
1143 senesi evâilinde gelen fermân-ı âlî üzerine kanlı vak’aya sebebiyyet veren a’yânın herbiri birer tarîke nakledildiği esnâda Diyarbekir’e gönderildi. 1144’de afv ve ıtlâk edilerek Amasya’ya avdet etdi. 1145’de maiyyetine aldığı gönüllülere başbûğ olarak İran harbine gidip İrânîlerle muhârebe ederken 1147’de vefât etdi. Müdebbir, zâbit, şedîd bir hânedân idi. Oğulları Mehmed, Abdullatîf, Hasan Ağalara ve evlâdına Helvacıoğulları dendi. [160]
Mehmed Ağazâde Haseki İsmâil Ağa ve Abdî Ağa, Abdullatîf Ağazâde İsmâil Ağa, Hasan Ağazâde Hasekî Seyyid Hüseyin Ağa yeniçeri ricâlindendir. Abdî Ağa evlâdından Helvacızâde Hacı Abduş Efendi 1328’de vefât etdi. Mahdûmu Hasan Şevki Efendi’dir. Bu da 1351’de vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Gökmedrese Mahallesi halkından Hasan oğlu Mehmed'in oğludur. Genç yaşta Enderun Sarayı'na girip Has Helvahane'ye çırak edildi. Orada eğitim ve terbiye görerek yetişti ve Helvacılar kethüdası oldu.
Fakat Helvacıbaşı İbrahim Ağa'yı gücendirdiğinden onun şikâyetiyle 1115'te [1703-04] cülus olayının ardından sipahilik timarı verilerek Amasya'ya gönderildi. Amasya ayanından Müezzinbaşızâde Hacı Abdî Ağa'nın damadı olup 1122'de [1710-11] Rusya savaşına gitti.
Prut Muharebesi'nde yararlığı görüldüğünden terfi edip birkaç kez Amasya kethüdâyeri, 1127'de [1715-16] Zile, 1129'da [1716-17] Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini oldu. 1131'de [1718-19] görevden alındıktan sonra Amasya'ya gelip 1132'de [1719-20] ayan meclisi üyesi oldu.
1135'te [1722-23] Merzifon voyvodası, 1139'da [1726-27] baş ayan olup Amasya sancağının idaresini eline aldı. Önceki baş ayan ve mütesellim Gürcüzâde Hacı İbrahim Bey'le araları açıldı. 1141'de [1728-29] bütün Sivas eyaletinin cizyedarı oldu.
1141 yılı Şevval ayının başında [1729] Amasya Sancağı mütesellimi olup Gürcüzâde Hacı İbrahim Bey'le Yeğenzâde Osman Bey'in düşmanlığına maruz kaldığından 1142 yılı Safer ayında [1729] birtakım şikâyetler üzerine görevden alındı ve Yeğenzâde Osman Bey mütesellim oldu.
Bundan dolayı bu ayanla araları son derece açılıp korkunç ve kanlı bir çatışma çıktı. Bu anlaşmazlığın çözümü için Anadolu valisi Köprülüzâde Abdullah Paşa Amasya'ya gelip soruşturmaya başladı.
1143 yılı başlarında [1730] gelen padişah fermanı üzerine, kanlı olaya sebep olan ayanın her biri ayrı bir yola sevk edilirken kendisi Diyarbekir'e gönderildi. 1144'te [1731-32] affedilip serbest bırakılarak Amasya'ya döndü. 1145'te [1732-33] yanına aldığı gönüllülere başbuğ olarak İran savaşına gidip İranlılarla savaşırken 1147'de [1734-35] vefat etti. Tedbirli, düzen ve disiplin sahibi, sert, soylu bir kişiydi. Oğulları Mehmed, Abdüllatif ve Hasan Ağalara ve çocuklarına Helvacıoğulları denildi.
Mehmed Ağazâde Haseki İsmail Ağa ve Abdî Ağa, Abdüllatif Ağazâde İsmail Ağa, Hasan Ağazâde Haseki Seyyid Hüseyin Ağa yeniçeri ileri gelenlerindendir. Abdî Ağa'nın çocuklarından Helvacızâde Hacı Abduş Efendi 1328'de [1910] vefat etti. Oğlu Hasan Şevki Efendi'dir. O da 1351'de [1932-33] vefat etti.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- Enderûn: saray hizmetlilerinin yetiştirildiği iç saray
- Helvahâne-i Hâssa: sarayın helva ve tatlı yapılan mutfak bölümü (Has Helvahane)
- çırağ: çırak
- cülûs vak'ası: padişahın tahta çıkışı
- sipâhilik timârı: sipahiye askerî hizmet karşılığı verilen gelir kaynağı
- a'yân: bir yerin ileri gelenleri
- kethüdâyeri: yeniçeri ocağının üst kademe zâbitlerinden biri; burada Amasya'daki yeniçeri teşkilatının görevlisi olarak anlaşılır
- voyvoda: taşrada bir bölgenin yönetim ve vergi işlerine bakan görevli
- beytü'l-mâl emîni: devlete kalan mirasları ve malları yöneten görevli
- bade'l-azl: görevden alındıktan sonra
- meclis-i a'yân: ayan toplantısı, ayan heyeti
- mütesellim: valinin vekili; bir sancağı yöneten görevli
- cizyedâr: cizye toplayan görevli
- muârâza: karşı çıkma, düşmanlık
- ma'zûl: görevden alınmış
- nizâ': anlaşmazlık, kavga
- başbûğ: komutan
- müdebbir, zâbit: tedbirli, düzen sağlayan
Prut Seferi
İsmail Ağa'nın 1122'de [1710-11] katıldığı "Rusya harbi", 1711 Prut Seferi'dir. Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa'nın serdar atandığı (19 Şubat 1711) ordu 9 Nisan 1711'de İstanbul'dan ayrılmış, 18 Temmuz 1711'de Prut nehri bataklıkları yakınında Rus kuvvetleriyle karşılaşmış, savaş dört gün kadar sürmüş ve taraflar arasında 22 Temmuz 1711'de bir antlaşma yapılmıştır. Hüsameddin'in "Prut Muharebesi'nde yararlığı görüldü" dediği olay budur. Hüsameddin'in 1115'te andığı "cülûs vak'ası" ise III. Ahmed'in tahta çıktığı, 1703 Edirne Vakası'nın ardındaki döneme denk gelir.
Amasya Ayan Çekişmesi
Maddenin asıl ağırlığı, 1139-1143 arasında Amasya ayanı arasındaki çekişmedir. İsmail Ağa 1139'da baş ayan olmuş, öncekilerden Gürcüzâde Hacı İbrahim Bey'le arası açılmış; 1141'de mütesellim olup 1142'de Yeğenzâde Osman Bey'in lehine azledilince "kanlı bir münâzaa" çıkmıştır. 166. maddede (Kara Ders-i âm) bu olay "İmaret Arkası vak'ası" adıyla anılır ve orada da 1143'te Diyarbekir'e sürülenlerden söz edilir. İki maddenin aynı olaya işaret etmesi ve aynı yıl Diyarbekir'e gönderilen kişilerden söz etmesi muhtemeldir; metin bunu açıkça söylemediği için bu bir çıkarım olarak okunmalıdır. Olay, Gürcüzâde, Yeğenzâde ve Helvacıoğulları arasındaki bu kavgaya dair okunan kaynaklarda başka bilgi bulunamadı; olayın ayrıntıları ve sebepleri doğrulanamadı.
Köprülüzâde Abdullah Paşa
Hüsameddin, kavganın çözümü için Amasya'ya "Anadolu valisi Köprülüzâde Abdullah Paşa"nın geldiğini yazar. Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın oğlu olan Abdullah Paşa, 1735'te Nâdir Şah karşısında Yegevard'da öldürülen komutandır. Görev dökümünün verildiği bir kaynakta onun 1729-1731 arasında Mısır valisi, 1733 ile 1734/35 arasında Konya sancağı beyi olduğu yazılıdır; bu dökümde Anadolu eyaleti geçmez. Bu nedenle Hüsameddin'in andığı görevin hangi yılda ve hangi sıfatla olduğu, okunan kaynaklardan doğrulanamadı. Dökümün eksik olması, kişi ya da tarih karışıklığı gibi sebeplerden biri olabilir.
İran Savaşı
İsmail Ağa'nın 1145'te [1732-33] gönüllü birlikle katılıp 1147'de [1734-35] öldüğü savaş, Osmanlı-İran Savaşı'dır (1730-1735). Yukarıda anılan Abdullah Paşa da bu savaşta 1735'te ölmüştür. Hüsameddin ölüm yerini belirtmez.
Aramada Bulunamayanlar
Gürcüzâde Hacı İbrahim Bey, Yeğenzâde Osman Bey, Müezzinbaşızâde Hacı Abdî Ağa, Helvacıbaşı İbrahim Ağa ve Helvacıoğulları hakkında yapılan aramalarda bilgi bulunamadı. Başka kaynaklarda bu kişiye dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 312–312. amasya.bel.tr
Kitaplar
Diğer kaynaklar