Amasya‘nın civâr-ı şimâlisinde Zana köyünden ve züamâdan Mirza Bey’in oğludur. Zanalı Mirza Ali Paşa’nın dayısı olduğundan Dayı demekle meşhûr oldu. İstanbul’a gidip Baltacı Mehmed Paşa dâiresine girdi.
Müşârün-ileyhin ikinci sadâretinde selâm ağası olup hayli nüfûz ve teayyün kazandı. Ba’dehû Amasyalı el-Hâc Ahmed Paşa’nın kaptanlığında vekîl-i harcı olup nüfûzunu muhâfaza edebildi.
Hacı Ahmed Paşa’nın i’dâmından sonra Amasya‘ya gelip kendisinin yetişdirdiği Mirza Ali Paşa’nın kethüdâsı oldu. 1143’de Sultân Mahmûd Hân-ı Evvelin cülûsunda kapıcılar kethüdâsı olan Amasyalı Osmân Paşa’nın sâye-i ikbâlinde [162] kapıcıbaşı ve 1145’de Amasya mübâyaacısı olup geldi.
Üç yıl kadar Amasya mübâyaacılığında kalıp hayli iştihâr etdi. 1148 senesi evâhirinde vefât edib Garibler Mezarlığında medfûn idi. 1282’de bu mezârlık yeri Garibler Mescidi’yle beraber bedestân oldukda mezâr taşı diğer mezârlığa nakledilmişdir. Mahdûmu el-Hâc Mirza Ağa ve birâderi İbrâhim Bey’dir. Bunlara ve evlâdına Mirzazâdeler dendi. Diğer mahdûmu Hattât Abdullah Efendi’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'nın kuzey yakınındaki Zana köyünden ve zeamet sahiplerinden Mirza Bey'in oğludur. Zanalı Mirza Ali Paşa'nın dayısı olduğundan Dayı diye ün yaptı. İstanbul'a gidip Baltacı Mehmed Paşa'nın çevresine girdi.
Adı geçenin ikinci sadaretinde selâm ağası olup epey nüfuz ve itibar kazandı. Sonra Amasyalı Hacı Ahmed Paşa'nın kaptanlığında vekilharç olup nüfuzunu koruyabildi.
Hacı Ahmed Paşa'nın idamından sonra Amasya'ya gelip kendisinin yetiştirdiği Mirza Ali Paşa'nın kethüdası oldu. 1143'te [1730-31] Sultan I. Mahmud Han'ın tahta çıkışında kapıcılar kethüdası olan Amasyalı Osman Paşa'nın himayesinde kapıcıbaşı ve 1145'te [1732-33] Amasya mübayaacısı olarak geldi.
Üç yıl kadar Amasya mübayaacılığında kalıp epey ün yaptı. 1148 yılı sonlarında [1736] vefat etti ve Garibler Mezarlığı'na gömüldü. 1282'de [1865-66] bu mezarlık yeri Garibler Mescidi'yle birlikte bedesten olunca mezar taşı başka bir mezarlığa taşındı. Oğlu Hacı Mirza Ağa ve onun kardeşi İbrahim Bey'dir. Bunlara ve çocuklarına Mirzazâdeler denildi. Diğer oğlu Hattat Abdullah Efendi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- züamâ: zeamet sahipleri; büyük askerî dirlik (gelir kaynağı) sahipleri
- müşârün-ileyh: adı geçen, anılan kişi
- selâm ağası: sarayda padişahın törenlerinde görevli ağa
- kaptan: kaptan-ı derya, donanma komutanı
- vekîl-i harç: harcama işlerine bakan görevli
- i'dâm: idam, öldürme
- kethüdâ: kâhya, yönetici
- kapıcılar kethüdâsı: saray kapıcılarının ileri gelen görevlilerinden biri
- kapıcıbaşı: saray kapıcılarının başı
- sâye-i ikbâl: talih ve itibar gölgesi, himaye
- mübâyaacı: satın alma işine bakan görevli
- medfûn: gömülü
- bedestân: bedesten, kapalı çarşı
Baltacı Mehmed Paşa'nın İkinci Sadareti
Baltacı Mehmed Paşa 1710-1711 arasında ikinci kez sadrazam olmuştur: 18 Ağustos 1710'da göreve gelmiş, Prut Seferi'nde ordunun başında bulunmuş, 20 Kasım 1711'de mührü alınmış, Aralık 1711'de Midilli'ye sürülmüş ve Temmuz 1712'de gönderildiği Limni adasında Eylül 1712'de ölmüştür. Hüsameddin'in "ikinci sadaretinde selâm ağası oldu" demesi bu on beş aya yakın dönemi gösterir; yani Dayı'nın saraydaki yükselişi 1711'den önce, İstanbul'da geçmiştir. Baltacı'nın kendisi de Osmancık'ta doğmuş (bugün Çorum'a bağlı) ve saraya baltacı olarak girmiştir; böylece Amasya'nın yakın çevresinden gelen iki kişinin saray yolunda karşılaştığı görülür.
Dayı Lakabı ve Zana
Hüsameddin'in Amasya'nın kuzeyinde gösterdiği Zana köyü, aynı ciltte iki başka kişinin nisbesinde de geçer: yeğeni "Zanalı Mirza Ali Paşa" ve 170. maddede sadrazam olarak anılan "Zanalızâde Hacı Ahmed Paşa". Bu iki kişinin Dayı'nın ailesiyle bağı metinde kurulmaz; okunan kaynaklarda da Zanalı Mirza Ali Paşa'ya dair bilgiye rastlanmadı. Mirzazâdeler adıyla anılan soyun ilk kuşaklarında oğul ve kardeş ilişkisi metinde açık değildir: "oğlu Hacı Mirza Ağa ve birâderi İbrahim Bey" ifadesindeki "birâder"in kime ait olduğu belirsizdir; çeviride Mirza Ağa'nın kardeşi olarak alınmıştır.
Aramada Bulunamayanlar
Hacı Ahmed Paşa'nın kaptanlığı ve idamı, Amasyalı Osman Paşa'nın kapıcılar kethüdalığı, Garibler Mezarlığı ile Garibler Mescidi'nin bedesten yapılması ve hattat Abdullah Efendi hakkında yapılan aramalarda bilgi bulunamadı; bu bilgiler doğrulanamadı. Hüsameddin'in 1282'de [1865-66] bedesten olduğunu yazdığı yer ile Amasya'nın eski bedesteni arasında bağ kurulamadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 313–313. amasya.bel.tr