Mühtedîlerden olup 977 senesi recebinin evâ'ilinde Amasya sancağı beyi ve Sağır Behrâm Paşa da Sivas beylerbeyi oldu. Behrâm Paşa, [325] ramazân evâ'ilinde sefere me'mûr olduğundan Kâsım Bey Sivas vilâyeti muhâfızı oldu.
Halvetiyye meşâyihi büyüklerinden eş-Şeyh Nûh Efendi Amasya'da vefât etdi. Cenâzesi mu'azzam bir ihtifâl ile kaldırıldı. Çünkü halkın nazarında pek yüksek bir mevki'i vardı. Kendisine "Veliyyullâh" diye i'tikâd edilirdi.
979 senesinde Murâd Bey, 980 zilhiccesinde Mahmûd Bey, 982'de Sinan Bey Amasya sancağı beyi oldukları ahkâm defterlerinde görüldü. Fakat kim oldukları ve tercemeleri anlaşılamadı. Yalnız Murâd Bey'in Kuyucu Murâd Paşa olduğu zann olunur.
982 senesi şa'bânının yirmi sekizinci günü "Sarı Sultân Selîm" vefât eylediğinden şehzâdesi Sultân Murâd-ı Sâlis Manîsâ'dan gelip Osmanlı tahtına oturdu. 983 senesi evâ'ilinde Şehsüvâr Bey Amasya mîrlivâlığına ta'yîn edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Sonradan Müslüman olanlardandır. 977 [1569-70] yılı recebinin başlarında Amasya sancak beyi oldu; Sağır Behrâm Paşa da Sivas beylerbeyi oldu. Behrâm Paşa, ramazanın başında sefere görevlendirilince Kâsım Bey Sivas vilayetinin muhafızı oldu.
Halvetiyye şeyhlerinin büyüklerinden Şeyh Nûh Efendi Amasya'da vefat etti. Cenazesi büyük bir törenle kaldırıldı. Çünkü halkın gözünde pek yüksek bir yeri vardı. Kendisine "Allah dostu" (Veliyyullâh) diye inanılırdı.
979'da [1571-72] Murâd Bey, 980 zilhiccesinde Mahmûd Bey, 982'de [1574-75] Sinan Bey'in Amasya sancak beyi oldukları ahkâm defterlerinde görüldü. Fakat bunların kim oldukları ve hâl tercümeleri anlaşılamadı. Yalnız Murâd Bey'in Kuyucu Murâd Paşa olduğu sanılır.
982 [1574-75] yılı şabanının yirmi sekizinci günü "Sarı Sultan Selim" vefat edince oğlu III. Sultan Murad Manisa'dan gelip Osmanlı tahtına oturdu. 983 [1575-76] yılının başında Şehsüvâr Bey Amasya mîrlivâlığına atandı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mühtedî: sonradan Müslüman olmuş kimse
- evâ'il: başlangıç, ilk günler
- muhâfız: bir yerin korunmasından ve yönetiminden sorumlu kimse
- ihtifâl: tören, kalabalık anma
- mu'azzam: büyük, görkemli
- i'tikâd: inanma
- ahkâm defteri: padişah emirlerinin kaydedildiği resmî defter
- terceme: hâl tercümesi, kısa yaşam öyküsü
- zann olunur: sanılır, kesin bilinmez
Şeyh Nûh Efendi ve Amasya Halvetîleri
Şeyh Nûh Efendi'nin Halvetiyye şeyhlerinden sayılması, Amasya'nın bu tarikatla bağını bir kez daha gösterir. Halvetiyye tekkelerini inceleyen makalede "Nuhoğlu Tekkesi" adlı bir yapı anılır; ancak bu tekke, Çeribaşı Camii vaizi Hacı Nuh Efendi'nin adıyla bilinir ve yapı geçmişi 1704 ve 1730 yıllarına uzanır (önce medrese olarak yapılmış, yanınca yerine Halvetî zaviyesi kurulmuştur). Kitaptaki Nûh Efendi ise on altıncı yüzyılda yaşamıştır; bu yüzden iki kişi arasında bağ kurulamaz. Şeyh Nûh Efendi'ye dair ayrı bir kayıt bulunamadı.
Atamalar ve Hüsameddin'in Kuşkusu
Hüsameddin, 979, 980 ve 982 yıllarında üç ayrı sancak beyinin adını, kim olduklarını bilmediğini belirterek verir. Murâd Bey'in Kuyucu Murâd Paşa olduğu görüşünü de "sanılır" diye ifade eder; yani bunu kesin bilgi olarak sunmaz. Başka bir kaynakta bu eşleştirmeyi doğrulayamadık. Kâsım Bey ve Sağır Behrâm Paşa hakkında da ek bilgi bulunamadı.
Tahtın Değişmesi
TDV'deki III. Murad maddesine göre Murad, 8 Ramazan 982'de (22 Aralık 1574) tahta çıkmış; saltanat sisteminin gereği olarak o gün beş şehzade boğdurulmuş ve II. Selim'in cenaze töreni de aynı güne rastlamıştır. Hüsameddin ölüm günü olarak şabanın yirmi sekizini verir. Murad o sırada gerçekten Manisa'daydı: TDV'ye göre 1562'den beri Saruhan sancak beyiydi.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 513–513. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar