Amasyalı Hacı Beyzâde Velî Paşa'nın oğludur. Urfa beyi iken Îrân muhârebelerinde yararlıklar göstermişdi. Amasya sipâhî kethüdâsı Hüseyin Ağa Amasya mütesellimi olup Mehmed Bey Dağıstan muhârebesiyle meşgûl olduğundan gelemedi.
991 recebinde Amasya dâhilinde inhilâl eden yirmi dört bin akçelik ze'âmet Türklere verilmek üzere iken Basra beylerbeyinin arzıyla mühtedîlerden Hüsrev Bey'e terakkî verildi. Türkler kızdırıldı.
992 senesi saferinde Amasya müftüsü Ayâs Efendi vefât eylediğinden Saruhanlı Küçük Mahmûd Efendi ikinci def'a Amasya müftüsü olarak geldi. Sultâniyye müderrisliği de uhdesine verilmişdi. Hâlbuki ehli değildi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalı Hacı Beyzade Velî Paşa'nın oğludur. Urfa beyi iken İran savaşlarında yararlıklar göstermişti. Amasya sipahi kethüdası Hüseyin Ağa Amasya mütesellimi (sancak beyinin vekili) oldu; Mehmed Bey Dağıstan savaşıyla meşgul olduğundan gelemedi.
991 [1583-84] yılı Receb ayında Amasya sınırları içinde boşalan yirmi dört bin akçelik zeamet, Türklere verilmek üzereyken Basra beylerbeyinin bildirmesiyle sonradan Müslüman olanlardan Hüsrev Bey'e terfi olarak verildi. Türkler öfkelendirildi.
992 [1584-85] yılı Safer ayında Amasya müftüsü Ayas Efendi vefat ettiğinden Saruhanlı Küçük Mahmud Efendi ikinci kez Amasya müftüsü olarak geldi. Sultaniye müderrisliği de ona verilmişti. Oysa buna layık değildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mütesellim: sancak beyi görevde bulunmadığında onun adına şehri yöneten vekil
- sipâhî kethüdâsı: sipahi askerlerinin başında bulunan, ağa rütbeli kâhya
- ze'âmet: yıllık geliri yüksek tutulan, büyük dirlik
- mühtedî: sonradan Müslüman olmuş kişi
- terakkî: yükselme, terfi
- uhde: bir kişinin sorumluluğuna verilen görev
Aynı Sırada Görülen Değişiklikler
Madde kısadır ve üç ayrı olayı art arda anlatır: Amasya'da sancak beyinin yokluğunda bir vekilin görev yapması, boşalan bir zeametin Türklere değil sonradan Müslüman olan birine verilmesi ve müftülük makamında yaşanan değişiklik. Hüsameddin bu üç olayı ayrı konular olarak değil, aynı dönemin gerginliğini anlatan parçalar olarak yan yana koyar. "Türkler kızdırıldı" cümlesi, yazarın bu dönemi Türk ve Türk olmayan yöneticiler arasındaki bir ayrışma olarak yorumladığını gösterir; bu yorum bir sonraki maddelerde daha ayrıntılı işlenir.
Bir önceki maddede adı geçen Aydınlı Ayas Efendi'nin ölümü bu maddede Safer 992 olarak verilir. Bu tarih, önceki maddedeki sıralamayla uyumludur: Ayas Efendi Arslan Bey'den sonra müftü olmuş, Mehmed Bey döneminde ölmüştür. Müftülük ve Sultaniye müderrisliğinin aynı kişide toplanması, Hüsameddin'in anlatımına göre bu dönemde Amasya müftülüğünün Sultaniye Medresesi müderrisliğiyle birlikte verildiğini gösterir; Küçük Mahmud Efendi'nin bu göreve ikinci kez gelişi de aynı uygulamanın devamıdır.
Mehmed Bey hakkında kitabın verdiği bilgiler (babasının adı, Urfa beyliği, İran ve Dağıstan seferleri) dışında başka kaynaklarda ayrıntıya rastlanmadı. Hacı Beyzade Velî Paşa için de başka kaynaklarda bilgiye ulaşılamadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 514–514. amasya.bel.tr