Malatyalıdır. "Rişvânoğlu" demekle meşhûrdur. 1136 senesi şevvâlinin altıncı günü Amasya mutasarrıfı olup kendisi Îrân harbine me'mûr olduğundan birâderi Halîl Bey Amasya mütesellimi olarak geldi.
1137 senesi muharrem gurresinde baş a'yân ve hacıbaşı ve sâ'ir erbâb-ı menâsıb yerinde kaldı. Muharremin on dördünde şehir kethüdâsı Hacı Alî Ağa'nın vefâtıyla Olusluoğlu Hacı Mustafâ Bey bin Hacı Ömer Bey şehir kethüdâsı ve İsmâ'il Efendi Amasya nâ'ibi olup geldi.
Saferde Amasya mutasarrıfı Mehmed Paşa terfî'an Sivâs vâlîsi olup Amasya sancağı uhdesinde kaldığından Amasya mütesellimi Halîl Bey Sivâs mütesellimi ve harbden avdet [37] eden Turutoğlu Hacı Mehmed Ağa da Amasya mütesellimi oldu.
Rebî'ulevvelde baş a'yân ve Torumtay vakfı mütevellîsi Îrân harbinde vefât etdiği anlaşıldığından mütesellim Turutoğlu Hacı Mehmed Ağa baş a'yân ve Gürcüzâde Hacı İbrâhim Bey Torumtay vakfına mütevellî oldu. Sâbık mütevellî Şeyh Mehmed oğulları Hâfız Hasan ve İbrâhim Efendiler tevliyet da'vâsına kalkışdılar.
Şa'bânda Amasya a'yânından Hacı Bilâloğlu Hacı Osmân Ağa (Efendi) vefâtıyla oğlu Hacı Bilâl Ağa yerini tutdu. Ramazân sonlarında Sivâs vâlîsi ve Amasya mutasarrıfı Mehmed Paşa Îrân harbinde vurulup vefât eylediğinden Amasya sancağı Özi muhâfızı Osmân Paşa'ya tevcîh edildi. İnebahtı muhâfızı Mîrzâ Mehmed Paşa da Sivâs vâlîsi oldu.
Günümüz Türkçesiyle
Malatyalıdır. "Rişvanoğlu" lakabıyla tanınır. 1136 [1723-24] yılı Şevval ayının altıncı günü Amasya mutasarrıfı oldu. Kendisi İran savaşında görevli olduğundan kardeşi Halil Bey Amasya mütesellimi olarak geldi.
1137 [1724-25] yılı Muharrem ayının ilk günü baş âyan, hacıbaşı ve diğer görev sahipleri yerlerinde bırakıldı. Muharremin on dördünde şehir kethüdası Hacı Ali Ağa'nın vefatı üzerine Hacı Ömer Bey oğlu Olusluoğlu Hacı Mustafa Bey şehir kethüdası oldu; İsmail Efendi de Amasya naibi olarak geldi.
Safer ayında Amasya mutasarrıfı Mehmed Paşa terfi ile Sivas valisi oldu. Amasya sancağı da yine kendisinde kaldığından Amasya mütesellimi Halil Bey Sivas mütesellimi oldu; savaştan dönen Turutoğlu Hacı Mehmed Ağa da Amasya mütesellimi oldu.
Rebiülevvel ayında baş âyan ve Torumtay Vakfı mütevellisinin İran savaşında öldüğü anlaşılınca mütesellim Turutoğlu Hacı Mehmed Ağa baş âyan, Gürcüzâde Hacı İbrahim Bey de Torumtay Vakfı'na mütevelli oldu. Önceki mütevelliler, Şeyh Mehmed'in oğulları Hâfız Hasan ve İbrahim Efendiler, tevliyet için dava açtılar.
Şaban ayında Amasya âyanından Hacı Bilâloğlu Hacı Osman Ağa (Efendi) vefat edince oğlu Hacı Bilâl Ağa onun yerini aldı. Ramazan sonlarında Sivas valisi ve Amasya mutasarrıfı Mehmed Paşa İran savaşında vurularak öldüğünden Amasya sancağı Özi muhafızı Osman Paşa'ya verildi. İnebahtı muhafızı Mirza Mehmed Paşa da Sivas valisi oldu.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- gurre: ayın ilk günü
- erbâb-ı menâsıb: görev ve makam sahipleri
- nâ'ib: kadının vekili olarak davalara bakan yargıç
- terfî'an: yükseltilerek
- uhde: birinin üzerinde, sorumluluğunda olan görev
- avdet: dönüş
- tevliyet da'vâsı: bir vakfın yöneticiliği üzerine açılan dava
- tevcîh: bir görevi birine verme
- muhâfız: bir kalenin ya da sınır şehrinin savunmasından sorumlu komutan
Rişvan Aşireti ve Rişvanzâde Mehmed Paşa
"Rişvanoğlu" lakabı, Mehmed Paşa'yı XVIII. yüzyılda Malatya, Adıyaman, Maraş ve Sivas çevresinde yarı göçebe bir hayat süren Rişvan aşiretine bağlar. Seydi Vakkas Toprak'ın çalışmasına göre Malatya, Maraş, Adana ve Sivas valilikleri uzun süre bu aşiretten çıkan paşalar tarafından idare edilmiştir. Aşiretin liderlerinden 1697'de Malatya sancakbeyi olan Rişvanzâde Halil Paşa 1701'de Maraş beylerbeyiliğine yükselmiş; 1720'de Adana beylerbeyiliğine getirilen Rişvanzâde Seyyid Mehmed Paşa ise 1746 yılına kadar Adana, Sivas, Musul ve Maraş beylerbeyilikleri ile Malatya sancakbeyliğinde bulunmuştur.
Arşiv belgeleri bu Seyyid Mehmed Paşa'yı tam da maddede anlatılan yıllarda Sivas valisi olarak gösterir. Ali Açıkel'in Mühimme Defterleri ve Tokat sicillerinden derlediği kayıtlara göre Rişvanzâde Seyyid Mehmed Paşa, Osman Paşa'nın ardından Sivas valisi olmuş; Zilkade 1135 (Ağustos 1723) tarihli bir hükümle, yerine oğlunu ya da kardeşini mütesellim bırakıp Tiflis seraskeri Vezir İbrahim Paşa'nın yanına gitmesi emredilmiştir. 1723 sonunda Revan cephesine kaydırılmış, Safer 1137 (Kasım 1724) tarihli bir hükümle Gence yakınındaki Gökçe nahiyesinin muhafazası kendisine verilmiş, Şaban 1137 (Mayıs 1725) tarihli bir başka hükümle de 800 kişilik kapı halkı ve levendleriyle Gence ve Şirvan taraflarında yeni seraskerin emrine girmesi istenmiştir. Mütesellimini kardeşinden seçmesinin istenmesi, Hüsâmeddin'in "kardeşi Halil Bey mütesellim olarak geldi" kaydıyla da uyumludur.
Hüsâmeddin'in Anlatısıyla Belgeler Arasındaki Ayrılıklar
Bu belgeler Hüsâmeddin'in kaydıyla iki noktada ayrılır. Birincisi, Hüsâmeddin Rişvanoğlu Mehmed Paşa'nın Sivas valiliğini Safer 1137'ye (Ekim-Kasım 1724) koyar; arşiv kayıtlarında ise Rişvanzâde Seyyid Mehmed Paşa bir yıldan fazla süredir, Ağustos 1723'ten beri Sivas valisidir. Belki Hüsâmeddin, Amasya sancağının valiliğe eklenmesini bir terfi gibi kaydetmiştir; bunu doğrulayacak bir belgeye ulaşılamadı.
İkincisi daha önemlidir. Hüsâmeddin, Mehmed Paşa'nın Ramazan 1137 sonlarında (Haziran 1725) İran savaşında vurularak öldüğünü yazar. Oysa Açıkel'in aktardığı Evâsıt-ı Zilhicce 1137 (21-30 Ağustos 1725) tarihli hüküm hâlâ "Rişvanzâde Mehmed Paşa'nın kapı halkı ve levendleriyle seferde olduğundan" söz eder ve bir yıldır ödenmeyen imdad-ı seferiyye vergisinin toplanıp mütesellimine teslimini ister. Toprak'ın çalışması ise Seyyid Mehmed Paşa'nın 1746'ya kadar görevde kaldığını söyler. Bu durumda iki ihtimal vardır: ya Hüsâmeddin'in "Rişvanoğlu Mehmed Paşa"sı Seyyid Mehmed Paşa'dan ayrı, aynı aileden başka bir paşadır, ya da ölüm haberi Hüsâmeddin'in kaynağında yanlış kaydedilmiştir. Elimizdeki kaynaklarla bu soru çözülememektedir.
Sivas valiliğinin sonraki seyri de karşılaştırılmaya değer. Hüsâmeddin, Mehmed Paşa'nın ölümünden sonra Sivas'ın İnebahtı muhafızı Mirza Mehmed Paşa'ya verildiğini, bir sonraki maddede de 19 Rebiülevvel 1138'de (Kasım 1725) Ârifî Ahmed Paşa'nın Sivas valisi olduğunu yazar. Açıkel'e göre Sivas eyaleti 8 Cemaziyelevvel 1138'de (12 Ocak 1726) Revan muhafızı Vezir Hacı Recep Paşa'ya verilmiştir. Mirza Mehmed Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Torumtay Vakfı
Maddenin yerel olaylarından en uzun sürecek olanı Torumtay Vakfı'nın tevliyet davasıdır; bir sonraki maddede bu davanın naibi istifaya kadar yorduğu anlatılır. Vakfın kurucusu Selçuklu döneminde Amasya valisi olan Seyfeddin Torumtay'dır. Gök Medrese'nin karşısındaki türbesini 1278'de yaptırmıştır; türbede kendisinin yanında çocuklarının ve torunlarının mezarları da bulunur. Dikdörtgen planlı, tonozla örtülü, iki katlı yapı, süslemelerinin kapı ve pencere çevresinde değil daha çok üst kısımlarda toplanmasıyla öteki Selçuklu türbelerinden ayrılır. Torumtay Türbesi bugün de ayaktadır. Kuruluşundan yaklaşık dört buçuk yüzyıl sonra bu vakfın yöneticiliğinin Amasya âyanı arasında çekişme konusu olması, eski vakıfların gelirlerinin XVIII. yüzyıl yerli aileleri için ne kadar önemli olduğunu gösterir. Gürcüzâde Hacı İbrahim Bey'in tevliyeti üstlenmesi, ilerleyen yıllarda şehrin en güçlü ve en tartışmalı âyanı olacak bu kişinin yükselişinin de başlangıcıdır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 638–638. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar