Ohrilidir. 1109 senesi cumâdelâhiresinin yirmi ikinci günü Amasya beyi olup ve müteâkiben Musul Beylerbeyi Amasyalı Bekir Beyzâde Ömer Paşa’nın mahdûmu olan baş a‘yân Osmân Bey Amasya mütesellimi oldu.
Receb gurresinde Müderris Abdî Efendizâde es-Seyyid eş-Şeyh Ali Efendi nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı ve Avkatlı İbrâhim Ağa’nın azliyle recebin dokuzuncu günü Gürcüzâde Mehmed Bey alaybeyi oldu.
Ramazânın gurresinde Osmân Bey’in muâmelât-ı şedîdesinden dolayı azliyle Küçük Alizâde Mehmed Ağa Amasya mütesellimi ve şevvâlde Kethüdâyeri Kuloğlu Mehmed Ağa bin Halil Ağa mütesellim vekili oldu.
Zilka’dede İran’a Osmanlı sefiri olan Amasyalı Sefer Ağazâde Mehmed Paşa ile İran Sefiri Rüstem Han Amasya’ya geldi. Amasya Nüzûl Emîni Mamalu Bektaş Ağazâde Mehmed Paşa’nın birâderi Ömer Ağa bâ-fermân-ı âlî Sivas’a kadar konakçı oldu. [227]
Sefir Mehmed Paşa ile Rüstem Han, Amasya’da birkaç gün oturdu. Şehir Kethüdâsı Abdî Beyzâde İbrâhim Bey teşrifatçı olup zilka’denin on sekizinci günü Sivas’a müteveccihen Amasya’dan gitdi. Ömer Ağa da beraber gidip ayın sonunda avdet etdi. Zilhicce selhinde Amasya sancağı Serçeşme Ahmed Bey’e tevcîh edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Ohrilidir. 1109 [1698] yılı cemaziyelâhirinin yirmi ikinci günü Amasya beyi oldu. Ardından Musul Beylerbeyi Amasyalı Bekir Beyzâde Ömer Paşa'nın oğlu olan baş âyan Osmân Bey Amasya mütesellimi oldu.
Recebin ilk günü Müderris Abdî Efendizâde es-Seyyid eş-Şeyh Ali Efendi nakîbüleşraf kaymakamı (Peygamber soyundan gelenlerin işlerine bakan nakîbüleşrafın şehirdeki vekili) oldu. Avkatlı İbrâhim Ağa'nın azliyle recebin dokuzuncu günü Gürcüzâde Mehmed Bey alaybeyi oldu.
Ramazanın ilk günü Osmân Bey sert ve ağır davranışları yüzünden azledildi; yerine Küçük Alizâde Mehmed Ağa Amasya mütesellimi, şevvalde de Kethüdâyeri Kuloğlu Mehmed Ağa bin Halil Ağa mütesellim vekili oldu.
Zilkadede İran'a gönderilen Osmanlı elçisi Amasyalı Sefer Ağazâde Mehmed Paşa ile İran Elçisi Rüstem Han Amasya'ya geldiler. Amasya Nüzul Emini Mamalu Bektaş Ağazâde Mehmed Paşa'nın kardeşi Ömer Ağa, padişah fermanıyla Sivas'a kadar konakçı (yol boyunca konaklamayı hazırlayan görevli) oldu.
Elçi Mehmed Paşa ile Rüstem Han Amasya'da birkaç gün kaldılar. Şehir Kethüdası Abdî Beyzâde İbrâhim Bey teşrifatçılık yaptı. Zilkadenin on sekizinci günü Sivas'a doğru Amasya'dan ayrıldılar. Ömer Ağa da onlarla birlikte gidip ayın sonunda geri döndü. Zilhiccenin son günü Amasya sancağı Serçeşme Ahmed Bey'e verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı: İstanbul'daki nakîbüleşrafın taşradaki vekili; seyyid ve şeriflerin kayıtlarına ve işlerine bakan görevli
- muâmelât-ı şedîde: sert, ağır davranışlar
- mütesellim vekili: mütesellimin yerine bakan kişi
- sefîr: elçi
- nüzûl emîni: ordu ve resmî yolcular için toplanan nüzul (erzak) vergisinin sorumlusu
- bâ-fermân-ı âlî: padişah fermanıyla
- konakçı: resmî heyetin yol boyunca konaklama ve iaşesini hazırlayan görevli
- teşrifatçı: törenleri ve protokolü düzenleyen kişi
- müteveccihen: bir yöne doğru
- avdet: dönüş
- selh: Arap ayının son günü
Bekir Beyzâdeler ve Mütesellimlik
Mütesellim yapılan Osmân Bey, Amasya'nın köklü ailelerinden Bekir Beyzâdeler'dendir. Hüsameddin, bu ailenin büyüğü Vezir Ömer Paşa'yı "esbak Anadolu valisi" olarak tanıtır ve soyunu Mirliva Ebûbekir Bey ile babası Derviş Bey üzerinden "Amasya hükümdarı" diye andığı Şâdgeldi Paşa'ya bağlar. Bir önceki maddelerde Ömer Bey'in 1108 seferindeki yararlığı üzerine Canik mutasarrıfı yapıldığını görmüştük. Burada aynı kişi Musul beylerbeyi olarak anılır; oğlu ise baba nüfuzuyla şehrin idaresini üstlenmiştir.
Osmân Bey'in üç ay sonra "sert davranışları" yüzünden azledilmesi, mütesellimlik kurumunun bilinen zaafını gösterir. Bu kurumu inceleyen çalışmalara göre mütesellimin görev süresi kural olarak bir yıl iken buna pek uyulmaz, birkaç ay görev yapanlar da yıllarca kalanlar da görülürdü. Sancaklardaki güçlü ailelere mensup mütesellimlerle âyan arasında sık sık çıkar çatışmaları çıkar, bazı aileler bir dönem mütesellimliği, bir dönem âyanlığı ellerinde tutardı. Bekir Beyzâde, Küçük Alizâde ve Kuloğlu gibi adların birkaç ay içinde birbirini izlemesi, Amasya'da da durumun böyle olduğunu gösterir.
Rüstem Han'ın Dönüş Yolculuğu ve Bir Tarih Sorunu
Maddenin asıl dikkat çeken olayı, Osmanlı elçisi Sefer Ağazâde Mehmed Paşa ile Safevî elçisi Rüstem Han'ın birlikte Amasya'dan geçmesidir. Şah Hüseyin, Basra'yı Arap aşiretlerinden alınca kentin anahtarlarını değerli hediyelerle elçisi Rüstem Han eliyle II. Mustafa'ya göndermişti. Nurten Sevinç'in Osmanlı arşiv belgelerine dayanan çalışması bu elçinin yolculuğunu gün gün izlemeye imkân verir. Buna göre Rüstem Han Edirne'de 69 gün kalmış, 23 Şevval-19 Zilkade 1109 (4-29 Mayıs 1698) arasında burada iaşesi devletçe karşılanmış, 27 Zilkade 1109'da (6 Haziran 1698) İstanbul'dan ayrılmış, 24 Zilhicce 1109'a (3 Temmuz 1698) kadar Üsküdar'da beklemiştir. Ardından Gerede, Bayındır, Çerkeş, Karacaviran, Koçhisar, Tosya ve Kargı menzillerinden geçmiş, Ağustos 1698 ortasında Karahisar-ı Şarkî kazasındaki menzillere, oradan Erzurum'a ulaşmıştır. Belgelerde elçiye her menzilde günlük 22.877 akçelik zahire ve masraf ayrıldığı, bunların bir kısmının avarız ve nüzul bedellerinden karşılandığı da görülür.
Bu kayıtlar Hüsameddin'in tarihiyle uyuşmaz. Yazar elçilerin zilkadede Amasya'ya geldiğini ve 18 Zilkade 1109'da (28 Mayıs 1698) şehirden ayrıldığını yazar; oysa o tarihte Rüstem Han henüz Edirne'deydi. Kargı'dan Karahisar-ı Şarkî'ye uzanan güzergâh ve tarihler, heyetin Amasya yöresinden ancak Temmuz sonu ya da Ağustos 1698 başında, yani 1110 yılının muharrem sonu veya safer başında geçmiş olabileceğini düşündürür. Ayrıca belgelerdeki menziller Sivas yerine Karahisar-ı Şarkî yönünü gösterir. Hüsameddin'in "zilkade" kaydı muhtemelen elçiliğin İstanbul'daki başlangıç tarihine ya da bir aktarım kaymasına dayanmaktadır; elimizdeki kaynaklarla kesin bir karar verilemez. Konakçı Ömer Ağa'nın "Sivas'a kadar" gittiği bilgisi ise belki konakçılık görev bölgesinin sınırını ifade eder.
Osmanlı tarafında elçi olan Sefer Ağazâde Mehmed Paşa, Sevinç'in çalışmasında "beylerbeyi rütbesiyle sâbık reisülküttab Defter Emini Mehmet Bey" diye anılır ve Rüstem Han dönerken şaha mükellef hediyelerle gönderildiği belirtilir. Hüsameddin'in biyografi cildine göre Mehmed Paşa 1110 rebiülevvelinde İran'dan dönmüş ve rebiülâhirin beşinde vezirlikle Şam valisi olmuştur. Elçiliğin Tahran'a kadar uzandığını da yine aynı yazar kaydeder.
Nakîbüleşraf Kaymakamlığı
Maddede sık geçen nakîbüleşraf kaymakamlığı, Amasya'nın seyyid aileleri arasında itibarlı bir görevdi. Osmanlı nakîbüleşrafı İstanbul'da otururdu; diğer şehirlerde sâdât arasından belli bir süre için seçilen nakîbüleşraf kaymakamları bulunurdu. Bu görev önemli bir nüfuz ve gelir kaynağı olduğundan genellikle nüfuzlu ailelerden seçilirdi. Abdî Efendizâde Ali Efendi'nin hem müderris hem nakib kaymakamı olması, Amasya'da ilim ehliyle seyyid ailelerinin iç içe geçtiğini gösteren bir örnektir. Hüsameddin'in kendisi de Abdîzâde ailesindendir.
Serçeşme Unvanı
Receb Bey'in ve kendisinden sonra sancağı alan Ahmed Bey'in adlarının önündeki "serçeşme" sözü bir aile adı değil, bir görev unvanıdır. Bölük teşkilatını anlatan çalışmalara göre sefer arefesinde kırkar ellişer kişilik bölükler halinde toplanan sekban ve saruca askerinin bölükbaşıları, kendisine "serçeşme" de denilen bir başbölükbaşıya bağlıydı. Bu yıllarda Amasya sancağının art arda serçeşmelere verilmesi, sancağın vezir kapılarındaki paralı asker komutanlarına bir tür maaş ve ödül olarak dağıtıldığını düşündürür. Receb Bey'e dair Hüsameddin'in verdiklerinden başka bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 619–619. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, "Mehmed Paşa-Elçi" maddesi, e-kitap s. 105-106; "Ebûbekir Paşa-Bekir Beyzâde" maddesi, e-kitap s. 94. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page105.html
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, "Abdullah Bey-Bekir Beyzâde" maddesi, e-kitap s. 573. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page573.html
Akademik çalışmalar