Amasyalıdır. Mütesellim esbak Kadızâde Muslî Ağa’nın mahdûmudur. “Bodur Mustafa Paşa” demekle meşhûrdur. 1114 senesi cumâdelâhiresinin on dördüncü günü Amasya’da menfî iken mutasarrıf oldu.
Receb evâilinde Köprü müftüsü ve Lâlâcık zâviyesi şeyhi es-Seyyid eş-Şeyh Mustafa Efendi bin es-Seyyid Halil’in vefâtıyla mahdûmu es-Seyyid Hasan Efendi zâviye şeyhi ve Fâzıl Ahmed Paşa Müderrisi Osmâncıklı Çelebi es-Seyyid Mustafa Efendi Köprü müftüsü oldu.
Ramazânın gurresinde kethüdâyeri Hatîbzâde el-Hâc Halil Ağa, Amasya mütesellimi olup Amasya mutasarrıfı İstanbul’a gitdi. Şevvâlin gurresinde Hasan Efendi Amasya kadısı oldu. [235]
Zilka’dede Deli Emîr Paşazâde es-Seyyid Mustafa Bey alaybeyi olup zilhicce gurresinde el-Hâc Halil Ağa’nın azliyle Deli Yûsufzâde el-Hâc Mahmûd Ağa Amasya mütesellimi ve Dervişzâde Derviş Mehmed Ağa kethüdâyeri ve bu sene çavuşândan Amasyalı Mahmûd Ağa Cezayir beylerbeyi oldu.
1115 senesi gurre-i muharreminde Çelebi Mehmed Ağa evkâf-ı Sultâniyye tevliyetinde ibkâ edildi. Saferin on birinci günü yeniçeri ağası Amasyalı Hacı Efendizâde Ali Ağa bin Emrullah Ağa bin Sarı Mehmed Ağa vezâretle Belgrad muhâfızı oldu.
Rebiülevvelin beşinci günü İstanbul’da kıyâm eden erbâb-ı ihtilâl elinde Şeyhülislâm Erzurûmî es-Seyyid Feyzullah Efendi maktûl, evlâd u etbâ‘ı menkûb, hâmîsi İkinci Sultân Mustafa mahlû’ olduğundan birâderi Üçüncü Sultân Ahmed Han rebîülâhirin üçüncü günü Osmanlı tahtına çıktı.
Bu esnada Amasyalı Rus Rıdvan Ağazâde Nişancı Ahmed Paşa sadrâzam, Lâdikli İmam-ı Sultânî Hâfız Mehmed Efendi şeyhülislâm, Amasyalı Firâri es-Seyyid Hasan Paşa İstanbul kâ’im-makâmı, Sekbânbaşı Lâdikli Çalık Ahmed Ağa vezâretle yeniçeri ağası, Lâdikli Deli Emîr es-Seyyid Mustafa Efendi imâm-ı sultânî oldu.
Cumâdelâhirenin beşinci günü sadârete göz koyan Çalık Ahmed Paşa, Kıbrıs’a vâlî gönderilip oraya vusûlünde i’dâm edildi. Bunu müteâkib Amasya Mutasarrıfı Mustafa Paşa Mar’aş beylerbeyi olduğundan [236] Amasya sancağı Serçeşme Hüseyin Bey’e bâ-rütbe-i mîrimîranî tevcîh edildi.⁶⁸⁷
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Eski mütesellim Kadızâde Muslî Ağa'nın oğludur. "Bodur Mustafa Paşa" diye tanınır. 1114 [1702] yılı Cemâziyelâhir ayının on dördüncü günü, Amasya'da sürgünde bulunduğu sırada mutasarrıf oldu.
Receb başlarında Köprü müftüsü ve Lâlâcık zaviyesi şeyhi es-Seyyid eş-Şeyh Mustafa Efendi bin es-Seyyid Halil'in vefatı üzerine oğlu es-Seyyid Hasan Efendi zaviye şeyhi, Fâzıl Ahmed Paşa Medresesi Müderrisi Osmancıklı Çelebi es-Seyyid Mustafa Efendi de Köprü müftüsü oldu.
Ramazan'ın ilk günü Kethüdâyeri Hatîbzâde el-Hâc Halil Ağa Amasya mütesellimi oldu ve Amasya mutasarrıfı İstanbul'a gitti. Şevval'in ilk günü Hasan Efendi Amasya kadısı oldu.
Zilkade'de Deli Emîr Paşazâde es-Seyyid Mustafa Bey alaybeyi oldu. Zilhicce'nin ilk günü el-Hâc Halil Ağa'nın azli üzerine Deli Yûsufzâde el-Hâc Mahmûd Ağa Amasya mütesellimi, Dervişzâde Derviş Mehmed Ağa da kethüdâyeri oldu. Bu yıl çavuşlardan Amasyalı Mahmûd Ağa da Cezayir beylerbeyi oldu.
1115 [1703] yılı Muharrem'inin ilk günü Çelebi Mehmed Ağa, Evkâf-ı Sultâniyye mütevelliliğinde bırakıldı. Safer'in on birinci günü yeniçeri ağası Amasyalı Hacı Efendizâde Ali Ağa bin Emrullah Ağa bin Sarı Mehmed Ağa vezirlikle Belgrad muhafızı oldu.
Rebîülevvel'in beşinci günü İstanbul'da ayaklanan isyancıların eliyle Şeyhülislâm Erzurumlu es-Seyyid Feyzullah Efendi öldürüldü, çocukları ve adamları felakete uğradı; koruyucusu İkinci Sultan Mustafa da tahttan indirildiğinden kardeşi Üçüncü Sultan Ahmed Han, Rebîülâhir'in üçüncü günü Osmanlı tahtına çıktı.
Bu sırada Amasyalı Rus Rıdvan Ağazâde Nişancı Ahmed Paşa sadrazam, Lâdikli İmâm-ı Sultânî Hâfız Mehmed Efendi şeyhülislâm, Amasyalı Firârî es-Seyyid Hasan Paşa İstanbul kaymakamı, Sekbanbaşı Lâdikli Çalık Ahmed Ağa vezirlikle yeniçeri ağası, Lâdikli Deli Emîr es-Seyyid Mustafa Efendi de padişah imamı (imâm-ı sultânî) oldu.
Cemâziyelâhir'in beşinci günü, sadarete göz diken Çalık Ahmed Paşa Kıbrıs'a vali olarak gönderildi ve oraya varınca idam edildi. Bunun ardından Amasya Mutasarrıfı Mustafa Paşa Maraş beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı beylerbeyilik rütbesiyle Serçeşme Hüseyin Bey'e verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mütesellim-i esbak: eski mütesellim
- menfî: sürgün
- evâil: ayın ilk günleri, başları
- zâviye: tarikat şeyhinin oturduğu, yolculara da hizmet eden küçük tekke
- Köprü: bugünkü Vezirköprü; o dönemde Amasya sancağına bağlı kaza
- ibkâ: görevde bırakma
- muhâfız: sınır kalesinin komutanı ve yöneticisi
- erbâb-ı ihtilâl: isyancılar
- kıyâm etmek: ayaklanmak
- maktûl: öldürülmüş
- evlâd u etbâ': çocukları ve adamları
- menkûb: felakete uğramış
- hâmî: koruyucu
- mahlû': tahttan indirilmiş
- imâm-ı sultânî: padişahın imamı
- kâ'im-makâm: sadrazam başkentte yokken onun yerine işlere bakan vezir
- vusûl: varış, ulaşma
- telhîs: sadrazamın padişaha sunduğu özet yazı; telhîsat defteri bunların kaydı
Bodur Mustafa Paşa
Bodur Mustafa Paşa'ya dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin'in önceki iki maddedeki kayıtları onun hayatının bu kesitini tamamlar: Kadızâde Bodur Mustafa Ağa, Safer 1113'te çavuşbaşılıktan azledilip sürgün olarak memleketi Amasya'ya gönderilmiş, Cemâziyelâhir 1114'te Çingâne Ali Bey'in azliyle sancak beylerbeyilik rütbesiyle ona verilmiş, böylece sürgünde bulunduğu şehrin yöneticisi olmuştur. Babası Kadızâde Muslî Ağa, Amasya'nın eski ailelerinden Kadızâdeler'dendir; kitabın biyografi cildinde bu soyun Kadızâde Seydî Ahmed Paşa'ya kadar çıkarıldığı ve "Muslîzâde" diye de anıldığı görülür. Aynı ciltte, damadı ve hazinedarı olan Gürcüzâde İbrâhim Bey'in biyografisi vesilesiyle "Amasyalı Muslîzâde Mustafa Paşa" adlı, 1123'te azledilip hapsedilen, sonra vezirliği iade edilen ve 1132'de vefat eden bir vezirden söz edilir. Ad ve baba adının uyması, bu vezirin Bodur Mustafa Paşa olabileceğini düşündürür; ancak Hüsameddin iki kaydı açıkça birleştirmez.
Mustafa Paşa'nın Amasya mutasarrıflığı, Ramazan 1114'te sancağı mütesellime bırakıp İstanbul'a gitmesiyle fiilen sona ermiş görünür; sancağın yönetimi bundan sonra sırasıyla Hatîbzâde Halil Ağa ve Deli Yûsufzâde Mahmûd Ağa gibi yerli mütesellimlerin elinde kalmıştır. Hüsameddin, paşanın Maraş beylerbeyiliğine geçişini "Telhîsat defterinde böyle görüldü" notuyla belgeye dayandırır.
Köprü'deki Görev Değişiklikleri
Köprü (bugünkü Vezirköprü) müftüsü ve Lâlâcık zaviyesi şeyhi Mustafa Efendi ile Köprü'deki Fâzıl Ahmed Paşa Medresesi'ne dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Köprü'nün bu yıllarda Amasya sancağına bağlı olduğu ve Köprülü ailesinin memleketi olduğu, kitabın biyografi cildindeki Köprülü kayıtlarından da anlaşılmaktadır.
Hacı Efendizâdeler
Safer 1115'te vezirlikle Belgrad muhafızlığına geçen yeniçeri ağası Hacı Efendizâde Ali Ağa'nın soy kaydı, Amasya'nın bu yıllarda devlet merkezinde ne kadar güçlü bir hemşehri ağına sahip olduğunu gösterir. Ali Ağa, Sarı Mehmed Ağa'nın torunudur. Abdülkadir Özcan'ın Kavanoz Ahmed Paşa maddesinde Hüsameddin'e dayanılarak verilen bilgiye göre, aynı maddede sadrazam olduğu yazılan Ahmed Paşa da "bu şehir âyanından Hacı Efendizâde Sarı Mehmed Ağa'nın damadı" Rus asıllı Rıdvan Ağa'nın oğludur. Kitabın 110. maddesinde Amasya müftüsü olacak Hacı Efendizâde Ömer Efendi de Sarı Mehmed Ağa'nın torunudur. Buna göre 1703 yazında sadrazamlığa yükselen Ahmed Paşa ile Belgrad muhafızı Ali Paşa, Sarı Mehmed Ağa'nın ailesi üzerinden birbirine akraba olmalıdır; bu akrabalığın derecesi kaynaklarda açıkça belirtilmez. Ali Ağa'nın yeniçeri ağalığına dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Yeniçeri ağalarının bu döneme ait listeleri de tarih ve adlar bakımından tutarsızdır.
1703 Edirne Vak'ası
Maddenin ikinci yarısı, Osmanlı tarihinde Edirne Vak'ası ya da Feyzullah Efendi Vak'ası diye bilinen büyük isyanı birkaç cümleyle özetler. Abdülkadir Özcan'ın maddesine göre isyanın görünür sebebi, II. Mustafa üzerinde büyük nüfuzu olan Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi'nin devlet işlerine müdahalesi, oğullarını ve adamlarını yüksek makamlara yerleştirmesi ve bu yüzden terfi bekleyen devlet görevlileriyle ulemânın yükselememesiydi. Padişahın uzun süre Edirne'de oturması ve iktisadî bunalım da İstanbul esnafını ve kapıkulu ocaklarını hoşnutsuzlar safına itmişti. Gecikmiş maaşlarını isteyen cebecilerin 17 Temmuz 1703'te başlattığı direniş kısa sürede yeniçerilerin, seyyidlerin, medrese talebelerinin ve esnafın katılımıyla bütün İstanbul'a yayılmıştır.
Hüsameddin'in "Rebîülevvel'in beşinci günü" diye verdiği tarih isyanın başladığı günlere denk düşer; fakat cümlede sıralanan olaylar aslında birkaç haftaya yayılmıştır. Mehmet Serhan Tayşi'nin maddesine göre Feyzullah Efendi ve oğlu Fethullah Efendi 13 Rebîülevvel 1115'te (27 Temmuz 1703) görevlerinden alınmış, kaçmaya çalışan Feyzullah Efendi Pravadi'de yakalanıp Edirne'ye getirilmiş, ağır işkencelerden sonra oğluyla birlikte öldürülmüş, cesedi 21 Rebîülâhir'de (3 Eylül) Tunca nehrine atılmıştır. Ailesinin diğer üyeleri önce Yedikule'ye kapatılmış, sonra Kıbrıs'a sürülmüştür. II. Mustafa'nın tahttan indirilmesine gelince, 60.000 kişi kadar olduğu söylenen isyancı kuvvetler Silivri'ye geldiklerinde Şehzade Ahmed'i tahta çıkarmaya karar vermişlerdir. TDV'deki III. Ahmed maddesine göre bu karar 17 Ağustos 1703'te alınmış, ertesi gün Çorlu'da yeni padişah adına hutbe okunmuş, 22 Ağustos'ta Ahmed Edirne Sarayı'ndan alınmış ve ertesi gün kendisine biat edilmiştir. Hüsameddin'in verdiği 3 Rebîülâhir tarihi, cülus kararının alındığı bu günlere yakındır. Osmanlı padişahları bu olaydan sonra İstanbul'u uzun süre terk edip Edirne'de oturmamıştır.
Yeni Yönetimdeki Amasyalılar ve Lâdikliler
Hüsameddin'in isyanın ardından yapılan tayinleri sayarken özellikle Amasyalıları ve Lâdiklileri vurgulaması bilinçlidir: sadrazam, şeyhülislâm, İstanbul kaymakamı, yeniçeri ağası ve padişah imamı, kendi kaydına göre ya Amasyalı ya da o dönemde Amasya sancağına bağlı Lâdik'tendir.
Kavanoz Ahmed Paşa. Metinde "Rus Rıdvan Ağazâde Nişancı Ahmed Paşa" diye anılan sadrazam, tarihlerde Kavanoz, Söhraplı ya da Nişancı Ahmed Paşa diye geçer. Özcan'ın maddesine göre kimi kaynaklar onu Vezir Silahdar Hüseyin Paşa'nın azatlı kölelerinden ve Rus asıllı sayarken Hüsameddin, onun Amasyalı Hacı Ahmed Paşa'nın kölesi ve Hacı Efendizâde Sarı Mehmed Ağa'nın damadı Rus asıllı maktul Rıdvan Ağa'nın oğlu olduğunu yazar. Biraz şişman ve kısa boylu olduğu için Kavanoz lakabıyla anılmış, babası 1069'daki Abaza Hasan isyanında öldürülünce Sivas Valisi Söhrap Mehmed Paşa'nın himayesine girmiştir. Amcazâde Hüseyin Paşa'nın kızıyla evlenmiş, kayınpederinin sadaretinde nişancılığa getirilmiştir. Edirne Vak'ası'nda isyancılar onu önce sadaret kaymakamlığına, bir ay kadar sonra sadrazamlığa getirmiş, III. Ahmed'in cülusundan sonra mühür kendisine gönderilerek sadareti 9 Rebîülâhir 1115'te (22 Ağustos 1703) resmîleşmiştir. Rüşvet ve gösteriş düşkünlüğüyle suçlanan Ahmed Paşa'nın elinden mühür 8 Receb 1115'te (17 Kasım 1703) alınmış, ertesi gün Sakız'a sürülmüş, İnebahtı muhafızı iken 1117'de (1705) ölmüştür. Hüsameddin'in biyografi cildi de Amcazâde Hüseyin Paşa'nın kızı Ayşe Hanım'ın kocasının "Amasyalı Rus Rıdvan Ağazâde Ahmed Paşa" olduğunu yazar.
Şeyhülislâm İmam Mehmed Efendi. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddeye göre Mehmed Efendi, o dönemde Amasya sancağına bağlı olan Lâdik kazasında doğmuştur. Kıraat ilmindeki ustalığı ve güzel sesiyle tanınmış, 1081'de (1670) IV. Mehmed'in imamı olunca "imâm-ı sultânî" diye anılmaya başlanmıştır. 1106'da (1695) bir kez şeyhülislâm olmuş, fakat II. Mustafa hocası Feyzullah Efendi'yi bu makama getirmek istediği için iki ay sonra azledilmiştir. Edirne Vak'ası sırasında yeniçeriler tarafından 11 Rebîülevvel 1115'te (25 Temmuz 1703) ikinci defa şeyhülislâmlığa getirilmiş, II. Mustafa'nın tahttan indirilmesine dair fetvayı onun hazırladığı nakledilmiştir. Yumuşak huylu ve sâlih bir kişi olarak tanıtılan Mehmed Efendi, 18 Ramazan 1115'te (25 Ocak 1704) azledilip Bursa'ya gönderilmiş, burada ders okutarak Safer 1141'de (Eylül 1728) vefat etmiştir. Hüsameddin'in bir sonraki maddede yazdığı "Ramazan içinde Şeyhülislâm Hâfız Mehmed Efendi azledilip Bursa'ya gönderildi" kaydı bu bilgiyle tamamen örtüşür.
Firârî Hasan Paşa. Metinde İstanbul kaymakamı olduğu yazılan Amasyalı Firârî es-Seyyid Hasan Paşa, kitabın önceki maddelerinde Amcazâde Hüseyin Paşa'nın sadaret kethüdası ve sonra Şehrizor valisi olarak görülen Görgülüoğlu Hasan Ağa ile aynı kişi olmalıdır; Şaban 1114'te hakkındaki idam fermanından kaçması "firarî" lakabını açıklar. Özcan'ın maddesinde de Feyzullah Efendi'ye karşı oluşan muhalefetin başında bulunanlar arasında Firârî Hasan Paşa sayılır.
Çalık Ahmed Paşa. Hüsameddin, yeniçeri ağalığına getirilen Çalık Ahmed Ağa'yı Lâdikli sayar; Kocaeli üzerine yapılan ansiklopedik çalışma ise onu Sırbistan'dan gelme bir devşirme olarak tanıtır ve yoldaşları arasında "İznikmidli Ahmed Ağa" diye anıldığını belirtir. Aynı çalışmaya göre Ahmed Ağa, isyancılar tarafından 20 Temmuz 1703'te sekbanbaşı, kısa süre sonra yeniçeri ağası yapılmış, İstanbul'da asayişi sağlayıp yağmaları önlediği için halkın güvenini kazanmıştır. Silivri'de onun çadırında yapılan toplantıda II. Mustafa'nın yerine III. Ahmed'in tahta çıkarılması kararlaştırılmış, 22 Ağustos 1703'te vezirlikle yeniçeri ağalığında bırakılmıştır. Sadrazam olmak için padişahı sürekli sıkıştırması ve yeniçeriler üzerindeki ağırlığı devlet adamlarını tedirgin etmiş, 10 Kasım 1703'te görünüşte Kıbrıs beylerbeyiliğine tayin edilmiş, fakat kendisi için hazırlanmış bir gemiyle Rodos'a götürülmüş ve 26 Ocak 1704'te boğularak öldürülmüştür. Hüsameddin'in "Kıbrıs'a vardığında idam edildi" kaydı, kişinin sonunu doğru vermekle birlikte, ölüm yerini bu çalışmadan farklı gösterir. İzmit'te bugün Çalık Ahmed Ağa (Yalı) Camii diye bilinen caminin yapımına onun başladığı ve ölümünden sonra yoldaşlarınca tamamlandığı da aynı çalışmada anlatılır.
Deli Emîr Mustafa Efendi. Padişah imamlığına getirilen Lâdikli Deli Emîr es-Seyyid Mustafa Efendi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin bir sonraki maddede onun da Kıbrıs'a gönderilip orada boğdurulduğunu yazar.
Serçeşme Hüseyin Bey
Mustafa Paşa'dan sonra Amasya'nın verildiği "Serçeşme Hüseyin Bey", kitabın bir sonraki maddesinde konu edilen Küçük Alizâde Hüseyin Paşa'dır. Hüsameddin'in biyografi cildindeki tercümesine göre Hüseyin Bey, 1114 Rebîülevvelinde Daltaban Mustafa Paşa sadrazam olunca serçeşme olmuş, 11 Cemâziyelâhir 1115'te beylerbeyilik rütbesiyle Amasya mutasarrıfı olmuştur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 622–622. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, "İbrâhim Efendi-Muslîzâde" ve "İbrâhim Bey-Gürcüzâde el-Hâc" maddeleri, e-kitap s. 54, 57.
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, "Hüseyin Paşa-Küçük Alizâde" maddesi ve Amcazâde Hüseyin Paşa'ya dair kayıt, e-kitap s. 36-37.
Akademik çalışmalar
- Abdülkadir Özcan, "Edirne Vak'ası", TDV İslâm Ansiklopedisi, 10. cilt. https://islamansiklopedisi.org.tr/edirne-vakasi
- Abdülkadir Özcan, "Ahmed Paşa, Kavanoz", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-pasa-kavanoz
- Mehmet Serhan Tayşi, "Feyzullah Efendi, Seyyid", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/feyzullah-efendi-seyyid
- "Ahmed III", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmed-iii
- "Mehmed Efendi, İmâm-ı Sultânî", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-efendi-imam-i-sultani
- Dilek Seniha Cenez, 18. Yüzyılda Bir Devlet Adamı: Çorlulu Ali Paşa (1706-1710), yüksek lisans tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017. https://nek.istanbul.edu.tr/ekos/TEZ/56732.pdf
Kitaplar
Diğer kaynaklar