İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · DÖRDÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Hüseyin Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 618–619 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

İstanbulludur. Sivas Vâlisi Çetrefilzâde Yûsuf Paşa’nın mahdûmudur. 1109 senesi rebulevvelinin ikinci günü Amasya mutasarrıfı ve Murat Beyzâde el-Hâc Mustafa Ağa da Amasya mütesellimi oldu.

Zenta Muhârebesi’nde şehid olan Amasyalı Abdi Beyzâde Mehmed Paşa’nın birâderi menzilci başı İbrâhim Çelebi şehir kethüdâsı oldu. Selefi Yeğen es-Seyyid el-Hâc Hasan Ağa’nın hesâbâtı rü’yet edilmeye başlandı.

Bu sene martından itibaren Amasya, Çorum ve Sivas sancaklarının sursât, ya’nî ağnâm ta‘dâdı bedelini iltizam eden Amasya a‘yânından Küçük Alizâde Hüseyin Ağa her tarafa ta‘dâd ve cibâyet me’mûrlarını gönderdi. Muhârebede yararlığı görülen Amasyalı Kaya Ali Ağa’ya bâ-rütbe-i mîrimîranî Çankırı ve Hoca Paşazâde Gâzi İbrâhim Bey’e Bozok sancağı verildi.

Rebiülevvelin dokuzunda Küçük Gürcü İsmâil Paşa vezâretle Sivas vâlisi olup rebiülâhirin yirmi dördünde Ali Ağa evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi ve cumâdelûlâ evâilinde Defter Emîni Amasyalı [226] Sefer Ağazâde Yeğen Mehmed Bey Rumeli pâyesiyle İran Sefîri ve on yedisinde Nasûh Ağa yerine Rahtuvan Mehmed Paşa Hüseyin ve Fîruz ağalar evkâfı mütevellîsi oldu.

Cumâdelâhir evâilinde Müftü Abdullah Efendi’nin azline binâen Çorumlu Ahmed Efendi yine Amasya müftüsü oldu. Ba‘dehû Mirlivâ Hüseyin Bey’in tahvîlinden Amasya sancağı Serçeşme Receb Bey’e tevcîh edildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

İstanbulludur. Sivas Valisi Çetrefilzâde Yûsuf Paşa'nın oğludur. 1109 [1697] yılı rebiülevvelinin ikinci günü Amasya mutasarrıfı, Murat Beyzâde el-Hâc Mustafa Ağa da Amasya mütesellimi oldu.

Zenta Savaşı'nda şehit düşen Amasyalı Abdî Beyzâde Mehmed Paşa'nın kardeşi, menzilci başı İbrâhim Çelebi şehir kethüdası oldu. Selefi Yeğen es-Seyyid el-Hâc Hasan Ağa'nın hesaplarının denetimine başlandı.

Bu yıl mart ayından itibaren Amasya, Çorum ve Sivas sancaklarının sürsat bedelini, yani koyun sayımı bedelini iltizama alan Amasya ileri gelenlerinden Küçük Alizâde Hüseyin Ağa her tarafa sayım ve tahsil memurlarını gönderdi. Savaşta yararlığı görülen Amasyalı Kaya Ali Ağa'ya beylerbeyi rütbesiyle Çankırı, Hoca Paşazâde Gazi İbrâhim Bey'e de Bozok sancağı verildi.

Rebiülevvelin dokuzunda Küçük Gürcü İsmâil Paşa vezirlikle Sivas valisi oldu. Rebiülâhirin yirmi dördünde Ali Ağa Sultan vakıflarının mütevellisi oldu. Cemaziyelevvel başlarında Defter Emini Amasyalı Sefer Ağazâde Yeğen Mehmed Bey, Rumeli beylerbeyi pâyesiyle İran elçisi oldu. Ayın on yedisinde Nasûh Ağa'nın yerine Rahtuvan Mehmed Paşa, Hüseyin ve Fîruz ağalar vakıflarının mütevellisi oldu.

Cemaziyelâhir başlarında Müftü Abdullah Efendi'nin azli üzerine Çorumlu Ahmed Efendi yeniden Amasya müftüsü oldu. Daha sonra Mirliva Hüseyin Bey'in başka yere nakli üzerine Amasya sancağı Serçeşme Receb Bey'e verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • menzilci başı: ulak ve posta atlarının değiştirildiği menzilhanenin sorumlusu
  • şehir kethüdâsı: şehir halkının işlerini yöneten, halkı devlet katında temsil eden görevli
  • hesâbâtı rü'yet edilmek: hesaplarının denetlenmesi
  • sursât: savaş zamanında halktan belirlenmiş fiyatla alınan ya da bedeli tahsil edilen zahire yükümlülüğü
  • ağnâm ta'dâdı: koyunların sayımı
  • iltizâm: bir vergi gelirini peşin para karşılığında üstlenip toplama hakkı
  • cibâyet: vergi toplama
  • bâ-rütbe-i mîrimîrânî: beylerbeyi rütbesiyle
  • mütevellî: vakıf yöneticisi
  • sefîr: elçi
  • tahvîl: başka bir göreve nakledilme
  • tevcîh: bir görevin birine verilmesi
  • serçeşme: paşa kapılarındaki sekban ve levent bölükbaşılarının bağlı olduğu başbölükbaşı

Zenta'nın Ardından Ödüller

Bu madde Zenta bozgunundan birkaç gün sonrasını anlatır. Hüseyin Bey'in mutasarrıflığa getirildiği 2 Rebiülevvel 1109, miladî takvimde 18 Eylül 1697'ye denk gelir; Amcazâde Hüseyin Paşa sadaret mührünü bir gün önce, 17 Eylül'de teslim almıştı. Yeni sadrazamın ilk işlerinden biri, felaketli seferde yararlığı görülenleri sancaklarla ödüllendirmek olmuştur. Kaya Ali Ağa'nın Çankırı'ya, Gazi İbrâhim Bey'in Bozok'a gönderilmesi bu dağıtımın Amasyalılara düşen payıdır. Kaya Ali Ağa, birkaç yıl sonra Amasya mutasarrıfı olacak ve Hüsameddin'in deyişiyle Amasya'daki "Kayalı Paşazâdeler"in atası olarak anılacaktır.

Zenta'da şehit düşen Abdî Beyzâde Mehmed Paşa, bir önceki maddede eski Van beylerbeyi olarak geçmiş; mütesellim Sancızâde Hasan Ağa onun borcuna kefil olduğu için ağır bir ödeme yapmak zorunda kalmıştı. Paşanın kardeşinin hemen ardından şehir kethüdası yapılması, ailenin Amasya'daki nüfuzunun savaştaki kayba rağmen sürdüğünü gösterir. Çetrefilzâde ailesine dair Hüsameddin'in verdiğinden fazlasına başka kaynaklarda rastlanmadı; Hüseyin Bey'in babası Yûsuf Paşa'nın Sivas valiliği yalnız Amasya Tarihi'nde geçer.

Sürsat Ne Demekti

Hüsameddin sürsatı "yani koyun sayımı bedeli" diye açıklar. Bugünkü araştırmalar bu iki yükümlülüğü ayrı tutar. Hasan Arslan'ın 17. yüzyıl Ayıntab sancağı üzerine çalışmasına göre sürsat, olağanüstü savaş durumlarında istenen ve tam bir vergi sayılamayacak bir yükümlülüktü: Miktarı ve fiyatı merkezce belirlenen arpa, un ya da ekmek, koyun, sadeyağ, bal, odun ve saman gibi ürünler halk tarafından belirlenen menzillere taşınır ve orada askere akçe karşılığında satılırdı. Aynı çalışma, halkın bu yükümlülüğü doğu seferlerinde çoğunlukla ayni olarak, batı yönündeki seferlerde ise nakdî olarak, yani bedel ödeyerek yerine getirdiğini belirtir. 1697-98'deki ihtiyaç Avusturya cephesi için olduğundan Amasya, Çorum ve Sivas'tan istenenin bedel olması bu tabloya uyar.

Ağnam resmi ise ayrı bir vergiydi: Koyun yavruladıktan sonra, genellikle nisan veya mayısta alınır, kuzulu koyun kuzusu ile bir sayılırdı. Ağnam mukataası XVII. ve özellikle XVIII. yüzyılda hazinenin önemli kalemlerinden biri olmuştu. Hüsameddin'in sürsatı koyun sayımıyla birlikte anması, belki de o yıl sürsat bedelinin koyun sayısına göre dağıtıldığı yerel bir uygulamayı yansıtır; ama bu bir tahmindir. Küçük Alizâde Hüseyin Ağa'nın biyografisinde Hüsameddin, onun 1109'da Sivas, Amasya ve Çorum sancaklarına ait bir bedel mukataasının mültezimi olduğunu, beş yıl süren bu iltizam sayesinde hayli servet edindiğini yazar. Aynı Hüseyin Ağa 1115'te Amasya mutasarrıfı olacaktır.

Sefer Ağazâde Mehmed Bey'in İran Elçiliği

Defter emini Sefer Ağazâde Mehmed Bey'in İran elçiliğine atanması, Osmanlı-Safevî ilişkilerinde dostane bir dönemin parçasıdır. Nurten Sevinç'in Osmanlı Devleti'ne gelen İran elçileri üzerine arşiv belgelerine dayanan çalışmasına göre Şah Hüseyin, Basra'yı Arap aşiretlerinden geri aldıktan sonra iyi niyet göstergesi olarak şehrin anahtarlarını değerli hediyelerle birlikte elçisi Rüstem Han ile II. Mustafa'ya göndermişti. Rüstem Han 1109'da Edirne'de ağırlanmış, dönüşünde şaha teşekkür içeren bir name verilmiş ve "beylerbeyi rütbesiyle sâbık reisülküttab Defter Emini Mehmet Bey" elçi tayin edilerek ağır hediyelerle İran'a yollanmıştır. Bu bilgi, Hüsameddin'in "Rumeli pâyesiyle İran sefiri" kaydıyla tam olarak örtüşür. Hüsameddin'in biyografi cildine göre Mehmed Bey, eski sadrazam Kara İbrâhim Paşa'nın kız kardeşinin oğludur; Bâbıâli'nin mektubî kaleminde yetişmiş, reisülküttaplık yapmış, Resmo'da bulunduğu sırada büyük kavuğu yüzünden "Ebû Kavuk" lakabını almıştır. Elçiliği ve sonrası izleyen maddelerde ayrıca ele alınmıştır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.