Çorum dâhilinde Hüseyinâbâdlıdır. “Mamalı Bektaş Ağazâde” demekle meşhûrdur. 1107 senesi muharreminin beşinci günü Amasya mutasarrıfı ve Sofya muhafazasına me’mûr olup, Amasya Kethüdâyeri Bağdatlızâde Mehmed Ağa bin Mahmûd Ağa Amasya mütesellimi oldu.
Bu esnada sâbık baş a‘yân ve Amasya Mütesellimi Kaya Ali Ağa Sivas vilâyeti erbâb-ı tımâr u ze’âmetinden yazıp topladığı yedi yüz altmış dört nefer silahdâr serdengeçtiler ağası ve başbuğu olduğu halde Rumeli Harbi’ne me’mûren gitdi.
Muharremin evâhirinde Sancızâde el-Hâc Hasan Ağa’nın azliyle Yeğen es-Seyyid Hasan Ağa şehir kethüdâsı oldu. Muharremin selhinde Amasya sancağı Tımışvar eyaletinde Yanova muhâfızı olan Alaca Hisar Beyi Bektaş Bey’e bâ-rütbe-i mîrimîran ilhâken tevcîh edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Çorum sınırları içindeki Hüseyinâbâd'dandır. "Mamalı Bektaş Ağazâde" diye tanınır. 1107 [1695] yılı Muharrem ayının beşinci günü Amasya mutasarrıfı oldu ve Sofya muhafazasıyla görevlendirildi; Amasya kethüdâyeri Bağdatlızâde Mehmed Ağa bin Mahmûd Ağa da Amasya mütesellimi oldu.
Bu sırada eski baş âyan ve Amasya mütesellimi Kaya Ali Ağa, Sivas vilayetinin tımar ve zeamet sahipleri arasından yazıp topladığı yedi yüz altmış dört silahlı serdengeçtinin (gönüllü öncü askerlerin) ağası ve başbuğu olarak Rumeli savaşına gitti.
Muharrem sonlarında Sancızâde el-Hâc Hasan Ağa'nın azliyle Yeğen es-Seyyid Hasan Ağa şehir kethüdâsı oldu. Muharrem ayının son günü Amasya sancağı, Tımışvar eyaletinde Yanova muhafızı olan Alacahisar beyi Bektaş Bey'e, beylerbeyilik rütbesiyle ve elindeki göreve ek olarak verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- dâhil: içinde, sınırları içinde
- muhâfaza: bir kaleyi ya da şehri koruma görevi
- erbâb-ı tımâr u ze'âmet: tımar ve zeamet sahibi sipahiler
- serdengeçti: savaşta en ön safta çarpışmaya gönüllü olan asker
- başbuğ: komutan
- bâ-rütbe-i mîrimîrân: beylerbeyilik rütbesiyle
- ilhâken: başka bir göreve eklenerek
Hüseyinâbâd ve Mamalı Ailesi
Mehmed Paşa'nın memleketi olarak gösterilen Hüseyinâbâd, bugünkü Çorum'un Alaca ilçesidir. Alaca'nın Osmanlı dönemini anlatan yerel çalışmalarda ilçe merkezi "Hüseyinâbâd (Alaca)" ya da "Hüseyinova" adıyla geçer; Evliya Çelebi'nin de Hüseyinova'yı Bozok sancağının bir kazası olarak andığı aktarılır. Hüsâmeddin'in "Çorum dâhilinde" demesi kendi zamanının idari düzenine göredir.
Paşanın lakabındaki "Mamalı", bölgedeki Türkmen topluluklarından Mamalu (Mamalı) oymağına işaret eder. Aynı çalışmalarda Alaca merkezine yerleşen Türkmen boyları arasında Mamalıların da sayıldığı, Mamalı oymaklarının çoğunun Bozok'ta bulunduğu anlatılır. Bu oymaklar 1690'larda devletin konar göçer toplulukları yerleştirme politikasının doğrudan hedefidir: 1693'te bir kısmının Rakka'ya iskânı emredilmiş, gitmeyenler ve vergisini ödemeyenler için yeni çözümler aranmış, nihayet Ocak 1696'da Anadolu müfettişi Yûsuf Paşa'ya ve Bozok kadısına gönderilen fermanla Mamalı oymakları Sorgun'da toplanan bir mecliste, toplu bir vergi karşılığında Bozok'ta yerleşmeyi kabul etmiştir. Bu Yûsuf Paşa, birkaç ay sonra Amasya mutasarrıfı olacak olan eski çakırcıbaşıdır.
Mamalı ailesinin ileri gelenleri XVIII. yüzyılda da Amasya ve Çorum idaresinde görünür. Hüsâmeddin'in sonraki kayıtlarında Mecidözü voyvodası Mamalıoğlu Ömer Bey'in, daha sonra Çorum mutasarrıflığına kadar yükselen Mamalıoğlu Ömer Paşa'nın adı geçer; 1157'de Amasya mutasarrıfı olan Osmân Paşa için de "Çorum'un Alaca nâhiyesinden Mamalızâde Ömer Paşa'nın oğludur" denir ve kendisine "Alacalı Osmân Paşa" dendiği belirtilir. Yerel çalışmalar da Mamalı oymağına mensup Çorum sancakbeyi Ömer Paşa'nın 1724'te oymağıyla birlikte düzensiz hareketlere karıştığı için öldürüldüğünü, oğlu Osman Paşa'nın Amasya mutasarrıflığında bulunduğunu kaydeder. Mamalı Bektaş Ağazâde Mehmed Paşa bu ailenin bilinen en erken temsilcilerinden biri olarak görünmektedir; fakat Ömer Paşa ile akrabalık derecesine dair bir kayda rastlanmadı. Paşanın kendisine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaya Ali Ağa'nın Serdengeçtileri
Eski baş âyan Kaya Ali Ağa'nın Sivas vilayetinin tımarlı sipahileri arasından 764 serdengeçti yazarak cepheye götürmesi, o yılların asker ihtiyacını gösteren somut bir kayıttır. Abdülkadir Özcan'ın serdengeçti maddesine göre bu ad başlangıçta düşman saflarına dalan ya da kuşatılmış kaleye ilk giren fedailer için kullanılır, gönüllüler "bayrak" denilen 120'şer kişilik birlikler halinde örgütlenirdi. En ön safta çarpıştıkları için "ölüm eri" diye de anılırlardı. Maddeye göre XVI. yüzyıl sonlarından itibaren savaşların uzaması asker ihtiyacını arttırmış, yeniçeriler dışında taşrada eyalet ve sancaklardaki tımarlılardan da serdengeçti alınmaya başlanmıştır. Kaya Ali Ağa'nın yaptığı tam olarak budur. Hüsâmeddin'in sonraki sayfalarında Kaya Ali Ağa'nın savaştaki yararlılığı üzerine 1109'da beylerbeyilik rütbesiyle Çankırı sancağına getirildiği kaydedilir.
Yanova ve Alacahisar
Sancağın ek görev olarak verildiği Bektaş Bey, Alacahisar beyi ve Tımışvar eyaletinde Yanova muhafızıdır. Alacahisar, Sırbistan'daki Kruševac şehrinin Osmanlı dönemindeki adıdır; Feridun Emecen'in maddesine göre şehir XVII. yüzyılda da askerî önemini korumuştur. Yanova ise bugün Batı Romanya'da, Arad bölgesinde Ineu adıyla bilinen kasabadır. Mihai Maxim'in Yanova maddesine göre burası 27 Mayıs 1693'te Habsburg askerlerinin eline geçmiş, bu durum 1699 Karlofça Antlaşması ile hukuken kesinleşmiştir. Öte yandan II. Mustafa'nın 1695 yazındaki ilk Avusturya seferinde Lippa, Lugoş, Yanova ve Şebeş kalelerinin alınması kararlaştırılmıştı. Hüsâmeddin'in Muharrem 1107 (Ağustos-Eylül 1695) için Bektaş Bey'i "Yanova muhafızı" olarak anması, kalenin bu seferde kısa bir süre için yeniden Osmanlı eline geçmiş olabileceğini düşündürür; elimizdeki kaynaklar bunu açıkça doğrulamamaktadır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 617–617. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1-4. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, e-kitap s. 619, 633, 636, 650.
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar