Amasyalıdır. Deli Emîr Paşa’nın kethüdâsı Süleyman Ağa’nın mahdûmudur. Amasya’da “Kaya Ali Paşa” demekle meşhûrdur.⁶⁸⁴ 1112 senesi şevvâlinin on ikinci günü Bağdat ordusunda bulunduğundan Amasya sancağı mutasarrıfı olup akrabasından es-Seyyid Mustafa Ağa Amasya mütesellimi oldu.
Rahtuvân Hacı Mehmed Paşa’nın ayn-ı taksîr ve ihmâlinden dolayı Amasya Alaybeyi Deli Emîr Paşazâde es-Seyyid Mustafa Bey de ma‘zûl olup Sarı Beyzâde Mehmed Bey alaybeyi oldu.
Zilka’de gurresinde Hasan Efendi Amasya kadısı oldu. Zilhicce evâilinde meşâhir-i ulemâdan Sultân Bâyezîd Müderrisi Damâd el-Hâc Osmân Efendi dâr-ı na‘îme irtihâl edib fuzalâdan Çorumlu [231] Ahmed Efendi Sultâniyye müderrisi ve bayramın üçüncü günü Müftü Mustafa Efendi’nin azliyle Amasya müftüsü oldu.
1113 senesi gurre-i muharreminde Küçük Alizâde Yeğen Ali Bey baş a‘yân olup saferinde çavuşbaşılıktan azl edilen Amasyalı Kadızâde Bodur Mustafa Ağa bin Muslî Ağa menfiyyen Amasya’ya geldi.
Rebîülevvel gurresinde Emîr Hacı nikâbetten azl edilip es-Seyyid Mahmûd Ağa nakîb kâ’im-makâmı ve Sadr-ı a’zam Ammizâde Hüseyin Paşa’nın kadîm emektarı olan baş bâkî kulu Amasyalı Görgülüoğlu es-Seyyid Hasan Ağa bin Abdullah Ağa kethüdâ-yı sadr-ı âlî oldu.⁶⁸⁵
Rebîülâhirde Amasya Mutasarrıfı Kaya Ali Paşa, selefinin i’dâmından dolayı serdâr Mustafa Paşa’dan ürkmüş ve paşayı kendisinden dîlgîr etmiş olduğundan azliyle Amasya sancağı serdar-ı müşârün-ileyhin ağalarından Serçeşme Ali Bey’e tevcîh edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Deli Emîr Paşa'nın kethüdası Süleyman Ağa'nın oğludur. Amasya'da "Kaya Ali Paşa" diye tanınır. 1112 [1701] yılı Şevval ayının on ikinci günü, Bağdat ordusunda bulunduğu sırada Amasya sancağının mutasarrıfı oldu; akrabasından es-Seyyid Mustafa Ağa da Amasya mütesellimi oldu.
Rahtuvan Hacı Mehmed Paşa'nın açık kusuru ve ihmali yüzünden Amasya Alaybeyi Deli Emîr Paşazâde es-Seyyid Mustafa Bey de görevinden alındı ve Sarı Beyzâde Mehmed Bey alaybeyi oldu.
Zilkade ayının ilk günü Hasan Efendi Amasya kadısı oldu. Zilhicce başlarında tanınmış âlimlerden Sultan Bayezid Medresesi Müderrisi Damad el-Hâc Osman Efendi vefat etti. Faziletli bilginlerden Çorumlu Ahmed Efendi onun yerine Sultâniyye müderrisi oldu, Kurban Bayramı'nın üçüncü günü de Müftü Mustafa Efendi'nin azli üzerine Amasya müftüsü oldu.
1113 [1701] yılı Muharrem ayının ilk günü Küçük Alizâde Yeğen Ali Bey baş âyan oldu. Safer ayında çavuşbaşılıktan azledilen Amasyalı Kadızâde Bodur Mustafa Ağa bin Muslî Ağa sürgün olarak Amasya'ya geldi.
Rebîülevvel ayının ilk günü Emîr Hacı nakîb vekilliğinden alındı ve es-Seyyid Mahmûd Ağa nakîb kaymakamı oldu. Sadrazam Amcazâde Hüseyin Paşa'nın eski emektarı olan başbâkîkulu Amasyalı Görgülüoğlu es-Seyyid Hasan Ağa bin Abdullah Ağa da sadaret kethüdası oldu.
Rebîülâhir ayında Amasya Mutasarrıfı Kaya Ali Paşa, selefinin idam edilmesinden dolayı serdar Mustafa Paşa'dan çekinmiş, paşayı da kendisine gücendirmiş olduğundan azledildi. Amasya sancağı serdarın ağalarından Serçeşme Ali Bey'e verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- kethüdâ: bir devlet adamının işlerini yürüten yardımcısı, kâhya
- ayn-ı taksîr ve ihmâl: kusur ve ihmalin ta kendisi, apaçık kusur
- alaybeyi: sancaktaki tımarlı sipahilerin komutanı
- ma'zûl: görevden alınmış
- meşâhir-i ulemâ: tanınmış âlimler
- dâr-ı na'îme irtihâl: cennet yurduna göçmek, vefat etmek
- fuzalâ: faziletli bilginler
- Sultâniyye: Amasya'daki II. Bayezid Külliyesi'nin medresesi
- menfiyyen: sürgün olarak
- nikâbet: nakîbüleşraflık; burada şehirdeki nakîb vekilliği
- kadîm emektar: eski, uzun süre hizmet etmiş adam
- başbâkîkulu: hazinenin geciken alacaklarını takip eden görevlilerin başı
- kethüdâ-yı sadr-ı âlî: sadaret kethüdası, sadrazamın yardımcısı
- dîlgîr etmek: gücendirmek, kırmak
- serdâr: sefere memur ordu komutanı
- serçeşme: paşa kapılarındaki sekban ve levent bölükbaşılarının bağlı olduğu başbölükbaşı
Kaya Ali Paşa ve Kayalı Paşazâdeler
Kaya Ali Paşa'ya dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hakkında bilinenler Hüsameddin'in verdikleriyle sınırlıdır: Amasyalı seyyid ailelerinden Deli Emîr Paşa'nın kethüdası Süleyman Ağa'nın oğludur ve dipnotta belirtildiği üzere Amasya'daki Kayalı Paşazâdeler'in atasıdır. Kitabın biyografi cildinde bu aileden biri ayrıca anlatılır: Kayalı Paşazâde es-Seyyid el-Hâc Ahmed Bey, Amasya âyanından es-Seyyid el-Hâc Süleyman Bey bin Sâlih Bey bin Kaya Ali Paşa'nın oğludur; hacılar ve âyan meclisinin üyesi olmuş, birkaç defa nakîbüleşraf kaymakamlığı yapmış, 1236 (1820-21) yılı dolaylarında vefat etmiştir. Hüsameddin bu ailenin "meşâhir-i a'yândan bir hânedân" olduğunu, Ahmed Bey'in oğlunun es-Seyyid Süleyman Paşa, kardeşinin de es-Seyyid Kâşif Ömer Paşa olduğunu yazar. Böylece Kaya Ali Paşa'nın soyu, Amasya'da XIX. yüzyıl başına kadar âyanlık ve nakiblik vekilliği yapan seyyid ailelerinden biri olarak izlenebilmektedir.
Ali Paşa'nın Amasya'ya mutasarrıf olduğu sırada "Bağdat ordusunda" bulunması, bir önceki maddenin anlattığı olaylarla bağlantılıdır. Orada Amasya sancağının, Bağdat'a geç vardığı için idam edilen Rahtuvan Hacı Mehmed Paşa'nın ardından "Çankırı Mutasarrıfı Ali Paşa"ya verildiği yazılıdır; bu maddenin Kaya Ali Paşa'sı da odur. Paşa, sancağı yine Amasyalı ve akrabası olan bir mütesellim, es-Seyyid Mustafa Ağa vasıtasıyla yönetmiştir.
Bağdat Seferi ve Daltaban Mustafa Paşa
Metinde "serdar Mustafa Paşa" diye anılan komutan, o yıllarda Bağdat valisi ve Basra seraskeri olan Daltaban Mustafa Paşa'dır. Abdülkadir Özcan'ın maddesine göre Manastırlı olan Mustafa Paşa 1700'de Bağdat valiliğine getirilmiş, birkaç yıl önce İran'ın eline geçmiş olan Basra'yı geri almak ve bölgede asayişi sağlamakla görevlendirilmiş, 1701'de Kurna ve Basra'yı kurtarmıştır. Özcan, paşanın çevresine karşı sert tutumunu ve adının bazı yolsuzluklara karıştığını da kaydeder. Anadolu sancaklarının beyleri bu sefere asker getirmekle yükümlüydü; Rahtuvan Hacı Mehmed Paşa'nın geç kalması yüzünden Bağdat'ta öldürülmesi, serdarın bu konuda ne kadar katı davrandığını gösterir.
Hüsameddin, Kaya Ali Paşa'nın azlini doğrudan bu olaya bağlar: selefinin idamından ürken paşa, serdarı da kendisine gücendirmiş ve Rebîülâhir 1113'te (Eylül 1701 dolayları) görevden alınmıştır. Aynı ihmal yüzünden Amasya alaybeyi Deli Emîr Paşazâde Mustafa Bey'in de azledilmesi, sefer yükümlülüğünün yalnız sancakbeyini değil, sancağın askerî kadrosunu da sorumlu tuttuğunu düşündürür. Amasya, serdarın kendi adamlarından Serçeşme Ali Bey'e verilmiştir. "Serçeşme" burada bir aile adı değil, paşanın kapı halkındaki sekban ve levent bölüklerinin başı olduğunu gösteren bir unvandır. Bir sonraki maddede Rebîülâhir 1113'te Amasya beyi olduğu bildirilen İzmitli "Çingâne" Ali Bey ile bu Serçeşme Ali Bey'in aynı kişi olduğu, tarihlerin örtüşmesinden anlaşılmaktadır.
Sultâniyye Medresesi'nin Müderrisleri
Metinde "Sultân Bâyezîd Müderrisi" ve "Sultâniyye müderrisi" diye anılan görev, Amasya'daki II. Bayezid Külliyesi'nin medresesine aittir. Semavi Eyice'nin maddesine göre külliye, kitabesine göre Receb 891'de (Temmuz 1486) tamamlanmış; vakfiyesi 901 Cemâziyelevveli ortalarında (Ocak 1496) yazılmıştır. Vakfiyede külliye cami, imaret, medrese ve sıbyan mektebinden ibaret gösterilir. Bu medresenin müderrisliği, şehrin en itibarlı ilmî makamıydı ve Hüsameddin'in kitabında sık sık müftülükle birlikte aynı kişiye verildiği görülür. Bu maddede de vefat eden Damad Osman Efendi'nin yerine gelen Çorumlu Ahmed Efendi, birkaç gün sonra Amasya müftülüğünü de almıştır. Ahmed Efendi'nin müftülüğü uzun sürmeyecektir: bir sonraki maddede, 1113'teki yangın ve yağma olaylarına karıştığı gerekçesiyle azledilip İstanbul'a gönderildiği, affedildikten sonra Samsun'dan Amasya'ya dönerken yolda öldürüldüğü anlatılır.
Görgülüoğlu Hasan Ağa: Sadaret Kethüdalığından Firarîliğe
Maddenin en dikkat çekici kaydı, Amasyalı Görgülüoğlu es-Seyyid Hasan Ağa'nın Amcazâde Hüseyin Paşa'nın sadaret kethüdası olmasıdır. Dipnot, onun Amasya'da "Çırçırlıoğlu" diye tanınan es-Seyyid Hüseyin Ağa'nın kardeşi olduğunu bildirir. Hasan Ağa'nın sonraki serüveni kitabın izleyen maddelerinde ve başka bir araştırmada birbirini tamamlayacak biçimde görülür. Hüsameddin bir sonraki maddede, Zilhicce 1113'te sadaret kethüdası Hasan Ağa'nın vezirlikle Şehrizor valisi olduğunu yazar. Dilek Seniha Cenez'in Çorlulu Ali Paşa üzerine yaptığı tez çalışması ise Şaban 1114'te (Aralık 1702) "Amcazâde Hüseyin Paşa'nın kethüdası iken Şehrizor eyaleti tevcih edilen Hasan Paşa" hakkında idam kararı çıktığını, fermanı götüren Kara Bayram Ağa'nın paşanın çadırına gittiğini, Hasan Paşa'nın sekban çadırına sığındığını, çıkan arbedede Bayram Ağa'nın vurularak öldürüldüğünü ve Hasan Paşa'nın kaçtığını anlatır.
Bu kaçış, Hasan Paşa'nın sonraki lakabını da açıklar. Hüsameddin 109. maddede, 1703 Edirne Vak'ası'ndan sonra "Amasyalı Firârî es-Seyyid Hasan Paşa"nın İstanbul kaymakamı olduğunu yazar. Abdülkadir Özcan'ın Edirne Vak'ası maddesinde de Şeyhülislâm Feyzullah Efendi'ye karşı oluşan muhalefetin başında Moralı Damad Hasan Paşa, Söhraplı Ahmed Paşa ve yeniçeri ağası Çalık Ahmed Ağa ile birlikte "Firârî Hasan Paşa" sayılır. Kaynaklar bir arada okunduğunda, Amcazâde'nin adamı olarak yükselen, onun ölümünden sonra idam fermanından kaçarak "firarî" lakabını alan ve 1703 isyanında yeniden sahneye çıkan bu paşanın, Amasyalı Görgülüoğlu Hasan Ağa olduğu anlaşılmaktadır. Bu eşleştirme kaynakların karşılaştırılmasına dayanır; Hasan Paşa'nın bütün hayatını ele alan bir çalışmaya rastlanmadı.
Bodur Mustafa Ağa'nın Sürgünü
Safer 1113'te çavuşbaşılıktan azledilip sürgün olarak Amasya'ya gelen Kadızâde Bodur Mustafa Ağa, kitabın 109. maddesinin konusudur. Hüsameddin onun sürgündeyken, 1114'te Amasya mutasarrıfı olduğunu yazacaktır. Bu kişiye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Sürgün edilen devlet adamlarının memleketlerine gönderilmesi ve orada kısa süre sonra yeniden görev alması, bu yıllarda Amasya'nın âdeta bir bekleme yeri gibi kullanıldığını gösterir. Bir önceki maddede Kadızâde Ahmed Paşa ve Elçi Mehmed Paşa'nın da Amasya'ya sürüldüğü görülmüştü.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 620–621. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. Cilt, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, "Ahmed Bey-Kayalı Paşazâde" maddesi, e-kitap s. 225.
Akademik çalışmalar
- Abdülkadir Özcan, "Daltaban Mustafa Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, 8. cilt, 1993. https://islamansiklopedisi.org.tr/daltaban-mustafa-pasa
- Abdülkadir Özcan, "Edirne Vak'ası", TDV İslâm Ansiklopedisi, 10. cilt. https://islamansiklopedisi.org.tr/edirne-vakasi
- Semavi Eyice, "Beyazıt II Camii ve Külliyesi (Amasya)", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/beyazit-ii-camii-ve-kulliyesi--amasya
- Dilek Seniha Cenez, 18. Yüzyılda Bir Devlet Adamı: Çorlulu Ali Paşa (1706-1710), yüksek lisans tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2017. https://nek.istanbul.edu.tr/ekos/TEZ/56732.pdf