İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · YEDİNCİ FASIL

Sultân Celâleddîn Sencer Hân

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 2. Cilt, s. 338–339 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Esbak Amasya hükümdârı Sultân Şâhenşâh'ın ikinci şehzâdesi ve Argun Hân'ın küçük birâderi olup amcası zamânında Ankara hükûmetinden Ereğli emâretine kaldırılmış olup Sultân Süleyman Konya'da makâmını tahkîm etdikden sonra Argun Hân'ı Amasya hükûmetinden kaldırdıkda yerine 594 hudûdunda Amasya hükümdârı olmuşdur. [346]

Sâbık Amasya hükümdârı Argun Hân, Kılıç Arslan şehzâdelerinin yek-diğeriyle uğraşdığı esnâda Bizans imparatorluğunun ahvâlini nazar-ı dikkate alarak Erzincân ve Erzurum hükkâmıyla akd-i ittifâk edib bir gurub teşkîl ediyordu. Çünkü bu esnâda Latinler, Bizans imparatorluğunu zabt eyledikleri cihetle imparator Andronikus Komennus evlâdından Aleksiyus, Ereğli'den Kafkasya'ya kadar Karadeniz sevâhilini istîlâ ederek Trabzon'da bir Rûm kırallığı teşkîl ettiği gibi birâderi David Komennus dahi Kastamonu ve Bolu taraflarını zabt ederek İzmid'i tehdîd ve Te'odor Laskaris dahi İznik'de diğer bir Rûm kırallığını teşkîl ediyordu.

Trabzon kıralı Aleksiyus, dedesi Amasyalı olduğu cihetle Pont kıt'asını tamâmiyle kurtarmak azmine düşüyor, birâderi Davidus dahi Kastamonu taraflarından Amasya hükûmetini iz'âc ediyor, Laskaris de bunların tehdîdâtından ve ehl-i salîbin muhâcemâtından korkup Selçûkîler ile ittifâk etmeğe çalışıyordu.

Tevârîh-i umûmiyyede mestûr olan şu ahvâle karşı Amasya hükümdârı Argun Hân kendi mevki'ini tahkîm, hudûd-ı hükûmeti muhâfaza için Erzincân hâkimi Melik Muzaffereddîn Muhammed ve Erzurum hâkimi Melik Alâ'eddîn Alî Beyler ile ittifâka mecbûr olmuş idi. Fakat Konya hükümdârı Sultân Süleyman Hân, Argun Hân'ın Rûmlar'a karşı za'fını, yâhud kendi aleyhine hareket edeceğini istihbâr [347] etmiş olmalıdır ki Argun Hân'ı Amasya'dan kaldırdıkdan sonra Erzincân ve Erzurum Beyleri'nin hükûmetlerine dahi 597'de harben hıtâm verip birâderi yâhud ammizâdesi Rükneddîn Tuğrul (Tuğrûl) Hân'ı Erzincân ve Erzurum hükûmetine nasb etmişdir.³⁶⁸

Amasya hükümdârı Sencer Hân devrinde Amasya kâdı'l-kudâtı Sadreddîn İsmâ'il el-Malatî ve müderris-i Mes'ûdiyye Şemseddîn Ahmed bin Esfâr el-Herevî ve müderris-i Gıyâsiyye Evhadeddîn Mahmûd el-Kîmârî ve hânkâh-ı Mes'ûdî şeyhi Alâ'eddîn Muhammed oldukları tetebbu'ât-ı kaydiyyeden anlaşılıp ümerâdan atabegi Sa'deddîn Suli bin İbrâhim ve Bedreddîn Ebû Bekir bin Muhammed bin Hasan bin İltigin ve Şücâ'eddîn Tuli bin Türkanşâh bin Güdül ve subaşı Mübârizeddîn Mûsâ bin Sevindük beyler pek meşhûr idiler.

Konya hükümdârı Sultân Süleyman Hân 600 hudûdunda vefât edib yerine câlis olan şehzâdesi Üçüncü Kılıç Arslan Hân 601'de hal' olunarak birâderi Keyhusrev bin Kılıç [348] Arslan-ı Sânî Konya pâdişâhı olduğu esnâda memleket-i Selçûkiyye oldukça bir fırtına geçiriyordu.

Bu fırtına zamânında Kastamonu tarafından David Komennus Amasya hükûmeti hudûdunu tecâvüz eylediyse de Amasya hükümdârı Sencer Hân bu tecâvüzâtı def' etmekle Keyhusrev Hân hudûd-ı şarkiyyeyi Erzurum hükümdârı Tuğrul Hân ve Amasya hükümdârı Sencer Hân kuvvetleriyle taht-ı emniyyete alıp hudûd-ı garbiyyeyi tevsî'e azm ederek 604'de Antalya'yı Rûmlar'dan 605'de Mar'aş'ı Ermenîler'den zabt eylediği esnâda hudûd-ı şimâliyye üzerinde te'sîs-i hükûmet eden David Komennus Amasya hudûdunu tazyîk ediyordu. Çünkü Komennus hânedânının vatanı olan Amasya'yı müslim Türkler'den almak hayâli bu hânedân efrâdının efkârını pek ziyâde sarmış idi.

Sultân Gıyâseddîn Keyhusrev bunu istihbâr eyledikde aldığı bir kuvve-i askeriyye ile Konya'dan gelip Rûmlar'ın tecâvüzâtını 605 yâhud 606'da def' eylediği hâlde kendisi şehîd olmuşdur. Amasya hükümdârı Sencer Hân dahi bu muhârebede şehîd olduğu zann olunmakdadır. Çünkü Keyhusrev Hân'ın büyük şehzâdesi İzzeddîn Keykâvus Hân'ın cülûsunda Sencer Hân'ın şehzâdesi Süleyman Hân'ın Amasya hükümdârı olduğu Gülşen-i Tevârîh'de mezkûrdur.

Dipnotlar

  • 368 İbni Bîbî, bu Tuğrul Hân ile beraber bütün şehzâdegânı Kılıç Arslan'a nisbet ederek müşârün-ileyhin oğullarını on ikiye çıkarıyor. Hâlbuki Câmi'u'd-Düvel'de Şâhenşâh bin Mes'ûd'un iki oğlu olduğunu ve Gülşen-i Tevârîh'de Argun ve Sencer Hânlar bu Şâhenşâh'ın oğulları ve Tuğrul Hân dahi Gıyâseddîn Muhammed Hân bin Mes'ûd'un oğlu olduğunu yazıyor. Her hâlde Kılıç Arslan lüzûmundan ziyâde Îrân mukallidi olduğu cihetle Argun, Sencer, Tuğrul gibi Türk adlı şehzâdelerin Kılıç Arslan'a nisbet edilmesi eser-i zühûl olduğunu zann etdirir.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Daha önce Amasya hükümdarı olan Sultan Şâhenşâh'ın ikinci oğlu ve Argun Han'ın küçük kardeşidir. Amcası zamanında Ankara hükümetinden Ereğli emirliğine alınmıştı. Sultan Süleyman Konya'da makamını sağlamlaştırdıktan sonra Argun Han'ı Amasya hükümetinden kaldırınca, 594 dolaylarında onun yerine Amasya hükümdarı oldu.

Önceki Amasya hükümdarı Argun Han, Kılıç Arslan'ın oğulları birbiriyle uğraşırken Bizans imparatorluğunun durumunu göz önünde bulundurmuş, Erzincan ve Erzurum hâkimleriyle ittifak yaparak bir küme oluşturmuştu. Çünkü bu sırada Latinler Bizans imparatorluğunu ele geçirmişlerdi. İmparator Andronikus Komnenos'un çocuklarından Aleksiyus, Ereğli'den Kafkasya'ya kadar Karadeniz kıyılarını alıp Trabzon'da bir Rum krallığı kurmuştu; kardeşi David Komnenos da Kastamonu ve Bolu taraflarını ele geçirerek İzmit'i tehdit ediyordu. Teodor Laskaris de İznik'te bir başka Rum krallığı kurmuştu.

Trabzon kralı Aleksiyus, dedesi Amasyalı olduğu için Pont bölgesinin tamamını kurtarmaya karar veriyordu. Kardeşi Davidus da Kastamonu taraflarından Amasya hükümetini rahatsız ediyordu. Laskaris de bunların tehditlerinden ve haçlıların saldırılarından korkup Selçuklularla ittifak etmeye çalışıyordu.

Genel tarihlerde yazılı bulunan bu durum karşısında Amasya hükümdarı Argun Han, kendi konumunu sağlamlaştırmak ve hükümet sınırlarını korumak için Erzincan hâkimi Melik Muzafferüddin Muhammed ile Erzurum hâkimi Melik Alâeddin Ali Beyler'le ittifak etmek zorunda kalmıştı. Ne var ki Konya hükümdarı Sultan Süleyman Han, Argun Han'ın Rumlar karşısında zayıf olduğunu ya da kendi aleyhine hareket edeceğini haber almış olmalıdır ki Argun Han'ı Amasya'dan kaldırdıktan sonra Erzincan ve Erzurum Beyleri'nin hükümetlerine de 597'de savaşla son verdi; kardeşi ya da amcasının oğlu Rükneddin Tuğrul (Tuğrûl) Han'ı Erzincan ve Erzurum hükümetine atadı.

Amasya hükümdarı Sencer Han döneminde Amasya başkadısı Sadreddin İsmail el-Malatî, Mesûdiyye müderrisi Şemseddin Ahmed bin Esfâr el-Herevî, Gıyâsiyye müderrisi Evhadeddin Mahmud el-Kîmârî ve Mesûdî hankâhının şeyhi Alâeddin Muhammed idi. Bu kişiler, kayıtların araştırılmasından anlaşılmaktadır. Emirlerden atabeyi Sa'deddin Suli bin İbrahim, Bedreddin Ebû Bekir bin Muhammed bin Hasan bin İltigin, Şücâeddin Tuli bin Türkanşâh bin Güdül ve subaşı Mübârizeddin Musa bin Sevindük Beyler çok ünlüydü.

Konya hükümdarı Sultan Süleyman Han 600 dolaylarında ölüp yerine geçen oğlu Üçüncü Kılıç Arslan Han 601'de tahttan indirilerek kardeşi Keyhusrev bin Kılıç Arslan-ı Sânî Konya padişahı olduğu sırada Selçuklu ülkesi oldukça şiddetli bir fırtına geçiriyordu.

Bu fırtına sırasında Kastamonu tarafından David Komnenos Amasya hükümeti sınırını aştıysa da Amasya hükümdarı Sencer Han bu saldırıları geri püskürttü. Keyhusrev Han, doğu sınırını Erzurum hükümdarı Tuğrul Han ile Amasya hükümdarı Sencer Han'ın kuvvetleriyle güvenceye alıp batı sınırını genişletmeye karar verdi; 604'te Antalya'yı Rumlardan, 605'te Maraş'ı Ermenilerden aldığı sırada, kuzey sınırında hükümet kuran David Komnenos Amasya sınırını sıkıştırıyordu. Çünkü Komnenos hanedanının vatanı olan Amasya'yı Müslüman Türklerden geri alma hayali bu hanedan mensuplarının düşüncelerini çok fazla sarmıştı.

Sultan Gıyâseddin Keyhusrev bunu haber alınca bir askerî kuvvetle Konya'dan gelip Rumların saldırılarını 605 ya da 606'da geri püskürttü, ancak kendisi şehit oldu. Amasya hükümdarı Sencer Han'ın da bu savaşta şehit olduğu sanılmaktadır. Çünkü Keyhusrev Han'ın büyük oğlu İzzeddin Keykâvus Han'ın tahta çıkışında Sencer Han'ın oğlu Süleyman Han'ın Amasya hükümdarı olduğu Gülşen-i Tevârîh'te yazılıdır.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • kıt'a: bölge, toprak parçası
  • kırallık: krallık
  • iz'âc: rahatsız etmek, ürkütmek
  • tecâvüz: sınırı aşma, saldırı
  • def' etmek: geri püskürtmek
  • sevâhil: kıyılar
  • istihbâr etmek: haber almak
  • hal': tahttan indirme
  • tahrîr, mestûr: yazma; yazılı
  • hudûd-ı şarkiyye, garbiyye, şimâliyye: doğu, batı, kuzey sınırı
  • tevsî': genişletme
  • hıtâm vermek: son vermek
  • eser-i zühûl: dalgınlık, unutkanlık sonucu yapılmış hata

Sencer Şah ve Amasya

II. Kılıç Arslan'ın muhtemelen 1184-85'te oğulları arasında yaptığı paylaşımda Argun'a Amasya, Sencer Şah'a Ereğli verilmiştir. Hüsameddin'in "amcası zamanında Ankara'dan Ereğli'ye alınmıştı" sözü, kaynaktaki bu paylaşımla örtüşmez; Sencer'in Ereğli'ye Kılıç Arslan tarafından atandığı yazılıdır. Hüsameddin dipnotunda İbn Bîbî'nin Argun, Sencer ve Tuğrul'u Kılıç Arslan'ın oğulları saydığını, kendisinin ise Câmiu'd-Düvel ve Gülşen-i Tevârîh'e dayanarak Argun ile Sencer'i Şâhenşâh'ın, Tuğrul'u Gıyâseddin Muhammed'in oğlu saydığını yazar. Bugünkü kaynaklar ise Argun, Sencer ve Tuğrul Şah'ı Kılıç Arslan'ın oğulları arasında sayar; Tuğrul Şah'a Elbistan'ın verildiğini bildirir. Yani bu konuda yaygın kabul İbn Bîbî'nin anlatısına yakındır. Kılıç Arslan'ı "İran'ı taklit eden" biri saymak ve bu yüzden Türk adlı oğulların ona yanlışlıkla bağlandığını düşünmek ise Hüsameddin'in kendi yorumudur.

Süleyman Şah, Erzurum ve Erzincan

Hüsameddin, Sultan Süleyman'ın Erzincan ve Erzurum hükümetlerine 597'de son verdiğini ve oraya Rükneddin Tuğrul Han'ı atadığını yazar. Ansiklopedi kayıtlarında Süleyman Şah'ın 598'de (25 Haziran 1202) Erzurum'a girdiği, Saltuklu meliki Melikşah'ı hapsedip Saltuklu hanedanına son verdiği ve Erzurum'u kardeşi Tuğrul Şah'a verdiği yazılıdır; Tuğrul Şah bundan önce Elbistan meliki olarak Süleyman'a bağlılığını bildirmişti (1197). Erzincan'ın ise Mengücüklü Behram Şah'ın elinde olduğu ve Süleyman Şah'a itaat ettiği belirtilir; yani kaynakta Erzincan'a "son verilmesi" değil, tabiiyet söz konusudur. Süleyman Şah bundan kısa süre sonra Gürcülere yenilmiş (Temmuz 1202) ve 1204'te ölmüştür.

Keyhusrev ve Trabzon Rumları

Latinlerin İstanbul'u işgalinden sonra Komnenos ailesinden Aleksios ve David'in Karadeniz kıyısında Trabzon merkezli bir devlet kurduğu, Laskaris'in de İznik'te başka bir devlet kurduğu bugünkü kaynaklarda da yazılıdır. Keyhusrev'in, Aleksios'un Samsun'u işgale girişmesi üzerine harekete geçip onu yendiği ve Samsun çevresini yeniden Selçuklu sınırlarına kattığı da aynı kaynakta geçer. Bu, Hüsameddin'in Keyhusrev'in kuzey sınırında Komnenos hanedanıyla uğraştığı anlatısıyla uyuşur. Hüsameddin'in verdiği 604 tarihli Antalya fethi doğrulanamadı; Maraş'ın 605'te (1208-1209) Ermenilerden alındığı ise kayıtlıdır. Keyhusrev'in ölümü ise ansiklopedi kayıtlarına göre 608'dedir (1211): Denizli ile Lâdik arasındaki Antiokhia çevresinde, Laskaris'e karşı yapılan savaşta, zaferin eşiğindeyken askerlerin yağmaya girişmesi üzerine bir Rum askeri tarafından öldürülmüştür. Hüsameddin'in "605 ya da 606'da Rumlarla savaşta şehit oldu" demesi bu kayıtla örtüşmez.

Sencer'in Sonu ve Süleyman

Hüsameddin, Sencer Han'ın Keyhusrev'le birlikte şehit olduğunu "sanıldığını" yazar ve oğlu Süleyman'ın Amasya hükümdarı olduğunu Gülşen-i Tevârîh'e dayandırır. Bu bilgiyi doğrulayan başka bir kaynak bulunamadı: Sencer'in ölüm yılı ve Amasya'daki hükümdarlığı hakkında okunan kaynaklarda açık kayıt yoktur. Keyhusrev'in ölümünün ardından oğlu İzzeddin Keykâvus'un 1211'de tahta çıkarıldığı kayıtlıdır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 2. Cilt, s. 338–339. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

2. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.