Esbak Anadolu hükümdârı Sultân İzzeddîn Keykâvus Hân'ın şehzâdesi olup 696 senesi ramazânında Simre hükümdârı olmuşdur. Amasya vâlîsi Azîzeddîn Mehmed Bey pervâne-i sultânî, Şemseddîn Ahmed el-Lâkûşî vezîr-i saltanat, Halifetzâde Celâleddîn Mehmed Bey nâib-i saltanat, Gümüşlüzâde Sirâceddîn İsmâ'il Bey atabeg, Torumtayzâde Nâsıreddîn Muhammed Bey emîrü'l-ümerâ ve Abdul'azîz bin İsrâ'il dahi müstevfi'l-memâlik olarak ta'ayyün etmişlerdir.
Amasya kâdı'l-kudâtı Nâsıreddîn Muhammed el-Bôrî azl olunup Şemseddîn Ahmed bin el-Verdî dâru's-saltana Simre kâdı'l-kudâtı [440] olmuş, Köprü kazâsında el-yevm "Yeşbegi Karyesi" demekle meşhûr olan çiftliğinde mukîm İşboğa Noyin dahi Simre hükûmeti nâzırı olarak Amasya'da imtiyâz-ı mahsûs kazanmışdır. Kedağralı Şücâ'eddîn Kaplan Bey bin Şemseddîn Tutaş Bey bunun vekîl-i umûru idi.
Lâkin Azîzeddîn Mehmed Pervâne Bey'in eski istibdâdını, eski mezâlimini, eski tahsîlâtını durdurmak ve şikâyât ile makâmından dahi kaldırmak kâbil olmadığı cihetle Câmiu'd-Düvel'in ta'bîri üzere elsine-i âmme, şikâyâtını rûz u şeb Cenâb-ı Müntakim-i Kahhâr'a i'lâ ve bir an evvel vücûdunun izâlesi husûsunda bütün halk bârgâh-ı Ulûhiyyete ilticâ etmişler idi.
Bîçâregânın şemşîr-i âh-ı derûnu Azîzeddîn Mehmed Bey'in cân evine isâbet etmekle 697 'de füc'eten vefât etmiş, Burma Minâre Câmii derûnunda Cumûdâr Hân'ın yanına defn edilmişdir. Kezâlik Türk beylerinin meşâhîr-i şüc'ânından Baltubay (Baltuk Bey) kesret-i mezâlimden isyân ederek başına toplanan mağdûrîn ile 698'de Anadolu nâzırı Togacar'ı katl ve Konya taraflarından Tatar ümerâsını tard eylediği esnâda Mücîreddîn Emîr Şâh Bey soluğu Gazân Hân'ın yanında almışdır.
Azîzeddîn Mehmed Bey'in yerine meşâhîr-i ümerâdan Halifetzâde Celâleddîn Muhammed Bey pervâne-i sultânî olarak Simre hükûmeti nâzırı İşboğa Noyin ile akıl ve insâf dâ'iresinde hareket ve kulûb-ı münkesireyi cebre himmet ediyor, fakat Baltubay'ın isyânı Türkmen beylerinin muzâharetlerine istinâd ederek tevessu' etmeğe başlıyordu. [441]
Baltubay, saltanat-ı Selçûkiyye'nin inkısâmı Tatarlar'ın nüfûzuna hâdim olduğunu takdîr ederek iki hükûmeti tevhîd ve Tatarlar'ı Anadolu'dan tard etmeğe çalışıyor, Alâ'eddîn Keykubâd'ın sıgar-ı sinnine, kusûr-ı tedbîrine binâ'en onu ber-taraf ederek amcası olan Amasya hükümdârı Sultân Gıyâseddîn Mes'ûd'un müstakillen Anadolu hükümdârı olmasını tervîc ediyor, Anadolu ümerâsından bir kısmını elde edib cem'iyyetini teksîr ederek Amasya'dan Sultân Mes'ûd'u yanına alıyor, mâh-be-mâh hazîne-i İlhâniyye'ye verilegelen mebâliği kat' ederek sultân-ı müşârün-ileyhin istiklâlini i'lân eyliyordu.
Mücîreddîn Emîr Şâh gibi Tatar meclûbu olan Anadolu ümerâsı, Gazân Hân'ın nezdine gidip tecdîd-i ubûdiyyet ve Baltubay'ın harekâtından tebri'e-i zimmet etmeğe calışıyorlardı. Sultân Mahmûd Gazân Hân, Baltubay'ın harekât-ı serkeşânesine hiddet ediyor, Anadolu'da ufak bir mağlûbiyyet bütün Türkmen beylerinin istiklâlini, yâhud hânedân-ı Selçûk'un ihyâ-yı ikbâlini intâc edeceğini idrâk etmekle tedâbîr-i şedîde ittihâzına karâr veriyordu.
Binâ'en-aleyh Mahmûd Gazân Hân, meşâhîr-i ümerâsından Kutlug Şâh'ı başkumandân nasb ederek ma'iyyetine verdiği büyük bir ordu ile 698 evâ'ilinde Anadolu'ya irsâl eyledi. Moğol serdârı Kutlug Şâh Erzurum üzerinden mayıs evâ'iline müsâdif şa'bânda Amasya'ya gelip pervâne-i sultânî Halifetzâde Celâleddîn Mehmed Bey'i kale zindânında habs ile Simre nâzırı [442] İşboğa Noyin'i yanına aldı. Ba'dehû cem'iyyet-i ihtilâliyyeyi ta'kîb ederek Kırşehri civârında harbe girdi.
Moğol serdârı Kutlug Şâh bi'l-muhârebe Baltubay'ı bozup cem'iyyet-i isyâniyyeyi perîşân ve Sultân Mes'ûd Hân'ı esîr ederek Gazân Hân'ın yanına gönderdi. Sâ'ir Anadolu beylerine ibret-i mü'essire olmak zu'muyla birtakım mezâlim-i menfûre irtikâb ederek şübhelendiği ümerâyı müsâdere ediyor, halkı kırıp geçiriyor, Baltubay'ın isyânında mu'âvenet-i mâddiyesi anlaşılan hükûmet-i Mısriyye üzerine gidiyordu.
Amasya hükümdârı Sultân Mes'ûd Hân, bir sefâlet içinde Tebrîz'e i'zâm edilip 698 ramazânında Sultân Mahmûd Gazân Hân'a mülâkî oldu. Baltubay'ın kendisini cebren aldığını ve yanında bi'l-mecbûriyye bulunduğunu beyân ederek arz-ı i'tizâr eyledi. Mücîreddîn Emîr Şâh Bey'in ve ba'zı ümerânın şefâ'at ve istirhâmına binâ'en Sultân Mahmûd Gazân Hân, Sultân Mes'ûd'un özrünü kabûl eylediği hâlde azl edib birkaç gün sonra Hemedân kalesine irsâl ve habs ve Simre eyâletini Sinop emîri olan Pervâne Beyzâde Mühezzebeddîn Mes'ûd Bey'e tevcîh eyledi.
Günümüz Türkçesiyle
Önceki Anadolu hükümdarı Sultan İzzeddin Keykâvus Han'ın oğludur; 696 [1296-97] ramazanında Simre hükümdarı oldu. Amasya valisi Azîzeddin Mehmed Bey sultanın pervânesi, Şemseddin Ahmed el-Lâkûşî sultanlık veziri, Halifetzâde Celâleddin Mehmed Bey sultanın naibi, Gümüşlüzâde Sirâceddin İsmail Bey atabeg, Torumtayzâde Nâsıreddin Muhammed Bey emîrülümerâ (emirlerin başı), Abdülaziz bin İsrail de memleketlerin müstevfisi (mali kayıt ve hesap işlerinin başı) olarak belirlendi.
Amasya başkadısı Nâsıreddin Muhammed el-Bôrî azledildi; Şemseddin Ahmed bin el-Verdî, başkent Simre'nin başkadısı oldu. Köprü kazasında bugün "Yeşbegi Köyü" diye tanınan çiftliğinde oturan İşboğa Noyin de Simre hükümeti nâzırı olarak Amasya'da özel bir ayrıcalık kazandı. Kedağralı Şücâeddin Kaplan Bey bin Şemseddin Tutaş Bey bunun işlerini yürüten vekiliydi.
Ne var ki Azîzeddin Mehmed Pervâne Bey'in eski zorbalığını, eski zulümlerini, eski vergi tahsilatını durdurmak, şikâyetle de görevinden aldırmak mümkün olmadığı için, Câmiu'd-Düvel'in anlatımıyla halk, şikâyetlerini gece gündüz intikam alıcı ve kahredici olan Allah'a yükseltmiş, bir an önce onun ortadan kalkması için hep birlikte Allah'a sığınmıştı.
Çaresizlerin içten ahı kılıç gibi Azîzeddin Mehmed Bey'in canına isabet etti; 697'de [1297-98] ansızın öldü ve Burmalı Minare Camii'nin içinde Cumûdâr Han'ın yanına gömüldü. Aynı biçimde Türk beylerinin ünlü yiğitlerinden Baltubay (Baltuk Bey), zulmün çokluğundan isyan edip başına toplanan mağdurlarla 698'de [1298-99] Anadolu nâzırı Togacar'ı öldürdü ve Konya taraflarından Tatar emirlerini kovdu. Bu sırada Mücîreddin Emîr Şâh Bey soluğu Gazan Han'ın yanında aldı.
Azîzeddin Mehmed Bey'in yerine ünlü emirlerden Halifetzâde Celâleddin Muhammed Bey sultanın pervânesi oldu. Simre hükümeti nâzırı İşboğa Noyin ile akıl ve insaf çerçevesinde hareket ediyor, kırık gönülleri onarmaya çalışıyordu; fakat Baltubay'ın isyanı Türkmen beylerinin desteğine dayanarak genişlemeye başlıyordu.
Baltubay, Selçuk saltanatının ikiye bölünmesinin Tatarlar'ın nüfuzuna hizmet ettiğini görerek iki hükümeti birleştirmeye ve Tatarlar'ı Anadolu'dan atmaya çalışıyordu. Alâeddin Keykubâd'ın yaşının küçüklüğü ve tedbirsizliği yüzünden onu bir yana bırakıp amcası olan Amasya hükümdarı Sultan Gıyâseddin Mesud'un tek başına Anadolu hükümdarı olmasını öne sürdü. Anadolu emirlerinden bir kısmını elde edip topluluğunu çoğaltarak Sultan Mesud'u Amasya'dan yanına aldı, ay be ay İlhanlı hazinesine verilegelen paraları kesti ve sultanın bağımsızlığını ilan etti.
Mücîreddin Emîr Şâh gibi Tatar'a bağlı Anadolu emirleri, Gazan Han'ın yanına gidip bağlılıklarını yenilemeye ve Baltubay'ın hareketlerinden kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlardı. Sultan Mahmûd Gazan Han, Baltubay'ın başkaldırışına öfkeleniyor; Anadolu'da küçük bir yenilginin bütün Türkmen beylerinin bağımsızlığına ya da Selçuk hanedanının eski gücüne dönmesine yol açacağını anlayarak sert tedbirler almaya karar veriyordu.
Bunun üzerine Mahmûd Gazan Han, ünlü emirlerinden Kutlug Şah'ı başkomutan atayıp emrine verdiği büyük bir orduyla 698 başlarında Anadolu'ya gönderdi. Moğol serdarı Kutlug Şah, Erzurum üzerinden mayıs başına rastlayan şaban ayında Amasya'ya gelip sultanın pervânesi Halifetzâde Celâleddin Mehmed Bey'i kale zindanında hapsetti, Simre nâzırı İşboğa Noyin'i de yanına aldı. Sonra isyancı topluluğu takip ederek Kırşehir civarında savaşa girdi.
Moğol serdarı Kutlug Şah savaşta Baltubay'ı yenip isyancı topluluğu dağıttı, Sultan Mesud Han'ı da esir ederek Gazan Han'ın yanına gönderdi. Öteki Anadolu beylerine ibret olsun diye birtakım iğrenç zulümler yapıyor, kuşkulandığı emirlerin mallarına el koyuyor, halkı kırıp geçiriyor, Baltubay'ın isyanında maddî yardımı anlaşılan Mısır hükümetinin üzerine yürüyordu.
Amasya hükümdarı Sultan Mesud Han, büyük bir sefalet içinde Tebriz'e gönderilip 698 ramazanında Sultan Mahmûd Gazan Han'ın huzuruna çıktı. Baltubay'ın kendisini zorla aldığını ve yanında mecburen bulunduğunu anlatarak özür diledi. Mücîreddin Emîr Şâh Bey'in ve bazı emirlerin aracılığı ve ricası üzerine Sultan Mahmûd Gazan Han, Sultan Mesud'un özrünü kabul ettiği hâlde onu görevden aldı; birkaç gün sonra Hemedan kalesine gönderip hapsetti ve Simre eyaletini Sinop emiri olan Pervâne Beyzâde Mühezzebeddin Mesud Bey'e verdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- Simre: Hüsameddin'de Amasya ve çevresindeki Selçuklu-İlhanlı yönetim bölgesinin adı; Eyâlet-i Rûmiyye ile birlikte anılır
- atabeg: şehzadenin ve sultanlık işlerinin başındaki eğitmen ve vekil, üst düzey görevli
- emîrü'l-ümerâ: emirlerin emiri, ordunun ve emirlerin başı
- müstevfi'l-memâlik: devletin mali kayıtlarını ve hesaplarını tutan, defterdar
- kâdı'l-kudât: başkadı
- dâru's-saltana: payitaht, başkent
- nâzır: denetçi; burada İlhanlı adına bölgeyi gözeten Moğol komutan
- vekîl-i umûr: işleri yürüten vekil
- mezâlim: zulümler
- istibdâd: keyfî ve baskıcı yönetim
- kulûb-ı münkesire: kırık gönüller
- mâh-be-mâh: ay be ay
- mağdûrîn: haksızlığa uğrayanlar
- serdâr: komutan
Burmalı Minare ve Cumûdâr Türbesi
Hüsameddin, Azîzeddin Mehmed Bey'in Burmalı Minare Camii içinde Cumûdâr Han'ın yanına gömüldüğünü söyler. Camii kitabesine göre 1242'de, Selçuklu veziri Necmeddin Ferruh Bey ile kardeşi Haznedar Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Kapının solundaki sekizgen gövdeli Cumûdâr Türbesi, asıl olarak Ferruh Bey ve oğluna aittir; Cumûdâr'ın mumyası Amasya Müzesi'ne konulana kadar burada saklandığı için bu adla anılmıştır. Müze yetkilileri mumyaların 1855'e kadar türbede durduğunu belirtir. Müzede Cumûdâr'ın yanında Amasya emiri İşboğa Noyin'in mumyası da bulunur. Müzedeki mumyalar arasında Pervâne Bey'e atfedilen bir mumya da vardır; ancak bunun Azîzeddin Mehmed Bey'e ait olup olmadığı kaynaklarda belirtilmez.
Camiin minaresi ilk yapıldığında ahşaptı. 1590 depremi ve 1602 yangınında zarar gördü, 1730'daki büyük yangında tamamen yok oldu; yerine taştan, burmalı biçimde bugünkü minare yapıldı ve camiye bu yüzden Burmalı Minare Camii denmiştir.
Sultan Mesud'un Konumu
Hüsameddin, Mesud'u Gazan Han'ın bölüştürmesinden sonra "Simre hükümdarı" olarak anar. Ansiklopedi maddesinde ise II. Gıyâseddin Mesud, Tebriz'den 1284'te Anadolu Selçuklu sultanı olarak dönmüş, İlhanlı hükümdarının gölgesinde kalan bir hükümdardır; ilk saltanatı 1296'ya kadar sürer. Maddeye göre dönemin Anadolu'sunda ülke Moğol komutanlarının ve İlhanlılar adına yöneten valilerin elindeydi, Mesud ise "gölge sultan" olmaktan öteye gidememişti. Hüsameddin'in aktardığı Amasya merkezli saltanat tablosu bu genel durumun yerel bir yansıması gibi okunabilir.
Kutlug Şah ve Baltu İsyanı
Baltu'nun isyanı ansiklopedi maddelerinde de yer alır, fakat tarihler farklıdır. Maddelere göre Gazan Han, Togaçar'ı cezalandırmak için Baltu ile Arap noyanlarını göndermiş, Baltu ise Gazan'ın birkaç kez Tebriz'e çağırmasına bahane uydurarak gitmemiş ve Sultan Mesud'un gitmesine de engel olmuştur. Bunun üzerine Kutluğ Şah komutasında bir ordu gönderilmiş; Baltu Kırşehir yöresindeki Malya ovasında yenilmiş, Ermeni kralına sığınmış, yakalanıp Tebriz'e gönderilmiş ve şehir meydanında 25 Zilhicce 696'da (14 Ekim 1297) idam edilmiştir. Hüsameddin ise bu seferi 698 başlarına yerleştirir; ansiklopedi maddesinde sefer 695'e (1296) bağlanır. Kitaptaki tarih bu bakımdan bir iki yıl kadar geç kalmaktadır. Diğer yandan Kutluğ Şah'ın Mayıs 1299 (şaban 698) dolaylarında Anadolu'ya gelişi, ansiklopedi maddelerinde Baltu için değil, Sülemiş isyanı için kaydedilir; Hüsameddin'in aynı komutanın iki ayrı seferini tek anlatıda toplamış olması mümkündür, ancak bu doğrulanamadı.
Sultan Mesud'un Baltu'nun yanında bulunmasına gelince, Hüsameddin ile ansiklopedi maddeleri aynı hikâyeyi anlatır: Mesud, Baltu'nun kendisini zorla yanında tuttuğunu söyleyerek özür diler; Gazan bu özrü yeterli bulmaz, onu tahttan indirip Hemedan'da oturmaya mecbur eder. Yerine iki yıl sonra yeğeni III. Alâeddin Keykubad geçirilir (1298).
Doğrulanamayanlar
Hüsameddin'in "Köprü kazasında el-yevm Yeşbegi Karyesi" dediği yerin bugünkü adı kaynaklardan doğrulanamadı. Kedağralı Şücâeddin Kaplan Bey ve Şemseddin Ahmed bin el-Verdî hakkında Hüsameddin'in eseri dışında yazılı bir kaynağa rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 2. Cilt, s. 370–371. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Muharrem Kesik, "Mesud II", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 29, 2004, s. 342–344. https://islamansiklopedisi.org.tr/mesud-ii
- Faruk Sümer, "Keykubad III", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 25, 2022, s. 359–361. https://islamansiklopedisi.org.tr/keykubad-iii
Resmî kaynaklar
Diğer kaynaklar