Amasya’da medfûn olan Fâtıma Hûnd Hâtun binti Sultân Keykâvûs Selçûkî kölelerinden olduğu vakfiyesinde yazılıdır. Müşârün-ileyhânın ma’iyyetinde bir müddet Antalya’da bulunup ümerâdan oldu. Ba’dehû beraberce Amasya’ya gelip yerleşti.
Sultân Altunbaş Gâzi Çelebi bin Sultân Mes’ûd’un Amasya’da iki defa saltanâtı esnâsında pervânesi olup 718’de Gâzi Çelebi’nin firâr ve ihtifâsında menkûb oldu. Ba’dehû Çobanoğlu Timurtaş Bey’in ma’iyyetine girip emâretini muhâfaza etdi.
727’de Timurtaş Bey’in Mısır’a firârında Torumtayoğlu Zeyneddîn Ya’kûbşâh-ı Rûmî’ye intisâb ederek 738’de bunun zamân-ı emâretinde nüfûz ve şöhret kazandı. Ba’dehû vefât etdi. Kibâr-ı ümerâdan idi. Mahdûmları vardır. Bunlara Uğurluoğulları dendi. Bunlardan Bâyezîd [355] ve Îsâ Beyler meşhûr idiler.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'da gömülü olan Fâtıma Hûnd Hatun'un, Selçuklu Sultanı Keykâvus'un kızının, kölelerinden olduğu vakfiyesinde yazılıdır. Adı geçen hanımın yanında bir süre Antalya'da bulunup emirlerden oldu. Sonra birlikte Amasya'ya gelip yerleşti.
Sultan Altunbaş Gazi Çelebi'nin, Sultan Mes'ûd oğlunun, Amasya'daki iki saltanatı sırasında pervânesi (yüksek devlet görevlisi) olup 718'de [1318-19] Gazi Çelebi'nin kaçıp gizlenmesi üzerine felâkete uğradı. Sonra Çobanoğlu Timurtaş Bey'in hizmetine girerek emirliğini korudu.
727'de [1326-27] Timurtaş Bey'in Mısır'a kaçması üzerine Torumtayoğlu Zeyneddîn Ya'kûbşah-ı Rûmî'ye bağlanıp 738'de [1337-38] onun emirliği zamanında nüfuz ve şöhret kazandı. Sonra öldü. Büyük emirlerdendi. Çocukları vardır. Bunlara Uğurluoğulları denildi. Bunlardan Bâyezîd ve Îsâ Beyler ünlüydü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- medfûn: gömülü
- vakfiye: bir vakfın kuruluş şartlarını yazan belge
- müşârün-ileyhâ: adı geçen (kadın için)
- ma'iyyet: yanında, hizmetinde olma
- pervâne: Selçuklu ve İlhanlı yönetiminde yüksek devlet görevlisi unvanı
- firâr ve ihtifâ: kaçış ve gizlenme
- menkûb: felâkete uğramış
- kibâr-ı ümerâ: büyük emirler
- mahdûm: oğul
Fatma Hatun ve Keykâvus
Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus'un Fatma adlı bir kızı bilinir. Vezir Pervane, İlhanlı elçilerine Keykâvus'un Antalya'da Türkmenlerle isyan hazırlığında olduğunu bildirmişti; Keykâvus sonunda ailesiyle birlikte önce Bizans topraklarına, oradan Kırım'a gitmek zorunda kaldı. Fatma Hatun 1301'de (700) Konya'da annesi, sütannesi ve kendisi için bir külliye ve vakıf yaptırmış, öldüğünde de Konya'daki bu türbeye gömülmüştür; vakfın gelirleri arasında Antalya'dan bazı köyler vardır. Hüsameddin ise Amasya'da gömülü bir Fâtıma Hûnd Hatun'dan söz eder. Bu iki anlatının aynı hanıma ait olup olmadığı doğrulanamadı; Keykâvus kızı olması ve Antalya bağlantısı bir benzerlik oluşturur, ama gömü yeri farklıdır.
Altunbaş Gazi Çelebi
Hüsameddin'in "Sultan Altunbaş" dediği kişi, son Selçuklu sultanı II. Gıyaseddin Mesud'un oğlu Taceddin Altunbaş'tır; Gazi Çelebi ve Şah Melik Çelebi adlarıyla da anılır. 1317'de Anadolu'ya gönderilen Çobanoğlu Demirtaş'ın Selçuklu soyundan gelenleri yok ettirdiği, bir kısmının Karamanoğullarına sığındığı kaynaklarda anlatılır; Hüsameddin'in verdiği 718'deki kaçış ve gizlenme bu olaylarla aynı yıllara denk gelir. Başka bir araştırmacıya göre Amasya XIV. yüzyılın ilk yarısında bir süre Altunbaş'ın hâkimiyetindeydi ve 1341'de ele geçirildi. Altunbaş'ın Mesud Çelebi, Alp Arslan, Keykubad ve Keyhüsrev adlı dört oğlu vardı; Mesud Çelebi Havza'da, Keykubad Ladik'te, Alp Arslan Amasya'da otururdu.
Bu aileye bağlı bir başka kol da Atabeyzâdelerdir: Altunbaş'ın atabeyi Nasıreddin Ahmed Bey 1322-1327 arasında Amasya valiliği yaptı ve Amasya'da Atabey Medresesi'ni yaptırdı.
Torumtayoğulları ve Timurtaş
Torumtay, Selçuklu emiri Seyfeddin Torumtay'dır; Amasya'da Gökmedrese'nin karşısında 1278'de yaptırdığı türbede çocukları ve torunları gömülüdür. Hüsameddin'in andığı Torumtayoğlu Ya'kûbşah'ın bu ailenin mensubu olması muhtemeldir (çıkarım); okunan kaynaklarda Ya'kûbşah'ın adı geçmez. Timurtaş'ın 1327'de Mısır'a kaçması, yerine Alâeddin Eretna'nın geçmesi ve Eretna'nın 1337-38'de Anadolu'da idareyi eline alması 727 ve 738 tarihleriyle uyum içindedir; Amasya 1352'de Eretna hâkimiyetindeydi.
Bulunamayanlar
Uğurlu Bey'in, oğulları Bâyezîd ve Îsâ Beylerin ve Uğurluoğulları adının başka kaynaklarda izine rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 371–371. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Zehra Odabaşı, "Selçuklu Hanedanından Bir Bani: Fatma Hatun ve Külliyesi", Belleten, 88/313 (2024). https://belleten.gov.tr/tam-metin/3772/tur
- Zerrin Günal Öden, "Kadı Burhaneddin Karşısında Bir Selçuklu Şehzadesi Kılıç Arslan", Belleten, 64/241 (2000). https://belleten.gov.tr/tam-metin/2577/tur
- Gözde Birsel Varol - Selim Özcan, "Atabeyzadelerin Amasya'nın Siyasi ve Sosyal Tarihindeki Yeri ve Önemi", MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi, 8/4 (2019), s. 3775-3798. https://dergipark.org.tr/tr/pub/mjss/article/485672
- "Eretnaoğulları", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/eretnaogullari
Resmî kaynaklar