Amasyalıdır. Esbak Amasya mütesellimi dergâh-ı âlî kapıcıbaşılardan [168] el-Hâc Ahmed Ağa bin el-Hâc Ebûbekir Ağa bin Mustafa Ağa’nın mahdûmu ve es-Seyyid el-Hâc Zeynelâbidîn Ağa’nın kerîmezâdesi olup Çelebizâde el-Hâc Hüseyin ve Ürgüblü el-Hâc Ahmed Efendilerden ikmâl-i tahsîl etdi.
Ba’dehû İstanbul’a gidip orada Amasyalı Kâtibzâde el-Hâc İsmâ’îl Efendi’nin halka-i tedrîsinde usûl, hadîs, tefsîr ilimlerini ahz ederek rü’ûs imtihânına girdi. Muvaffak olduğundan ders-i âm ü müderris olup Amasya’ya avdetle neşr-i ulûma devâm etdi.
1192’de Tamgacı el-Hâc Ahmed Ağa’nın Sultân Bâyezîd dersiyyesi mutasarrıfı olup 1208’de talebesine icâzet verdi. Bu esnâda haremi vefât eylediğinden bâ-izn-i âlî Medîne-i Münevvere’ye gidip orada te’ehhül ü ikâmet ederek Murâdiyye müderrisi ve 1214’de Kudüs-i şerîf mollası oldu.
1218 senesi gurre-i muharreminde Mekke-i Mükerreme mollası olup oraya gitdi. Bade’l-hâcc müddet-i örfiyyesinin hitâmına binâ’en 1219 muharreminde Medîne-i Münevvere’ye avdet ve 1220 senesi şevvâlinde dâr-ı na’îme rihlet etdi. Bakî’de medfûndur. [169] Fâzıl, muhaddis, usûl ü fürû’da mâhir, sâlih, âbid, afîf bir seyyid-i şerîf idi. Kendisini Haremeyn-i Şerîfeyn ahâlîsine pek sevdirmişdi.