Anadolu Selçukluları devrinin en büyük halk ayaklanmasına adını veren Türkmen şeyhi Baba İlyâs-ı Horasânî'nin yaşadığı ve gömüldüğü yer, Amasya'ya 16 kilometre uzaklıktaki İlyas köyüdür. Köyün eski adı Çat'tır; Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar bu yeri "Çat Bükü" diye anar ve şeyhin çiftliğinin zamanla onun adıyla "İlyâs Köyü" denilerek tanındığını yazar. Bugün sekiz yüz kişiyi aşan nüfusuyla Merkez ilçenin kalabalık köylerinden biri olan İlyas, adını yedi yüz yılı aşkın bir süredir bir dervişin hatırasından alır.
Çat'tan İlyas'a
Köyün eski adını en eski kaynağa dayanarak veren, Baba İlyas'ın torunu Elvan Çelebi'dir. Ahmet Yaşar Ocak'ın aktardığına göre Elvan Çelebi'nin 760 (1358-59) yılında yazdığı Menâkıbü'l-kudsiyye, şeyhin Anadolu'ya geldikten sonra Amasya yakınındaki Çat köyüne yerleştiğini, burada bir zâviye açarak Vefâiyye tarikatını yaymaya başladığını ve çevresine pek çok mürit topladığını anlatır. Ocak, bu yerleşmeyi bir başka maddesinde I. Alâeddin Keykubad zamanına koyar ve köyü "Çat (bugünkü İlyas)" diye tanıtır. Üçüncü bir ad, Amasyalı müellif Mustafa Vâzıh'ın aktarımında geçer: Vâzıh köyü "Ellez" diye anar; Ocak bu adı da "eski Çat, bugünkü İlyas" açıklamasıyla verir. Ad değişikliklerini inceleyen Bekir Başalan, Merkez köyleri için hazırladığı tabloya İlyas'ı almaz. Eski köy adı resmî bir kararla değiştirilmemiş, şeyhin adı yüzyıllar içinde onu kendiliğinden silmiştir.
Hüsâmeddîn Yasar, şeyhin çiftliğini bir mevki adıyla, "Çat Bükü" diye anar ve yerini tarif ederken bir ipucu bırakır. Ona göre Sultan II. Gıyâseddin Keyhusrev, Baba İlyas'ı bulmak için Çat Bükü'ne "Cezîre-i Kubâd" üzerinden geçmişti. Yasar, bu adanın Yeşilırmak ile Çekerek Irmağı arasında kalan Kayabaşı olması gerektiğini, buranın biçim bakımından bir adaya benzediğini ve Çat Bükü'ne çok yakın olduğunu yazar. Kayabaşı bugün de Merkez ilçenin bir köyüdür; Yasar'ın tarifine göre İlyas, iki ırmağın buluştuğu bu çevreye komşudur.
Kanuni devrinde 1530'da tutulan Karaman ve Rum muhasebe defterinin basılı dizini, Geldiklan-âbâd nahiyesinde "İlyâs" adlı bir köy gösterir ve onu defterin 358. sayfasına bağlar. Amasya livasında bu adla ikinci bir köy görünmez. Yine de dizin yalnızca adı ve sayfayı verir; kaydın bugünkü İlyas'a ait olduğunu, nahiye sınırlarıyla birlikte gösteren bir belge bulunamamıştır.
Baba İlyas'ın Köyü
Baba İlyas'ın hayatının köyle ilgili kısmı, iki ana kaynakta birbirinden belirgin biçimde ayrılır. Hüsâmeddîn Yasar'ın anlatısında şeyh, Horasan'da Merv yakınındaki Mâhân köyünden gelmiş, Amasya'yı vatan edinmiş ve 625'ten sonra şehirdeki Mes'ûdiye Tekkesi'nin şeyhi olmuştur. Müridi Baba İshak 637'de Amasya'yı ele geçirip peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkınca Baba İlyas "Çat mevkiinde" bulunan çiftliğine çekilmiştir. Yasar'a göre Sultan Keyhusrev, ayaklanma bastırıldıktan sonra Çat Bükü'ne gelmiş, şeyhi savmaasında, yani inziva hücresinde bulmuş, onun Baba İshak'tan uzak durduğunu ve itikadının ulemaca bilindiğini göz önüne alarak bağışlamış ve çiftliğinde oturmakla yükümlü tutmuştur. Beş yıl kadar sonra oğlu Şemseddîn Mahmûd et-Tuğrâî'nin girişimiyle Amasya'ya dönmesine izin verilmiş, 644'te tekkesine yeniden şeyh olarak geçmiş, 657 (1258-59) yılında ölmüştür. Yasar, Keyhusrev'in şeyhi savmaasında basıp öldürdüğünü yazan tarihler bulunduğunu da bilir, fakat elindeki 656 tarihli eski belgelerde Baba İlyas'ın sağ göründüğünü söyleyerek bu rivayeti reddeder.
Ahmet Yaşar Ocak'ın ansiklopedi maddeleri ise İbn Bîbî ve çağdaş öteki kaynaklara dayanarak başka bir son çizer. Bu anlatıya göre Baba İlyas 637 (1240) yılında II. Gıyâseddin Keyhusrev'e karşı hazırladığı ayaklanmanın idaresini halifesi Baba İshak'a bırakmış, Amasya Kalesi'ne sığınmış, burada Mübârizüddin Armağanşah'ın kuvvetlerince yakalanarak idam edilmiştir. Ocak, Hüsâmeddîn Yasar'ı Baba İlyas'ın "Babaîlik" adlı bir tarikat kurduğunu kabul eden yazarlar arasında sayar ve bu görüşe katılmaz; ona göre şeyh kendi adına bir tarikat kurmamış, Vefâiyye tarikatının şeyhi olarak Çat köyündeki zâviyesinde yarı göçebe Türkmenlere seslenmiştir. Ölüm tarihi ve biçimi konusundaki bu ayrılık kapanmış değildir; köy açısından ortak nokta, iki anlatının da şeyhin zâviyesini ve çiftliğini Çat'a, yani bugünkü İlyas'a yerleştirmesidir.
Türbe ve Ziyaret
Baba İlyas'ın mezarı Hüsâmeddîn Yasar'a göre köyde, şeyhin "el-yevm İlyâs köyü demekle meşhûr" çiftliğindedir. Yasar, şeyhin halk arasında "Sarılık Evliyâsı" diye tanındığını ve mezarının her yıl Hızır-İlyas günü halk tarafından ziyaret edildiğini ekler. Türbenin kim tarafından yaptırıldığına dair bilgi ise Mustafa Vâzıh'tan gelir. Ocak'ın Elvan Çelebi maddesinde aktardığına göre Vâzıh, Baba İlyas'ın oğlu Muhlis Paşa'nın babasının mezarının bulunduğu Ellez köyüne gelerek mezarın üstüne bir türbe yaptırdığını, sonra dervişleriyle Çorum ile Mecitözü arasındaki, bugün Elvançelebi adını taşıyan köye yerleştiğini söyler. Türbenin bugünkü yapısı, onarımları ya da bir kitabesi olup olmadığı hakkında taranan kaynaklarda bilgi bulunmamaktadır; tescil kaydına da ulaşılamamıştır.
Köydeki zâviye, Baba İlyas soyunun Anadolu'daki yayılışında bir başlangıç noktası sayılır. Ocak, Elvan Çelebi'nin Mecitözü yakınındaki zâviyesini Vefâîlik tarikatının "Baba İlyas'ın Amasya'nın İlyas köyündeki zâviyesinden sonraki en önemli merkezi" diye tanımlar. Aynı soydan ünlü tarihçi Âşıkpaşazâde de bu ikinci zâviyede yaşamıştır. İlyas, böylece on dördüncü yüzyılda Orta Anadolu'ya dağılan bir dervişler ağının ilk halkası olarak anılır.
Abdî Baba'nın Ocağı
Şeyhin ölümünden sonra köyde zâviye hayatının sürdüğünü gösteren bir kayıt yine Hüsâmeddîn Yasar'dadır. Yasar'ın biyografi ciltlerinde İbik Baba'nın torunu ve Ahmed Baba'nın oğlu olarak tanıtılan Abdî Baba (İbikoğlu), Baba İlyas'ın soyundan gelen Âşık Ali Paşa'nın müritlerindendir. Babâî halifelerinden olan Abdî Baba sonradan İlyas Köyü'nde "bir ocak ve tekke" kurmuş ve oranın şeyhi olmuştur. Sivas hükümdarı Eratna'nın taraftarı olduğu belirtilen Abdî Baba, 754 (1353) dolaylarında ölmüştür; Yasar onu "pek ünlü bir Baba" diye niteler. Bu kayıt, Baba İlyas'tan yaklaşık bir asır sonra köyde şeyhin adına bağlı bir tekkenin yeniden canlandırıldığını gösterir. Tekkenin sonraki yüzyıllardaki durumu hakkında bilgi bulunamamıştır.
Köyün Bugünkü Durumu
Köylerin hizmet durumunu tutan envanterin 2012 sürümünde İlyas'ın il merkezine uzaklığı 16 kilometredir. Köyde faal bir sağlık evi vardı; sağlık ocağının binası bulunmakla birlikte hizmet vermiyordu. İlköğretim okulu kapalıydı ve öğrenciler taşımalı eğitimle okula gidiyordu. Köyde içme suyu şebekesi ve kanalizasyon vardı, PTT hizmeti bir acenta aracılığıyla veriliyordu.
Nüfus
İlyas, Merkez köylerinin çoğunda görülen hızlı erimeyi yaşamamıştır. 1985 sayımında 740 olan nüfus 1990'da 792'ye, 2000'de 836'ya çıkmıştır. Adrese dayalı kayıt sisteminin ilk yılı olan 2007'de 804 kişi görünür; sayı 2018'de 879 ile en yüksek düzeyine ulaşmış, sonraki yıllarda hafifçe gerilemiştir. 2025 sonunda köyde 412'si erkek, 393'ü kadın olmak üzere 805 kişi yaşamaktadır; bu, on sekiz yıl önceki rakamla neredeyse aynıdır.
Kronoloji
637 (1239-40): Baba İshak ayaklanması; Hüsâmeddîn Yasar'a göre Baba İlyas Çat Bükü'ndeki çiftliğine çekilir.
644 (1246): Yasar'a göre Baba İlyas bağışlanarak Amasya'daki tekkesine döner.
657 (1258-59): Yasar'ın verdiği tarihe göre Baba İlyas ölür ve çiftliğine gömülür; Ocak'ın dayandığı kaynaklar ölümünü 637 (1240) yılına koyar.
754 (1353): İlyas Köyü'nde ocak ve tekke kuran Abdî Baba'nın ölümü.
760 (1358-59): Elvan Çelebi, köyü Çat adıyla anan Menâkıbü'l-kudsiyye'yi tamamlar.
1530: Geldiklan-âbâd nahiyesinde İlyâs adlı bir köy deftere geçer.
2025: Köyde 805 kişi kayıtlıdır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1-4, Amasya Belediyesi, 2022, e-kitap s. 349, 351, 353. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page351.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6-8, Amasya Belediyesi, 2022, e-kitap s. 390. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page390.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9-12, Amasya Belediyesi, 2022, e-kitap s. 593. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page593.html
- 387 Numaralı Muhâsebe-i Vilâyet-i Karaman ve Rûm Defteri (937/1530), II, Ankara: Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, 1997, dizin; defter s. 358. https://www.devletarsivleri.gov.tr/cdn?fileId=62
- TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET, "İlyas Köyü" (arşiv kaydı, 20 Haziran 2012). https://web.archive.org/web/20120620212710/http://www.yerelnet.org.tr/koyler/koy.php?koyid=234985
Akademik çalışmalar
- Ahmet Yaşar Ocak, "Baba İlyas", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, İstanbul 1991, s. 368. https://islamansiklopedisi.org.tr/baba-ilyas
- Ahmet Yaşar Ocak, "Babaîlik", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, İstanbul 1991, s. 373-374. https://islamansiklopedisi.org.tr/babailik
- Ahmet Yaşar Ocak, "Elvan Çelebi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 11, İstanbul 1995, s. 63-64. https://islamansiklopedisi.org.tr/elvan-celebi
- Bekir Başalan, "Amasya İlinde İsimleri Değiştirilen Yerleşim Yeri Adları Üzerine Bir İnceleme", DergiPark, s. 1385-1386. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4249891
Diğer kaynaklar
- TÜİK Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçları (2007-2025), derleme: nufusune.com, "İlyas Köyü Nüfusu". https://www.nufusune.com/2067-amasya-merkez-ilyas-koy-nufusu
Çevrimiçi kaynaklar
- https://islamansiklopedisi.org.tr/baba-ilyas
- https://islamansiklopedisi.org.tr/babailik
- https://islamansiklopedisi.org.tr/elvan-celebi
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page390.html
- https://www.devletarsivleri.gov.tr/cdn?fileId=62
- https://www.nufusune.com/2067-amasya-merkez-ilyas-koy-nufusu






