Suluova ilçe sınırları içinde, Amasya ile Merzifon arasındaki geniş tarım ovasının kıyısında yer alan Yedikır Barajı, sulama amacıyla yapılmış bir su yapısıdır. Yapımından birkaç yıl sonra bölgenin en önemli sulak alanlarından birine dönüşmüş, yüzlerce kuş türünün konakladığı ya da ürediği bu göl, Amasya Valiliği'nin verdiği adla Yedikuğular Kuş Cenneti olarak anılır olmuştur. Amasya il merkezine yaklaşık otuz beş kilometre uzaklıktadır; Suluova ilçe merkezine uzaklığı kimi kaynaklarda yedi, kimilerinde sekiz kilometre, Merzifon'a uzaklığı ise on, on iki ya da on yedi kilometre olarak verilir. Alanın bir ucu Suluova'nın Cürlü Köyü yakınlarına dayanır. Kimi anlatımlarda göl, yaban hayatın sürmesi için koşulların en uygun olduğu ender güzergâhlardan biri olarak nitelenir ve yaz döneminde yüzü aşkın kuş türünü ağırladığı söylenir.

Tersakan Çayı ve Gölün Yeri

Yedikır'ı besleyen su, Amasya'nın kuzey ovalarını boydan boya kateden Tersakan Çayı'dır. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi'nin birinci cildinde bu akarsuyu sancağın başlıca ırmakları arasında sayar ve adının kuzeyden güneye doğru, yani bölgedeki öteki suların tersine akmasından geldiğini yazar. Aynı yerde, Arapça bir kaynak olan Ahbâru'l-İbâd'da ırmağın "en-Nehrü'l-Maklûb", yani "ters dönmüş ırmak" adıyla geçtiğini, bundan da Tersakan adının Türkler arasında fethin ilk yıllarından beri kullanıldığını çıkarır. Eski belgelerde "Astifonos" ve "İstiyotos" adlarıyla da kaydedildiğini ekler. Yasar, eserin başka bir bölümünde Lucullus'un Mithridates'e karşı seferini anlatırken antik kaynaklardaki Lykos ırmağının da "şimdiki Tersakan dediğimiz çay olmalıdır" der; bu bir tahmindir ve yazar da onu kesin bir bilgi olarak sunmaz.

Yasar'a göre ırmak, Ladik'in güneydoğusundaki büyük gölden çıkar. Seki, Kızoğlu, Polad ve Çakır Gümüş yaylalarından inen altı çayın döküldüğü bu göl, balığı ve sazlığıyla tanınırdı; Tersakan buradan doğup Ladik'in kuzeyinden, Havza'nın doğusundan ve Suluova'nın ortasından geçer, Amasya'nın kuzey boğazına girerek Bahçeler İçi'nin üstünde Yeşilırmak'a karışır. Akışı süreklidir; yazın azalır, baharda çoğalır. Coştuğu zaman çevresine taşıp zarar verdiği için halk arasında Deliçay diye de anılırdı ve iki yakasındaki değirmenler, bağlar ve bahçeler suyundan yararlanırdı. Yirmi birinci yüzyıl başında gölü inceleyen bir araştırma, akarsuyun bugünkü yolunu da benzer biçimde tarif eder: Ladik Gölü'nden doğan çay, Havza'nın doğusundan geçtikten sonra Suluova çıkışında Gümüş Deresi ile birleşir, Akdağ eteklerinden gelen Derinöz Çayı da kendisine katılır ve Amasya çıkışında Kunç Köprü civarında Yeşilırmak'a dökülür.

Baraj, işte bu akarsuyun Suluova ovasına çıktığı kesimde, Suluova'nın batısında ve Merzifon'un güneydoğusunda kurulmuştur. Tersakan'ın suları gölün kuzeydoğu ucundan girer; gölün kuzeybatı kesiminde ise dip kumlu bir tortuyla örtülüdür. Bahar sellerinin taşıdığı su ile yaz aylarında sulama için yapılan boşaltmalar, gölün bütün yıl boyunca sürekli hareket hâlinde olmasına yol açar. Yasar'ın bir asır önce anlattığı baharda kabaran, yazın çekilen çay, bugün de gölün su düzeyini ve içindeki yaşamı belirleyen başlıca etkendir.

Bir Sulama Barajının Yapımı

Yedikır Barajı, Devlet Su İşleri tarafından 1982 ile 1985 yılları arasında Tersakan Çayı üzerinde inşa edilmiştir. Toprak dolgu tipinde bir barajdır. Normal su seviyesinde göl alanı yaklaşık 5,93 kilometrekaredir; yerel basında gölün yaklaşık 600 hektarlık bir alanı kapladığının söylenmesi bu ölçüyle örtüşür. Barajın asıl görevi Suluova ovasındaki tarım arazilerini sulamaktır ve yaklaşık 7.403 hektarlık bir alana hizmet verir; Devlet Su İşleri'nin bölge raporuna dayanan bir çalışmada, çevrenin en büyük sulama barajı olarak nitelenir. Yedikır adı, yapının kurulduğu yedi kır mevkiinden gelir.

Barajın hacim ve yükseklik değerleri kaynaklarda birbirini tutmaz. Kimi derlemelerde gövde hacmi 63 milyon metreküp, akarsu yatağından yüksekliği 28 metre, göl hacmi ise 6,3 milyon metreküp olarak verilir. Devlet Su İşleri'nin 2004 tarihli raporunu aktaran bir doktora tezinde ise gövde hacmi 6.300.000 metreküp, yükseklik 25,20 metre olarak yazılır ve gölün 60 milyon metreküp hacmiyle çevrenin en büyük sulama barajı olduğu belirtilir; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün yayımladığı tabiat varlıkları listesinde de göl hacmi 60,30 milyon metreküptür. Bu durumda ilk derlemede gövde ile göl hacimlerinin yer değiştirmiş olması muhtemeldir, ancak elimizde barajın özgün proje belgeleri bulunmadığı için kesin bir hüküm verilemez.

Baraj sahasında Devlet Su İşleri'nin işlettiği bir balık üretim tesisi bulunur ve burada yetiştirilen balıklar göle bırakılır; 2000'li yıllarda bu tesis Orta Karadeniz'in en büyük balık üretme tesisi olarak anılıyordu. Gölde kızılkanat, sazan ve turna balığı yaşar; Devlet Su İşleri kayıtlarına dayanan tez bunlara tatlısu levreği, tahta balığı ve tatlısu kefalini de ekler. Olta balıkçılığına izin verilmesi, Yedikır'ı Karadeniz Bölgesi'nin olta balıkçılığına uygun nadir göllerinden biri hâline getirmiştir. Gölün kuzeydoğusundaki araziler çam türleriyle ağaçlandırılmıştır; ovaya bakan kıyılarda ise meyve bahçeleri, kavak ve söğüt ağaçları görülür.

Kuş Cenneti Adının Doğuşu

Yapımın tamamlandığı 1985 yılından kısa bir süre sonra pek çok kuşun bu göle yerleştiği, göçmenlerin burayı konaklama alanı olarak kullanmaya başladığı görüldü. Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 17 Ağustos 1989 tarihli kararıyla Yedikır Barajı ve Yedikuğular Kuş Cenneti'nin bulunduğu alan birinci derece doğal sit alanı olarak belirlendi; alan aynı zamanda yaban hayatı koruma sahası ilan edildi. Koruma kararıyla birlikte göle Amasya Valiliği tarafından Yedikuğular Kuş Cenneti adı verildi. Adın kaynağı yerel anlatıda göle kışın gelen kuğu sürüsüne bağlanır; 2000'li yılların ortasında alanın kuş varlığını sayan Devlet Su İşleri raporunda da kuğu, angıt, karabatak, küçük ak balıkçıl, gri balıkçıl ve gece balıkçılı gölün belli başlı kuşları arasında anılmış ve alanın bu kuşlar nedeniyle Yedi Kuğular Kuş Cenneti adıyla koruma altına alındığı yazılmıştır. Bugün alanın bir bölümü Suluova Belediyesi tarafından Yedi Kuğular Millet Bahçesi adıyla da düzenlenmiştir.

Koruma alanının büyüklüğü kaynaklara göre değişir. Kimi anlatımlarda alanın toplamı yaklaşık 900 hektar olarak verilir ve bunun yaklaşık 600 hektarını gölün kendisinin oluşturduğu belirtilir; valilik kaynaklı bir metinde sulak ekosistemin 817 hektar olduğu yazılır. Bir haberde ise alan 900 dekar olarak anılmıştır. Bu farklılıklar, ölçünün gölü mü, koruma sınırını mı, çevredeki mesire ve orman alanlarını mı kapsadığına bağlı olabilir; elimizdeki kaynaklar bu ayrımı açıklamaz. Yedikır, Türkiye'nin önemli sulak alanları arasında sayılır. Üreme dönemi dışındaki aylarda burada konaklayan çok sayıda angıt nedeniyle Önemli Kuş Alanı niteliği taşır; kışın çamurcun, yeşilbaş ve büyük karabaş martı başta olmak üzere önemli sayıda su kuşunu barındırır. Devlet Su İşleri'nin 2004 tarihli raporu gölü, Ramsar Sözleşmesi'nin su kuşu ölçütlerine göre uluslararası öneme sahip Türkiye'deki 44 sulak alandan biri olarak da tanımlar; bu nitelendirme, alanın Ramsar listesine resmen girdiği anlamına gelmez ve öteki kaynaklarda böyle bir tescilden söz edilmez.

Gölün Suyu ve Canlı Yaşamı

Gölün kuşlardan önceki halkası, suyun içindeki küçük canlılardır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde Faruk Maraşlıoğlu'nun Arif Gönülol danışmanlığında hazırladığı ve 2007'de tamamladığı doktora tezi, Yedikır'ın alg florası üzerine yapılan ilk araştırmadır. Kasım 2004 ile Mayıs 2006 arasında her ay gölün üç noktasından, Tersakan'ın göle girdiği kuzeydoğu ucundan, gölün ortasından ve kuzeybatı kesiminden, yüzeyden ve iki metre derinlikten su örnekleri alınmış, suyun fiziksel ve kimyasal özellikleri Devlet Su İşleri'nin Samsun'daki laboratuvarında ölçülmüştür. Araştırmada sekiz alg grubuna ait toplam 126 takson saptanmıştır.

Gölün planktonu mevsimlere göre belirgin biçimde değişir. İlkbahar ve yaz aylarında diyatomelerden Cyclotella ocellata, yazın yeşil alglerden Crucigenia fenestrata, kışın küçük yapılı Kirchneriella lunaris çoğalır. Sonbaharda ise mavi-yeşil alglerden Aphanizomenon flos-aquae öne çıkar; bu tür Kasım 2004'te ve 2005 sonbaharında aşırı çoğalma yapmış, bazı aylarda istasyonlardaki toplam organizmanın büyük bölümünü oluşturmuştur. Yüzeyde yeşil ve mavi-yeşil algler, iki metre derinlikte ise kamçılı türler ağır basar. Suyun rengi çalışma süresince çoğu zaman mavi, mavi-yeşil ve yeşil görülmüş, özellikle yağışlı mevsimlerde planktonun çoğaldığı dönemlerde bulanıklaşmıştır.

Ölçümler gölün hafif alkali bir su kütlesi olduğunu gösterir: pH değerleri 6,8 ile 9,0 arasında değişmiştir. Çözünmüş oksijen sıcaklıkla ters yönde hareket etmiş, en düşük değer Temmuz 2005'te litrede 5,10, en yüksek değer şubat ayında 10,20 miligram olarak ölçülmüştür. Klorofil-a miktarı kışın litrede 3 mikrogram dolayına inerken Temmuz 2005'te 39 mikrograma çıkmıştır. Bu değerlerden hesaplanan trofik indisler göl suyunu ötrofik, yani besince zengin gösterir. Araştırmacı yine de bu sonuca temkinle yaklaşır: sulama için yazın suyun boşaltılması ve ilkbaharda gelen sellerle akıntının artması yüzünden alglerin başka göllerde bu mevsimlerde görülen gelişmeye ulaşamadığını, gölde oligotrofik ve mezotrofik özellikli türlerin de bulunduğunu belirterek Yedikır'ı oligotrofik durumdan ötrofiye geçiş gösteren mezotrof bir göl olarak tanımlar. Aynı çalışma, arıtılmamış atıklardan kaynaklanan organik zenginleşmenin, besin tuzlarının ve sediment yükünün bazı aylarda gölde önemli bir stres kaynağı oluşturduğunu da kaydeder.

Gölün çevresi, İç Anadolu'nun karasal iklimi ile Karadeniz iklimi arasında kalan bir geçiş kuşağıdır. Suluova'da 1995 ile 2005 arasında yıllık ortalama sıcaklık 14 derece dolayında ölçülmüş, yağışın büyük bölümü ilkbahar ve kış aylarında düşmüştür. İlk donlar ekimde, son donlar nisanda, kimi yıllarda mayısın ilk yarısında görülür. İlçenin iklimi, yüksekliği 2000 metreyi bulan Akdağ ile 1500 metreyi bulan Canik Dağları'nın etkisi altındadır.

Kuş Türlerinin Sayısı

Yedikır'da kaç kuş türünün görüldüğüne ilişkin tek bir sayı yoktur, çünkü rakamlar yıllara ve sayımın kapsamına göre değişmiştir. 2004 tarihli Devlet Su İşleri raporuna göre gölde 16 familyaya ait 34'ten fazla kuş türü yaşıyordu. Alanı gezen bir Amasya Valisi, tür sayısının önceki dönemlerde yetmiş civarındayken yüz civarına çıktığını, kuş topluluğunun özellikle ak pelikan ve sakarmeke ağırlıklı olduğunu ve bu canlılığın her geçen gün arttığını söylemişti; vali, bölgedeki yatırımların Devlet Su İşleri, Milli Parklar ve Suluova Belediyesi eliyle sürdüğünü de ekliyordu. 2022 yılında yayımlanan bir haberde göl çevresinde 230 türden söz edildi; aralarında ak pelikan, telli turna, tarla kazı, küçük batağan, karabatak, gri ve büyük balıkçıl, sakarca, boz kaz, angut, fiyu, boz ördek, çamurcun, yeşilbaş, kılkuyruk, elmabaş patka, büyük tarakdiş, sakarmeke, kervan çulluğu ve karabaş martı sayılıyordu. 2024 ve 2025 tarihli haberlerde ise Amasya Üniversitesi'nden zoolog Murat Karavin'in verdiği rakam kullanıldı: Amasya ve çevresinde yaklaşık 250 tür gözlenmiştir ve bunların yaklaşık 170'i Yedikır Baraj Gölü ile çevresinde rapor edilmiştir.

Karavin, bu sayının ornitologların ve kuş gözlemcilerinin yıllar içinde yaptığı gözlemlerin ve veri tabanlarının değerlendirilmesiyle elde edildiğini anlatır. Rakamın yirmi yılda otuzlu sayılardan yüz yetmişe çıkmasında, kuş varlığındaki değişim kadar gözlemlerin çoğalmasının da payı olması muhtemeldir. Göl, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün Orta ve Doğu Karadeniz'de birlikte yürüttüğü kış ortası su kuşu sayımlarının yapıldığı alanlardan biridir. Uluslararası ölçekte ocak ile mart arasında yapılan ve Türkiye'de 1967'den beri sürdürülen bu sayımlarda Yedikır, Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları, Ladik Gölü, Tokat Kaz Gölü ve Almus Barajı gibi alanlarla birlikte bölgenin on altı sayım noktası arasında yer alır.

Türlerin bir kısmı kışı burada geçirir, bir kısmı ise göç sırasında yalnızca konaklar. Yeşilbaş, çamurcun, karabatak ve büyük karabaş martı alanda kışlayan türler arasında anılır; akkuyruklu kartal ve kır baykuşu da burada görülen öteki kuşlardandır. Göl ve çevresinde ayrıca kuğuların, yaban kazlarının, yaban ördeklerinin, angıtların ve karabatakların gözlenmesi olağandır. Farklı rakamların yan yana durması, sulak alandaki kuş sayımlarının dönemsel ve değişken yapısıyla açıklanabilir; hangisinin hangi ölçütle elde edildiği kaynaklarda ayrıca belirtilmez.

Ak Pelikanlar ve Pelikan Adası

Yedikır'ı Türkiye ölçeğinde önemli kılan kuş ak pelikandır. Afrika'dan Anadolu'ya göç eden ak pelikanlar üreme alanı olarak Türkiye'deki sulak alanlar arasından yalnızca Suluova'daki Yedikır Baraj Gölü'nü ve Ardahan'daki Aktaş Gölü'nü seçer. Gölün ortasında bulunan ada, kuşlar burayı korunaklı bulduğu ve insan müdahalesi olmadığı için üreme alanı olarak kullandığından Pelikan Adası diye anılır. Karavin'e göre pelikanlar çevresel etkenlerin de katkısıyla artık Mart başında gelmektedir. Üreme dönemini burada tamamlayan kuşlar, yavrularıyla birlikte sonbaharda yeniden Afrika'ya doğru yola çıkar; yaz sonunda yavrularıyla göl üzerinde kanat çırpan sürüler, göç hazırlığının başladığını gösterir.

Pelikanların varış tarihi son yıllarda öne çekilmiştir. Karavin, 2019 yılı Mart ayında yaptığı açıklamada ak pelikanların her yıl Nisan ve Mayıs aylarında geldiğini, son iki yıldır ise Mart'ta gelmeye başladığını belirtmiş, o gün sayıları seksene varan sürüden yirmi yirmi beş kadarını gözlediklerini, adanın önümüzdeki günlerde pelikanlarla dolacağını tahmin ettiklerini söylemiştir. Gölün o yıl su bakımından iyi durumda olması, kuşların burayı seçmesindeki en önemli etkenlerden biri olarak gösterilmiştir. Karavin bu gözlemi, Amasya Üniversitesi Suluova Meslek Yüksekokulu'ndan öğrencilerle birlikte Doğa Koruma ve Milli Parklar Amasya Şubesi'ne ait gözlemevinde yapmıştır. Alandaki yaklaşık yüz kuş türü, etrafa yerleştirilen kameralarla gözlemevinden de izlenmektedir.

Ak pelikan, Pelecanus onocrotalus, büyük gövdeli, geniş kanatlı, gaga altında deri keseye sahip bir su kuşudur. Balıkla beslenir, geniş ve sığ sulak alanları, baraj göllerini sever ve koloniler hâlinde ürer; üreme döneminde insanlardan ve kara yırtıcılarından uzak adaları ya da ulaşılması zor kıyıları tercih eder. Palearktik bölgede üreyen popülasyonların büyük bölümü göçmendir ve kışı Afrika'da geçirir. Yedikır'ın ortasındaki, kıyıdan sandalla ulaşılan ada bu tercihlere uygun bir yapı sunar.

Pelikan Adası'nın durumu gölün su seviyesine bağlıdır. Eylül 2018'de kuraklık ve aşırı sulama nedeniyle sular metrelerce çekildiğinde ada kıyıyla birleşmiş, Karavin'in anlatımıyla adaya yürüyerek gidilebilir olmuştur; kış yağışlarıyla göl ertesi bahar eski görünümüne dönmüştür. Benzer bir durum Eylül 2020'de yeniden yaşanmış, adaya giden yol ortaya çıkmış, ziyaretçiler adaya yürüyerek ya da araçla geçmiştir. Bu yol, 1985'ten beri baraj suları altında kalan eski Amasya-Merzifon bağlantı yoludur. Adaya yürüyerek geçen bir yerel sakin, yirmi beş yıldır ilk kez suların bu kadar çekildiğini gördüğünü söylemiştir. Temmuz 2024 tarihli bir haberde de son yıllarda kuraklığın etkisiyle baraj gölünde suyun çekilmeye başladığı belirtilir. Haziran 2026'da ise yağışların etkisiyle gölün doluluk oranının yüzde 97'ye ulaştığı, eski yolun yeniden suyun altında kaldığı ve adaya sandal dışında ulaşmanın imkânsız hâle geldiği haber verilmiştir; göl kıyısındaki bir ziyaretçi, gölü daha önce bu kadar dolu görmediğini anlatıyordu. Göl bir sulama barajı olduğu için su düzeyi, ovanın sulama ihtiyacına ve yağışa göre yıldan yıla değişir.

Telli Turnanın Dönüşü

Alanın ikinci önemli sakini telli turnadır. Türkülere konu olan bu kuş Anadolu'da nesli tükenme tehlikesi altındadır. Kuş gözlemcilerinin 2014 ile 2017 arasındaki gözlemlerine dayanan ve 2019'da yayımlanan Türkiye Üreyen Kuş Atlası, telli turnanın Türkiye'de üreyen bir nüfusunun kalmadığını bildirmişti; tür, ülkeden yalnızca göç sırasında geçiyordu. Ülkede bilinen son yuvalamanın üzerinden yaklaşık on yedi yıl geçmişti.

Bu tablo 2021 baharında değişti. Uzun süredir Suluova'ya gidip gözlem yapan Çorumlu kuş fotoğrafçısı Engin Bıyıkoğlu, mayıs ayında yaptığı bir çekim sırasında listesinde bulunmayan bir telli turnanın yumurta üzerinde kuluçkaya yattığını fark etti ve görüntüledi. Bıyıkoğlu'nun Doğa Koruma ve Milli Parklar yetkililerine, kuş bilimcilere ve biyologlara haber vermesi üzerine yuvanın bulunduğu alan koruma altına alındı. Ardından bölgeye giden fotoğrafçılar ve araştırmacılar kuşlara bir süre hiç rastlamadı; ancak ağustos başında Bıyıkoğlu, bir ayçiçeği tarlasının içinde erkek ve dişi turnayı yavrularıyla birlikte yeniden görüntüledi. Çiftin bölgede yaklaşık üç ay kaldığı, yavrunun yumurtadan çıkıp iki buçuk üç aylık beslenme dönemini tamamladığı böylece belgelenmiş oldu. Karavin de 2021 yılında kuş gözlemcileri ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerinin Yedikır'da bir telli turna çifti saptadığını, çiftin koruma altına alındığını ve ardından yavrularıyla birlikte aynı alanda gözlendiğini aktarır.

Turnalar sonraki yıllarda da Suluova'ya döndü. Çift 2022'de yeniden alanda görüldü. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün yürüttüğü Turna Eylem Planı ve İzleme Çalışmaları kapsamında 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri, Nisan 2023'te önceki yıllarda üreme görülen alanlarda yeni bir yuvada kuluçkaya yatmış telli turnayı izledi. Haziran 2024'te yapılan izlemede ise son iki yıldır görüntülenen çiftin yavrularını yine aynı bölgede büyüttüğü, ekiplerin hem yeni yavruları hem de bir önceki yılın yavrusunu takip ettiği bildirildi. Mart 2025 tarihli bir haberde telli turnaların nisan ayında yeniden beklendiği yazılmıştır.

Ötücü Kuğular ve Öteki Ender Konuklar

Alanda görülen ender kuşlar bununla sınırlı kalmaz. Türkiye'de yalnızca iki üç kez gözlenmiş olan tarla kazı Yedikır'da kaydedilmiştir. Son yıllarda kışı geçirmek üzere göle gelen ötücü kuğular da gözlemcilerin dikkatini çekmiştir; Karavin bu kuğuyu dünyanın en büyük uçan kuşlarından biri olarak anar. Ötücü kuğular Türkiye'de üremez, kışı geçirmek üzere kuzeyden gelir ve ilkbaharla birlikte yeniden kuzeye göç eder. Su bitkileriyle beslenen bu iri, uzun boyunlu ve bembeyaz kuşlar, göle adını verdiği söylenen kuğuları hatırlatır. Ocak 2025'te kış izlemesi yapan Doğa Koruma ve Milli Parklar Amasya Şubesi görevlileri göl üzerinde on iki ötücü kuğudan oluşan bir sürü gördü; bir önceki kış gölde yalnızca bir ötücü kuğu kaydedilmişti.

Karavin, ak pelikan ile telli turnanın ikisinin de bu sahada üremesini, ayrıca nadir rastlanan ötücü kuğunun burada görülmesini alanın ekolojik bakımdan önemli bir habitat olduğunun göstergesi sayar. Alan kuşların yanı sıra yaban hayvanlarına da ev sahipliği yapar. Haziran 2026'da su seviyesinin yükselmesiyle kuş sayısının da arttığı yerel basında aktarılmıştır.

Alanın Düzenlenmesi ve Ziyaret

Yedikır'ın çevresi doğal yapısı korunarak gezi ve piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Gölün kıyısında ve çam ağaçlarının arasında yürüyüş parkurları, basketbol ve tenis kortu gibi spor alanları, piknik masaları, kameliyeler, çocuk oyun alanları ve belediyece işletilen küçük sosyal tesisler bulunur. Çam ormanının içindeki yürüyüş yolları günübirlik gezi ve kampa, gölün kıyısı ise olta balıkçılığına elverişlidir. Gölün bir mesire yeri olarak benimsenmesi yeni değildir; 2000'li yılların ortasında da doğal güzelliği, yürüyüş parkuru, belediye tesisleri, balık üretme tesisi ve amatör balıkçılığıyla bölgenin en çok tercih edilen piknik alanı olarak tanımlanıyordu. Bahar ve yaz aylarında Suluova, Merzifon ve Amasya'dan gelen ziyaretçilerin uğrak noktasıdır. Amasya valilerinin alandaki tesislerde ve gözlemevinde yaptığı incelemeler de kamuoyuna duyurulmuştur; bu ziyaretlerden birinde vali, yapay bir göl olmasına rağmen kısa sürede çok önemli bir sulak alan hâline gelen Yedikır'ın aynı zamanda Merzifon ve Suluova için önemli bir mesire yeri olduğunu söylemiştir.

Valilik kaynaklı bir haberde, tadilat altındaki tesisleri inceleyen Amasya Valisi'nin baraj gölünün çevresini gezerek kuşları izlediği, sit alanındaki kuş türleri hakkında bilgi aldığı ve hafta sonunu burada piknikte geçiren vatandaşlarla sohbet ettiği anlatılır.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü'nün kurduğu gözlemevi, kuşların rahatsız edilmeden dürbünle izlenebildiği bir nokta sağlar. Alandaki Yedikır Ziyaretçi Merkezi ve Kuş Gözlem Evi ise okul dışı öğrenme mekânı olarak öğrencilere doğa bilimleri, ekoloji ve çevre koruma konularında uygulamalı çalışma imkânı sunar; merkezin hafta içi 08.00 ile 17.00 arasında açık, hafta sonu kapalı olduğu belirtilir. Merkezin ziyaret ilkeleri kuş gözleminin nasıl yapılması gerektiğini de ortaya koyar: bitki örtüsüne zarar verilmemesi, gözlem sırasında yüksek ses ve ani hareketlerden kaçınılması, yalnızca yürüyüş yolları ile gözlem noktalarının kullanılması, kuşların beslenmemesi ve suya atık atılmaması bu ilkelerin başında gelir.

Kuş Gözlemi İçin Notlar

Kuş gözlemi için en verimli saatler sabahın erken ve akşamın son ışıklarıdır. Yanına dürbün, mümkünse teleobjektifli bir fotoğraf makinesi almak gözlemi kolaylaştırır. Kuşları ürkütmemek için sessiz ve yavaş hareket edilmelidir. Göç dönemlerine denk gelen ilkbahar ve sonbahar ziyaretleri çeşitlilik açısından en verimli dönemlerdir; ak pelikanlar Mart başından itibaren alana gelir, yaz sonunda ise yavrularıyla birlikte göç hazırlığına başlar. Kışın ötücü kuğuların, angıtların, yeşilbaşın, çamurcunun ve karabatağın gözlenmesi mümkündür. Su seviyesi yıldan yıla değiştiği için kıyıdan görünen manzara da değişir; sular çekildiğinde kuşlara yaklaşmak kolaylaşır, ancak bu durumda da gözlem mesafesini korumak yuvalama alanındaki kuşlar için daha büyük önem taşır.

Kronoloji

1982-1985: Yedikır Barajı, Tersakan Çayı üzerinde sulama amacıyla Devlet Su İşleri tarafından inşa edilir; eski Amasya-Merzifon yolu göl suları altında kalır.

1989: Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 17 Ağustos tarihli kararıyla baraj gölü ve çevresi birinci derece doğal sit alanı olur; alan yaban hayatı koruma sahası ilan edilir ve Amasya Valiliği tarafından Yedikuğular Kuş Cenneti adını alır.

2004: Devlet Su İşleri raporunda gölde 16 familyaya ait 34'ten fazla kuş türü sayılır.

2004-2006: Kasım 2004 ile Mayıs 2006 arasında gölün alg florası incelenir, 126 takson saptanır.

2018: Eylülde kuraklık ve sulama nedeniyle sular çekilir, ada kıyıyla birleşir.

2019: Ak pelikanlar bir önceki yıl olduğu gibi Mart ayında gelir; Türkiye Üreyen Kuş Atlası telli turnanın ülkede üreyen nüfusunun kalmadığını bildirir.

2020: Eylülde sular yeniden çekilir, Pelikan Adası'na giden yol açığa çıkar.

2021: Mayısta kuluçkadaki bir telli turna görüntülenir, yuva alanı koruma altına alınır; ağustos başında çift yavrusuyla birlikte görülür.

2022: Telli turna çifti yeniden görülür; alanda 230 kuş türünden söz edilir.

2023: Nisanda yeni bir yuvada kuluçkadaki telli turna izlenir.

2024: Haziranda telli turnaların yavrularını yine aynı bölgede büyüttüğü bildirilir; kuraklığın etkisiyle suyun çekilmeye başladığı belirtilir; alanın yaklaşık 170 tür barındırdığı açıklanır.

2025: Ocakta göl üzerinde on iki ötücü kuğu sayılır.

2026: Haziranda göl yüzde 97 doluluğa ulaşır, eski yol yeniden su altında kalır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 105, 202, 277 (Tersakan Irmağı, Ladik Gölü, Lykos).

Akademik çalışmalar

  • Faruk Maraşlıoğlu, Yedikır Baraj Gölü (Amasya-Türkiye) Fitoplanktonu ve Mevsimsel Değişimi Üzerine Bir Araştırma, doktora tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Samsun, 2007.

Resmî kaynaklar

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Samsun İl Müdürlüğü, "Amasya Sit Alanları ve Tabiat Varlıkları"; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, "Ornithology".
  • Türkiye Kültür Portalı, "Yedikır Baraj Gölü (Yedikuğular Kuş Cenneti)", Amasya gezilecek yerler.
  • Amasya Valiliği, "Amasyamızın doğal güzelliklerinden Yedikır Barajı ve Yedikuğular Kuş Cenneti ziyaretçilerin uğrak yeri olmaya devam ediyor"; Suluova Kaymakamlığı, "Türkiye'de iki üreme alanı bulunan ak pelikanların üreme alanlarından birisi de ilçemiz".

Diğer kaynaklar

  • Anadolu Ajansı, "Sulama barajı olarak yapılan Yedikır Barajı 230 kuş türüne ev sahipliği yapıyor", 10 Aralık 2022; "Amasya'daki Yedikır Baraj Gölü 170 kuş türüne ev sahipliği yapıyor", 26 Temmuz 2024.
  • Habertürk, "Ak pelikanlar Amasya'ya yine erken geldi", 21 Mart 2019; İhlas Haber Ajansı, "Ak pelikan ve telli turnaların yuvası Yedikır Baraj Gölü", 11 Mart 2025; Mynet, "Yürüyerek ulaşıyorlar", 29 Eylül 2020.
  • Cumhuriyet (İHA), "Türkülere konu olan telli turnalar 17 yıl sonra ilk kez Türkiye'de yuva kurdu", 6 Ağustos 2021; Türkgün, "Nesli tehlike altında: Telli turnalar Amasya'da yuva yaptı", 18 Nisan 2023; TRT Haber (AA), "Amasya'da yavru büyütme dönemindeki telli turnalar görüntülendi", 18 Haziran 2024. cumhuriyet.com.tr
  • NTV (İHA), "Kuş Cenneti'nin nadir görülen misafirleri: Kışı geçirmek için geldiler", 21 Ocak 2025; TRT Haber (AA), "Orta ve Doğu Karadeniz'de kış ortasında 163 bin 434 su kuşu sayıldı", 8 Nisan 2020; Yeni Birlik, "Yürüyerek gidilen ada sular altında kaldı: Yedikır Barajı'nda hasret bitiyor", 8 Haziran 2026. trthaber.com
  • Ornito.org, "Ak Pelikan (Pelecanus onocrotalus)".
  • Vikipedi, "Yedikır Barajı" (DSİ teknik verileri); T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Okul Dışı Öğrenme Ortamları, "Yedikır Ziyaretçi Merkezi ve Kuş Gözlem Evi".

Çevrimiçi kaynaklar