Suluova'ya batıdan ya da doğudan yaklaşan biri, düz ovanın ortasında yükselen bacaları önce görür, ilçeyi sonra. Bu sıralama tesadüf sayılmaz, çünkü ilçenin bugünkü yerleşim düzeni, o bacaların tüttüğü günden sonra oluşmuştur. Fabrika kurulduğunda ova, bir kısmı bataklık, bir kısmı verimsiz mera olan, sıtmayla anılan bir yerdi. Aradan yetmiş yıldan fazla zaman geçtikten sonra aynı ova pancar, soğan, buğday ve hayvancılıkla anılıyor, ilçe nüfusu kırk binin üzerinde bulunuyor ve fabrika hâlâ her sonbahar kamyon kuyruklarının, tartı istasyonlarının ve buhar bulutlarının merkezi olmayı sürdürüyor.

Bataklıktan Ovaya

Suluova Kaymakamlığı'nın ilçe tarihi sayfasına göre 1950 yılından önce ovanın önemli bir kısmı bataklıklarla ya da su birikintileriyle kaplıydı. Drenaj yetersiz olduğu için tarım arazilerinde taban suyu ve tuzluluk sorunu görülüyor, sıtma yüzünden ova özellikle yaz aylarında yaşanmaz hâle geliyordu. Bazı aileler yazı Akdağ eteklerindeki yaylalarda geçirirdi. Verimli toprağın azlığı ve düşük verim, kurak yıllarda kıtlığa yol açıyordu.

Değişim fabrikadan önce başladı. 1950'de Marshall yardımıyla çiftçiye traktör ve başka makineler dağıtıldı, aynı yıllarda bataklıklar kurutulup bozuk drenajlı alanlar ıslah edildi. Traktör sayısı arttıkça ovada geniş yer tutan verimsiz çayır ve meralar sökülerek ekime açıldı. Yine de aynı kaynak, ovada bilinçli tarımın asıl olarak Amasya Şeker Fabrikası'nın hizmete girmesiyle başladığını vurgular. Yani zemin hazırlanmıştı, ama o zemine ne ekileceğini, nasıl ekileceğini ve ürünün nereye gideceğini belirleyen şey fabrika oldu.

Ovanın bu yüzü, bölgenin eski tarihinden pek az iz taşır. Yerleşim, kaynaklarda Miladın ilk yıllarında "Arguma" adıyla anılır; 13. yüzyılın sonlarında "Alaflı", 1902'de nahiye olduğunda "Suluca" denir, ad ancak 1946'da Suluova olur. Kaymakamlık anlatısına göre 1101'de Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan ile Danişmend Gazi, Merzifon ile Amasya arasındaki bu bölgede Haçlı ordusuyla savaşmış, 1402'de de Çelebi Mehmed, Timur'un atadığı vali Kara Devlet Şah'ı Suluova yakınlarında yenmiştir. Bu olaylar ovanın eskiden beri bir geçit olduğunu gösterir; ovanın nüfusu ve ekonomisi ise kalıcı ağırlığını ancak bir sanayi tesisinin kurulmasıyla kazanmıştır. "Amasya'da Sanayi ve Gelişimi" başlıklı bir derlemeye göre Suluova, şeker fabrikası kurulmadan önce 1.110 nüfuslu küçük bir yerleşimdi. Aynı derleme merkez nüfusunun sonradan 37 binin üzerine çıktığını yazar; kaymakamlığın 2015 verisi merkezde 37.636, ilçe genelinde 46.612 kişiyi gösterir.

Şeker Sanayiinin Genişletilmesi

Fabrikanın kuruluşu tek başına bir Suluova olayı sayılamaz. Türkiye'de 1950'ye kadar yalnızca dört şeker fabrikası vardı (Alpullu, Uşak, Eskişehir ve Turhal) ve artan şeker ihtiyacını karşılamaya yetmiyordu. 1950'de iktidara gelen Demokrat Parti 1951'de şeker sanayiinin genişletilmesine karar verdi; Adapazarı (1953), Amasya (1954), Konya, Kütahya, Burdur, Susurluk, Kayseri, Erzincan, Erzurum, Elazığ ve Malatya fabrikaları bu programla kuruldu ve fabrika sayısı 1956'da on beşe çıktı. Bir akademik özete göre Amasya Şeker, bu programın içinde 1954'te işletmeye açılan sekizinci fabrikadır.

Programın dikkat çekici yanı, yeni fabrikaların özel anonim şirket olarak kurulması ve çiftçinin bu şirketlere kooperatifler aracılığıyla ortak edilmek istenmesiydi. Gerekçe iki yönlüydü. Yeni fabrikalar için sermaye gerekiyordu; ayrıca fabrikanın hammaddesini sağlayacak olan çiftçi potansiyelinden yararlanmak, pancar kooperatiflerini kurma çalışmasının çıkış noktası oldu. Çiftçilerin tek tek fabrikaya ortak olması yerine toplu hâlde oluşturdukları bir kuruluşun sermayeye katılması daha uygun görüldü. Bu örgütlenmeyi Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Baha Tekand 16 Temmuz 1951'de başlattı. Amasyalı pancar üreticileri bu yolu ilk deneyenler arasında yer aldı ve aynı yıl Amasya Pancar Ekicileri Kooperatifi'ni kurdu.

Kooperatifler fabrikaların tamamını satın alacak güçte değildi. 1953 ile 1956 arasında kurulan on bir fabrikanın hepsi özel anonim şirket olarak doğdu ve üreticilerin o günkü ekonomik koşulları, fabrikaların kooperatiflere ait olmasına yetmedi. Buna rağmen Adapazarı, Amasya, Kayseri, Konya ve Kütahya fabrikalarının sermayesine bölgelerindeki pancar kooperatifleri ortak oldu. Pancar ekicilerinin ilk kez örgütlenerek bir şirket sermayesine sahip olması, çalışmayı inceleyen araştırmacılar tarafından önemli bir dönüm noktası sayılır. Amasya'da kuruluşta kooperatifin çiftçiler adına payı yüzde 23'tü; Suluova Ticaret ve Sanayi Odası bu payın bugün yüzde 71,5'e ulaştığını bildirir.

Temelden Üretime: 1953 ve 1954

Temel atma töreni 13 Eylül 1953'te yapıldı. Törene Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, İşletmeler Vekili Sıtkı Yırcalı, Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Baha Tekand, milletvekilleri ve binlerce kişi katıldı. Bayar'ın temele "uğurlu olsun" temennisiyle ilk harcı koyduğu anlatılır. Fabrika bir yıl sonra, 11 Eylül 1954'te işletmeye açıldı ve ilk kampanyasını aynı sonbaharda yaptı.

Başlangıç kapasitesi kaynaklara göre günde 1.800 ya da 1.890 ton pancardı. Suluova Ticaret ve Sanayi Odası 1.890 yazar, bir derleme ise 1.800; fabrikanın bugünkü yönetim kurulu başkanı da bir röportajda kapasitenin "1800 tonlardan" bugünkü düzeye geldiğini söylemiştir. Kapasite 1965'te günde 2.400 tona, 1968'de 4.800 tona çıkarıldı. Bu üç basamak, ovada pancar ekimi yaygınlaştıkça fabrikanın büyüme hızını da gösterir.

Açılış töreni konusunda kaynaklar tam olarak örtüşmez. Anadolu Ajansı'nın 2022 haberi fabrikanın 1954'te dönemin Başbakanı Menderes tarafından hizmete açıldığını yazar; Amasya Valiliği ise temelin 1953'te Bayar ve Menderes tarafından atıldığını anar. Burada yalnızca iki kaynakta da geçen temel töreni ayrıntılı olarak aktarılmıştır. Yayımlanan kampanya özetlerine göre ilk kampanyada yaklaşık dokuz bin çiftçi pancar ekmiş, 73 günlük çalışmada yaklaşık 111,8 milyon kilogram pancar işlenip yaklaşık 17,2 milyon kilogram kristal şeker elde edilmiştir; bu rakamlar birincil kaynağın tam metninden doğrulanamamıştır.

Ovada Yeni Bir Tarım Anlayışı

Kaymakamlık anlatısında fabrikanın en kalıcı etkisi, çiftçiye öğrettikleridir. Modern tarım teknikleri şirketin ziraat mühendisleri tarafından yoğun bir çalışmayla çiftçiye aktarılmış, buna ayni krediler eklenince tarımda hızlı bir gelişme sağlanmıştır. Aynı kaynağa göre buğday verimi ve üretimi, meyve ve sebze üretimi gelişmiş, önceden yok denecek kadar az olan meyve bahçeleri ve kavakçılık yaygınlaşmıştır.

Fabrika çiftçiyle bu bağı bugün de sürdürür. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özarslan'ın Anadolu Ajansı'na anlattığına göre tohumu fabrika verir; gübre, ekim, çapa, sulama ve hasat avansları da fabrikadan gelir, pancar bedelleri hasat sonunda kısa sürede ödenir. Özarslan'ın aktardığına göre 2022 sezonunda henüz bir kilo pancar alınmadan Amasya bölgesindeki çiftçilere 160 milyon liralık ödeme yapılmıştı. Aynı görüşmede fabrikanın bir çiftçi kooperatifi olduğunu, "buranın sahibinin çiftçi" olduğunu söyler. Pankobirlik üzerine yazılmış akademik çalışma da aynı çerçeveyi doğrular: kooperatif fabrikalarında yönetim kurulları pancar çiftçilerinin oylarıyla belirlenir, bu yüzden yöneticiyi çiftçi seçer.

İlçenin tarımı pancarla sınırlı kalmamıştır. Kaymakamlığa göre buğday başta olmak üzere soğan, arpa, şeker pancarı, tohumluk ve silajlık mısır, ayçiçeği ve nohut ticari amaçla yetiştirilir. Pancarın tamamı ilçedeki fabrikada işlenir; ayrıca pancardan tohum üretimi yapılır ve bu, çiftçiye ek gelir sağlar. Soğan ise ilçe ekonomisinin ikinci büyük ayağıdır ve iyi depolandığında nisan, mayıs aylarına kadar bozulmadan saklanabilir. Son yıllarda soğana alternatif olarak sırıkta domates ve yem bitkileri yetiştiriciliği başlamış, Yolpınar, Uzunoba, Saluca, Kurnaz ve Boyalı gibi köylerde elma, şeftali ve kiraz yetiştiriciliği ticari boyuta ulaşmıştır.

Pancar Tarlada Nasıl Yetişir

Ekim planlamasını, ekim, bakım ve söküm işlerinin düzenlenmesini fabrikanın tarım servisi bölge örgütlenmeleri aracılığıyla yürütür. Pancar ekimden yaklaşık yedi ay sonra toplanır ve eylül ortasında olgunlaşınca kampanya başlar. Fabrika kampanya boyunca gece gündüz çalışır; kampanyanın uzunluğu rekolteye göre değişir. Eski bir tanıtım metni 120-150 günü, Suluova Ticaret ve Sanayi Odası yaklaşık 100 günü anar; 2006-2007 kampanyası 71 gün sürmüş, bu sürede 338 bin ton pancar işlenerek 37.450 ton kristal şeker elde edilmiştir. Kampanya ocak ya da şubatta biter, yılın geri kalanı bakım ve onarıma, yani fabrikanın "revizyon" dönemine ayrılır.

Fabrikaya gelen pancar tartılır, kalite kontrol için ekspertizlere teslim edilir ve şeker oranı laboratuvarda yaklaşık yirmi dakikada belirlenir. Çiftçi, teslim ettiği ürünün bedelini gösteren belgeyi bu işlemin ardından alır. Fabrika kendi tarım alanında yaklaşık 400 köydeki 30 bin çiftçiyle çalışır; Anadolu Ajansı'na göre 2022'de Amasya, Samsun ve Tokat'taki 650 köyün çiftçisi pancar getiriyordu.

Pancardan Şekere

Fabrikanın kendi anlatımına göre pancar silolardan ya da kamyonlardan basınçlı suyla kanallara alınır, su ile sürüklenerek ot tutucuya ve taş tutucuya gelir, burada otlardan ve taşlardan ayrılır, sonra yıkama teknesinde temiz su ile yıkanır. Bıçaklarda kıyılan pancar otomatik kantarda tartılır ve difüzöre dökülür. Kıyılmış pancar difüzörün içinde helezonlarla bir uçtan öbür uca ilerlerken karşı yönden gelen sıcak suyla buluşur ve şekerini suya verir. Böylece şekerle birlikte şeker dışı maddeleri de içeren ham şerbet elde edilir. Şekerini bırakan yaş pancar posası preslerde sıkılır; presten çıkan su yeniden difüzöre gönderilir.

Ham şerbetin arıtılması fabrikanın kendi kireç ocaklarına dayanır. Kireç taşı kok kömürüyle yakılarak kireç ve karbondioksit gazı elde edilir; kirecin suyla söndürülmesinden kireç sütü çıkar. Birinci kireçlemede şerbet pH 11'e kadar kireç sütüyle işlenir ve şeker dışı maddelerin ayrışması sağlanır, ikinci kireçlemede fazla kireçle bir kısım madde kimyasal tepkimelerle uzaklaştırılır. Şerbet sonra karbondioksitle karbonatlanır, süzülür, filtre preslerde şekeri alınan çamur dışarı atılır ve geriye sulu şerbet kalır. Buharlaştırıcılarda koyulaştırılan sulu şerbet koyu şerbet olur. Pancar silosundan son buharlaştırıcıya kadar süren bu bölüme fabrikada "ham fabrika" adı verilir.

Koyu şerbet süzüldükten sonra eritme teknelerinde orta şeker ve afine şekerle karıştırılır; elde edilen şurubun adı standart şuruptur. Kristal pişirim aparatında şurubun suyu buharlaştırılarak kristal şeker lapası elde edilir, lapa soğutulur ve santrifüjlerde işlenir. Kristaller ayrılarak kurutmaya gönderilir, kurutmadan çıkan beyaz şeker elenir, bunkerlere alınır ve çuvallara doldurulur. Koyu şerbetin süzülmesinden kristal şeker ve melasın çıkışına kadar süren bölüme "rafineri" denir. Son şeker santrifüjlerinden ayrılan koyu kahverengi şuruba melas, şekeri alınmış pancar posasına ise küspe adı verilir.

Fabrika, kampanya dönemindeki elektrik ihtiyacını kendi buhar türbinlerinden karşılar. Tanıtım metninde kurulu gücü 7,7 megavat olan dört buhar türbininden, saatte yüz ton buhar üreten kazanlardan ve düşük kükürtlü linyit kullanımından söz edilir; yıllık linyit tüketimi yaklaşık 60 bin ton olarak verilir. Zengin linyit yatakları olan bir bölgede bu yakıt tercihi yerindedir. Fabrika bakım ve onarım işlerinin büyük kısmını kendi atölyelerinde yapar. Kirli suyunu arıtma tesislerinde arıtır, proses suyunu ise Tersakan ırmağından sağlar. Şeker ambarının 70 bin tonluk stok kapasitesi, ürünün kampanya dışındaki aylarda da piyasaya sürülmesine imkân verir. Anadolu Ajansı'nın 2022 haberine göre pancardan şekere dönüşüm yirmi ayrı işlemden geçer.

Fabrika Etrafında Büyüyen İlçe

Kaymakamlığa göre 1954'te şeker fabrikasının hizmete girmesinden sonra fabrika çevresinde hızlı bir şehirleşme ortaya çıkmış, şehir merkezi de fabrika civarına kaymıştır. 1957'de belediye kurulmuş ve Suluova ilçe olmuştur. Tarihler bu sırayla anlaşılmalıdır: şehirleşme 1954'te başlar, ilçe statüsü 1957'de gelir. Bazı anlatılarda ilçe oluşu doğrudan fabrikanın kuruluşuna bağlanır; bu bir kısaltmadır. Belediyenin kuruluş yılı kaynaklarda 1946 ya da 1957 olarak geçer.

Fabrika çevresine yoğun göç gelmiştir. Kaymakamlık, ilçe nüfusunu köylerden ve Taşova, Ladik, Gümüşhacıköy, Kavak, Zile ve Vezirköprü'den gelenlerin yanında Kars, Erzurum, Gümüşhane, Sivas ve Karadeniz'den göç edenlerin oluşturduğunu yazar. Fabrikanın etkisi okullaşmaya da yansımıştır; kaymakamlık anlatısı tarım ve hayvancılıktaki gelişmeyi, sanayinin güçlenmesini ve okullaşma oranının yükselmesini aynı cümlede sayar. Fabrikanın kendi dispanseri, 28 odalı ve 41 yataklı misafirhanesi ve 200 kişilik toplantı salonu da ilçenin altyapısı içinde anılır.

Belediye Başkanı Rıfat Uzun, 2025'teki kampanya açılışında fabrikanın yalnızca üretim merkezi olmadığını, aynı zamanda sosyal bir merkez olduğunu söylemiş; Borsa, Malik, Şeker, Orta ve Cumhuriyet mahallelerine katkısını anarak fabrikanın kendilerine "bir aile olmayı" öğrettiğini belirtmiştir. Mahalle adları arasında "Şeker" Mahallesi'nin bulunması, ilçe ile fabrikanın ne kadar iç içe geçtiğini gösterir.

Küspe, Melas ve Hayvancılık

Fabrikanın yan ürünleri ilçede yeni bir iş kolu doğurmuştur. Kaymakamlık, küspe ve melas ile pancar kuyruğu ve yaprak gibi artıkların ilçede hayvancılığı, özellikle besiciliği hızlı biçimde geliştirdiğini yazar. Fabrikadan çıkan yaş küspe doğrudan çiftçilere hayvan yemi olarak dağıtılır; Suluova Ticaret ve Sanayi Odası bu miktarı yaklaşık 193 bin ton olarak verir, eski bir tanıtım metni 200 bin ton der. Melasla yaş küspenin karıştırılıp kurutulması ve peletlenmesiyle çalışan melaslı kuru küspe tesisi ise ayrıca üretim yapar.

Zincirin devamında 1976'da Et ve Balık Kurumu'na ait et kombinasının kurulması gelir; bu kuruluş 1995'te özelleştirilerek Amasya Pancar Ekicileri Kooperatifi'ne satılmıştır. Yem sanayii de aynı çevrede gelişmiştir. 1998'de üretime başlayan Kozlu Yem, 120 bin metrekarelik arazide 30 bin metrekare kapalı alanda, günde 920 ton üretim kapasitesiyle çalışır. İlçede ayrıca üç un fabrikası, iki yem fabrikası, mermer, parke taşı, plastik ve tekstil üreten tesisler bulunur. Dağcılar Kabin Sanayi ise bölge çiftçisinin ihtiyacı için traktör emniyet kabini, biçerdöver kabini, römork ve pancar yükleme kepçesi imal eder. Bu zincirin sonunda Suluova, besi hayvancılığıyla da tanınan bir ilçe olmuştur.

Melas, etil alkol tesisinin hammaddesidir. Tesisin projesi İsveç'in Chematur firmasına aittir; kurulumu Alfa-Laval ve Türk firmalarıyla yapılmıştır. Temeli 9 Temmuz 1994'te atılmış, 3 Aralık 1996'da, Türk mühendislerin yanında İsveç ve Hindistan'dan gelen teknik heyetle birlikte devreye alınmıştır. Tesis fermantasyon, destilasyon, şilempe koyulaştırma ve potasyum sülfat ayırma ünitelerinden oluşur. Fermantasyondan çıkan, hacimce yüzde 5-7 alkol içeren sıvı mayşe adını alır. Mayşe beş fraksiyonlu destilasyon kolonundan geçirilerek alkol derecesi kademeli olarak yükseltilir ve hacimce en az yüzde 96'lık saf alkol elde edilir. Kolonun tabanından atılan, oldukça kirli sıvıya şilempe denir; bu atık ayrıca işlenerek konsantre şilempe ve potasyum sülfata dönüştürülür. Suluova Ticaret ve Sanayi Odası, tesisin günde 200 ton melas işleyerek 60 bin litre etil alkol üretebileceğini yazar; eski bir tanıtım metninde yıllık 40 bin ton melas ve 10 milyon litre kapasite verilir.

Özelleştirme ve Kooperatif Dönemi

1991'e kadar fabrika, özel anonim şirket olmasına rağmen Türkiye Şeker Fabrikaları tarafından yönetiliyordu. 1991'de yönetimini tamamen özelleştiren ilk şeker fabrikası oldu. Akademik çalışmalara göre bu süreçte Konya ve Kayseri fabrikalarıyla birlikte Pankobirlik çatısına girdi. Pankobirlik'in kuruluş hikâyesi de bu çerçevededir: 1969'da kabul edilen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ardından pancar ekicileri kooperatifleri üst birlik kurmak için harekete geçti, Raiffeisen modelini esas aldı ve Pankobirlik 31 Mart 1972'de kuruldu. Kuruluşta Türkiye Şeker Fabrikaları'nın öncü rolünün, idari ve mali desteğinin de etkili olduğu ileri sürülür. Bugün Amasya, Pankobirlik'in kooperatif şeker fabrikaları arasında sayılır.

Bu dönem kolay geçmemiştir. Kaymakamlık, 1975'ten sonra başlayan ekonomik krizin ve 1980 sonrası serbest piyasa ekonomisinin Amasya Şeker ile Et ve Balık Kurumu'nun özelleştirilmesine, kömür işletmelerinin dış rekabete dayanamamasına ve hayvancılığın krize girmesine yol açtığını, böylece iş imkânlarının azaldığını ve nüfus artışının yavaşladığını anlatır. 1960, 1970 ve 1975 sayımlarında ilçe merkezinde hızlı nüfus artışı görülürken, bu tablo 1975'ten sonra tersine dönmüştür.

Pankobirlik üzerine yapılan bir akademik makalede bir görüşmeci, Amasya'da bir dönem fabrikanın borçları ödenemediği için bankanın fabrikanın gelirlerine el koyduğunu, fabrikanın bir yıl boyunca şeker üretemediğini ve şehirde esnafın büyük kısmının zor duruma düştüğünü söyler. Bu, tek bir görüşmecinin anlatısıdır ve tarih ya da ayrıntı verilmediği için doğrulanamamıştır. Aynı makaledeki bir başka görüşmeci ise Amasya, Konya ve Kayseri fabrikalarını, yönetimle işçi arasında sorun yaşanmayan örnekler olarak gösterir.

Bugünkü Fabrika

Fabrika bugün Amasya Şeker Fabrikası A.Ş. adıyla çalışmaktadır. 1991'den sonraki yatırımlarla kapasite günde 5.500 tona çıkarılmış, otomatik numune alma ve analiz laboratuvarı kurulmuştur. Suluova Ticaret ve Sanayi Odası yıllık pancar işlemeyi 550 bin ton, kristal şeker üretimini yaklaşık 65 bin ton, melas üretimini yılda 25 bin ton olarak verir; fabrikada 891, bağlı bölgede 251 olmak üzere toplam 1.142 kişi çalışır. Eski bir tanıtım metni ise 600 bin ton pancar ve 75 bin ton şeker verir ve fabrikada, mevsimlik ve kısa süreli sözleşmeliler dahil, 1.366 kişinin çalıştığını yazar. Rakamlar kaynağa ve yıla göre değişir. Aynı tanıtım metni pancardaki şeker oranını yüz tonda 15, şeker verimini 12,3 ton olarak gösterir.

Anadolu Ajansı 2022'de fabrikanın günde 6 bin ton pancar kestiğini, yıllık 81 bin ton şeker kotası bulunduğunu yazdı. Bu rakamlar yıldan yıla değişir ve güncel hâli fabrikanın kendi duyurularından izlenmelidir. 2025'te 72. pancar alım kampanyası 3 Ekim'de törenle başladı. Haberlere göre geçen yıl 66.570 ton şeker, 155 bin ton yaş küspe ve 36 bin ton melas üretilmiş; yeni sezonda 90 bin dekarda pancar eken çiftçilerden 700 bin ton pancar teslim edilmesi planlanmıştır. Kuraklık ve don nedeniyle üretimin olumsuz etkilendiği de aynı törende dile getirildi.

Suluova ekonomisi bugün yalnızca şekere bağlı değildir. Kaymakamlığa göre ilçenin 516 bin dekarlık yüzölçümünün 276.370 dekarı tarım arazisidir ve bunun 170.820 dekarı sulanır. Sulama Tersakan Çayı ve Yedikır Barajı'na dayanır. Tersakan, ilçenin en önemli akarsuyudur ve Amasya'da Yeşilırmak'a karışır; Yedikır Barajı sulama amaçlı yapılmış, çevresi ise Yedikuğular Kuş Cenneti adıyla koruma altına alınmıştır. Derinöz Barajı da Ladik Ovası ile Suluova Ovası'nın bir kısmının sulanmasında kullanılır. Kaymakamlığa göre pancar tarımının gelişmesi hem fabrikaya hem bu sulama düzenine bağlıdır. Ticaret ve Sanayi Odası kayıtları, 1995'te hizmete giren küçük sanayi sitesinde 185 atölye ve işyeri bulunduğunu, siteyi kooperatifin yönettiğini ve 171 ortağı olduğunu gösterir.

Ziyaret ve Ulaşım

Fabrika bir üretim tesisidir ve gezilecek bir müze olarak düzenlenmemiştir. Ziyaret etmek isteyenlerin giriş koşullarını fabrikanın kendisinden öğrenmesi gerekir. Kampanya dönemi yaklaşık eylül sonu ile kış başı arasındadır; ova bu aylarda pancar yüklü kamyonlarla hareketlenir.

İlçe merkezi Amasya'ya yaklaşık 25 km mesafededir. Suluova Samsun-Sivas karayolu ve demiryolu hattı üzerindedir; Merzifon'a yaklaşık 18 km, Samsun'a yaklaşık 100 km uzaklıktadır. İlçe sınırlarında iki tren istasyonu bulunur. Fabrikanın dışında Suluova çevresinde Yedikuğular Kuş Cenneti, Derinöz Barajı ve Gani Baba Türbesi gibi duraklar da vardır.

Kronoloji

1101: Suluova çevresinde Selçuklular ve Danişmendliler, Haçlı ordusuyla savaşır (kaymakamlık anlatısı).

1402: Çelebi Mehmed, Suluova yakınlarında Kara Devlet Şah'ı yener (kaymakamlık anlatısı).

1902: Suluca adıyla bucak olur.

1946: "Suluova" adını alır.

1950: Marshall yardımıyla çiftçiye traktör dağıtılır; bataklıklar kurutulmaya başlanır.

1951: Amasya Pancar Ekicileri Kooperatifi kurulur.

13 Eylül 1953: Fabrikanın temeli atılır.

11 Eylül 1954: Fabrika işletmeye açılır.

1957: Suluova ilçe olur.

1965 ve 1968: Günlük kapasite 2.400, sonra 4.800 tona çıkarılır.

1972: Pankobirlik kurulur.

1976: Et ve Balık Kurumu'na ait et kombinasının temeli atılır.

1991: Fabrikanın yönetimi tamamen özelleştirilir.

1994 ve 1996: Etil alkol tesisinin temeli atılır, tesis üretime geçer.

2025: 72. pancar alım kampanyası başlar.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Çiçek, Ö. ve Acar, O. K., "Türkiye'de Üretici Kooperatiflerinin Yakın Geleceğini Tartışırken Şeker Fabrikası Özelleştirmeleri: Pankobirlik Örneği", Fiscaoeconomia, 3(2), 2019

Resmî kaynaklar

  • Suluova Kaymakamlığı, "İlçemiz ve Tarihi" ve "İlçemizde Tarım" sayfaları, suluova.gov.tr suluova.gov.tr

Diğer kaynaklar

  • Suluova Ticaret ve Sanayi Odası, "Şeker Fabrikası" (Sanayi bölümü), suluovatso.org.tr suluovatso.org.tr
  • Amasya Şeker Fabrikası A.Ş., kurumsal tanıtım sayfası, amasyaseker.com.tr
  • "Amasya Şeker Fabrikası" ve "Suluova" (blog derlemeleri), amasya-abdulhalim.blogspot.com, 2007 amasya-abdulhalim.blogspot.com
  • Amasya Pancar Ekicileri Kooperatifi, "Tarihçe", amasyapancar.com.tr amasyapancar.com.tr
  • "Türkiye Şeker Fabrikaları", Vikipedi
  • "Amasya'da Sanayi ve Gelişimi", Şehzadeler Şehri Amasya, 2011
  • T.C. Amasya Valiliği, "71. Dönem Pancar Alım Kampanyası" haberi
  • Anadolu Ajansı, "Şeker pancarının tarladan sofraya zahmetli yolculuğu", 10 Aralık 2022 aa.com.tr
  • Objektif Amasya, 72. dönem kampanya haberleri, 3 Ekim 2025

Çevrimiçi kaynaklar