Amasya'yı biçimlendiren şey, kentin içinden geçen nehirdir. Yeşilırmak, deniz seviyesinden yaklaşık 400 metre yükseklikte, iki yanı yüksek kayalıklarla çevrili dar bir vadiyi açmış ve kent bu vadinin tabanına sıkışarak kurulmuştur. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin tarifiyle nehir şehir içinde 4 kilometre kadar süren bir vadide akar; sol (kuzey) kıyıda kayalara oyulmuş kral mezarları ve onların üstündeki kale yükselir, sağ (güney) kıyı ise daha az eğimli ve düz olduğu için yerleşme ağırlıklı olarak bu yöne yayılmıştır. Kuzey kıyıdaki yerleşim, kale kalıntıları ve kaya mezarlarıyla nehir arasında ince bir şerit hâlinde kalmıştır. Yalıboyu evlerinin dizildiği şerit budur.

Bu coğrafya iki sonuç doğurmuştur. Birincisi, kıyı çizgisi yüzyıllar boyunca hem yaşamın hem de tehlikenin merkezi olmuş, kıyıya su yapıları kurulmuş, taşkınlar ve yangınlar kentin hafızasında yer etmiştir. İkincisi, vadi bu kadar dar ve çevresindeki yamaçlar bu kadar dik olduğu için kenti bütünüyle görmenin yolu yükseğe çıkmaktan geçer. Güneydeki Çakallar Seyir Terası, Ferhat Tepesi ve kuzeyde Harşena Dağı'ndaki kale bu işi görür; her biri aynı vadiyi başka bir yönden ve başka bir yükseklikten gösterir. Nehrin kıyısında yürümek ile bu noktalardan bakmak, birbirini tamamlayan iki ayrı okumadır.

Vadi ve Nehir

Yeşilırmak Sivas'ın Suşehri ilçesindeki Köse Dağları'ndan doğar, toplam uzunluğu 519 kilometreyi bulur ve Samsun'un Çarşamba ilçesinden Karadeniz'e dökülür. Amasya Valiliği'nin verdiği rakama göre nehrin yaklaşık 150 kilometrelik kesimi il sınırları içindedir ve il merkezini yaklaşık 7,5 kilometre boyunca ortadan ikiye böler. Bu rakam ile ansiklopedideki 4 kilometrelik vadi arasındaki fark, ilkinin yerleşim alanı boyunca nehir yatağını, ikincisinin kayalıklar arasına sıkışmış dar kesimi ölçmesinden kaynaklanıyor olmalıdır. Antik çağda nehre İris denirdi; Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon, memleketini içinden İris'in aktığı derin ve geniş bir vadide kurulmuş bir kasaba olarak anlatır ve doğanın da sanatın da burada hem kale hem kent ihtiyacına şaşırtıcı bir çözüm sağladığını yazar.

Nehrin rejimi düzensizdir. Çekerek Çayı ile Tersakan Çayı gibi kollar Amasya sınırları içinde Yeşilırmak'a karışır ve kayıtlı debileri çok geniş aralıkta salınır: Çekerek'in ölçülmüş en yüksek debisi saniyede 362 metreküp, en düşüğü saniyede 0,09 metreküptür; Tersakan için bu değerler 317 ve 0,021 metreküptür. Bu salınım, nehir kıyısına yerleşmiş bir kent için taşkın riskinin ve yazın suyun çekilmesinin birlikte yaşanması demektir. TDV maddesi Amasya'nın zaman zaman zelzele ve sel felaketlerine uğradığını belirtir; Çekerek üzerinde taşkından korunma, enerji ve sulama amacıyla Süreyyabey Barajı'nın yapılması da aynı sorunun bir parçasıdır.

Kıyıdaki Su Yapıları

Bugün nehir kıyısında gezinen biri için Yeşilırmak bir manzara unsurudur. 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın ortalarına kadar ise çalışan bir altyapıydı. Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yayımlanan bir çalışma, bu dönemde kıyılara ve ırmağın üzerine suyu kaldırıp taşımak için kurulan su dolaplarını, su değirmenlerini ve su bentlerini arşiv belgeleri, seyahatnameler ve fotoğraf arşivleri üzerinden inceler. Makalenin özetine göre bu yapılar, teknik bakımdan daha gelişmiş sistemlerin devreye girmesi, bağ ve bahçelerin yerini konutlara bırakması ve taşkınların can ve mal kaybına yol açması nedeniyle sonunda kaldırılmıştır. Yapıların ortadan kalkmasıyla kıyı, tarımsal bir üretim bandı olmaktan çıkıp kentsel bir cepheye dönüşmüştür.

Su dolapları bütünüyle kaybolmamıştır. Yalıboyu'nda oturanlar bu dolaplarla Yeşilırmak'tan su alıp bağ ve bahçelerini sularmış; şehre su hatları döşenince dolaplar kaderine terk edilmiş, son yıllarda ise bir bölümü onarılarak kentin simgelerinden biri olarak nostaljik amaçla yeniden çalıştırılmaya başlanmıştır. Nehirde bugün görülen dolapların asıl işlevi su kaldırmaktı ve bu işlev büyük ölçüde sona ermiştir; kıyıda kalan, o işlevin görsel izidir.

Köprüler de aynı kıyı tarihinin parçasıdır. Şehri Nisan 1555'te Avusturya elçilik heyetiyle ziyaret eden H. Dernschwam'ın notlarına göre nehrin üzerinde o sırada bir ahşap ve üç taş köprü bulunuyordu. Dernschwam aynı ziyarette şehirde 14 Nisan'da büyük bir yangın çıktığını, yanan evlerin kısa sürede yeniden yapıldığını, şehzade sarayının dağın eteğinde, çevresi bahçeli, tek katlı tuğladan sade bir bina olduğunu ve Kanuni'nin burada oturduğunu yazar. Bugünkü köprüler arasında Alçak, Meydan, Meydanos (Hekis) ve Künç (Kuş) köprüleri sayılır.

Yalıboyu ve Köprüler

Kuzey kıyıda nehre yaslanmış ahşap evler dizisi Yalıboyu Evleri adıyla bilinir. Evlerin çoğu 19. yüzyıla aittir; hımış ve bağdadi tekniğiyle, yani ahşap çatkı arası kerpiç dolgulu olarak yapılmış, kırma ya da beşik çatılıdır, çatılar oluklu kiremitle örtülüdür. Genellikle bitişik nizamda sıralanmış, bodrum üzerinde bir ya da iki katlı, avlulu ve bahçelidir; ikinci katlar sokağa doğru taşan cumbalarla genişler. Bazı anlatılara göre evler tarihî sur duvarının üzerine oturtulmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescil edilmiş yaklaşık 67 konaktan söz edilir; bir bölümü otel, bir bölümü müze, bir bölümü hâlâ konut olarak kullanılmaktadır. Kimi evlerin bakımsızlıktan ayakta durmakta zorlandığı, sit statüsü yüzünden müdahalenin güçleştiği de yazılanlar arasındadır.

Evlerin arasında nehre en çok dönük yapılardan biri Hatuniye Camii'dir. II. Bayezid'in eşi ve Şehzade Ahmed'in annesi Bülbül Hatun'un 1510'da yaptırdığı cami, bir hamam ve sübyan mektebiyle birlikte bir külliye oluşturur. Yanındaki Hazeranlar Konağı bugün müze evdir; yapım tarihi bir kaynakta 1865, bir başkasında Maliyeci Hasan Talat Paşa'ya atfen 1872 olarak geçer. Alçak Köprü'nün hemen yanında, 2008'de açılan özel bir müze olan Şehzadeler Müzesi bulunur; Osmanlı'ya hizmet etmiş on iki şehzadenin balmumu heykellerini ve kişisel eşyalarını sergiler, bunlardan yedisi tahta çıkmıştır. Nehir kıyısında ayrıca şehzadelik yapmış devlet adamlarının heykelleri yer alır.

Alçak Köprü, kıyı yürüyüşünün en bilinen noktasıdır. Roma döneminde, o günün kent merkezi olan kale ve çevresini nehrin karşı yakasına bağlamak için kesme taştan dört yüksek kemerle inşa edilmiştir. Zamanla nehir yatağı yükselmiş, yüksek ayaklar yatağın içine gömülmüş, kemerlerin yalnızca üst kısımları görünür kalmış, köprü tablası da suya yaklaştığı için halk köprüye bu adı vermiştir. Dönemin Amasya valisi Ziya Paşa 1865'te köprüyü onartmış, kaynaklardan biri bunu kemerlerin üzerine ayaklar yükseltilmesi olarak anlatır. Bugün yaya köprüsü olarak kullanılan yapının çevresinde kafeler ve çay bahçeleri bulunur.

Nergis Köprüsü üzerindeki Saat Kulesi de aynı Ziya Paşa'nın eseridir. 1865'te yapılan kulenin gövdesi tuğladan, kaidesi mermerdendir; yapımından yaklaşık 75 yıl sonra yaşanan büyük depreme dayanmış, ancak 1940'ta Hükümet Köprüsü'nün yapımına engel olduğu gerekçesiyle yıkılmış, 2002'de yeniden inşa edilmiştir. Kule Yalıboyu'nun girişinde durur.

Taş Duvarlar ve Nehir Islahı

Kentin içinden geçen Yeşilırmak, Amasya Valiliği'nin ifadesine göre taş duvar yapılarıyla ıslah edilmiştir ve önceki yıllarda yaşanan ciddi taşkın riskleri bu yolla ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Kıyıdan bakıldığında görülen duvarlı, düzenli nehir yatağı bu müdahalenin sonucudur. Aynı yatak, yaz aylarında başka bir sorun çıkarır.

Valiliğin Ağustos 2022 tarihli açıklamasına göre sıcakların arttığı Temmuz ve Ağustos aylarında nehirde su seviyesi düşmekte, taban çökeltisi yatakta sazlık ve adacıklar oluşturmakta, Devlet Su İşleri'nin düzenli temizlik çalışmaları da yürütülemez duruma gelmekteydi. Sivrisinek, haşere ve kötü koku halk sağlığı bakımından sorun yaratıyor, Amasya Belediyesi ve ilgili kurumlar için yüksek maliyet doğuruyordu. Bu değerlendirmeden "Amasya İl Merkezi Yeşilırmak Nehri Yatak Düzenleme Projesi" fikri doğmuş, fizibilite çalışmaları valilik ile belediyenin ortak çalışmasıyla tamamlanmış ve DSİ 7. Bölge Müdürlüğü nezdinde girişimlere başlanmıştır.

Proje, Amasya-Taşova karayolu köprüsünden başlayıp memba yönünde Şirin Köprüsü'ne kadar uzanan kesimde kılavuz kanallı yatak düzenlemesi olarak hazırlanmıştır. Künç Köprü ile İstasyon Köprüsü arasında kalan bölüm sit alanı olduğu için proje dışında bırakılmıştır. Makineli çalışmaların valilik koordinasyonunda kurumların makine parkıyla yürütülmesi, maliyeti azaltmak için öngörülmüştür. "Yeşilırmak Nehri Temizleme, Islah ve Rekreasyon Projesi"nin açılışı Ağustos 2022'de Saraydüzü Kışla Binası önünde yapıldı; törenin ardından DSİ'ye ait iş makineleri nehre inerek temizliğe başladı. Hedefler arasında kirliliği ve nedenlerini önlemek, erozyonu engelleyici çalışmalar yapmak ve ırmağın akış rejimini düzenlemek sayıldı.

Dönemin belediye başkanı Mehmet Sarı açılışta projenin hem temizleme hem de değişim içerdiğini, ırmağın yan kısımlarında rekreasyon alanları yapıldığını, yükselti eklenerek ırmağın yapısı bozulmadan kanal içine alındığını ve oturma ile yürüyüş alanları oluşturulduğunu söyledi. Bu ifadeler, kıyı düzenlemesinin mühendislik çalışmasına ek olarak yaya kullanımına dönük bir kent tasarımı sayıldığını gösterir. Projenin tamamlanma durumu ve kıyıdaki bugünkü hâli, başvurulan kaynaklardan doğrulanamamıştır.

Daha önceki bir girişim de aynı kıyıyı ilgilendirir. Amasya Belediyesi'nin Kasım 2015'te çalışmalarına başladığı Yeşilırmak Şişirme Projesi, eski adliye önüne yerleştirilecek şişirilebilir kauçuk bentle İstasyon Köprüsü'ne kadar olan nehir seviyesini sabit tutmayı ve durgunlaşan su üzerinde turistik kayık turları düzenlemeyi hedefliyordu. Haberlerde ırmak kenarının 150 metrelik bölümünde karşılıklı seyir terasları, tarihî dokuya uygun seyir kuleleri, dinlenme alanları ve gezi yollarından söz edilmiştir. Proje Mart 2019'da, yaklaşık 20 milyon liralık bütçeyle, nehrin yaklaşık 300 metrelik bölümünde kurulan kauçuk bentlerle açıldı; nehir kenarına fıskiye, iskele ve amfitiyatro yapıldığı, yatay akarsu üzerinde burgu yöntemiyle elektrik üretildiği bildirildi. Santralin Kasım ayında devreye alındığı ve saatte 200 kilowatt kapasiteye sahip olduğu belirtildi.

Kıyı Boyunca Yürüyüş

Yalıboyu şeridi boyunca yürümek, kentin tarihî katmanlarını nehir çizgisinde okumak demektir. Beyazıt Külliyesi kıyı boyunca ağaçlı bahçelerin içinde yer alır; kesme taştan iki kubbeli bir cami, bugün il halk kütüphanesi olarak kullanılan bir medrese, bir imaret ve on iki kenarlı bir şadırvandan oluşan külliyenin yapımı 1481-1486 yıllarına tarihlenir. Caminin mimarı olarak Mimar Şemseddin Ahmed anılır. Külliye kıyıdaki en büyük yapı grubudur; yukarıdan bakıldığında kubbeleri bir oba çadırını andırır.

Fotoğraf için bilinen bir zamanlama ipucu vardır. Yalıboyu'na dönüp baktığınızda sabahtan öğleye kadar güneş arkanızda kalır; bu yüzden Yalıboyu'na dönük gündüz çekimlerinin gün doğumu ile 10.30 arasında tamamlanması önerilir. Akşamları güneş Harşena Dağı'nın arkasında kaldığı için vadiden izlenen bir gün batımı olmaz. Kıyıdaki gece görünümü ve nehirdeki kayık turları ayrı bir konudur ve başka yazıda ele alınmıştır.

Çakallar Seyir Terası

Çakallar, şehir merkezinin güneyinde, merkeze yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta, Çakallar Mahallesi'nde yer alır. Yükseklik konusunda kaynaklar farklı değerler verir: kimi anlatımlar tepenin 200 metre kadar, kimi anlatımlar terasın şehirden 250 metre yüksekte olduğunu belirtir. Konumu tarif ederken de ayrışırlar; biri Çakallar'ı Ferhat Dağı'nın hemen arkasında gösterir, diğeri Ferhat Dağı'nın eteğinde. İki tarif de tepenin Ferhat Dağı çevresinde, nehrin güney tarafında olduğunu söyler.

Teras kuzeye, yani nehrin karşı yakasına bakar ve tam karşısında Harşena Dağı'nın yamacı, kaya mezarları ve kale görünür. Kaya mezarları Harşena'nın güney eteklerindeki kalkere oyulduğu için bu cephe gün boyunca terasın karşısında açık durur. Vadinin daralıp genişlediği yerler, nehrin kıvrımları ve Yalıboyu evlerinin dizilişi buradan bakıldığında bir maketi andırır. Çakallar'daki otel terasından Amasya Kalesi'nin, kral mezarlarının, Beyazıt Külliyesi'nin, uzanıp giden Yeşilırmak'ın ve kıyıya dizilmiş yalıboyu evlerinin birlikte görüldüğünü yazan gezginler vardır. Tepede çam ağaçları arasına yapılmış konaklama tesisleri, mesire alanları ve Amasya'nın eski restoranlarından biri bulunur. Gün batımında ışığın vadiye farklı bir renk verdiği, ortamın sakin ve kalabalıktan uzak olduğu anlatılır.

Çakallar adının kökeni için iki açıklama dolaşır. Daha yaygın olanı, tepede eskiden insan yerine çakalların dolaştığıdır. İkincisi, Hüseyin Hüsameddin'in Amasya Tarihi'ne dayandırılan bir yerel anlatıdır: "Çakal Kadı" olarak anılan Bedreddin Mahmud Çelebi'nin soyuna Çakalzadeler denirmiş, bağlar önce "Çakaloğulları Bağları", sonra kısaca "Çakallar Bağları" olmuş. Bu ikinci anlatım 2020'de yayımlanan bir hatıra yazısında kısaltılarak aktarılmıştır ve ilk kaynaktan doğrulanmamıştır.

Aynı yazıya göre Çakallar'ın doğu tarafları Kanuni Sultan Süleyman'a intikal etmiş, oğlu Şehzade Mustafa Amasya'ya vali olarak geldiğinde burada bir sayfiye yaptırıp bir süre oturmuştur. Şehzadenin hocaları ve çevresindeki şairler, lalası Hamza Bey ile bağ hediye ettiği kişiler anılır; bugün "Hamza Düzü" ve "Goncalık" denilen yerlerin bu kişilere verilen arazilerden kaldığı düşünülür. Şehzade Bayezid'in 1560'ta Amasya valisiyken öldürülmesinden sonra şehzadelerin av mahalli olan yerlerin ümera ve eşrafa satıldığı, büyük bölümünün Çakalzade Gül Sinan ve Lale Ali Çelebi'ye geçtiği de aynı anlatıda yer alır. Bunlar hatıra niteliğindeki bir yazıdan alınmış bilgilerdir ve belge desteği ayrıca araştırılmalıdır. Çakallar'ın şehzadelerin ve bazı paşaların yazlık köşkleriyle av alanı olduğu ise daha genel kaynaklarda da tekrarlanır. Şehre içme suyunun yıllarca Çakallar mevkiinden sağlandığı da yazılır.

Aynı mevkideki Halkalı Evliya Türbesi de yerel hafızanın parçasıdır. 15. yüzyıldan kaldığı belirtilen dört sütunlu, baldaken tarzı yapıda Amasya Emiri Şadgeldi Paşa'nın torunlarından Şadi Bey'in kızı Sâru Hatun yatar. Yürümekte geciken çocukların ayaklarının mahzen ağzındaki taşların demir halkalarına üç cumartesi geçirilmesi inancı yüzünden yapıya bu ad verilmiştir. Bu bilgi de aynı hatıra yazısına dayanır.

Ferhat Tepesi ve Ferhat Su Kanalı

Ferhat Tepesi, nehrin güneyindeki yüksek noktalardan biridir ve Yeşilırmak, Yalıboyu evleri ve kaya mezarları buradan panoramik bir bütün olarak görülür. Seyir noktaları fotoğraf çekmeyi kolaylaştırır; gün batımında ışığın vadiyi altın rengine boyadığı, sabahın erken saatinde vadiye çöken hafif bir sisin manzarayı değiştirdiği anlatılır. Çakallar ile Ferhat Tepesi gün içinde farklı ışık açıları sunduğundan çoğu zaman birlikte anılır. Terasın alanı, yüksekliği ve yol bilgisi gibi teknik ayrıntılar kullanılan kaynaklarda net olarak verilmemiştir.

Ferhat adı, Amasya'yı bir aşk anlatısına bağlayan Ferhat ile Şirin hikâyesinden gelir; TDV maddesi de Amasya'yı halk arasında bu hikâyenin geçtiği yer olarak anar. Anlatıya göre nakkaşlık yapan Ferhat, Amasya hükümdarı Mehmene Banu'nun kız kardeşi Şirin'e âşık olur. Hükümdar Şirin'i vermemek için şehre su getirmesini ister. Ferhat Şahinkayası denen uzak bir yerden külüngle kayaları yararak su yolu açar; Şirin'in öldüğü haberi kendisine getirilince külüngü başına vurarak can verir, Şirin de kendini kayalıklardan aşağı atar. Anlatının kaynağı bilinmez ve farklı biçimlerde dolaşır.

Efsanenin anıldığı yapı Ferhat Su Kanalı'dır. Geç Helenistik ile erken Roma dönemine tarihlenen kanal, antik Amasya'nın su ihtiyacını karşılamak üzere yapılmıştır; kayalar oyularak tüneller açılmış, yer yer tonozlu duvarlar örülmüş ve arazi eğimine göre su terazisi sistemiyle işleyecek biçimde tasarlanmıştır. Halkın ona Ferhat Su Kanalı demesi, efsane ile mühendislik eserini birbirine bağlamıştır. Bugün kanal çevresi yürüyüşe elverişli bir rota sunar.

Kale ve Kral Kaya Yolu

Harşena Dağı'nın üzerindeki kale, kentin en yüksek seyir noktasıdır. Amasya Belediyesi'ne göre kale deniz seviyesinden 700, Yeşilırmak'tan ise yaklaşık 300 metre yüksektedir. Kimi tarihçiler kaleyi Pontus Kralı Mithridates'in yaptırdığını, kimileri komutan Karsan ya da Harsana'nın yaptırması nedeniyle Harşana adının doğduğunu söyler; TDV maddesi ise kalenin kimin tarafından inşa ettirildiğinin tam olarak bilinmediğini belirtir. Dört kapısı Belkıs, Saray, Maydonos ve Meydan adlarıyla anılır; kalenin ortasında kayaya oyulmuş, 150 basamakla inilen bir dehliz, sarnıç ve zindan bulunduğu kayıtlarda yer alır. Selçuklular zamanında Samsun-Tokat yolunu denetleyen kale Osmanlılar döneminde de önemini korumuş, 16. yüzyıl başında bir dizdar, bir kethüda ve elli yedi nefer muhafızı bulunmuştur. Evliya Çelebi, Celali eşkıyasının saldırısı sırasında şehir zenginlerinin değerli eşyalarını burada sakladığını yazar. 18. yüzyıldan itibaren kale önemini yitirmiş ve harap olmaya başlamıştır.

Kale bugün İçeri Şehir, Kızlar Sarayı ve Yukarı Kale olmak üzere üç bölüm hâlinde dolaşılır. Hatuniye Mahallesi tarafında dürbünlü bir seyir noktasından söz edilir; buradan vadinin bütün genişliği görülür. Çıkış zahmetlidir, ancak tepeden görülen manzaranın bu zahmeti karşıladığı söylenir. Çakallar kaleyi karşıdan, nehrin ötesinden gösterirken kale bunun tersini yapar ve nehrin iki yakasını ve Çakallar tarafındaki yamacı aynı bakışta toplar.

Kral Kaya Yolu, Pontus kralları ile ilişkilendirilen kaya mezarlarına ulaşan patikadır. Yol kayaların arasından geçer ve yürüyüş boyunca Yeşilırmak ile kent manzarası eşlik eder. Kaya mezarları Harşena Dağı'nın güney eteklerindeki kalker kayalara Pers-Pontus döneminde oyulmuş, Helenistik ve Roma dönemlerinde de kullanılmıştır; Strabon mezarların krallara ait olduğunu kaydeder. En iyi işlenmiş ve tamamlanmış örnek olarak Aynalı Mağara gösterilir: 9,8 metre genişliğinde ve 13 metre yüksekliğindedir, cephesi perdahlandığından güneş vurduğunda parlar. Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları 2015'ten bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndedir.

Noktaların Karşılaştırması

Üç yüksek nokta aynı vadiyi farklı mesafelerden gösterir. Çakallar, güney yamacından kaleyi, kaya mezarlarını ve Yalıboyu şeridini karşıdan ve uzaktan bir bütün olarak verir; yanında yeme içme ve konaklama imkânı olduğu için uzun süre kalmaya elverişlidir. Ferhat Tepesi nehri, evleri ve mezarları panoramik bir çerçevede toplar. Kale ise vadinin içinde, kuzey yamacındadır; oradan bakıldığında Yalıboyu evleri, nehir ve güneydeki şehir ayakların altında kalır. Kıyıda yürüyen kişi vadi tabanından, bu üç nokta ise yukarıdan bakar. Taş duvarlarla düzenlenmiş su kenarı ile yamaçlardan görünen kent birbirini tamamlar; kıyıdaki her müdahale, yukarıdan bakıldığında nehrin çizgisi olarak okunur.

Kronoloji

1481-1486: Beyazıt Külliyesi Yeşilırmak kıyısında inşa edilir.

1510: Bülbül Hatun, Hatuniye Camii'ni, hamamı ve sübyan mektebini yaptırır.

1555: H. Dernschwam'ın notlarına göre nehir üzerinde bir ahşap, üç taş köprü bulunmaktadır; 14 Nisan'da şehirde büyük bir yangın çıkar.

1865: Vali Ziya Paşa, Nergis Köprüsü üzerinde Saat Kulesi'ni yaptırır; Alçak Köprü'de de aynı yıl onarım yapılır.

1940: Saat Kulesi, Hükümet Köprüsü'nün yapımına engel olduğu gerekçesiyle yıkılır.

2002: Saat Kulesi yeniden inşa edilir.

2015: Yeşilırmak Şişirme Projesi çalışmaları başlar; Harşena Dağı ve kaya mezarları UNESCO Geçici Listesi'ne alınır.

Mart 2019: Kauçuk bent, rekreasyon alanları ve enerji üretim projesi açılır.

Ağustos 2022: Yeşilırmak Nehri Temizleme, Islah ve Rekreasyon Projesi'nin açılışı yapılır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • A. Kadir Çapanoğlu, "Şehr-i Amasya'da Halkalı Evliya ve Çakallar Tepesi" (11 Temmuz 2020). amasya.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • "19. Yüzyılda ve 20. Yüzyıl Başlarında Amasya Kent Merkezinde Yeşilırmak Üzerinde Bulunan ve Günümüze Ulaşamayan Su Yapıları", Amasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi.
  • Uğur Biryol, "Amasya: Dağı Delen Aşk", Gezgin Dergisi, sayı 75 (gezgindergi.com). gezgindergi.com

Resmî kaynaklar

  • T.C. Amasya Valiliği, "Valimiz Mustafa Masatlı: Yeşilırmak Nehri Temizleme, Islah ve Rekreasyon Projesi, Yeşilırmak ve Çevresini Cazibe Merkezi Haline Getirecek" (3 Ağustos 2022), amasya.gov.tr
  • T.C. Amasya Belediyesi, "Amasya'nın Tarihi" sayfası.

Diğer kaynaklar

  • TDV İslâm Ansiklopedisi, "Amasya" maddesi.
  • TRT Haber (AA), "Amasya'da Yeşilırmak Nehri Temizleme, Islah ve Rekreasyon Projesi başladı" (5 Ağustos 2022). trthaber.com
  • Turkey Outdoor, "Amasya Çakallar Tepesi Tanıtımı" (turkeyoutdoor.org). turkeyoutdoor.org
  • Ekrem Özbay, "Çakallar Tepesi'nden Bimarhane'ye Amasya Notları" (23 Ekim 2019), haberajandanet.com
  • DHA, "Amasya'nın çılgın projesi" (19 Mart 2019); İHA, "Yeşilırmak'ta Kayıklar Yüzecek" (10 Kasım 2015).
  • festtravel.com, "Yeşilırmak'ın Can Verdiği Şehir Amasya". festtravel.com

Çevrimiçi kaynaklar