"Kandilli Kerem" adı 1943 yazının derleme fişlerinde birkaç kez, her seferinde başka bir ilk dizeyle görünür. Merzifon'daki kayıtta o dize "Ervahı ezelden bir gözel sevdim"dir ve deyişi plağa okuyan, Merzifon'a bağlı Diphacı köyünden Rüstem Coşar'dır. Kayıt 8 Temmuz günü, Coşar'ın heyete verdiği üç parçanın sonuncusu olarak alınmıştır. Deyiş TRT repertuvarının dışında kalmış, sözüyle ezgisi yayına hiç girmemiştir.
Künye
- Repertuvar no: yok; TRT repertuvarında Amasya yöresi altında bulunmaz
- Derleme yeri ve tarihi: Merzifon, 8 Temmuz 1943
- Kaynak kişi: Rüstem Coşar; icracı dizinine göre memleketi Merzifon'un Diphacı köyü
- Derleyen: Ankara Devlet Konservatuvarı heyeti (Halil Bedii Yönetken, Muzaffer Sarısözen, teknisyen Rıza Yetişen)
- Kaynak yayın: Celal Volkan Kaya, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın Halk Müziği Alan Araştırmaları Kataloğu (İTÜ, 2014), sıra 3668
- Arşivdeki yeri: Folklor Arşivi, plak 1124/A-2
- Tür: deyiş
- Makam, usul: belirtilmemiş
- Söz ve müzik: anonim olarak kayıtlı; başlıkta bir âşık adı yoktur
- Kaynak bağlantısı: resmî TRT bağlantısı bulunmaz; kayıt Kaya kataloğunda
Sözleri
Ervahı ezelden bir gözel sevdim
"Ervah" ruhlar demektir; "ervah-ı ezel" sözüyle, canların henüz bedene girmediği, yaratılıştan önceki âlem anlatılır. "Gözel" de Anadolu ağızlarında güzel demektir. Böylece dize, "Daha ruhlar âlemindeyken bir güzeli sevdim" anlamına gelir: âşık sevgisinin dünyaya gelmeden önce başladığını söyler. Başlıktaki "Kerem" adı deyişi Kerem ile Aslı hikâyesinin dağarcığına bağlıyor gibidir, ama katalog bu bağı açıklamaz, "Kandilli" sözünün neyi nitelediğini de yazmaz. İlk dizeden sonrası hiçbir yayında yer almıyor. Kaya'nın kataloğu bilerek söz aktarmadığı için metin, fişlerin TRT'deki kopyalarına kalmıştır; Kaya'nın önsözüne göre bu fotokopilerin bir kısmında mürekkep zamanla uçmuş, bazı fişler okunamaz hâle gelmiştir.
Derlemeler ve Varyantlar
Aynı gezide bu ad iki yerde daha kaydedilmiştir. Heyet gezisine başladığı Tokat'ta 25 Haziran'da Veli Aydın'dan "Bülbül gül dalında gendi halında" dizesiyle açılan bir "Kandilli Kerem" almış, Merzifon'dan üç hafta sonra da Tirebolu'da, 31 Temmuz'da Emin Uğur'dan "Yümseğine çıkdım kurdum çadırı oturdum" diye başlayan bir başkasını plağa geçirmiştir. Konservatuvarın 1941 gezisinde Kayseri ve Göksun'da yapılan "Kandilli Kerem" kayıtları da farklı dizelerle açılır. Ad sabit kalırken sözün her kayıtta değişmesi, "Kandilli Kerem"in tek bir şiirden çok bir hava adı olarak kullanılmış olabileceğini düşündürür; fişler bunu doğrulayacak bir not taşımaz ve notalar yayımlanmadıkça ezgilerin birbirine benzeyip benzemediği bilinemez. Ertesi gün Gümüşhacıköy'de Bektaş Yıldız'ın okuduğu "Gandilli (Güzelleme)" de aynı kelimeyi taşır.
Hikâyesi
Diphacı'da bu deyişin hangi vesilelerle okunduğunu, Coşar'ın onu kimden belleğine aldığını anlatan bir satır yok; yakılışına dair bir hikâye de derlenmemiştir.
Müzikal Özellikleri
Ezgi hakkında bildiğimiz, plaktaki komşusundan ibarettir. Kayıt 1124 numaralı plağın A yüzünü, fişin "En Eski Tarikat Makamı" diye nitelediği "Engin Hüseynî" ile paylaşır; Coşar önce o uzun havayı, ardından bu deyişi okumuştur.
Okuyanlar ve Kayıtlar
Rüstem Coşar'ın o gün okuduğu ilk parça, Mehmet Çelen'le birlikte söylediği "Koşuye(?) Makamı"dır. Fişteki ilk dizesi "Dedem beni bir bağçaya gönderdi" olan bu kayıt, sonradan TRT repertuvarına Dedem Beni Bir Bahçeye Gönderdi adıyla girmiştir. Merzifon'da "Kandilli Kerem" adı yalnız Coşar'ın plağına bağlı kalmıştır. Merzifon deyişlerini yöredeki öbür ezgilerle birlikte Yeşilırmak'ın Ezgisi değerlendirir.
Kaynakça
- Celal Volkan Kaya, Ankara Devlet Konservatuvarı'nın Halk Müziği Alan Araştırmaları Kataloğu, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, 2014, önsöz; s. 15, 39, 162, 168, 217, 229, 231, 243, 573. https://polen.itu.edu.tr/items/5c1646fa-5b7d-45fb-9585-e92fc717de0b
Çevrimiçi kaynaklar






