Merzifon'daki Anadolu Koleji'nin, Amerikan kaynaklarındaki adıyla Anatolia College'ın ilk başkanı Charles Chapin Tracy, Pennsylvania'nın ormanlık sınır bölgesinde bir çiftlik evinde büyümüş, üniversiteye hazırlığını tarlada ders kitabı okuyarak yapmış bir Amerikalı misyonerdi. 1867 sonbaharında genç eşiyle birlikte at sırtında Merzifon'a vardı ve kırk altı yıl boyunca, birkaç izin ve kısa bir İstanbul dönemi dışında, bu kasabada yaşadı. Alçak bir bodrum odasında dört öğrenciyle başlattığı lise, 1886'da dört yıllık bir koleje dönüştü; Tracy emekli olduğu 1913'te yerleşkede ana bina, yurtlar, kütüphane-müze, atölyeler, bir kız okulu, bir sağırlar okulu ve bir hastane bulunuyordu.
Tracy'nin Amasya ile bağı yalnızca Merzifon üzerinden kurulmaz. 1879'dan sonra iki kışı ailesiyle birlikte Amasya'da geçirdi ve şehirdeki Protestan cemaatinin okullarıyla ilgilendi. Kolej de Amasya Sancağı'nın bir kazası olan Merzifon'daydı ve tarihinin kritik anlarında, 1902'de ve 1921'de, öğrencileri ile öğretmenlerinin yargılandığı yer Amasya oldu. Kolejin Osmanlı yönetimiyle, Rum ve Ermeni cemaatleriyle ve sonra Ankara hükümetiyle ilişkisi bugün de iki ayrı tarihyazımında farklı biçimlerde anlatılır. Tracy'nin hayatına dair bilgilerin büyük bölümü, halefi George E. White'ın onun ölümünden bir yıl sonra yayımladığı biyografiden gelir; White'ın Tracy'ye hayranlığı ve Osmanlı yönetimine bakışı metnin her yerinde hissedilir ve kitabın yorumları bu gözle okunmalıdır.
Çocukluğu ve Gençliği
Charles Chapin Tracy, 31 Ekim 1838'de Pennsylvania'nın East Smithfield kasabasında, Orramel ve Cynthia Kellogg Tracy'nin yedi çocuğunun altıncısı olarak doğdu. Babasının ailesi 1805'te Connecticut'tan, annesininki 1801'de Vermont'tan göç ederek Susquehanna ile Chemung ırmaklarının birleştiği yere yakın bir sınır yerleşimine yerleşmişti. Tracy iki odalı bir kütük evde, büyük bir ocağın çevresinde büyüdü. White, ailenin keten ve yünü kendisinin eğirip dokuduğunu, çocuklara yılda bir kez, evlere uğrayan gezici bir kunduracının çift diktiğini, babanın kış akşamları ocak başında John Bunyan'ın Pilgrim's Progress'ini yüksek sesle okuduğunu anlatır. Ailenin dindarlığı sıkıydı: Günde iki kez yapılan aile ibadetinde Kutsal Kitap baştan sona yirmi iki kez okunmuştu. Tracy on beş yaşındayken annesini, yirmi bir yaşına basmadan babasını kaybetti. Ağabeyi Alonzo, İç Savaş'ta Gettysburg'da öldü.
Pennsylvania'da henüz bir devlet okulu sistemi kurulmadan önce, komşu çiftliklerde oturan dört Tracy kardeşi çocukları için her kış üç ay süren bir aile okulu açmıştı; Tracy temel eğitimini böyle aldı. Köyde bir akademi açılınca bir iki dönem ona devam etti, Athens'teki liseye kısa bir süre gitti ve bir dönem kendisi öğretmenlik yaptı. Latince ve Yunancaya, adını aldığı papaz Charles Chapin Corss'un kız kardeşi Nancy Corss'un yardımıyla başladı; ötesini kendi başına öğrendi. White, yirmi bir yaşına bastığı gün taşlı tarlada çalışırken yanında bir ders kitabı taşıdığını ve aralarda ona gömüldüğünü yazar. Müziğe düşkünlüğü de bu yıllardan kalmadır: parası olmadığı için çakısı ve birkaç basit aletle kendine bir keman yaptı. 4 Temmuz 1858'de kiliseye üye oldu ve din adamı olmaya karar verdi.
Williams College ve Union İlahiyat Okulu
1862'de Massachusetts'teki Williams College'a başvurdu ve doğrudan üçüncü sınıfa kabul edildi. White'ın aktardığına göre sınav hocası nerede hazırlandığını sorduğunda "Çiftlikte" cevabını almış, kendisine Sezar'dan bir parça verip yarım saat süre tanımış, Tracy ise metne bakar bakmaz hazır olduğunu söylemişti. Okulun ünlü başkanı Mark Hopkins ile ömür boyu sürecek bir dostluk kurdu. Okul masraflarını karşılamak için kulede kalıp çanı çaldı. 1864'te sınıf şairi olarak ve Phi Beta Kappa derecesiyle mezun oldu. Williams College ona 1867'de master, 1894'te fahrî ilahiyat doktoru unvanı verdi.
Williams'tan sonra New York'taki Union İlahiyat Okulu'na geçti. Yaz tatillerinin birinde Minnesota'da, birinde Chicago'da misyon işlerinde çalıştı. White'ın metninde Union'dan mezuniyet yılı 1864 olarak basılmıştır; ancak Tracy aynı yıl Williams'tan mezun olup Union'a girdiğine ve Türkiye yolculuğu 1867'de yapıldığına göre bu tarihin 1867 olması gerektiği anlaşılır. White'ın verdiği sıra şöyledir: haziranda mezuniyet, 17 Temmuz'da New York Üçüncü Presbiteri tarafından papazlığa takdis, 14 Ağustos'ta Myra H. Park ile evlilik ve 24 Ağustos'ta Türkiye'ye hareket. Tracy, American Board of Commissioners for Foreign Missions'a (ABCFM) başvurusunda misyoner olmak istemesini, bunun Mesih'in krallığını ilerletmek için en doğrudan iş olmasıyla açıklamıştı.
Merzifon İstasyonu ve İlk Yıllar
Amerikan Board misyonerleri Merzifon'u 1850'lerden beri ziyaret ediyordu. White'a göre 1860'ta Kayseri istasyonundan J. Y. Leonard ve eşi kasabaya kalıcı olarak yerleşti. 1862'de misyon, ilahiyat okulu ile kız yatılı okulunu iç bölgelerde bir yere taşımaya karar verdi ve Merzifon seçildi. 1863'te Dodd ailesi İzmir'den, J. F. Smith ailesi ile Eliza Fritcher Amerika'dan buraya atandı. White, Leonard, Dodd ve Smith'in Tavşan Dağları'nın bir sırtına çıkıp bir çam ağacının altında istasyonu kurduklarını anlatır. Okulun kökeni İstanbul'dadır: Cyrus Hamlin'in 1840'ta Bebek'te açtığı okul zamanla ikiye ayrılmış, Hamlin İstanbul'da kalıp Robert Kolej'i kurarken ilahiyat eğitimi ve kız okulu Merzifon'a taşınmıştı.
Tracy ve eşi, kıyıdan dağlar ve ormanlar arasından üç gün süren bir at yolculuğundan sonra 28 Ekim 1867'de Merzifon'a vardı. White, kasabanın o tarihte on beş bin kadar nüfuslu, Türk ve Ermeni mahallelerinden oluşan büyükçe bir köy görünümünde olduğunu, ilk gelen misyonerlerin camlı penceresi olan yalnızca iki ev bulduğunu yazar. Genç çiftin ilk işi Ermeniceyi öğrenmek oldu ve ikisi de bu dili rahatça konuşur hâle geldi. Tracy'nin ilk izlenimlerini anlatan mektubu, dönemin misyoner bakışını açıkça gösterir: ülkeyi bencillik, rüşvet ve adaletsizlik içinde betimler, yönetimi sert sözlerle yargılar, sonra da ovanın güzelliğinden ve işin büyüklüğünden memnun olduklarını söyler. Bu satırlar Tracy'nin kendi döneminde ve kendi çevresindeki önyargıları yansıtır; kasabanın gerçek durumuna dair tarafsız bir tanıklık sayılamaz. Eşi Myra Tracy ise Merzifon'u ilk gördüğünde dar ve kirli sokakları, ağaçsız görünümüyle iç karartıcı bulduğunu, fakat 300 kişilik bir cemaat ve Pazar okulu bulunduğu için ilk yıllarını mutlu geçirdiğini anlatır.
Tracy ilahiyat okulunda ders vermeye başladı. 1868'deki ilk mezuniyet töreninde sekiz erkek ilahiyat öğrencisi ve kız okulundan beş öğrenci diploma aldı. White'a göre okulun 1914'teki ellinci yıl kutlamasında 119 mezunu ve 180 kadar kayıtlı öğrencisi sayılmıştı ve Tracy, izinlerine rağmen bunların hemen hepsine en az bir dönem ders vermişti. Kutsal Kitap tefsiri ve Hristiyanlığın delilleri derslerini okuttu; İbranilere Mektup üzerine notları bu derslerden doğdu.
İstanbul, Kıtlık ve İlk İzin
1870'te eşinin sağlığı ağırlaşınca, Merzifon'da hekim bulunmadığı için aile İstanbul'a nakledildi. Tracy burada Ermenice bir çocuk gazetesi (Child's Paper) kurdu ve onu Ermeni harfli Türkçe ile Rumca olarak da yayımladı; üç yıl boyunca gazetenin bütün yazılarını kendi eliyle yazdı. Ermenice Ailelere Mektuplar adlı küçük bir kitap da yayımladı. White, Ermeni yazarların listelerinde Tracy'nin adının da anıldığını, bunun pek az misyonere nasip olan bir tanınma olduğunu söyler. İlk üç çocuklarının biri Merzifon'da, biri İstanbul'da, biri de ilk izinlerinin başında öldü.
Smith ailesi izne çıkınca Tracy'ler Merzifon'a geri çağrıldı. 1873-1874'te bölgede ağır bir kuraklık ve onun ardından kıtlık yaşandı. White, Müslümanların ve Hristiyanların yağmur için mezarlıklarda ve mabetlerde dua ettiğini, doğudaki daha ağır etkilenmiş yörelerden yüzlerce aç insanın Merzifon'a sığındığını anlatır. Amerika'dan ve başka Hristiyan ülkelerden gelen yardımla misyonerler aşevleri kurdu, ekmek dağıttı, sonra köylülere tohumluk buğday ve hayvan sağlanmasına yardım etti. Kıtlığı izleyen salgında Myra Tracy ve iki çocuğu hastalandı, Tracy de çöktü ve aile sağlıkları bozuk hâlde Amerika'ya döndü. Sekiz yıldır yurtlarından uzaktılar; üç yıl süren izinde Tracy yeniden çiftlikte çalıştı ve kiliselerde misyon üzerine konuşmalar yaptı.
Amasya'da İki Kış
Kırk yaşında, eşi ve iki oğlu Charles Kellogg ve Henry Chester ile Merzifon'a döndü. White'ın anlattığına göre 1878'deki Berlin Kongresi'nin hemen ardındaki bu yıllarda kıyıdan gelen patika yerine şose bir yol yapılmıştı. Misyonun Samsun ve Amasya gibi şehirlerde, Kapıkaya gibi köylerde dış istasyonları gelişiyordu. İstasyon 1879'da bir deneme olarak güçlerini biraz dağıtmaya karar verdi ve Tracy ailesi iki kışı Amasya'da geçirdi.
White, Amasya'yı "bir zamanlar Kral Mithridates'in başkenti olan, Iris ırmağının kıyısındaki büyük şehir" diye anar. Şehirde misyona bağlı üç kız okulu ile erkekler için gündüz ve akşam okulları vardı ve Tracy'ler bu okullarla ilgilendi. Çocukları Amasya kışlarını kasvetli ve yalnız geçmiş olarak hatırladı; White ise anne babanın misyon işlerinde mutlu olduğunu, buna karşılık bir Amerikan ailesinin gündelik hayatının bu şehirde sönük ve tekdüze geçtiğini yazar. Deneme kalıcı olmadı: misyon, Amerikalıları merkezde toplayıp dış istasyonları gezilerle yönetmenin daha akıllıca olduğuna karar verdi. White'ın Amasya'dan aktardığı bir anekdot, misyonerlerle şehir halkı arasındaki mesafeyi gösterir. Myra Tracy bir komşu çocuğuna demirli bir ilaç vermiş, yanındaki bir kadın iştahsızlığından yakınarak ondan biraz istemiş, ama içer içmez "Protestan ilacı içtim, beni Protestan yapacak" diye telaşla kaçmıştı.
Amasya'nın kolejle ilişkisi, Tracy'nin bu kısa ikametinden sonra da sürdü. Sancak merkezi olarak şehir, Merzifon'daki öğrencilerle ilgili davaların görüldüğü yerdi. White'a göre 1902'de koleje kayıtlı birkaç öğrenci, millî ya da vatanseverlik içerikli bir iki marşı taşıdıkları ya da kullandıkları için fesat suçlamasıyla Amasya'da hapsedildi. Yargılama bir yılı aşkın sürdü; sonunda bir kısmı beraat etti, ötekiler bir yıl hapse mahkûm oldu ve hepsi zaten bir yıldan uzun süre tutuklu kaldığı için birlikte serbest bırakıldı. Kolejin sonunu getiren 1921 yargılamaları da, aşağıda değinildiği gibi, Amasya'da yapıldı.
Amasya'nın yerel tarihçisi Hüseyin Hüsameddin Yasar ise kolejin kuruluşuna farklı bir gözle bakar. Amasya Tarihi'nin Merzifon bölümünde, Amerikalıların "Kollej" diye tanınan okullarını 1300 (1882-83) yılında şehrin yüksek ve güzel bir yerinde açtığını, rüştiye ve idadi düzeyinde bir program uyguladığını, bir sanat atölyesi ve herkese açık bir hastane kurduğunu yazar. Hüsameddin, okulun faaliyetlerinin eğitimden çok Ermeni gençlerin siyasi düşüncelerini beslemeye hizmet ettiği kanaatindedir ve bunun Merzifon'da İslâm medreselerinin ıslahına, ilk ve rüştiye mekteplerinin açılmasına yol açtığını ekler. Hüsameddin'in verdiği 1300 tarihi, kolej öncesindeki lise düzeyindeki okulun başlangıcına karşılık geliyor olabilir; kolejin kendisi 1886'da açılmıştır.
Kolejin Kuruluşu
Joseph K. Greene'in 1916'da yayımlanan misyon tarihinde aktarılan kendi anlatımında Tracy, istasyonun ilahiyat okulu ile lisesinin 1881-1882'ye kadar Amerikan Board'un masrafıyla yürütüldüğünü, sonra misyonerlerin halkın da masraflara katılacağı daha geniş bir eğitim düzeni gerektiğine inandıklarını anlatır. Bu fikirle Tracy'den, öğrencilerin hem yemek hem okul ücreti ödeyeceği bir lise açması istendi. Misyonda bunu hayalcilik sayanlar da vardı, ama Tracy okulu dört öğrenciyle, ayakta duran birinin elini düz olarak tavana koyabileceği alçak bir bodrum odasında başlattı. Bir yıl içinde öğrenci sayısı otuza, üç yılda 120'ye çıktı. White bu okulu "bodrumdaki lise" diye anar ve ilk ve tek sınıfını 1886'da mezun edip Anadolu Koleji'ne katıldığını yazar. Türk araştırmacıların aktardığı çerçevede 1883'te Tracy başkanlığında, ilahiyat okulunun öğretmenleri George F. Herrick, John F. Smith ve Edward Riggs ile birlikte dört erkek öğrenciyle açılan Harbinger Yüksek Okulu, Anadolu Koleji'nin çekirdeğidir.
Anadolu Koleji 8 Eylül 1886'da öğretime başladı. White'a göre Board'un Merzifon'daki dört adamından Smith ihtiyatlı bir maliyeci, Edward Riggs geniş bilgili bir âlim, Herrick güçlü bir yönetici, Tracy ise baştan beri kurumun başkanıydı. İlk yönetim kurulunda aralarında Garabed Thoumayan ve Dr. Melcon Altounian'ın da bulunduğu Ermeni üyeler vardı. Greene'e göre kolejin yerli halkın katkısı ve ortak yönetimiyle yürütülmesi denendi, fakat birkaç yıl sonra siyasi şartlar ve yerli katkının azalması yüzünden Amerikalılar bütün işi üstlendi. "Anadolu" adını Herrick önerdi; Edward Riggs, adın "gün doğusu" anlamına uygun düşen "Sabah geliyor" (The Morning Cometh) sözünü slogan olarak seçti. Kolejin mührü, kapısından görüldüğü gibi bir dağın omzundan doğan güneşi gösteriyordu. Okula Board'dan yılda 1.200 dolarlık bir yardım bağlandı ve ilahiyat okulunun dar arazisi ile küçük binasını onunla ortak kullanma izni verildi.
Program dört yıllık kolej ve iki yıllık hazırlık sınıflarından oluşuyordu; sonra hazırlık üç, ardından dört yıla çıkarıldı. Amaç İngilizceyle birlikte ülkenin dili Türkçeyi, Levant'ın ortak dili Fransızcayı ve öğrencinin ana dilini, Ermenice ya da Rumcayı yeterince öğretmek, ayrıca fen bilimleri, matematik, tarih, felsefe, iktisat ve Kutsal Kitap derslerinde temel bir eğitim vermekti. Greene'e göre ilk yıl hazırlık ve kolej sınıflarında 130 öğrenci vardı; bunların 27'si Rum, kalanı Ermeniydi.
Başkanlık Yılları
Tracy'nin yönetiminde öğretim kadrosunun çoğunluğu Osmanlı tebaasından yerli öğretmenlerdi. Umut veren mezunlar öğretmen olarak alınıyor, gerekirse borç verilerek Avrupa'da ya da Amerika'da ileri öğrenim görmeleri sağlanıyordu. White, Manissadjian, Sivaslian, Theocharides, Hagopian, Xenides ve Daghlian gibi hocaların böyle yetiştiğini yazar. Öğrencilerin çoğu yoksul ailelerden geliyordu; disiplin sıkıydı, okul sofrası sade tutuluyordu. White'ın aktardığına göre ilk yıllarda dinî ayinlere katılma kuralına karşı çıkan bir öğrenci isyanı sonunda yirmiye yakın öğrenci okuldan çıkarıldı. Kolej evanjelik bir Hristiyanlık çizgisini koruyordu ve White, Doğu Hristiyanlarının da kendi kiliselerini Protestan etkisinden kıskandığını belirtir.
Bina izni almak kolay değildi. Yabancıların taşrada yaptıracakları yeni yapılar için başvurular İstanbul'a gönderilmek zorundaydı ve White'ın deyişiyle orada "minder altında" kaybolabiliyordu. Tracy'nin çözümü, bir odunluğu önce büyütmek, sonra üzerine kat çıkmak, sonra bir kanat eklemekti; bazı kaymakamlar yeni yapıya izin veremeyeceklerini ama onarım iznini geniş yorumlayabileceklerini söylüyordu. Eski kolej binası böyle gelişti; hastane de kereste kurutulan bir sundurmada başlayıp on beş yıl orada çalıştı. Fizik okutacak kimse bulunamayınca Tracy dersleri birkaç yıl kendisi verdi.
Kasım 1890'da George E. White ve eşi Merzifon'a geldi; bir hafta sonra Tracy ailesi izne çıktı. White'a göre Tracy bu sırada başkanlıktan çekildi ve Herrick kolejin ikinci başkanı oldu; Greene de Herrick'in iki yılı aşkın bir süre başkanlık yaptığını kaydeder. Tracy izni kolej için destekçi bulmaya ayırdı. Chicago'da tanıştığı hayırsever D. K. Pearsons ve eşi koleje yetmiş bin doları aşan bağışlarda bulundu. 1893'te Talks on the Veranda adlı misyon sohbetleri kitabını yayımladı ve aynı yaz Merzifon'a döndü. White'ın anlatımında bu tarihten sonra yeniden başkan olarak görünür. Greene, Tracy'nin toplam yirmi altı yıl başkanlık yaptığını yazar.
Kolejin hukuki durumu iki adımda düzene girdi. White'a göre kolej 14 Mart 1894'te Massachusetts eyaleti yasalarına göre tüzel kişilik kazandı ve Board'un yönetim komitesi mütevelli heyeti oldu; Greene ise Massachusetts'ten alınan beratın tarihini Eylül 1886 olarak verir. Osmanlı hükümetinin resmî tanıması 14 Nisan 1899 Cuma günü gerçekleşti. White, bu fermanın kaymakamın başkanlığında sivil, askerî ve dinî erkânın, bando ve davullarıyla gelen alayın önünde, kolejin doğu balkonunda bir kâtip tarafından okunup Tracy'ye teslim edildiğini, Profesör Hagopian'ın kolej adına cevap verdiğini ve Edward Riggs'in Türkçe bir dua okuduğunu anlatır.
Tracy kendi kendine yardım ilkesine özel önem veriyordu. Yoksul öğrencilerin el emeğiyle okul masraflarının bir kısmını ödeyebilmesi için mobilya, ciltçilik, kunduracılık ve terzilik atölyeleri kuruldu. Tracy'nin yazdığı amaçlar arasında öğrencilere emeğin onurunu göstermek, onları kitap kurdu olmaktan kurtarmak ve satışlarla masrafın bir bölümünü geri almak vardı. 1902-1905 iznindeki bağışlarla atölyeler genişletildi ve Wickes Sanayi Bölümü adını aldı; içinde bir un değirmeni de bulunuyordu. 1913'te bu bölümde 112 öğrenci kayıtlıydı.
1893 ve 1895 Olayları
Tracy'nin başkanlık yılları, Merzifon'da Ermeni siyasi örgütlenmesinin ve buna karşı devletin sert tepkisinin yaşandığı bir döneme rastlar. White, Amerikalı misyonerlerin bu devrimci hareketi dinsiz, gerçekçilikten uzak ve tehlikeli bulup ona baştan sona karşı çıktıklarını, ama misafir sayıldıkları ülkenin yönetimine bağlı kalma zorunluluğu ile öğrencilerin çevredeki gelişmelere kapalı kalamayışı arasında güç bir konumda olduklarını yazar. 5 Ocak 1893'te Yozgat'ta ve Merzifon'da kolejin duvarlarına devrimci bildiriler asıldı. White'ın aktardığı bir İngiliz anlatımına göre bunun amacı misyonerleri suç altında bırakmaktı; Amerikalılar bildirileri dağıtmakla suçlandı, iki Ermeni profesör hapsedildi ve kız okulu yandı. Hüsameddin'in kitabına da yansıyan Osmanlı bakışı ise kolejin, öğrencileri arasındaki Ermeni gençlerin siyasi duygularını beslediği yönündedir; iki taraf aynı olayları kendi belgeleri ve tanıklıklarıyla farklı biçimlerde anlatır.
White, 15 Kasım 1895 Cuma günü Merzifon'da Ermenilere karşı dört saat süren bir saldırı yaşandığını, 125 kadar kişinin öldürüldüğünü ve çarşıdaki Ermeni dükkânlarının yağmalandığını, kalabalığın önce Amerikan yerleşkesine yöneldiği hâlde içeri girmediğini yazar. Saat dört sularında kaymakam yerleşkeye gelip kırk kadar asker bıraktı. Bu olayın ardından Tracy çifti, yerleşkede erkek ve kız yetimleri için iki yetimhane kurulmasına öncülük etti; White'a göre burada iki yüzü aşkın çocuk barındırıldı, okutuldu ve bir meslek öğrendi. Yetimhaneler sonra koleje ve kız okuluna katıldı. Myra Tracy 1894 kolera salgınında hastalara bakmış, Greene'in aktardığı bir mektubunda Tracy, eşinin beş yüz kadar kolera hastasıyla ilgilendiğini yazmıştır.
Kulüpler ve Siyasi Tartışma
1908'de Meşrutiyet ilan edildiğinde White'a göre kolejin Hristiyan öğrencileri, artık askerlik yapacaklarını öğrenince bunu eşit haklara doğru bir adım sayarak sevinçle karşıladılar. Ancak aynı yılların yeni özgürlük ortamında, öğrenciler sınıf sınıf kurallara uymayı reddettiler ve fakültenin bütün öğrencileri okulda tutarak düzeni yeniden sağladığı ciddi bir isyan yaşandı. Kolejde her milletin kendi kulübü vardı; Rum öğrencilerin "Pontus" ve Ermeni öğrencilerin "Şavarşan" kulüpleri 1908'den sonra birer gazete çıkarmaya başladı. White bunların Merzifon'da basılan ilk iki gazete olduğunu ve kulüplerin amacının edebiyat, müzik ve spor olduğunu yazar.
Türk arşiv belgelerine dayanan araştırmalar bu kulüplere başka bir anlam verir. Gülbadi Alan'a göre 1904'te kurulan Pontus Kulübü, aynı yıl kurulan Yunan-Rum İdman Kulübü ve 1907'de kurulan Rum İrfan Kulübü, kolejde ders veren misyonerlerin desteğiyle doğdu; Pontus Kulübü 1908'den sonra Karadeniz kıyısında şubeler açarak genişledi ve başkanının 1908'de Samsun'daki bir cemiyete yazdığı mektup "yaşa Yunan, yaşa kurtuluş" sözleriyle bitiyordu. Kolej yöneticileri ise kulüplerin öğrencilerin ana dillerini öğrenmesi için kurulmuş edebî topluluklar olduğunu savundu. Kulüplerin gerçek niteliği konusunda iki tarafın belgeleri farklı tablolar çizer ve bu tartışma, Tracy'nin emekliliğinden sonra kolejin kapatılmasıyla sonuçlanan sürecin arka planını oluşturur.
Kolejin Yapıcısı
White, Tracy'yi her şeyden önce bir yapıcı olarak anar. Misyon arazisi kasabanın kuzey kenarında, şehrin geri kalanından biraz yüksek bir yerdeydi. İlk binalar kerpiçten, sonrakiler ahşap iskelet arasına tuğla doldurularak yapıldı; son yıllarda Tracy taş, tuğla, çimento ve demir kirişlerle modern yapılara geçti. North College, Alumni Hall, hastane ve sonra Kennedy Home bu yeni tarzda yapıldı. Tracy'nin gözetiminde bir işçi, kolejin bir mil kadar ötesindeki eteklerde bir taş ocağı buldu ve devletten kiralanan bu ocaktan yeni binalara taş taşındı. Marsilya tipi düz kiremit yapan bir makine aldı. Mezunlar derneğinin satın aldığı İsviçre yapımı saat için bir kule yaptırdı; White'a göre Protestan ve Gregoryen okulları saatlerini ona göre ayarlamaya başladı ve şehir zamanla ezanî saat yerine Batı saatine alıştı. Kız okulunun binalarının yapımını da büyük ölçüde Tracy yönetti.
Kolejin öğrenci tabanı Tracy'nin başkanlığı boyunca değişti. Başlangıçta Ermeniler çoğunluktaydı, sonra Rumlar öne geçti, Rusya'dan öğrenciler gelmeye başladı. White, Rus öğrencilerin gelişinin Türk gençlerini de cesaretlendirdiğini, Türk öğrenci sayısının yirmiyi aştığını ve ilk Türk mezunun 1914'te diploma aldığını yazar. 1913-1914 öğretim yılı için White 425 öğrenci (200 kadar Rum, 160 Ermeni, 40 Rus, 25 Türk), Greene ise 405 öğrenci (194 Rum, 157 Ermeni, 32 Rus, 16 Türk) verir. Kütüphane 10.000 cilde, Manissadjian'ın kurduğu doğa tarihi müzesi 7.000'i aşkın örneğe ulaşmıştı.
Emeklilik ve Son Yılları
Eylül 1913'te Tracy kolejdeki son vaazını "Ebenezer", yani "Rab bize buraya kadar yardım etti" sözü üzerine verdi ve kurumun geçirdiği iniş çıkışları anlattı. Aynı yıl eşiyle birlikte Amerika'ya döndü. Greene ve Türk araştırmacılar onun 1913'te başkanlıktan çekildiğini ve yerine White'ın geçtiğini yazar; White'ın biyografisine göre istifası 1914 mezuniyet töreniyle yürürlüğe girdi ve Tracy fahrî başkan seçildi. Merzifon'a ilk gelişlerinden beri kırk altı yıl geçmişti. 1914 Haziranında kız okulunun ellinci yılı için "Ebenezer" adlı bir ilahi yazdı.
Tracy'ler, oğulları Chester'ın lisede botanik öğretmeni olduğu Los Angeles'a yerleşti ve Hollywood'da borçla "Sunset Lodge" adlı bir ev aldı. Savaş, Merzifon'a dönüşü belirsizleştirmişti. 1915'te Merzifon'daki Ermeni cemaati sevk edildi. White'ın biyografisi, bu sevkıyatı ve kolejin sekiz Ermeni öğretmeninin öldürülmesini ağır bir dille anlatır ve kasabadan 12.000 Ermeninin çıkarıldığını söyler. Cemal Güven, White'ın bu anlatımını Amerikan kamuoyuna yönelik bir propaganda örneği olarak inceler ve arşiv belgelerine göre Merzifon'dan sevkine karar verilen Ermenilerin sayısının 8.030 olduğunu belirtir. Bu olaylar bugün de iki ayrı tarihyazımında farklı adlandırmalarla anılmaktadır.
Tracy, Los Angeles'ta Ermeni ve Süryani yardım komitelerinin kuruluşunda çalıştı, konuşmalar yaptı ve gazetelere yazdı. White, onun uluslararası siyaset sorularına girmeden kendini yardım işine verdiğini yazar. Eylül 1916'da mide ülseri nedeniyle hastaneye yattı, Nisan 1917'de hastalık yinelendi. 12 Nisan'da bir yardım toplantısında son konuşmasını yaptı ve 19 Nisan 1917 Perşembe gecesi Los Angeles'taki Good Samaritan Hastanesi'nde öldü. 22 Nisan'da Hollywood Metodist Kilisesi'nde yapılan cenaze töreninde tabutunu Ermeniler taşıdı; Hollywood mezarlığına gömüldü. Eşi Myra Park Tracy, ağustosta kutlamayı umdukları evliliklerinin ellinci yılına kısa süre kala onu kaybettiğini yazmıştır.
Kolejin Sonraki Kaderi
Tracy'nin ölümünden önce kolej kapanmıştı. Doğu Cephesi'nde Rus ilerleyişi üzerine bölge harp sahası ilan edildi; 10 Mayıs 1916'da yerleşkeye askerî hastane olarak kullanılmak üzere el konuldu ve Amerikalı görevliler İstanbul'a gönderildi. Savaştan sonra eğitim kısa bir süre yeniden başladıysa da Millî Mücadele yıllarında, 1921'de Ankara hükümeti koleji ve hastaneyi arattı, Pontus Kulübü'ne ait belgeler ele geçirildi ve kolej kapatıldı. Kulüp yöneticileri ile kolejin bazı eski öğretmenleri Amasya'da İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı ve idam edildi; Türk ve Batı kaynakları yargılananların sayısı ve tarih konusunda ayrılır. Kolej 1924'te Selanik'te Anatolia College adıyla yeniden açıldı ve kuruluşunu bugün de Merzifon'daki 1886'ya bağlar. White, Tracy'nin doğum günü olan 31 Ekim'in kolejde kurucular günü olarak kutlanacağını yazmıştı.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Merzifon maddesi, hastanesi, okulu ve kütüphanesiyle şehrin kuzeyindeki en yüksek noktada yer alan Amerikan Koleji yapılarını bugün Merzifon'un önemli eserleri arasında sayar. Kendi yazdığı kolej marşı "Morning Cometh" ile 1912'de Merzifon'da yazdığı "Pontus Dağları" şiiri White'ın kitabının sonunda yer alır; ikincisinde Tavşan Dağları'ndan, Kızılırmak ile Yeşilırmak'ın Karadeniz'e akışından söz eder.
Kronoloji
31 Ekim 1838: Pennsylvania'nın East Smithfield kasabasında doğdu.
4 Temmuz 1858: Kiliseye üye oldu.
1862: Williams College'a üçüncü sınıftan girdi.
1864: Williams College'dan mezun oldu; Union İlahiyat Okulu'na girdi.
1867: Papazlığa takdis edildi, Myra H. Park ile evlendi, Türkiye'ye hareket etti.
28 Ekim 1867: Merzifon'a vardı.
1868: Merzifon ilahiyat okulunun ilk mezuniyet töreni.
1870: Ailesiyle İstanbul'a nakledildi.
1873-1874: Merzifon'da kıtlık yardımı; ardından Amerika'ya izne gitti.
1879: Ailesiyle Amasya'ya yerleşti ve iki kışı orada geçirdi.
1883: Kolejin çekirdeği olan lise düzeyindeki okul Tracy başkanlığında açıldı (Greene'e göre 1881-1882'den sonra).
8 Eylül 1886: Anadolu Koleji öğretime başladı; Tracy ilk başkan oldu.
1890-1893: İzin; başkanlığı geçici olarak George F. Herrick üstlendi.
5 Ocak 1893: Kolejin duvarlarına bildiriler asıldı.
14 Mart 1894: Kolej Massachusetts yasalarına göre tüzel kişilik kazandı (White).
15 Kasım 1895: Merzifon olayları; ardından yerleşkede yetimhaneler kuruldu.
14 Nisan 1899: Osmanlı fermanı kolejde törenle Tracy'ye teslim edildi.
1902: Kolej öğrencileri Amasya'da tutuklanıp yargılandı.
1902-1905: Üçüncü izin; White vekil başkan.
Eylül 1913: Kolejdeki son vaazını verdi ve Amerika'ya döndü.
1914: İstifası mezuniyet töreniyle yürürlüğe girdi; fahrî başkan seçildi.
10 Mayıs 1916: Kolej yerleşkesine askerî amaçla el konuldu.
19 Nisan 1917: Los Angeles'ta öldü.
22 Nisan 1917: Hollywood'da toprağa verildi.
Kaynakça
Bu makalede şu kaynaklardan yararlanılmıştır:
- George E. White, Charles Chapin Tracy: Missionary, Philanthropist, Educator, First President of Anatolia College, Marsovan, Turkey, Boston-Chicago: The Pilgrim Press, 1918. https://archive.org/details/charleschapintra00whit
- Joseph K. Greene, Leavening the Levant, Boston: The Pilgrim Press, 1916, s. 212-219. https://archive.org/details/leaveninglevant00gree
- Gülbadi Alan, "Protestan Amerikan Misyonerleri, Anadolu'daki Rumlar ve Pontus Meselesi", Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 10, 2001, s. 196-199. https://isamveri.org/pdfdrg/D00199/2001_10/2001_10_ALANG.pdf
- Cemal Güven, "Amerika'daki Ermeni Propagandasına Bir Örnek: Merzifon Amerikan Koleji Başkanı George E. White (1916-1919)", Türkiyat Araştırmaları Dergisi, s. 571-587. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/258460
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 404 (e-kitap 1-4. cilt s. 207).
- Anatolia College, "Our History" (kurumun tarihçe sayfası). https://100.anatolia.edu.gr/en/our-history/
- Mehmet Öz, "Merzifon", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 29, Ankara 2004, s. 243-245. https://islamansiklopedisi.org.tr/merzifon
Çevrimiçi kaynaklar
- https://archive.org/details/charleschapintra00whit
- https://archive.org/details/leaveninglevant00gree
- https://isamveri.org/pdfdrg/D00199/2001_10/2001_10_ALANG.pdf
- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/258460
- https://islamansiklopedisi.org.tr/merzifon
- https://100.anatolia.edu.gr/en/our-history/






