Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün
Zebânım kand-perdâz it temedduh içre ey Mevlâ
Nebâtistân-ı vasfında dilim kıl tûti-i gûyâ
Kemâlin pertevinden hayret almış akl-ı vâsıflar
Kamaşmış ‘ayn-ı meddâhân ki olmuş vasfdan a‘mâ
Sühan-sâzâne evsâf-ı cemâlin hayret-efzâdır
Garîk-i hayrete müşkil-nümâdır sohbet-i deryâ
Sığışmaz vâsıfın tab‘ına evsâfın ki müşkildir
Dem urma nûr-ender-nûr horden zerre-i ednâ
Hüveydâ ‘akl-ı kül vasfından ‘âcizdir ki mümkin mi
Gubâr-ı reh-güzâra vasf-ı Kãf u sohbet-i ‘Ankã
Dem urma ‘akl-ı noksân-ıla müşkildir mu‘ammâdan
Ki eblehden umulmaz halli aslâ ebcede ma‘nâ
Sana şâyeste senden özge vasf itmez yakînümdür
Ki lâ uhsî senâen söyledikde server-i dânâ
Yeter medhinde ‘acz-i Ahmed-i mu‘ciz-zebân mutlak
Yeter vasfında lâ uhsî senâen vasf-ı bî-hemtâ
Nigârî ‘acz ‘ani'l-evsâfdan gam çekme zîrâ kim
Hakîkat ‘acz ‘ani'l-evsâfdır esnâ-i müstesnâ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey Mevlâ, seni övmekte dilimi şeker saçan kıl; vasfının şeker kamışı bahçesinde dilimi konuşan bir papağan et.
2. Kemalinin ışığından, vasfedenlerin aklı hayrete düşmüştür; övücülerin gözü kamaşmış, vasfetmekten kör olmuştur.
3. Cemalinin vasıflarını söz ustalığıyla anlatmak hayreti arttırır; hayret denizinde boğulmuş olana denizden söz etmek bile güçtür.
4. Vasıfların, vasfedenin tabiatına sığmaz, çünkü (bu iş) güçtür; ey küçücük, aşağı zerre, nurun içindeki nur hakkında dem vurma. (Mısradaki "horden" kelimesinin okunuşu ve anlamı kesin değildir; "hurde", yani küçük, ufak anlamında alınmıştır.)
5. Açıktır ki küllî akıl onu vasfetmekten acizdir; yol tozunun Kaf dağını anlatması, Anka kuşuyla sohbet etmesi mümkün müdür?
6. Eksik akılla dem vurma, bu iş muammadan da çetindir; ahmaktan ebced hesabıyla gizlenmiş bir anlamı çözmesi asla umulmaz.
7. Kesin bildiğim şudur: sana yaraşan vasfı senden başkası yapamaz; nitekim bilgili server (Peygamber) de "lâ uhsî senâen" (Sana olan övgüyü sayamam) demiştir.
8. Senin övgünde mucize dilli Ahmed'in acizliği yeter; vasfında "lâ uhsî senâen", o eşi bulunmaz vasıf yeter.
9. Nigârî, vasıflardan aciz kalmaktan dolayı gam çekme; çünkü hakikatte vasıftan aciz kalmak, övgülerin en seçkinidir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şair Tanrı'yı övmeye dilinin yetmesi için dua ederek başlar ve övmenin imkânsız olduğunu kabul ederek bitirir. Aradaki yedi beyit bu imkânsızlığın türlü yüzlerini dolaşır. İlk beyitteki dua, divan şairlerinin çok sevdiği bir kuşa dayanır: papağan (tûtî) şeker yiyerek konuşur, şeker kamışı bahçesi de onun yurdudur. Şair dilinin böyle bir papağana dönmesini ister. Ama hemen ikinci beyitte vasfedenlerin aklı hayretle donar, gözleri kamaşıp kör olur.
Gazelin merkezinde bir hadis vardır. Hz. Peygamber'in bir duasında geçen "Lâ uhsî senâen aleyke, ente kemâ esneyte alâ nefsik" (Sana olan övgüyü sayıp bitiremem; sen kendini övdüğün gibisin) sözü, yedinci ve sekizinci beyitlerde iki kez anılır. Nigârî'nin akıl yürütmesi açıktır: mucize dilli Peygamber bile Tanrı'yı övmekte acizliğini itiraf ettiyse, başka bir şairin aczi utanılacak bir şey değildir. Son beyit bu düşünceyi bir teselliye çevirir: vasıftan aciz kalmak, aslında övgünün en yüksek biçimidir. Aczini bilmenin bir tür bilgi olduğu düşüncesi tasavvuf metinlerinde sık tekrarlanır.
Ara beyitler aklın sınırını somut benzetmelerle çizer. Yol tozu, dünyayı çevirdiğine inanılan Kaf dağını anlatamaz, o dağda yaşayan efsanevî Anka kuşuyla da konuşamaz. Altıncı beyitte muamma ve ebced hesabı geçer: muamma, bir ismin harflerini şiirin içine gizleyen bilmece türüdür; ebced ise harflere sayı değeri vererek anlam saklama yoludur. Bilgisiz birinin böyle bir şifreyi çözememesi gibi, eksik akıl da ilahî vasıfları kavrayamaz. Bu karşılaştırma, Osmanlı okurunun gündelik edebî kültüründen alınmış bir örnektir.
Son kafiye kelimesi "müstesnâ", bir önceki gazelin üçüncü beytindeki "istisnâ" ile aynı köktendir; iki gazel tek bir kelimeyle birbirine tutturulmuş gibidir. Öteki elif gazellerinde olduğu gibi kafiye uzun "â" üzerinde döner: Mevlâ, gûyâ, a‘mâ, deryâ, ednâ, ‘Ankã, ma‘nâ, dânâ, bî-hemtâ, müstesnâ.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 10, s. 18-19. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






