Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün
Belâ-yı ‘aşkıla kılgil vücûdum mübtelâ Mevlâ
Degül bir bir kerem kılgil dem-â-dem bin belâ Mevlâ
Ser ü pâ ney gibi sûrâh sûrâh it vücûdumı
Hevâ-yı mihr ile kıl bend bend her dem melâ Mevlâ
Pey-â-pey derdim artur dem-be-dem lutf eylegil tâkat
Ki senden özge bir kes olmasun derdim illâ Mevlâ
Kerem kıl ol cefâlardan ki ‘âşıklar safâ eyler
‘Atâ kıl ol belâlardan ki bulmuşlar velâ Mevlâ
Surâhî tek revân teslîm idem mestâne hândâne
Cenâzem çün kamu rindâne söyle es-salâ Mevlâ
Salâ it gelsün ashâb-ı şehâdet hep namâz içün
Husûsâ Hazret-i Hamzâ Hüseyn-i Kerbelâ Mevlâ
Diler Mîr Nigârî hâsıl it kim kalmasun agyâr
Saray-ı hâtırında olmasun illâ vü lâ Mevlâ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey Mevlâ, vücudumu aşkının belasına uğrat; tek tek değil, her an bin bela ihsan et.
2. Vücudumu baştan ayağa ney gibi delik delik et; ey Mevlâ, onu sevgi havasıyla her an boğum boğum doldur.
3. Ey Mevlâ, derdimi peş peşe arttır, her an da dayanma gücü lütfet; öyle ki derdim senden başka bir şey olmasın.
4. Ey Mevlâ, âşıkların safa sürdüğü o cefalardan bana da kerem et; (dostların) senin dostluğuna eriştikleri o belalardan bağışla.
5. Testi gibi akıp giderek, sarhoş ve güler yüzle canımı teslim edeyim; ey Mevlâ, cenazem için bütün rintlere salâ verdir.
6. Ey Mevlâ, salâ ver de şehitler topluluğu hep birlikte namaza gelsin; özellikle Hazret-i Hamza ile Kerbelâ şehidi Hüseyin.
7. Mîr Nigârî diler: öyle et ki ağyar (sevgiliden başkası) kalmasın; ey Mevlâ, gönlünün sarayında "illâ" ile "lâ" bile olmasın. (Mısra, "gönlünün sarayında Mevlâ'dan başkası olmasın" diye de anlaşılabilir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Altıncı beyitte iki şehidin adı geçer: Uhud'da şehit düşen ve "seyyidü'ş-şühedâ" (şehitlerin efendisi) diye anılan Peygamber'in amcası Hz. Hamza ile Kerbelâ'da öldürülen Hz. Hüseyin. Şairin asıl adının Hamza olduğu hatırlanırsa, kendi cenaze namazına özellikle bu iki şehidin gelmesini istemesi kişisel bir anlam kazanır: adaşı olan şehitle Ehl-i Beyt'in en büyük şehidini aynı safa koyar. Hz. Hüseyin'in anılması da Nigârî'nin Ehl-i Beyt sevgisine uygundur.
Gazel, belanın bir lütuf olarak istendiği bir duadır ve "Mevlâ" redifi her beytin sonunda bu duayı yeniler. Şair aşk belasının azaltılmasını değil, çoğaltılmasını ister: bir değil bin bela, her an artan dert. Bunun karşılığında istediği tek şey dayanma gücüdür. Dördüncü beyitte cefa ile safa, bela ile "velâ" (dostluk, yakınlık) yan yana getirilir; âşığın çektiği eziyet, sevgiliye yakınlığın kapısı sayılır.
İkinci beytin ney benzetmesi gazelin en işlenmiş imgesidir. Ney, delikleri ve boğumlarıyla (bend) ses verir; şair vücudunun da ney gibi delik delik olmasını, "hevâ-yı mihr" ile boğum boğum dolmasını ister. "Hevâ" kelimesi burada hem nefes, hava hem de arzu, sevda anlamındadır: neyi çalan nefes, sevginin arzusuyla birleşir. Neyin yanık sesi Mevlevî şiirinden beri ayrılık acısının sembolüdür. Nigârî'nin, yanan canın dermansız derdini Mevlevî neyinin söylediğini anlatan başka beyitleri de vardır ve Bilgin bunları ayrıca anar.
Ölüm sahnesi beşinci beyitte bir meclis havasında kurulur. "Surâhî tek revân", testi gibi akıp giden demektir, ama "revân" can anlamına da gelir; şair canını, testinin şarabı döktüğü gibi kolayca teslim etmek ister. Cenaze ilanı olan salâ, rintlere okunur. Son beyitteki "illâ vü lâ", kelime-i tevhid olan "lâ ilâhe illallah"ın iki parçasına işaret eder: "lâ" olumsuzlar, "illâ" olumlar. Nakşibendî zikrinde "nefy ü isbât" diye anılan bu iki adım da gönülde kalmasın, yalnız Tanrı kalsın dileği, belki fenânın en ileri hâlini anlatır; ancak beytin bu okuması bize aittir, şair bir açıklama yapmaz. Mısra, tevhid cümlesinin kuruluşunu taklit ederek "Mevlâ'dan başkası olmasın" diye de okunabilir; iki okuma da aynı yere, gönülde ağyarın kalmamasına varır.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 11, s. 19. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
- A. Azmi Bilgin, "Hamza Nigârî'nin Hayatı, Eserleri ve Edebî Kişiliği", Nigârî Dîvânı içinde, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 5, 8-9. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






