Özgün Metin

Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün

Cennet-i vaslından olmaz nâ-ümîd
Tîr-i gamzenle olur her kim şehîd
Tîr-i gamzenden şikâyet eyleyen
‘İşve-i eltâf-ı çeşminden ba‘îd
Câna aldım derd-i çeşmin vakt kim
Söyledi dellâl-ı ‘aşkın men yezîd
Âteş-i ‘aşkın ziyâd oldukca ben
Söylerem hel min mezîd hel min mezîd
Şem‘-veş pervâne-i gönlüm yanar
Tâ ki olmuş pertev-i mihrin pedîd
Sana bir te’sîr kılmaz yohsa kim
Nâr-ı tîzimden hazer eyler hadîd
Müjde ey Mîr Nigârî kim haber
Virdi Selmâdan sabâ-yı hoş-nüvîd

Günümüz Türkçesiyle

1. Gamzenin okuyla şehit olan, vuslatının cennetinden ümitsiz olmaz.

2. Gamzenin okundan şikâyet eden, gözünün lütuflarının cilvesinden uzaktır.

3. Aşkının tellalı "Kim artırır" diye seslendiği vakit, gözünün derdini canımla satın aldım.

4. Aşkının ateşi arttıkça ben "Daha yok mu, daha yok mu" derim.

5. Sevgi güneşinin ışığı görüneli beri gönlümün pervanesi mum gibi yanar.

6. Yoksa (ateşim) sana hiç tesir etmez mi? Oysa demir bile keskin ateşimden sakınır.

7. Müjde ey Mîr Nigârî, hoş haber getiren saba rüzgârı Selmâ'dan haber verdi.

Edebî ve Tarihî Yorum

Dördüncü beyitteki "hel min mezîd", Kâf suresinin 30. ayetinden alınmıştır: "O gün cehenneme 'Doldun mu?' deriz; o da 'Daha yok mu?' der." Ayette doymak bilmeyen cehennemin sözü olan bu soru, Nigârî'nin gazelinde âşığın ağzına geçer. Aşk ateşi arttıkça âşık daha fazlasını ister. Ateşin doymazlığı ile âşığın doymazlığı aynı kelimelerle anlatılır; ama cehennemin istediği azap, âşığın istediği aşkın ateşidir.

Üçüncü beyitte "men yezîd", kim artırır sözü geçer. Bu, açık artırmada tellalın bağırdığı sözdür ve divanda bundan birkaç sayfa önceki "Bir nazar kıl ey sanem" gazelinde de aşk tellalının ağzındadır. Burada âşık bu çağrıya hemen cevap verir: sevgilinin gözünün derdini canıyla satın alır. İki Arapça kalıp, "men yezîd" ile "hel min mezîd", aynı kökten gelir ve iki beyit arka arkaya gelerek birbirini tamamlar: pazarda artırılan fiyat ile ateşin istediği fazlalık.

Altıncı beyit bir karşılaştırmaya dayanır. Demir, "hadîd", âşığın keskin ateşinden sakınır, ama sevgilinin gönlüne bu ateş işlemez; sevgili demirden de serttir. Gazelin sonu bir müjdedir: saba rüzgârı Selmâ'dan haber getirmiştir. Selmâ, Arap şiirinde sevgili için kullanılan geleneksel adlardan biridir ve divan şiirine de Leylâ gibi bu yoldan girmiştir. Saba, sevgilinin kokusunu ve haberini âşığa taşıyan sabah rüzgârıdır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar