Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün
Âbâd olsun o yer zîrâ ki handân oldığım yerdir
Heves-nâk-ı mey-i gülgûn-ı cânân oldığım yerdir
Âbâd olsun Karabağ içre ol yer çünki cânânın
Habîbâne Karakaşına kurbân oldığım yerdir
Âbâd olsun ki bende var hakı gâh u bî-gâhî
Nigâr-ı nâzenîne mest-i mihmân oldığım yerdir
Âbâd olsun dem-â-dem görmesün berbâdlık bir dem
Ki mest-âbâd-ı çeşm-i yâre hayrân oldığım yerdir
Âbâd olsun ki rûy-ı dil-rübâda şems-i mutlakdan
Görüp nûrun ‘alâ nûrin müselmân oldığım yerdir
Âbâd olsun gözüm zîrâ ki bir dest-i dil-ârâdan
Çeküp bâde-i vahdet kâmil oldığım yerdir
Âbâd olsun görem ey tab‘ kim ol şâh-ı hûbânın
Hayâlâtıla sûzâne gazel-hân oldığım yerdir
Âbâd olsun ki ey Mîr Nigârî çeşm-i dilberden
Alup ders-i cünûnı ehl-i ‘irfân oldığım yerdir
Günümüz Türkçesiyle
1. O yer şen olsun, çünkü orası benim güldüğüm yerdir; sevgilinin gül renkli şarabına heves ettiğim yerdir.
2. Karabağ'daki o yer şen olsun, çünkü sevgilinin kara kaşına bir sevgili gibi kurban olduğum yerdir.
3. Şen olsun, çünkü vakitli vakitsiz bende hakkı vardır; naz eden sevgiliye sarhoş bir misafir olduğum yerdir.
4. Her an şen olsun, bir an bile yıkım görmesin; çünkü sevgilinin gözünün sarhoşlar diyarına hayran olduğum yerdir.
5. Şen olsun, çünkü gönül çelenin yüzünde mutlak güneşten (gelen) nur üstüne nuru görüp Müslüman olduğum yerdir.
6. Gözüm şen olsun, çünkü gönül süsleyen bir elden vahdet şarabını içip kâmil olduğum yerdir.
7. Ey tabiatım, şen olsun, göreyim onu; o güzeller padişahının hayalleriyle yanık yanık gazel okuduğum yerdir.
8. Ey Mîr Nigârî, şen olsun; çünkü sevgilinin gözünden delilik dersini alıp irfan ehli olduğum yerdir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Her beyit aynı dilekle açılır: "Âbâd olsun", şen olsun, bayındır olsun. Gazelin redifi "oldığım yerdir" de bir yeri işaret eder ve ikinci beyit bu yerin adını verir: Karabağ. Nigârî Karabağ'ın Zengezur bölgesinde, Cicimli köyünde doğmuş, orada yetişmiş, sonra Amasya'ya göç etmiştir. Bayram'ın da belirttiği gibi, Kafkasya'da Ruslara karşı mücadeleye katıldığı için vatanından ayrı düşmüş ve bir ömür gurbette yaşamıştır. Bu gazel, o uzaklıktan söylenmiş bir hayır duası gibi okunur. Şair sevgilinin kara kaşına kurban olduğu, ilk kez sarhoş olduğu, vahdet şarabını içip kâmil olduğu, ilk gazellerini yanık yanık okuduğu yeri her beyitte yeniden anar.
Beyitlerdeki olaylar gençlikteki bir aşk hikâyesi ile manevî bir uyanışın hikâyesini birlikte anlatır. Beşinci beyitte şair, sevgilinin yüzünde mutlak güneşten gelen "nûrun ‘alâ nûr", nur üstüne nur, gördüğünü ve o yerde Müslüman olduğunu söyler. "Nûrun ‘alâ nûr" Nûr suresinin 35. ayetinden alınmış bir sözdür. Doğuştan Müslüman olan bir şairin "Müslüman olduğum yer" demesi, imanın gerçek anlamda kavrandığı ânı anlatır: güzel yüzde Allah'ın nurunu görmek, yeniden iman etmek gibidir. Altıncı beyitteki vahdet şarabı ve sekizinci beyitteki "ehl-i ‘irfân", irfan ehli, bu yolculuğu tamamlar; delilik dersini sevgilinin gözünden alan şair, o yerde bilen biri olmuştur.
Kafiye bir kez, altıncı beyitte bozulur: öteki beyitlerin "handân, cânân, kurbân, mihmân" dizisine "kâmil" kelimesi girer ve neşir bu aykırılığı açıklamaz. İkinci beyitteki "Karakaş" ile "Karabağ" arasındaki ses yakınlığı ise rastlantı olmasa gerektir: yerin adındaki "kara" sevgilinin kaşında da tekrarlanır.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 175, s. 111-112. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
- Parvana Bayram, "Azerbaycan ve Türkiye'de Yayımlanan Seyyid Nigârî Divanları Hakkında", Turkish Studies, 7/1, 2012, s. 405-417. https://arastirmax.com/en/system/files/dergiler/79199/makaleler/7/1/arastirmax-azerbaycan-turkiyede-yayimlanan-seyyid-nigari-divanlari-hakkinda.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






