Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün Mefâ‘îlün
Bir âteşdir bana yâd eyledikce gezdigin yerler
Ciger biryân ider andukca bağrım ezdigin yerler
Mezâk-ender-mezâkam arturur ‘ömrüm ziyâd eyler
Tilin tek rişte-i cânım elinde gezdigin yerler
Hayâl itdikce mest eyler dil-i müştâk-ı sahbânın
Ne yerlerdir gözüm ey nâzenînim sezdigin yerler
Safâlar arturur her lahza ‘uşşâka virür lezzet
Çeküp sîne-i sûzânıma dâğlar dizdigin yerler
Kılur töhmet rehâya deşt-i Çîne serzeniş eyler
Gazâl-i nâzenîn-âsâ gezüp hûb süzdügün yerler
Gönül yâd eyledikce lahte lahte kan döker çeşmim
Gezüp avlağların avların ey büt süzdügün yerler
Çıkar cân dem-be-dem berbâd olur ten yâd kıldıkca
Elin Mîr Nigârînin elinden üzdügün yerler
Günümüz Türkçesiyle
1. Gezdiğin yerleri andıkça bana bir ateştir; bağrımı ezdiğin yerleri andıkça ciğerimi kebap eder.
2. Can ipimi tel gibi elinde tutarak gezdiğin yerler, tadıma tat katar, ömrümü uzatır.
3. Ey nazlım, gözümün seni sezdiği o yerler ne yerlerdir; hayal ettikçe şaraba hasret gönlü sarhoş eder.
4. Yanan göğsüme yara izleri çekip dizdiğin yerler her an safayı artırır, âşıklara lezzet verir.
5. Nazlı bir ceylan gibi gezip gözlerini güzelce süzdüğün yerler, Rehâ'yı suçlar, Çin çölünü ayıplar.
6. Ey put güzeli, avlaklarını gezip avlarını süzdüğün yerleri gönül andıkça gözüm parça parça kan döker.
7. Elini Mîr Nigârî'nin elinden çektiğin yerleri andıkça can her an çıkar, beden harap olur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Divanda iki gazel önce gelen "Yâdımdan çıkmaz" şiiri gibi bu gazel de sevgilinin bulunduğu yerleri anar; vezin, redif ve kafiye kelimelerinin büyük kısmı ortaktır. Ama iki şiir aynı yerleri farklı bir gözle görür. Önceki gazelde hatıra bir ferahlık ve olgunluk kaynağıdır, sevgilinin resmi gönülde kalemsiz yazılmıştır. Bu gazelde ise yerler bir ateştir: andıkça ciğer kebap olur, göz kan döker, can çıkar. Redifin "gezdiğin, ezdiğin, dizdiğin, süzdüğün, üzdüğün" fiilleri sevgiliye döner ve onun âşığa yaptıklarını bir bir sayar.
Gazelin kapanışı, bütün hatıraların en acısını verir: sevgilinin elini Mîr Nigârî'nin elinden çektiği yer. Önceki beyitlerde sevgilinin bağrı ezmesi ya da göğse yara izleri dizmesi divan şiirinin bilinen dilinde kalır; son beyitteki el ayrılığı ise bir sahne kadar somuttur. Şair bu yeri andıkça canının çıktığını, bedeninin harap olduğunu söyler. İkinci beyitte can ipini tel gibi elinde tutarak gezen sevgili, yedinci beyitte o eli bırakmıştır.
Beşinci beyit misk ceylanlarının dünyasına uzanır. Çin çölü, divan şiirinde misk ceylanlarının yurdu sayılır; sevgili ceylan gibi gezip gözlerini süzdüğü için o yerler Çin çölünü bile ayıplayacak, utandıracak kadar güzeldir. Aynı mısrada Çin ile birlikte anılan "rehâ" kelimesinin hangi yeri gösterdiği belli değildir; bağlam misk ile tanınan bir ülke adı beklemeye elverişlidir, ama neşirdeki okuyuş korunmuştur. Altıncı beyitte sevgili bu kez avcıdır: avlaklarını gezer, avlarını, yani âşıkları, gözüyle süzer.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 179, s. 113-114. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






