Özgün Metin

Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün

Oda yanmış dilim ol lebleri gül-nâra fedâ
Câna gelmiş tenim ol lehce-i güftâra fedâ
Çeşm-i sevdâ-zedem ol âhû-nigeh hayrânı
‘Akl-ı hayret-zedem ol nergis-i bîmâra fedâ
Kara bağrımda ‘azîz besledigim cân-ı şirîn
Ârzû-yı dehenim la‘l-i şeker-bâra fedâ
Ne ki var variyetim turre-i tarrârlara
Ne ki var mâ melekim dîde-i ‘ayyâra fedâ
Ferş-i râh eyledigim râh-ı güzer-gâhında
Gözümün nûrı serâ-perde-i ruhsâra fedâ
Kim olur ben gibi şeydâ ki heves-nâk itdim
Hâsıl-ı zühdimi bir kâse-i ser-şâra fedâ
Terk-i nâz eylegil ey nâz-fürûş u cilve-künân
Bir görün Mîr Nigârî ola dîdâra fedâ

Günümüz Türkçesiyle

1. Ateşte yanmış gönlüm o nar çiçeği dudaklara feda; cana gelmiş tenim o konuşmanın edasına feda.

2. Sevdaya tutulmuş gözüm o ceylan bakışlının hayranı; hayrete düşmüş aklım o baygın nergis gözlere feda.

3. Kara bağrımda aziz bir can gibi beslediğim tatlı can ve ağzımın arzusu, şeker yağdıran la'l dudağa feda.

4. Ne kadar varlığım varsa hilekâr perçemlere, ne kadar malım mülküm varsa o ayyar gözlere feda.

5. Geçtiği yola döşediğim gözümün nuru, yanağının perdesine feda.

6. Benim gibi çılgın kim olur ki hevesle zühdümün bütün kazancını bir dolu kadehe feda ettim.

7. Ey naz satan, cilve yapan, nazı bırak; bir görün de Mîr Nigârî yüzüne feda olsun.

Edebî ve Tarihî Yorum

Gazel bir adak listesi gibi okunur. Her beyitte âşığın bir parçası sevgilinin bir parçasına karşılık feda edilir ve "fedâ" redifi bu alışverişi mühürler: yanmış gönül nar çiçeği renkli dudaklara, bitkin ten konuşmanın edasına, göz ceylan bakışlıya, akıl "nergis-i bîmâr"a, tatlı can şeker yağdıran dudağa. Nergis divan şiirinde göze benzetilir; "bîmâr", hasta nergis ise süzgün, baygın bakan gözdür. Dördüncü beyitte feda edilenler mal ve mülk olur, perçem ile göz ise hilekâr (tarrâr) ve ayyar diye anılır; sevgilinin güzellikleri âşığın varlığını soyan birer haramidir.

Üçüncü beyitteki "kara bağrım" sözü Nigârî'nin şiirinde ayrıca dikkati hak eder. Pervane Bayram'ın aktardığı hece şiirlerinden birinde şair "Kara bağrım kanlu kara bağımdır" diyerek kara bağır ile Karabağ arasında açık bir söz oyunu yapar. Bu gazelde Karabağ adı geçmez ve böyle bir çağrışımın kastedildiğini söylemek için yeterli dayanak yoktur; yine de doğduğu toprağı şiirlerinde sık anan bir şairin "kara bağrım" deyişini okurken o hece şiiri akla gelir.

Altıncı beyit rindin zahide karşı bilinen tavrını gösterir. Zühd, dünya nimetlerinden el çekerek kazanılan sevaptır; şair onun bütün kazancını bir dolu kadeh şaraba değişmiştir. Son beyitte sözü sevgiliye çevirir: naz satmayı bıraksın, bir kez görünsün, Mîr Nigârî de onun yüzüne feda olsun. Böylece liste, şairin kendini feda etmesiyle tamamlanır. Adağın her kalemi "-âr" ile biten bir kafiyeye bağlanır: gül-nâr, güftâr, bîmâr, şeker-bâr, ‘ayyâr, ruhsâr, ser-şâr, dîdâr.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar