Özgün Metin
Vezin: Müfte‘ilün Müfte‘ilün Fâ‘ilün
Külbe-i ahzânıma gel ey habîb
Gör ne belâlar çekerim ey tabîb
Âteş-i firkat ne sitem-kâr imiş
Veh ne cefâ âh çekermiş garîb
Dûzah-ı hasretdir âzârım benim
Nabzıma el vurma yanar ey tabîb
Cânına rahm eyle benim kanıma
Girme girer kanuna yâr ey rakîb
Gûşe-i gülzârda çekmiş şarâb
Vasfını mestâne okur ‘andelîb
Sen gibi güftâr-ı şirîn görmedim
Bir sözün aldı beni ey dil-firîb
Sâye-i mihrinde Nigârî yakîn
Devlet-i karnını bulur ‘an karîb
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey sevgili, hüzün kulübeme gel; ey hekim, gör ne belalar çekiyorum.
2. Ayrılık ateşi ne zalimmiş; vah, garip ne cefalar, ne ahlar çekermiş.
3. Ey hekim, derdim hasret cehennemidir; nabzıma el vurma, elin yanar.
4. Ey rakip, canına acı, kanıma girme; (yoksa) yâr senin kanına girer.
5. Bülbül gül bahçesinin köşesinde şarap içmiş, sarhoşça senin vasfını okur.
6. Ey gönül çelen, senin gibi tatlı sözlü görmedim; bir sözün beni aldı.
7. Nigârî, kesin bil ki sevginin gölgesinde yakında yakınlık devletini bulur. (Neşirdeki "karnını" kelimesi kesin anlaşılmamaktadır; "kurbunu", yakınlığını, diye anlaşılmıştır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Gazel "külbe-i ahzân", hüzün kulübesi sözüyle açılır. Bu ifade divan şiirinde Hz. Yakup'u hatırlatır: oğlu Yusuf'u kaybeden Yakup'un yıllarca ağladığı eve "beytü'l-ahzân", hüzünler evi denir. Nigârî bu evi bir kulübeye çevirir ve sevgiliyi oraya çağırır; aynı mısrada hekime de seslenir. Divanın be harfli gazellerinde hekime seslenen birkaç şiir vardır; bu gazelde hekimin yeri bir abartıyla belirlenir: üçüncü beyitte âşık ona nabzını tutmamasını söyler, çünkü hasret cehennemi olan derdine dokunan el yanacaktır.
Dördüncü beyit Türkçenin iki deyimini karşı karşıya koyar. "Kanına girmek", birinin ölümüne sebep olmak demektir. Âşık rakibe kendi kanına girmemesini, yani onu öldürecek kadar üzmemesini söyler; yoksa sevgili de rakibin kanına girer. Rakibe yapılan bu tehdit, sevgilinin âşığı koruyacağı umudunu taşır ve beyti bir şakayla karışık bir uyarıya çevirir.
Beşinci beyitte bülbül gül bahçesinin köşesinde şarap içmiş, sarhoşça sevgilinin vasfını okur; bülbülün ötüşü burada bir okuma, bir övgü metnidir. Altıncı beyitte âşığı alıp götüren de sevgilinin bir sözü olur. Son beyitteki "‘an karîb", yakında, divanın bu bölümündeki birkaç gazelde tekrar eden bir Arapça ifadedir. "-îb" kafiyesinde tabîb iki kez yer alır; öteki kafiye sözleri habîb, garîb, rakîb, ‘andelîb, dil-firîb ve karîb'dir.
Kaynakça
- Nigârî, Nigârî Dîvânı, haz. A. Azmi Bilgin, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2017 (e-kitap, Kültür Eserleri Dizisi 482), şiir 65, s. 50. https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-194361/nigari-divani.html
Çevrimiçi kaynaklar






