Doğduğu Amasya'ya Kahvecizâde Râşid Mehmed Efendi iki kez devlet görevlisi olarak döndü: önce 1245'te (1829-30) şehrin ipek mizanına emin olarak geldi, on dört yıl sonra da sancağın kaymakamı olarak Amasya'yı bir yıldan fazla yönetti. Maliye kaleminden yetişen bu kâtip ardından Niğde'ye ve Samako sancağına kaymakam olmuş, 1267'de (1850-51) azledildikten bir süre sonra ölmüştür. Hakkındaki tek kaynak olan Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın maddesi, kâtipliğini ve edipliğini sayarken onu şair diye de anar.

Hayatı

Amasya Tarihi'nin onuncu cildinde art arda sıralanan Râşid adlı Amasyalıların beşincisi Kahvecizâde'dir; maddesi şöyledir:

Amasyalıdır. Dârü's-sa'âde ağası Hâlid Ağa'nın kahvecilerinden Amasyalı Hasan Ağa'nın mahdûmudur. 1213'de Hâlid Ağa'nın vefâtında pederi Amasya'ya gönderilmişdi. Kendisi Amasya'da doğdu. Ba'dehû İstanbul'a gidip mektûbî-i mâliye kalemine mülâzemetle girdi. Orada tefeyyüz ederek hulefâdan olup 1245'de Amasya mîzân-ı harîr emîni olarak geldi. Dört yıl kadar kalıp 1249'da infisâl ederek İstanbul'a gitdi. Ba'dehû mektûbî-i mâliye ser-halîfesi olup buradan dâr-ı şûrâ kâtibi, sonra hâssa ordusu baş-kâtibi oldu. 1259 senesi zilka'desinin beşinci günü Amasya sancâğı vâlî kâ'im-makâmı olarak gelip bir yıldan ziyâde livâyı idâre etdi. 1261 senesi muharreminin gurresinde Niğde kâ'im-makâmı oldu. Orada bir müddet kalıp sonra ma'zûlen İstanbul'a gitdi. 1265'de Samako sancâğı kâ'im-makâmı olup 1267'de ma'zûl ve ba'dehû merhûm oldu. Kâtib, edîb, şâir idi.

Anlamca aktarılırsa: Amasyalıdır; babası, Darüssaade ağası Hâlid Ağa'nın kahvecilerinden Amasyalı Hasan Ağa'dır. Hâlid Ağa 1213'te (1798-99) ölünce babası Amasya'ya gönderilmişti; kendisi Amasya'da doğdu. Sonra İstanbul'a gidip Maliye Mektubî Kalemi'ne stajyer olarak girdi. Orada yetişip kalfalığa yükseldi ve 1245'te Amasya ipek mizanı emini olarak geldi. Dört yıl kadar kalıp 1249'da (1833-34) görevden ayrılarak İstanbul'a gitti. Sonra Maliye Mektubî Kalemi'nin baş kalfası, oradan dâr-ı şûrâ kâtibi, daha sonra Hassa Ordusu başkâtibi oldu. 1259 Zilkadesinin beşinci günü (27 Kasım 1843) Amasya sancağı vali kaymakamı olarak gelip sancağı bir yıldan fazla yönetti. 1261 Muharreminin ilk günü (10 Ocak 1845) Niğde kaymakamı oldu. Orada bir süre kaldıktan sonra azledilip İstanbul'a gitti. 1265'te (1848-49) Samako sancağı kaymakamı oldu, 1267'de azledildi ve bir süre sonra öldü. Kâtip, edip ve şairdi.

Ailenin Amasya'ya dönüşü saray hizmetinin bir sonucudur. Babası Hasan Ağa, Topkapı Sarayı'nın harem ağalarının başı olan Darüssaade ağasının kahvecilerindendi; efendisi ölünce saraydaki yeri de sona ermiş ve memleketine gönderilmişti. Râşid'in Amasya'da doğduğunu söyleyen madde, doğum yılını vermez. Babasının 1213'ten sonra Amasya'ya geldiği düşünülürse Râşid'in XIX. yüzyılın ilk yıllarında doğduğu tahmin edilebilir, ama bu yalnız bir çıkarımdır.

Râşid'in meslek hayatı tamamen kalemde geçmiştir. Maliye Mektubî Kalemi, maliyenin resmî yazışmalarını yürüten büroydu; Râşid burada mülazım olarak başlamış, "hulefâ" denen kalfalar arasına, sonra baş kalfalığa yükselmiştir. Hüsameddin'in "dâr-ı şûrâ" dediği meclisin hangisi olduğu açıkça belirtilmez. Hassa Ordusu başkâtipliği ise Râşid'i padişahın merkezdeki ordusunun yazı işlerinin başına getirmiştir. Kaymakamlıklar onun taşraya yönetici olarak çıktığı yıllardır: Amasya'da sancağın valisi adına yönetimi yürütmüş, sonra Niğde'ye ve Rumeli'de Samako sancağına gönderilmiştir.

Amasya'da İpek Mizanı

Râşid'in Amasya'daki ilk görevi şehrin ekonomisinin merkezindeki bir kurumla ilgilidir. Mîzân-ı harîr, ham ipeğin tartıldığı ve vergisinin alındığı resmî terazi ve onun bağlı olduğu gelir kalemiydi; emin, bu gelirin devlet adına toplanmasından sorumlu memurdu. Hüsameddin'in aynı fasılda hemen önce verdiği Köprülüzâde Râşid Ahmed Bey de 1223'te (1808) Amasya mîzân-ı harîr ve damga mukataaları emini olarak gönderilmiş ve on yıl kadar bu işi yürütmüştü. İki Râşid'in ardışık maddeleri, Amasya ipeğinin vergisinin XIX. yüzyılın ilk yarısında İstanbul'dan atanan eminlerce toplandığını gösterir.

Adaşları

Hüsameddin'in onuncu cildinde Râşid adını taşıyan yedi kişi art arda gelir. Bunlardan Hacı Yûsuf Ağazâde Râşid Mehmed Efendi de şair diye anılır; o da Amasya'nın yönetiminde kâtiplikten tahrirat müdürlüğüne yükselmiş ve 1295'te (1878) İstanbul'da ölmüştür. İki Râşid Mehmed aynı yüzyılda yaşamış, ikisi de kalemden yetişmiştir ve maddeleri birbirinden iki sayfa uzaktadır. Ayırt edici olan meslek yollarıdır: Hacı Yûsuf Ağazâde ömrünün çoğunu Amasya'nın yerel idaresinde geçirmiş, Kahvecizâde ise İstanbul'daki maliye kalemlerinden yetişip taşraya kaymakam olarak gönderilmiştir. Hüsameddin, Servahdîzâde ailesini anlatırken kendi zamanında yaşayan bir "eşraftan Kahvecizâde Mehmed Efendi"den de söz eder; onun Râşid'in ailesiyle bağı yazılmamıştır.

Şiiri

Râşid Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır; ondan kalmış tek bir manzume bilinmiyor. Şairliğini, Hüsameddin'in maddesini kapatan "kâtib, edîb, şâir" sıralamasından öğreniyoruz ve yazar bu bilgiyi nereden aldığını söylemez.

Kronoloji

1213 (1798-99): Darüssaade ağası Hâlid Ağa ölür; Râşid'in babası Hasan Ağa Amasya'ya gönderilir.

1245 (1829-30): Amasya mîzân-ı harîr emini olur.

1249 (1833-34): Görevden ayrılıp İstanbul'a döner.

5 Zilkade 1259 (27 Kasım 1843): Amasya sancağı vali kaymakamı olarak gelir.

1 Muharrem 1261 (10 Ocak 1845): Niğde kaymakamı olur.

1265 (1848-49): Samako sancağı kaymakamı olur.

1267 (1850-51): Azledilir; bir süre sonra ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar