Râzî Yûsuf Efendi'nin hayatı Amasya'da başlar, İstanbul medreselerinden geçer ve kadılık yolunda Bursa naipliğinden Bağdat mollalığına kadar uzanır. 1145 (1732-33) yılında öldüğünde, Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın sözleriyle "âlim, fâzıl, şâir, edîb" bir zattı. Babası Tokat Hâtuniye Medresesi'nde müderrislik etmiş Mütevellîzâde İlyas Efendi'dir ve yazar, bu babanın adını ve ölüm tarihini önce bir rüyada öğrendiğini, yıllar sonra arşivde doğruladığını anlatır.
Hayatı
Onuncu ciltte Râtib Mehmed Efendi'den sonra, Râsih Mehmed Efendi'den önce gelen madde birkaç cümleden ibarettir:
Amasyalıdır. Meşâhîr-i fuzalâdan olup 1111'de vefât eden Hâce İlyâs Efendi'nin mahdûmudur. Amasya'da mukaddimât-ı ulûmu görüp İstanbul'a gitdi. Oranın fuzalâsından ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm ve müderris oldu. Kibâr-ı müderrisînden olduğu esnâda ba'zı bilâd-ı mühimmeye kadı ve Bursa nâibi olup sonra Bağdâd Mollası oldu. 1145'de vefât etdi. Âlim, fâzıl, şâir, edîb idi.
Bugünün Türkçesine aktarılınca: Amasyalıdır; babası, tanınmış âlimlerden olup 1111'de ölen Hoca İlyas Efendi'dir. İlimlerin başlangıç derslerini Amasya'da okuyup İstanbul'a gitti. Oranın âlimlerinden öğrenimini tamamlayarak ders-i âm ve müderris oldu. Büyük müderrisler arasındayken bazı önemli şehirlere kadı ve Bursa naibi oldu, sonra Bağdat mollası oldu. 1145'te öldü. Âlim, erdemli, şair ve edipti.
Madde Râzî'nin yolunu tarih vermeden çizer. İstanbul'da tamamlanan öğrenim ve müderrislik, onu ilmiye sınıfının üst basamaklarına taşımıştır: "kibâr-ı müderrisîn" sözü yüksek dereceli medreselerde ders okuttuğunu gösterir. Bursa naipliği, kadılık işlerini kadı adına yürüten vekillik görevidir. Bağdat mollalığı ise büyük şehir kadılıklarından biridir ve mevleviyet denen yüksek rütbeyle verilirdi. Hüsameddin'in "ba'zı bilâd-ı mühimme" diye toptan andığı şehirlerin adlarını, görev yıllarını ve Râzî'nin ölüm yerini bilmiyoruz.
Babası İlyas Efendi ve Bir Rüya
Râzî'nin maddesinde "Hâce İlyâs Efendi" diye anılan baba, yedinci ciltte İlyâs Efendi-Mütevellîzâde başlığıyla kendi maddesine sahiptir. Sipahilerden Ali Ağa'nın oğludur; Amasya'da Müfessir Hızır Efendi'nin ders halkasında okumuş, ders-i âm olmuş, 1106 Cemaziyelevvelinin ortasında (Ocak 1695) Tokat'taki Hâtuniye Medresesi'ne müderris olmuştur. 1107 Zilkadesinde (Haziran 1696) yerine eski müderris geri getirilince Amasya'ya dönmüş, kendisine emeklilik maaşı bağlanmış ve 1111 Zilhiccesinde (Mayıs-Haziran 1700) ölmüştür. Hüsameddin onu usûl ve fürû'da usta bir muhakkik olarak anar ve maddeyi şu cümleyle bağlar: "Mahdûmu Râzî Yûsuf Efendi kibâr-ı mevâlîdendir."
Ardından gelen satırlar kitabın en kişisel sayfalarından biridir. Hüsameddin 1307 Zilkadesinde (Haziran-Temmuz 1890) rüyasında "Dersi tamâm" lakabıyla tanınan Müftîzâde Ömer Efendi'yi görmüş ve ona hocasını sormuştur. Ömer Efendi hocasının İlyas Efendi olduğunu söylemiş, kısa hayat hikâyesini ve ölüm tarihini anlatmış, Sultan Bayezid Mektebi'nin bahçesinde caddeye bakan pencerenin önündeki kabrini göstermiştir. Yazar rüyada mezar taşını ve üzerine kazılı tarihi de görmüş, fakat o bahçede gerçekte bir kabir bulunmadığı için bu zatı ihtiyaten kitabına almamıştır. Yirmi altı yıl sonra, 1333'te (1914-15) Evkaf mahzenindeki evrakı incelerken eline Tokat'a ait maliye ve emeklilik defterleri geçmiştir. Defterlerde "Mevlânâ İlyas Efendi bin Ali" adına 1106'da Hâtuniye müderrisliği ve 1107'de "Amasya'da mukîm" emeklilik kaydı, bunların üstünde de 1111 Zilhiccesinde Amasya'da öldüğüne dair bir not bulunmuştur. Hüsameddin, eve dönünce maddeyi rüyada öğrendiği biçimiyle yazdığını ve Allah'a şükrettiğini söyler.
Ailesi
İlyas Efendi'nin maddesi babasını "Ali Ağa bin İsa Çelebi bin Ali Ağa" diye verir ve onu Çeribaşı Camii vakfını kuşaklar boyu yöneten Mütevellîzâde ailesine bağlar. Hüsameddin bu ailenin, caminin kurucusu Çeribaşı Emîneddîn Mehmed Çelebi'nin soyundan gelen İlyâs Çelebi'nin neslinden olduğunu yazar. Aynı aileden Amasya müftüsü Mütevellîzâde Hacı Ahmed Efendi, kendi maddesine göre öğrenimini "Hâtuniye-i Tokat müderrisi olup 1111'de Amasya'da vefât eden el-Hâc İlyas Efendi"nin yanında tamamlamıştır. Râzî, böylece hem babasının hem de babasının öğrencilerinin Amasya ilim çevresinde tanındığı bir evde büyümüştür.
Madde başlığındaki "Hâcezâde" adı burada "hocanın oğlu" anlamındadır ve babanın "Hâce İlyas Efendi" diye anılmasından gelir. "Küçük Hâce" lakaplı müderris Mehmed İlmî Efendi'nin soyundan gelen Hâcezâdeler ile bir ilgisi görünmez; Hüsameddin iki aileyi birbirine bağlamaz.
Kaynakların Durumu
Maddenin ilk cümlesindeki 1111 tarihi babaya aittir ve kimi listelerde Râzî'nin ölüm yılı sanılmıştır; Râzî'nin kendi ölümü maddenin sonunda açıkça 1145 diye verilir. Bir karışıklık ihtimali de adaşından doğar. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki Râzî Yûsuf Efendi, Vardar Yenicesi'nde doğmuş, Medine ve Bursa kadılıkları yapmış ve 5 Şevval 1027'de (25 Eylül 1618) İstanbul'da ölmüş bir müderris şairdir. Adı, mahlası ve Bursa'daki görevi Amasyalı Râzî ile örtüşür, fakat aralarında bir asırdan fazla zaman vardır ve ikisi ayrı kişilerdir. Aynı madde, mecmualarda Râzî mahlaslı birçok şiir bulunduğunu, bunların hangisinin hangi Râzî'ye ait olduğunu belirlemenin güç olduğunu yazar.
Şiiri
Râzî Yûsuf Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Mecmualarda Râzî mahlasıyla kalmış şiirlerden biri onun olabilir; fakat bunu gösterecek bir kayıt bulunmadıkça hiçbiri ona mal edilemez. Hüsameddin de onu şair saymakla yetinir, bir beyit aktarmaz.
Kronoloji
1106 (1694-95): Babası İlyas Efendi, Tokat Hâtuniye Medresesi müderrisi olur.
1107 (1696): Babası emekliye ayrılıp Amasya'ya döner.
1111 Zilhiccesi (Mayıs-Haziran 1700): Babası Amasya'da ölür.
1145 (1732-33): Râzî Yûsuf Efendi ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 7 (e-kitap s. 195), "Râzî Yûsuf Efendi-Hâcezâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page195.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 270-272 (e-kitap s. 347-348), "İlyâs Efendi-Mütevellîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page347.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 268-269 (e-kitap s. 346), "İlyâs Çelebi-Çeribaşızâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page346.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 605-606 (e-kitap s. 190), "Ahmed Efendi-Mütevellîzâde el-Hâc" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page190.html
Kitaplar
- Ramazan Ekinci, "Râzî, Yûsuf Efendi", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (güncelleme 2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/razi-yusuf-efendi
Çevrimiçi kaynaklar
