İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Mütevellîzâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 189 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya’da Çerîbaşı Câmii vakfının mütevellîsi Çerîbaşı evlâdından ve Çerîbaşı Mahallesi eşrâfından olup 1081 hudûdunda vefât eden el-Hâc İlyas Ağa bin Ahmed Çelebi bin Îsa bin Ali bin İlyas mahdûmudur. “Mütevellîzâde” demekle meşhûrdur.

Amasya müftüsü müfessir Hızır, Pîrîzâde el-Hâc Hüseyin, Dursunzâde Pîrî Mehmed Efendilerden ahz-ı ulûm etdikten sonra Sivas Müftüsü Antabî Mehmed Tefsîrî Efendiden ve Hâtuniyye-i Tokat müderrisi olup 1111’de Amasya’da vefât eden el-Hâc İlyas Efendi’den ikmâl-i tahsîl ederek ders-i âm-ı meşhûr oldu.

Kibâr-ı kudâtdan el-Hâc Abdülbaki Efendiye dâmâd olup tedrîs-i ulûma koyuldu. Fazîlet-i ilmiyyesi her tarafa şâyî olarak iştihâr etdi. Mükerreren pek çok talebeye icâzet verip 1114’de Amasya Sultâniyyesi müderrisi oldu. [606] 1119’da ittifâk-ı umûmî üzere baş-a’yân olup 1123 senesi îd-i adhânın birinci günü vefât eden müftü İsmâil Efendi’nin yerine Amasya müftüsü oldu. İki yıldan ziyâde makâm-ı fetvâda kalıb 1226 senesi saferinin evâ’ilinde dâr-ı na’îme irtihâl etdi. Medresesi bahçesinde medfûndur.

Fâzıl, ulûm-ı şer’iyye ve akliyyede mâhir, usûlî, halûk, edîb, nüktedân, elsine-i selâseye vâkıf, vecîh bir zât idi. Çerîbaşı Mahallesi şarkında Çorum mezârlığının altında el-yevm arsa-i hâliye şeklinde duran yerde medrese yaptırdı. Seng-i mezârı kırılıp gâ’îb olmuşdur.

Ceddînin vakfına mütevellî ve âbâ ü ecdâdından mevrûs olan servet ü yesârı mükemmel ve hânedân idi. Mahdûmu mevâlîden Abdülbâkî Efendi ve hafîdi Şemseddîn Ahmed Efendi bin Abdülbaki Efendi meşhûrdur. Bunun evlâdından Şemseddîn adlı bir kimse sabâvetim zamanında ber-hayat idi. Bunun hânesi Çerîbaşı Câmii şerîfi’nin kıble tarafında olup oldukça şâyân-ı dikkatdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya'da Çerîbaşı Camii vakfının mütevellisi, Çerîbaşı soyundan ve Çerîbaşı Mahallesi ileri gelenlerinden olup 1081 dolaylarında [1670-71] ölen Hacı İlyas Ağa'nın oğludur. İlyas Ağa, Ahmed Çelebi oğlu, İsa oğlu, Ali oğlu İlyas'ın torunudur. "Mütevellizâde" (mütevelli oğlu) diye tanınmıştır.

Amasya müftüsü müfessir Hızır, Pîrîzâde Hacı Hüseyin ve Dursunzâde Pîrî Mehmed Efendilerden ilim aldıktan sonra, Sivas Müftüsü Antepli Mehmed Tefsîrî Efendi'den ve Tokat Hatuniye Medresesi müderrisi olup 1111'de [1699-1700] Amasya'da ölen Hacı İlyas Efendi'den öğrenimini tamamlayarak, herkesçe bilinen bir ders veren âlim oldu.

Büyük kadılardan Hacı Abdülbaki Efendi'nin damadı olup ilim öğretmeye başladı. İlimdeki üstünlüğü her yana yayılarak ün kazandı. Pek çok öğrenciye defalarca icazet verdi ve 1114'te [1702-03] Amasya Sultâniyyesi müderrisi oldu. 1119'da [1707-08] genel uzlaşmayla başkan âyân oldu; 1123 kurban bayramının birinci günü ölen müftü İsmail Efendi'nin yerine Amasya müftüsü oldu. İki yıldan fazla fetva makamında kalıp 1226 yılı safer ayının başlarında ahirete göçtü. Kendi medresesinin bahçesinde gömülüdür.

Fazıl, şer'î ve aklî ilimlerde usta, usûl sahibi, ahlâklı, edip, nükte bilen, Arapça, Farsça ve Türkçeyi bilen, saygın bir kişiydi. Çerîbaşı Mahallesi'nin doğusunda, Çorum mezarlığının altında bugün boş arsa olarak duran yerde bir medrese yaptırdı. Mezar taşı kırılıp kaybolmuştur.

Dedesinin vakfına mütevelli idi; babalarından ve atalarından kalan zenginlik ve bolluk içinde, soylu bir aileydi. Oğlu mevâlîden (üst rütbeli âlimlerden) Abdülbaki Efendi ile torunu, Abdülbaki Efendi oğlu Şemseddin Ahmed Efendi tanınmıştır. Bunun soyundan Şemseddin adında biri çocukluğum zamanında hayattaydı. Bunun evi Çerîbaşı Camii'nin kıble tarafında olup oldukça dikkat çekiciydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mütevellî: vakfı yöneten kişi
  • eşrâf: soylu, saygın aileler
  • ahz-ı ulûm: ilim alma
  • ders-i âm: halka açık ders veren âlim
  • icâzet: ders verme ve öğretme izni
  • Sultâniyye: padişah adına kurulmuş medrese
  • baş-a'yân: şehrin ileri gelenlerinin başı
  • makâm-ı fetvâ: müftülük makamı
  • dâr-ı na'îm: nimet yurdu, yani ahiret; "dâr-ı na'îme irtihâl" ölmek demektir
  • elsine-i selâse: üç dil; Arapça, Farsça, Türkçe
  • nüktedân: ince ve zekice söz bilen
  • mevrûs: miras kalan
  • hafîd: torun
  • sabâvet: çocukluk

Tarih Meselesi

Metinde müftülüğün 1123'te başladığı, "iki yıldan fazla" sürdüğü ve ölümün "1226" yılı safer ayının başlarında gerçekleştiği yazılıdır. Bu bilgiler birbirini tutmaz. 1123'e iki yıl eklendiğinde 1125 ya da 1126 çıkar; 1226 ise yaklaşık 1811'e denk gelir ve 1114'te müderris olmuş bir kişi için düşünülemez. Madde de 1120'li yıllarda ölen âlimlerin arasında yer alır. Bu nedenle "1226" büyük olasılıkla "1126" yerine yazılmış bir hatadır. Bu bir çıkarımdır ve çeviride metin olduğu gibi bırakılmıştır.

Çerîbaşı Mahallesi ve Soy Zinciri

Maddenin son cümleleri, kitabın kişisel yanını gösterir. Hüsameddin, soyun sonradan gelen halkasından Şemseddin adlı bir kişiyi çocukluğunda tanıdığını, evinin Çerîbaşı Camii'nin kıblesinde bulunduğunu ve görülmeye değer olduğunu yazar. Müftünün yaptırdığı medrese ise Hüsameddin'in döneminde boş arsadır; mezar taşı da kırılıp kaybolmuştur.

Amasya'daki Çerîbaşı Camii'ne, bu medreseye ve bu aileye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Aynı adı taşıyan İstanbul Eyüp'teki mescide ait sayfalar bulunmuş, ancak bu maddeyle ilgisi olmadığı için kullanılmamıştır.

Kaynakça

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 189–189. amasya.bel.tr

6. Cilt içindekiler