Özgün Metin

Şekkerîn leblerinüñ yâdına inmiş ḥasenâ
Âyet-i enbetehallâhu nebâten ḥasenâ

Günümüz Türkçesiyle

1. Şeker gibi dudaklarının anısına "Allah onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi" âyeti güzelce inmiş (vahyolunmuş).

Edebî ve Tarihî Yorum

Nebât: Hem Bitki Hem Şeker

Beytin bütün zekâsı "nebât" kelimesinin iki anlamında toplanır. Arapçada nebât bitki demektir; Türkçede ise "nebat şekeri" adıyla bilinen kristal şekerin adıdır. İkinci mısradaki "enbetehallâhu nebâten hasenâ", Kur'an'da Âl-i İmrân suresinin otuz yedinci âyetinde Hz. Meryem için söylenen "ve enbetehâ nebâten hasenâ", yani "onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi" sözüne dayanır. Şair bu âyetin, sevgilinin şeker dudaklarının anısına indiğini söyler: âyetteki "nebât" ona şekeri, şeker de sevgilinin dudağını hatırlatır. Kelimenin bilinen ve beklenmedik anlamlarının birlikte çalıştırılmasına tevriye denir; burada tevriye bir âyetten alınan parçayla, yani iktibasla birleşmiştir.

"İnmek" fiili de bilerek seçilmiştir; âyetlerin "inmesi" vahyolunması demektir. "Hasenâ" (güzelce) kelimesi iki mısraın sonunda tekrarlanır ve beyit böylece aynı sözle açılıp kapanan bir matla olur. Latîfî, Remzî Çelebi maddesinde bu beyti "Şekkeristândur bu meclis" matlaının ardından "Velehû" diye verir. Âyetteki zamir dişil ve Meryem'e dönüktür, beyitte ise lafza-i celâl açıkça söylenmiştir; bu farkın neşirden mi, şairin tasarrufundan mı geldiği bilinmiyor.

Latîfî'nin Remzî Çelebi'si

Latîfî, Remzî Çelebi'yi Bursalı ve kadılar zümresinden biri olarak tanıtır ve onu Yavuz Sultan Selim'in çağdaşı diye anar. Beytin Amasya'ya bağlanması, oğlu İlmî üzerinden kurulan ve Hüsameddin'in Müeyyedzâde kaydına dayanan bir eşleştirmedir; Latîfî'nin metninde Amasya'ya dair bir işaret yoktur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar