"Herkesi medh u senâ eder, kimseyi zemm etmez": Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Senâyî İbrâhim Efendi'yi bu sözlerle, yani herkesi öven, kimseyi yermeyen ve her şeyi hoş gören biri olarak anlatır. İbrâhim Efendi, Amasya Mevlevîhânesi'ni XVII. yüzyılda yeniden kurduran Şeyh Ârif Mehmed Dede'nin damadı Mahmûd Dede'nin oğludur; tekkede vaiz ve mesnevî hocası olarak çalışmış, 1112'de (1700-01) vakfın mütevelliliğine getirilmiş ve bir yıl sonra, 1113'te (1701-02) ölmüştür. Şehirde "Çelebi Dede" diye tanınırdı. Herkesi öven bu adamın kendi şiirlerinden ise tek beyit bile kayıtlara geçmemiştir.
Hayatı
Sekizinci ciltteki Senâyî İbrâhim Efendi-Dedezâde maddesi, son cümlelerini kişinin huyuna ayırır:
Amasyalıdır. Amasya mevlevî-hânesi şeyhi Ârif Mehmed Dede Efendi'nin dâmâdı eş-Şeyh Mahmûd Dede'nin mahdûmudur. Allâme Hızır Efendi'den tahsîl-i ulûm edib bir müddet ders okuttu. Sonra mevlevî-hânede vâ'iz, müzekkir olup mesnevî tedrîsâtıyla iştigâl etdi. 1112'de Mevlevî şeyhi Alâaddîn Dede Efendi'nin irtihâli üzerine mevlevî-hâne vakfına mütevellî olduğu hâlde 1113'de vefât etdi. Âlim, vâ'iz, şâir idi. Herkesi medh u senâ eder, kimseyi zemm etmez, her nesneyi hoş görürdü. "Çelebi Dede" demekle meşhûr idi.
Günümüz diliyle: Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Ârif Mehmed Dede Efendi'nin damadı Şeyh Mahmûd Dede'nin oğludur. Allâme Hızır Efendi'den ilim öğrenip bir süre ders okuttu. Sonra Mevlevîhâne'de vaiz ve öğüt verici oldu, Mesnevî okutmakla meşgul oldu. 1112'de Mevlevî şeyhi Alâaddîn Dede Efendi ölünce Mevlevîhâne vakfının mütevellisi oldu ve bu görevdeyken 1113'te öldü. Âlim, vaiz ve şairdi. Herkesi över, kimseyi yermez, her şeyi hoş görürdü. "Çelebi Dede" diye tanınırdı.
Mahlası Senâyî, Arapça "senâ", yani övgü kelimesinden türemiştir. Hüsameddin'in onun için kullandığı "medh u senâ eder" ifadesi, kişinin huyunu mahlasıyla aynı kelimeye bağlar; bu eşleşmenin Hüsameddin'in bilinçli bir söz oyunu mu, yoksa mahlasın kişiliğe uygun seçilmesinin bir yansıması mı olduğu bilinemez. Aynı mahlası taşıyan iki kişi daha vardır ve kolayca karıştırılabilir: hemen önceki madde, Şehzade Mustafa'nın divan kâtibi ve nedimi Senâyî Mehmed Çelebi'ye aittir; Manisalı bir Senâyî Mehmed Efendi de kaynaklarda geçer.
Ailesi ve Tekkedeki Yeri
İbrâhim Efendi'nin babası Mahmûd Dede, Hüsameddin'in birinci ciltteki Mevlevîhâne bahsinde sayılan şeyhlerin ikincisidir. Posta, 1011'de (1602-03) eşkıya baskınında yanan tekkeyi 1047'de (1637-38) eski sadrazam Bayram Paşa'ya yeniden yaptırıp şeyhliğini yürüten kayınpederi Ârif Mehmed Dede'den sonra o oturmuş, ondan sonra sıra Abdülkâdir Dede ile Alâeddîn Dede'ye gelmiştir. Alâeddîn Dede, Ârif Dede'nin oğlu Abdülbâkî Dede'nin oğludur. İbrâhim Efendi'nin annesi Ârif Dede'nin kızıysa, ki madde bunu açıkça söylemez, Alâeddîn Dede onun dayısının oğlu olur ve iki adam Ârif Dede'nin kızından ve oğlundan iki torunu sayılır. 1112'de Alâeddîn ölünce vakfın idaresi İbrâhim Efendi'ye, şeyhlik Bilâl Efendi'ye verilmiştir.
Hüsameddin'in on birinci ciltteki "Sâbir Ahmed Dede-Mevlevîzâde" maddesi, İbrâhim Efendi'nin bir kardeşini de tanıtır: Mevlevîhâne şeyhi Mahmûd Dede'nin oğlu Sâbir Ahmed Dede, Şeydâ Ahmed ve Kudsî Hasan Dede'nin hizmetinde yetişmiş, mesnevîhan olmuş, 1097'de (1685-86) Mevlevîhâne şeyhi ve vakıf mütevellisi olmuş ve 1102 Şevvalinde (Temmuz 1691) ölmüştür. Hüsameddin onu da "sohbeti hoş, edebiyâta vâkıf, şâir" diye anar. Bu durumda aynı evden iki şair kardeş çıkmış, ikisi de tekkenin vakfını yönetmiş ve ikisi de görevdeyken ölmüştür.
Kaynakların Durumu
Maddeyle en iyi örtüşen kayıt, birinci cildin Mevlevîhâne bahsidir: "1112'de bunun vefâtıyla 'İbrâhim Çelebi' mütevellî ve 'eş-Şeyh Bilâl Efendi' şeyh olduğu hâlde 1113'de 'eş-Şeyh Bilâl Efendi' mütevellî dahi olmuşdur." Burada adı geçen İbrâhim Çelebi'nin, "Çelebi Dede" diye tanınan ve 1112'de mütevelli olan Senâyî İbrâhim Efendi olduğu açıktır; Bilâl'in 1113'te mütevelliliği de alması, İbrâhim Efendi'nin aynı yıl ölmesiyle uyumludur. Kardeşi Sâbir Dede'nin şeyhlik tarihleri ise başka bir kayıtla çatışır: Ebû Saîd Ahmed Dede'nin maddesine göre Ebû Saîd 1096'da Amasya Mevlevîhânesi şeyhi olmuş ve 1099'da görevden alınmıştır. Sâbir Dede'nin 1097'de şeyh olması bu süreye düşer; iki kaydın nasıl bağdaşacağı anlaşılamamaktadır. Sâbir Dede'nin adı, ilk cildin şeyhler listesinde de görünmez.
Şiiri
Tekkede vaiz ve mesnevî hocası olarak çalışmış olması, Senâyî'nin şiirinin de Mevlevî sohbet geleneğinin içinde söylenmiş olabileceğini düşündürür; ancak bu yalnız bir tahmindir, çünkü Hüsameddin onu "âlim, vâ'iz, şâir" diye saymakla yetinir, bir beytini aktarmaz, bir divan ya da manzume adı vermez. Senâyî İbrâhim Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Metin Hakverdioğlu'nun Amasya Tarihi'nden derlediği şairler arasında, sekizinci ciltte geçen adlarla birlikte o da yer alır. Aynı yıllarda Mevlevîhâne'nin çevresindeki öbür şair, Ârif Dede'nin diğer kolundan Sâkıb Osman Efendi'dir.
Kronoloji
1047 (1637-38): Dedesi Ârif Mehmed Dede, Bayram Paşa'nın yardımıyla Mevlevîhâne'yi yeniden kurdurur.
1097 (1685-86): Kardeşi Sâbir Ahmed Dede Mevlevîhâne şeyhi olur.
Şevval 1102 (Temmuz 1691): Sâbir Ahmed Dede ölür.
1112 (1700-01): Alâaddîn Dede'nin ölümü üzerine Mevlevîhâne vakfının mütevellisi olur.
1113 (1701-02): Ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 78-79 (e-kitap s. 501), "Senâyî İbrâhim Efendi-Dedezâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page501.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 247-248 (e-kitap s. 156-157), "Mevlevîhâne" bahsi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page157.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 227 (e-kitap s. 426), "Sâbir Ahmed Dede-Mevlevîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page426.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 313 (e-kitap s. 104), "Ebû Sa'îd Ahmed Dede Efendi-Hacı Dede" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page104.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 418 (e-kitap s. 487), "Abdülbâkî Dede-Ârif Dedezâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page487.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (sekizinci cildin şairleri: s. 27). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
