Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Cân u dilden ey nigârum göresim geldi seni
Gitdi sabr u ihtiyârum göresim geldi seni
Gül yüzün hecriyle yandı lâle-veş bagrum benüm
Lâle-zârum gül-‘izârum göresim geldi seni
Kalmışam fürkat diyârında visâle çâre kıl
Pâdişâhum kâm-kârum göresim geldi seni
Hasret-i serv-kaddün ile ‘âlemi tûfân ider
İşbu çeşm-i eşk-bârum göresim geldi seni
Kalmasun gurbet diyârında bu Şâhî bendene
Lutf kıl ey şehr-yârum göresim geldi seni

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey güzelim, canla gönülden seni göresim geldi; sabrım ve irademi yitirdim, seni göresim geldi.

2. Gül yüzünün ayrılığıyla bağrım lale gibi yandı; ey lale bahçem, gül yanaklım, seni göresim geldi.

3. Ayrılık diyarında kaldım, kavuşmaya bir çare bul; ey padişahım, ey bahtı açık hükümdarım, seni göresim geldi.

4. Servi boyunun hasretiyle şu yaş döken gözüm âlemi tufana boğuyor; seni göresim geldi.

5. Bu Şâhî kulun gurbet diyarında kalmasın; lütfet ey hükümdarım, seni göresim geldi.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "göresim geldi seni", kafiye "nigâr, ihtiyâr, gül-'izâr, kâm-kâr, eşk-bâr, şehr-yâr" kelimelerindeki "-âr" sesi ile ona eklenen "-um" iyelik ekidir. Kılıç'ın redif listesinde bu gazelin redifi "seni" olarak geçer. Her beytin ikinci mısraı bir hitapla başlayıp redifle biter; redif konuşma dilinin sade bir özlem sözüdür ve gazelin bütün ağırlığını taşır. Neşirde ikinci beyitten sonra [58b] varak imi yer alır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel tek bir duyguyu, görme özlemini beş kez tekrarlar. Söz sanatları azdır ve sade bir söyleyiş öne çıkar. İkinci beyitte lale ile gül bir arada kullanılır. Lalenin ortasındaki kara leke divan şiirinde yanık bir bağrın izine benzetilir; âşığın bağrı da ayrılıkla lale gibi yanmıştır. Sevgili ise "lâle-zâr" (lale bahçesi) ve "gül-'izâr" (gül yanaklı) diye anılır. Dördüncü beyitte servi boy ile gözyaşı tufanı karşı karşıya gelir; boy suyun kenarında yükselen serviye, gözyaşı da dünyayı boğan bir sele benzer. Üçüncü ve beşinci beyitlerde ise aşk dilinin yanında açıkça bir kul ile hükümdar ilişkisi görülür: "pâdişâhum", "kâm-kâr" (bahtı açık, muradına ermiş) ve "şehr-yâr" (hükümdar) hitapları ile "bu Şâhî bendene" (bu Şâhî kuluna) sözü.

Tarihî Bağlam

Kılıç, babasına yazdığı şiirlerde dile gelen isteklerden birinin Bayezid'in babasını görme arzusu olduğunu söyler. Ayrı kalınan, hasret duyulan bir sevgiliye yazılmış gibi görünen bu gazelde Kanuni'ye seslenildiğini düşündüğünü belirtir ve gazelin tamamını aktarır. Girişte gazel "G157" künyesiyle anılır; metindeki numarası 158'dir ve iki metin arasında fark yoktur. Kılıç'a göre babasını görme arzusu divanın sonlarındaki şiirlerde yalvarma derecesine kadar yükselir. Son beyitteki "gurbet diyârı", Kılıç'ın başka bir yerde belirttiği gibi, Bayezid'in gittiği yerleri gurbet olarak görmesine uyar. Gazelde hangi gurbetin kastedildiği belli değildir; neşir yazılış zamanını vermez.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 121-122, gazel no. 158 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 58b); ayrıca s. 29 (redifler), s. 33 (gazelin "G157" künyesiyle tam aktarımı ve Kanuni'ye seslenildiği görüşü), s. 34 (babasını görme arzusu) ve s. 41 (gurbet), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar