Özgün Metin

Vezin: Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilâtün Fâ’ilün

Cân u dilden olmışam bir dil-berün dîvânesi
Kim münevverdür ruhı şevkiyle gönlüm hânesi
La’l-i nâbun yâdına her dem ki sohbet eylesem
Düşmez elden sen perîsüz destümün peymânesi
Gördiler âsâr-ı ‘ışkun rûy-ı zerdümde benüm
Didiler bu mübtelânun kim ola cânânesi
Âfitâbum tâ ki kıldun gün gibi ‘arz-ı cemâl
Rûşen oldı gönlümün başdan başa kâşânesi
Tutuşup nâr-ı ruhunda bâl ü per yaksam n’ola
Ben o şem’-i nûr-bahşun olmışam pervânesi
Bir ‘aceb zencîr imiş zülfün nigârâ kim ana
‘Âlemün gerden sunar dîvâne vü ferzânesi

Günümüz Türkçesiyle

1. Canla gönülden bir dilberin delisi oldum; onun yanağının şevkiyle gönlümün evi aydınlıktır.

2. Saf yakut dudağını anarak ne zaman sohbet etsem, ey peri, sensiz elimin kadehi elden düşmez.

3. Aşkının izlerini benim sararmış yüzümde gördüler; "Bu tutkunun sevgilisi kim ola?" dediler.

4. Ey güneşim, sen güneş gibi güzelliğini gösterdiğinden beri gönlümün köşkü baştan başa aydınlandı.

5. Yanağının ateşinde tutuşup kanat yaksam şaşılır mı; ben o nur bağışlayan mumun pervanesi olmuşum.

6. Ey güzel, zülfün ne tuhaf bir zincirmiş ki âlemin delisi de akıllısı da ona boyun uzatır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Altı beyitlik gazel "fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye "dîvâne, hâne, peymâne, cânâne, kâşâne, pervâne, ferzâne" kelimelerindeki "-âne" sesidir; "-si" iyelik eki redif yerindedir. Divandaki metinde mahlas yoktur. Neşirde beşinci beyitten sonra [59a] varak imi yer alır.

Kılıç'ın dipnotuna göre gazel, Zihnî'nin "'Işk bir gencînedür gönlüm anun vîrânesi / Derd bir câm-ı İlâhîdür benem mestânesi" matlalı gazeline naziredir. Nazire, başka bir şairin şiirine aynı vezin ve kafiyeyle yazılan karşılıktır. Kılıç gazelin Mecmû'atü'n-nezâ'irdeki biraz farklı biçimini de verir ve künye olarak Pervâne Bey Mecmuası neşrini gösterir. Mecmuadaki metinde ikinci beyitte "eylesem" yerine "eylerem", üçüncü beyitte "benüm" yerine "ayân" vardır. Divanın beşinci ve altıncı beyitleri mecmuada yoktur; onların yerinde "'Işkunı men' eyleme Şâhîden ol yâre didüm / Kim cihânun girmez oldı gûşuna efsânesi" beyti bulunur. Böylece mahlaslı makta beyti yalnız mecmuada korunmuştur.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel aşkın delilikle ve ışıkla ilgili mazmunlarını bir araya getirir. Matlada âşık bir dilberin delisi olmuş, gönlünün evi onun yanağıyla aydınlanmıştır. Dördüncü beyitte aynı düşünce güneş benzetmesiyle tekrarlanır; beşincide yanak bir mum, âşık da onun pervanesidir. İkinci beyitteki "sen perîsüz" sözü "ey peri, sensiz" diye okunur: sevgili yokken âşığın elinden kadeh düşmez. Üçüncü beyitte sararmış yüz, aşkın gizlenemeyen belirtisidir. Son beyit "dîvâne" ile "ferzâne" (akıllı) arasında bir tezat kurar ve matladaki deli gönle döner: zülüf, akıllıyı da deliyi de boynundan bağlayan bir zincirdir.

Tarihî Bağlam

Pervâne Bey Mecmuası, saray hizmetkârlarından Pervâne b. Abdullah tarafından 968 (1560-61) yılında derlenmiş en hacimli nazire mecmuasıdır. Bu tarihte Bayezid İran'dadır. Gazelin mecmuaya ne zaman ve hangi yoldan girdiği bilinmez. Zihnî'nin kimliği ve nazirenin yazılış zamanı da neşirde belirtilmez.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 122, gazel no. 159 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 59a); dipnot 114 (Zihnî'ye nazire ve Mecmû'atü'n-nezâ'irdeki biçimi); ayrıca s. 13 (İran'a sığınma), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
  • Ömer Zülfe, "Pervâne Bey Mecmuası", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 34, İstanbul 2007, s. 244-245. https://islamansiklopedisi.org.tr/pervane-bey-mecmuasi

Çevrimiçi kaynaklar