Özgün Metin
Vezin: Mef’ûlü Mefâ’îlün Mef’ûlü Mefâ’îlün
Andukca dem-i hecrün akar gözümün yaşı
Devlet evbâşun k’ola başı işigün taşı
Ey derd-i dile dermân sensüz dil-i mahzûnun
Gözi yaşıdur âbı hecrün gamıdur aşı
Gönlümi kim eglerdi bu râh-ı mahabbetde
Olmasa gam u mihnet anun iki yoldaşı
El virmiş iken vuslat Şâhî kadem-i yâre
Sürsem bârî toyunca bu çeşm-i güher-pâşı
Günümüz Türkçesiyle
1. Ayrılık zamanını andıkça gözümün yaşı akar; başı eşiğinin taşına konan kişiye ne mutlu. İkinci mısraın başı kapalıdır; aktarım bir yorumdur.
2. Ey gönül derdinin dermanı, sensiz mahzun gönlün suyu gözünün yaşı, aşı da ayrılığın gamıdır.
3. Bu sevgi yolunda gam ve mihnet onun iki yol arkadaşı olmasaydı gönlümü kim oyalardı?
4. Şâhî, vuslat sevgilinin ayağına el vermişken (fırsat çıkmışken) bari şu inci saçan gözümü doyasıya (o ayağa) süreyim.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dört beyitlik gazel "mef'ûlü mefâ'îlün mef'ûlü mefâ'îlün" kalıbıyla yazılmıştır. Kılıç'ın vezin dökümüne göre divanda bu kalıpla yazılmış iki Türkçe gazelden biridir. Kalıp ortadan iki eşit parçaya bölünür ve mısralara ölçülü, dengeli bir yürüyüş verir. Kafiye "yaşı, taşı, aşı, yoldaşı, güher-pâşı" kelimelerindeki "-aşı" sesidir. Kılıç'ın dipnotuna göre yazmada bu gazelin üçüncü beytinden sonra bir beyit sığacak kadar yer boş bırakılmıştır. Gazelin dört beyitten oluşması bu boşlukla ilgili olabilir; eksik bir beyit bulunup bulunmadığı bilinmez. Neşirde bu gazelin metni içinde varak imi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Matlanın ilk mısraı açıktır: ayrılık anıldıkça gözyaşı akar. İkinci mısra ise kapalıdır. "Devlet" kelimesi talih ve mutluluk anlamındadır; ardından gelen "evbâşun" kelimesi "ayak takımı" demektir ve beytin anlamına zor uyar. Biz mısraı, başı sevgilinin eşiğindeki taşa konan, yani kapısında yatan kişinin bahtiyarlığı olarak anladık. Divan şiirinde âşığın sevgilinin eşiğine başını koyması, onun kapısına kul olmanın bilinen bir resmidir. Kelimenin neşirdeki okunuşunu doğrulayacak başka bir nüsha yoktur.
İkinci beyit su ile aşı, yani içecek ile yiyeceği bir araya getirir: sevgiliden ayrı düşen gönlün suyu gözyaşı, aşı da gamdır. Bu beyit, hayatın en temel ihtiyaçlarını bile ayrılığın acısıyla karşılayan bir hâli sade bir dille anlatır. Üçüncü beyitte gam ve mihnet, sevgi yolunda gönlü oyalayan iki yol arkadaşı gibi canlandırılır; acı burada bir yük olmaktan çıkıp bir arkadaşlığa dönüşür.
Makta beytinde "el virmek" deyimi fırsat çıkmak anlamındadır. Vuslat sevgilinin ayağına el vermiştir; âşık bu fırsattan yararlanıp inci saçan gözünü, yani gözyaşı döken gözünü, doyasıya o ayağa sürmek ister. "Toyunca" kelimesi "doyuncaya kadar" demektir. El ile ayak arasındaki tenasüp, deyimin gerçek anlamını da hissettirir. Gazelin kime ve ne zaman yazıldığı bilinmez.
Kaynakça
- Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 124, gazel no. 163 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225); dipnot 115 (üçüncü beyitten sonraki boşluk); ayrıca s. 29 (vezin dökümü), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






