Özgün Metin

Vezin: Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilâtün Fe’ilün

Câna kâr itdi bu gün yine nigâr ayrılugı
Ne katı müşkil imiş sevgili yâr ayrılugı
Kadümi iki büküp yüregümi yakdı benüm
Ol boyı serv-i revân lâle-’izâr ayrılugı
Âh kim şol leb-i la’lünle müselsel saçunun
Komadı cânda safâ dilde karâr ayrılugı
Rahm kıl hâlüme cevr itme ki anca beylügün
İtdi ben ‘âşıkunı zâr u nizâr ayrılugı
Düşürüp künc-i gam u hasrete derdâ vü dirîg
Agladur Şâhî-i dil-dâr u diyâr ayrılugı

Günümüz Türkçesiyle

1. Bugün yine sevgilinin ayrılığı canıma işledi; sevgili yârin ayrılığı ne çetin bir şeymiş.

2. O boyu salınan servi, yanağı lale olanın ayrılığı boyumu iki büküp yüreğimi yaktı.

3. Ah ki o yakut dudağının ve zincir zincir saçının ayrılığı canda safa, gönülde huzur bırakmadı.

4. Hâlime acı, cevretme; çünkü beyliğinin (ya da beyliğin) ayrılığı ben âşığını bunca inleyen ve zayıf düşmüş hâle getirdi.

5. Eyvah, yazık ki sevgilinin ve yurdun ayrılığı Şâhî'yi gam ve hasret köşesine düşürüp ağlatıyor.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beş beyitlik gazel "fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "ayrılugı" (ayrılığı), kafiye "nigâr, yâr, lâle-'izâr, karâr, nizâr, diyâr" kelimelerindeki "-âr" sesidir. Kılıç "ayrılugı"yı divandaki redifler arasında sayar. Redif Türkçe bir isimdir ve her beyitte kimden ya da neden ayrı düşüldüğünü bildiren bir tamlamanın ikinci öğesi olur. Neşirde [60b] varak imi gazelin numarasının yanında durur; yani yeni yaprak bu gazelle başlar.

Anlam ve Söz Sanatları

Matla gazelin bütün konusunu söyler: ayrılık bugün yine cana işlemiştir ve sevilen birinden ayrılmak ne kadar zor bir şeydir. İkinci mısraın sadeliği, konuşma dilinden alınmış bir yakınma gibi duyulur. İkinci beyitte sevgilinin boyu salınarak yürüyen bir serviye, yanağı da laleye benzetilir. Servinin dikliği ile âşığın iki büklüm boyu arasında bir karşıtlık vardır. Üçüncü beyitte "müselsel" sıfatı zincir gibi halka halka saçı anlatır; zincir aynı zamanda bağlanmayı ve tutsaklığı da düşündürür.

Dördüncü beyitteki "beylügün ayrılugı" sözü iki türlü okunabilir. Kelime "senin beyliğin" diye anlaşılırsa sevgiliye "beyim" diye seslenilir ve ayrılık ondan uzak düşmektir. "Beyliğin ayrılığı" diye anlaşılırsa söz, bir beylikten, yani yönetilen bir yerden ayrılmayı anlatır. Makta beytinde "dil-dâr u diyâr ayrılugı" (sevgilinin ve yurdun ayrılığı) sözü bu ikinci okumayı güçlendirir; âşık sevgiliyle birlikte yurdundan da ayrı düştüğü için yakınır.

Tarihî Bağlam

Kılıç bu gazeli anmaz. Kılıç'ın aktardığı bir mektupta Bayezid, 1558'de Kütahya'dan Amasya'ya gönderilmesinden yakınırken babasına "beni yerimden yurdumdan ayırdınız" der. Gazeldeki beylik ve yurt ayrılığı sözlerinin böyle bir yer değiştirmeyi yansıtabileceği bizim okumamızdır. Bayezid'in hayatında başka ayrılıklar da vardır; Kılıç, şehzadenin gittiği yerleri gurbet olarak gördüğünü belirtir ve 1559'da İran'a sığınması da bir yurttan ayrılıştır. Gazelin hangi ayrılığı anlattığı ve ne zaman yazıldığı neşirde belirtilmez.

Kaynakça

  • Filiz Kılıç (hzl.), Şâhî Dîvânı (Şehzâde Bâyezîd), Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, 2018, e-kitap s. 124-125, gazel no. 164 (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Manzum Eserler 225, vr. 60b); ayrıca s. 10-11 (Amasya'ya nakil ve "yerimden yurdumdan ayırdınız" mektubu), s. 13 (İran'a sığınma), s. 29 (redifler) ve s. 41 (gurbet), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59394,sahi-divanipdf.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar