Amasya'da "Tavlacı Sâlim Bey" diye tanınan Alaybeyizâde Sâlim Ali Bey, sancağın tımarlı sipahilerine komuta eden bir alaybeyiydi; saz çalan, satranç ve tavlada usta, sohbetiyle meclisleri şenlendiren bir şairdi de. Rus savaşlarında yükselmiş, fakat bölgeye hâkim olan Caniklizâdelerle anlaşamadığı için köşesine çekilip edebiyatla uğraşmış ve 1221'de (1806-07) ölmüştür. Şiirlerini topladığı küçük bir divanı vardı; Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar bu divançenin bir kısmının bulunduğunu, fakat yandığını acıyarak kaydeder. Bugün tek beyti bilinmiyor.
Kaynaktaki Biyografisi
Amasya Tarihi'nin onuncu cildindeki Sâlim Ali Bey-Alaybeyizâde maddesi şöyledir:
Amasyalıdır. Alaybeyilerden Fethullâh Ağa'nın mahdûmu ve Abdullah Bey'in birâderidir. Züamadan iken tahsîl-i ilm ü irfân edib üdebâdan oldu. Ba'dehû Amasya alaybeyi olup Rus muhârebelerine iştirâk ederek terakkî gördü. Ancak Caniklizâdelerle iştirâk-i mesâ'î edemediğinden ihtiyâr-ı uzlet ve edebiyât ile iştigâl ederek 1221'de vefât etdi. Şâ'ir, hoş-sohbet, meclis-ârâ bir kimse idi. Sâz ve satranç ve tavla oyunlarında mâhir olduğundan "Tavlacı Sâlim Bey" demekle meşhûr oldu. Dîvânçe-i eş'ârı kısmen bulunduğu hâlde ma'alesef yandı.
Bugünkü Türkçeyle: Amasyalıdır. Alaybeyilerden Fethullah Ağa'nın oğlu, Abdullah Bey'in kardeşidir. Zeamet sahibiyken ilim ve irfan tahsil ederek edipler arasına girdi. Sonra Amasya alaybeyi oldu, Rus savaşlarına katılarak yükseldi. Ancak Caniklizâdelerle birlikte çalışamadığından inzivaya çekildi ve edebiyatla uğraşarak 1221'de öldü. Şair, sohbeti hoş, meclisleri süsleyen biriydi. Saz çalmakta, satranç ve tavla oyunlarında usta olduğu için "Tavlacı Sâlim Bey" diye tanındı. Şiirlerinden oluşan küçük divanının bir kısmı bulunmuşken ne yazık ki yandı.
Alaybeyi Bir Ailenin Oğlu
Alaybeyi, sancaktaki tımarlı sipahilerin komutanıydı; seferde onları sancakbeyinin emrine götürür, barışta da sancağın askerî düzeninden sorumlu olurdu. Babası da, kardeşi de bu görevde bulunmuştur. Hüsameddin'in vakayi bölümünde "züamâdan Fethullâh Ağa" 1150 (1737), 1153 (1740) ve 1163 (1750) yıllarında Amasya alaybeyi olarak kaydedilir. 1195 başında (Aralık 1780 sonu) ise önceki alaybeyi Köprü voyvodası olunca yerine "Fethullâh Ağazâde Abdullâh Bey" geçmiştir; maddedeki Abdullah Bey budur.
Hüsameddin'in kitabında Fethullah Ağa adlı bir alaybeyi daha geçer: Hâbilzâde ailesinden Abdülhâdî Efendi'nin babası "Amasya alaybeyi Fethullâh Ağa bin Yahyâ Çelebi". Aynı yüzyılda aynı görevi yapmış aynı adlı iki kişinin bulunması pek olası değildir; bu durumda Sâlim Ali Bey, Hâbilzâdeler'in bir kolundan gelir ve âlim Abdülhâdî Efendi onun kardeşidir. Hüsameddin bu bağı kurmaz, bu yüzden sonuç bir tahmin olarak kalır. Ailenin sonraki kuşağı ise açıkça izlenir: Alay Beyzâde Hâlid Bey, "Ali Bey bin Abdullah Bey bin Alaybeyi Fethullah Ağa"nın oğludur ve 1248'de (1832-33) babasının ölümüyle, on iki yaşında, 17.450 akçelik zeametine geçmiştir. Zeamet, 1832'de hâlâ ailenin elindeydi.
Caniklizâdelerle Çatışma
Maddenin en çok şey anlatan cümlesi, Sâlim'in "Caniklizâdelerle iştirâk-i mesâ'î edemediği"dir. Canik ayanı Hacı Ali Paşa'ya 30 Mayıs 1772'de Amasya sancağı mâlikâne olarak verilmiş, aile bundan sonraki otuz yıl boyunca Karadeniz kıyısından iç Anadolu'ya uzanan bölgenin en güçlü hanedanı olmuştu. Amasya'daki baskı da bu yıllarda başlar: Hacı Ali Paşa'nın küçük oğlu Mikdad Ahmed Paşa'nın baskısına dayanamayan Amasya ayanı, 1778 sonlarında rakip Çapanoğlu Mustafa Bey'e sığınmıştı. 1781'de Mikdad Ahmed Paşa'ya Amasya sancağı yeniden arpalık olarak verildi; 1799'da sancak bu kez Hacı Ali Paşa'nın torunu Tayyar Mahmud Paşa'ya geçti. Sancağın alaybeyi, bu valilerin emrinde asker toplayan kişiydi. Sâlim'in hangi Caniklizâde ile ve hangi yıl anlaşamadığı maddede yazmaz; geri çekilişi bu otuz yılın içinde bir yere düşer. 1221'de öldüğünde Amasya, Tayyar Mahmud Paşa ile Çapanoğulları arasındaki çekişmenin ortasındaydı.
Şiiri ve Kayıp Divançesi
Sâlim Ali Bey'in şiirlerine ulaşılamamıştır. Maddeye göre divançenin bir bölümü Hüsameddin'in zamanında hâlâ bulunuyordu, sonra yandı. Ne zaman ve nerede yandığı belirtilmez. Hüsameddin bu divançeden tek beyit aktarmaz; metni kendisinin görüp görmediği de belli değildir.
Sâlim'in şairliği, sohbet ve eğlence meclisleriyle iç içe anlatılır: saz, satranç, tavla ve şiir. "Meclis-ârâ" sözü, şiirin onun için bir ölçüde sohbet sanatının parçası olduğunu düşündürür. Lakabı ise ne komutanlığından ne şiirinden, tavla tahtasından gelmiştir. Sâlim adı Amasya şairleri arasında yalnız ona ait değildir. XVI. yüzyılda Şehzade Mustafa'nın sarayında hoca olan Muîdzâde Sâlim Ömer Çelebi ile XVII. yüzyılın Necmîzâde Sâlim Ahmed Efendi'si ondan önce yaşamış, kadı Kırmacızâde Sâlim Mustafa Efendi ise onunla aynı yılları paylaşmıştır.
Kronoloji
1150, 1153, 1163 (1737-1750): Babası Fethullah Ağa Amasya alaybeyi olarak kayıtlıdır.
30 Mayıs 1772: Amasya sancağı Canikli Hacı Ali Paşa'ya mâlikâne olarak verilir.
1778 sonları: Amasya ayanı, Mikdad Ahmed Paşa'nın baskısı yüzünden Çapanoğlu Mustafa Bey'e sığınır.
Muharrem 1195 (Aralık 1780 sonu): Kardeşi Abdullah Bey Amasya alaybeyi olur.
1221 (1806-07): Sâlim Ali Bey ölür.
1248 (1832-33): Yeğeninin oğlu Hâlid Bey ailenin zeametine geçer.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 191 (e-kitap s. 248), "Sâlim Ali Bey-Alaybeyizâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page248.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1-4. cilt, e-kitap s. 646, 648, 652 ve 670 (1150, 1153, 1163 ve 1195 yılları olayları). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page670.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 12, s. 117 (e-kitap s. 592), "Abdülhâdî Efendi-Hâbilzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page592.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 337-338 (e-kitap s. 107), "Hâlid Bey-Alay Beyzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page107.html
Akademik çalışmalar
- Özcan Mert, "Canikli Hacı Ali Paşa Ailesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 7, İstanbul 1993. https://islamansiklopedisi.org.tr/canikli-haci-ali-pasa-ailesi
Çevrimiçi kaynaklar
